Kırtasiye
ve ofis ürünlerini satan oyuncular olarak aynı dili konuşmalıyız

Piyasa şartları 2006 yılında zor bir süreçten geçti. Karsızlık
üst seviyelerde idi. Bir de sektörün ihtiyaçlarından fazla ürün üretilmesi ve
ithal edilmesi ve ihtiyaçtan fazla toptancılara ürün pompalanması uzun vadede
sektöre zarar verdi. Vadeler uzadı, riskler arttı. Yeni pazarlar yaratmak
yerine mevcut pazarlarla yetinilmesinin sektörün gelişmesini engellediğini düşünüyorum.
Kırtasiye ve ofis ürünlerini satan oyuncular tek ve aynı
dili konuşmalılar.
Birlik ve beraberlik çalışmalarına destek vermeliler ki kırtasiye
ve ofisçiler sektör olarak anılabilsinler. Sektör olmak için düşünce birliği
olmalı.
Eraysan 2006’yı nasıl geçirdi? Sektör bazında düşünürsek verimli bir yıl
oldu mu?
Eraysan Grup olarak 2006 yılını istikrarlı büyüme sürecini
yaşayarak geçirdi. Hem müşteriler olarak, hem de ürün gamı olarak büyüme
sağladık. Sektör bazında düşünürsek verimli bir yıl olduğu söylenemez. Yıl
başında ilk iki ayın verimsiz geçmesi ve bunu takip eden birkaç ay sonraki
gizli devalüasyon birçok şirketi karlılık anlamında çok zor duruma soktu.
Kısaca sektöre yansıyan verim negatifti. Piyasa şartları 2006 yılında zor bir
süreçten geçti. Karsızlık üst seviyelerde idi. Bir de sektörün ihtiyaçlarından
fazla ürün üretilmesi ve ithal edilmesi ve ihtiyaçtan fazla toptancılara ürün
pompalanması uzun vadede sektöre zarar verdi. Vadeler uzadı, riskler arttı.
Yeni pazarlar yaratmak yerine mevcut pazarlarla yetinilmesinin sektörün
gelişmesini engellediğini düşünüyorum. 2006’nın sektöre hizmet eden şirketlerin
hamal şirketler konumuna düştüğü verimsiz bir yıl olduğunu söyleyebiliriz.
Tabii ki Eraysan Grup olarak bizler de bu gelişmelerden etkilendik. Büyüme
sağlansa da karlılıkla ilgili problemler yaşadık. Buna bağlı olarak sektörde
çok ciddi boyutta tahsilât problemi de yaşandı.
Sektörün geçmiş yıllarla karşılaştırarak kısa bir değerlendirmesini
yapabilir misiniz?
Her yeni yılın daha çok zorlukla dolu olduğu gerçeğiyle
sektörün karşı karşıya kaldığı gözleniyor. Geçen yıllarda talep de vardı
satışta. Bunlara bağlı olarak karlılık da vardı. Ticari çalışmalar işletmelere
heyecan katıyordu. Şimdilerde bu heyecanı bulmak çok zor gözüküyor. Dünyadaki
gelişmelere de bakarsak genelde bir daralma var. Karsızlık üst seviyelerde.
Ülkemiz de bu süreçten nasibini alıyor.
Eraysan 2007’ye nasıl hazırlandı? Yeni ürünler ve yeni
projeler var mı? 2007 beklentileriniz neler?
Verimli bir yıl olacak mı?
Eraysan Grup 2007 yılına daha sistemli, inançlı, üretken
yapısının yanısıra yenilikleriyle ve heyecanıyla hazırlandı. Yeni ürünler
Eraysan Grup içinde her zaman vardı. Eraysan gelişmiş ofis sistemleri başlığı
altında yeni ürünleri sektöre kazandıran firma unvanını her zaman elinde
bulundurmuştur. Grup şirketlerinde yeni projeler her zaman var. Plastik kart
üretiminde kapasitemizi büyütmek için yeni makineler gelecek. Her türlü kart
üretimi yapılacak ve belirli kalite standartlarına sahip olan bir tesis olacak.
Tesislerimizde ID kartlar, kredi kartları, çipli ve smart akıllı kartlar,
promosyon kartları, indirim kartları, öğrenci kartları, telefon kontur kartları
gibi her türlü kart üretimi yapılıyor. 2007 yılından beklentilerim çok fazla.
Daha güzel çalışmalar yapmak, daha sağlıklı büyümek, daha çok üretim, daha çok
ihracat yapabilmek. İşime daha çok yatırım yapabileceğim karlılığı
yakalayabilmek, huzurlu olmak ve de daha çok istihdam yaratabilmek gibi
beklentilerim var.
2007 yılı daha verimli bir yıl olup olmayacağı konusunda net
konuşmak zor. Ama çok umut vaat etmiyor. Seçim yılı olması, istikrar
beklentilerinin nasıl bir seyir izleyeceği, kesinlik kazanmaması verimliliği
belirsiz bir şekle sokuyor. Yine de umudumuz verimli bir yıl olması.
Kırtasiye Fuarı gelirken fuar ile ilgili düşüncelerinizi
alabilir miyiz? Geçen yıl ile karşılaştırdığınızda neler söyleyeceksiniz?
Dünya ve Türkiye penceresinden bakarsak kırtasiye sektörü
dünyada kan kaybetmeye devam ediyor. Dünyada Çin’den sonraki en büyük fuar
Almanya PaperWorld 2007 Fuarı’nın son derece vasat bir hal aldığı görüldü.
Geçen yıla göre fuarda ciddi bir küçülme olduğu ve ziyaretçi sayısında da
azalma olduğunu katılımcılar ciddi olarak hissettiler. Bu kan kaybına göre
Türkiye’de yapılan ve TÜKİD’in organize ettiği Kırtasiye Fuarı başarılı bir
fuar olarak ön plana çıkıyor. Kırtasiye fuarımız dünyanın en büyük 4. fuarı
olma özelliğini yakalamış durumda. Tabii ki bu fuarların olumlu ya da olumsuz
etkilenmesi tamamen Çin fuarlarına bağlı. Türkiye olarak bazı fırsatlarımız
var. Üretimlerimizi ve rekabetçi fiyatlarımızı çok iyi anlatabilirsek
Almanya’daki kan kaybını kendimize pozitif olarak çevirebiliriz. Avrupa’nın
kırtasiyede üretim üssü olabiliriz. Yatırımlarımızı doğru yapar ve Avrupa
kalitesine ulaşırsak şansı yakalama fırsatını da yakalamış oluruz. Kırtasiye
Fuarı’nın kuruluşundan beri sürekli fuarlara katılıyoruz. Sürekli fuarlarda
yeniliklerini tanıtma fırsatlarını yaratarak fuarların desteklenmesinden yana
görüş bildiren bir grubuz. Geçtiğimiz yıllara göre kırtasiye fuarı ilgisini
kaybetmemiş aksine daha da artırmıştır. Katılımcı ve ziyaretçi sayısına
bakılırsa başarılı bir fuar olduğu söylenebilir. Bu başarının sırrı sektörün
tek vücut, tek sesle bu fuarı TÜKİD ile birlikte yapıyor olmasıdır. Dünya
Kırtasiyeciler Dernekler Birliği Dönem Başkanlığı’nı Türkiye’yi temsilen TÜKİD’in
yapıyor olması da bu başarının bir kanıtı.
Son olarak eklemek istedikleriniz...
Kırtasiye ve ofis ürünlerini satan oyuncular tek ve aynı
dili konuşmalılar. Birlik ve beraberlik çalışmalarına destek vermeliler ki
kırtasiye ve ofisçiler sektör olarak anılabilsinler. Sektör olmak için düşünce
birliği olmalı. Sektöre sadece küçük pencereden değil en geniş ve en aydınlık
pencereden bakmak gerekir. Üretken kimliğimizi ve dürüst kişiliğimizi ön plana
çıkartarak başarılara imza atmalıyız. Eraysan Grup olarak bütün çalışanlarla
beraber en yeni, en kaliteli çalışmalarla sektöre hizmet etmeye devam
edeceğimizi ve heyecanımıza heyecan katarak, üretkenliğimizi en üst seviyelere
çıkartacağımızı söylemek isterim.

“Kırtasiye ve ofis ürünlerini satan oyuncular tek ve aynı
dili konuşmalılar. Birlik ve beraberlik çalışmalarına destek vermeliler ki, kırtasiye
ve ofisçiler sektör olarak anılabilsinler. Sektör olmak için düşünce birliği
olmalı.”