Akışkan
şeffaflıkta var olan mimari
Ofis mobilyası
sektöründeki birikimini ev mobilyası alanına da taşıyan Tuna, İstanbul
Altunizade’de 3 bin 500 metrekarelik bir showroom açtı. Erginoğlu-Çalışlar
mimarlık ofisinin imzasını taşıyan beş katlık mağaza, gerek ev ve ofis
konseptini bir araya getiren kurgusu, gerekse çarpıcı mimari detaylarıyla ilgi
çekiyor.

1969 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Saint Michel Fransız Lisesi'nin
ardından 1992 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden mezun
oldu. Mesleki araştırmalar yapmak üzere gittiği Fransa ve İspanya'da çeşitli
mimarlık büroları ile işbirliği içine girdi. Yurda döndükten sonra çeşitli büro
ve şantiyelerde çalıştı. Stand-Art Design adlı bir firma kurdu. 1999 yılında
'Siyasi İrade ve Mimari Ürün İlişkileri' üzerine yazdığı tezi ile yüksek mimar
unvanını aldı. Çalışmalarını 1993 yılından beri ortağıyla beraber kurduğu
Erginoğlu-Çalışlar Ltd'de sürdürmektedir.

1966'da Zonguldak'da doğdu. İstanbul Saint Joseph Lisesi'nin ardından 1986
yılında Mimar Sinan üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde mimarlık öğrenimine
başladı. 1990 yılında bölüm birincisi olarak mezun oldu. 1991 yılında dil
eğitimi görmek ve mesleki araştırmalar yapmak üzere ABD'ye gitti. Yurda
döndükten sonra Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde 'Tarihi Doku'da
Bina Tasarımı' üzerine yüksek lisans çalışmasına başladı. 1996 yılında
tamamladığı çalışması ile yüksek mimar unvanını aldı. 1993 yılından bu yana
Hasan Çalışlar ile birlikte kurucusu olduğu Erginoglu-Calışlar Mimarlık Ltd.'de
çalışmalarını sürdürmektedir.

1979 yılında İstanbul’da doğdu. 1998 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık
Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. 1999 yılında Dara Kırmızıtoprak
Mimarlık’ta staj yaptı. 2000 yılında staj yaptığı Erginoğlu-Çalışlar mimarlık
ofisinde 2002’den beri kadrolu mimar olarak görev yapmakta.
Tuna, ofis ve ev mobilyalarının
yanı sıra halıdan aydınlatmaya, özel tasarım ev tekstilinden aksesuarına kadar
yaşam mekânlarının her türlü dekorasyon ihtiyacını karşılayan “showroom”
konseptini Anadolu yakasına da taşıdı. Bağlarbaşı Kısıklı Caddesi’nde 5 katlı
binada hizmet vermekte olan Tuna Showroom’un projelendirme ve uygulaması Erginoğlu-Çalışlar
mimarlık ofisi tarafından gerçekleştirilmiş.
Tuna ev+ofis’in birarada sergileneceği ilk şehir içi mağaza olacağından işveren
için ayrı bir önem taşıyan Altunizade mağazasının projesi ilk kez Erginoğlu-Çalışlar’a
getirildiğinde bina tutulmuş, cephesi ve dış mekan döşemeleri tamamlanmak üzere
imiş. Mimar Elmon Pekmez, mağazanın projelendirilme sürecini şöyle anlatıyor:
“Binanın tüm cepheleri yeşil renkli, içeriyi göstermeyen camlarla kaplanmıştı.
Halbuki bir “showrooom” için olmazsa olmaz kriterlerden biri dışarıdan içerinin
görünmesidir. Bu yüzden, işvereni en azından ön cephe camlarının şeffaf cam ile
değiştirilmesi konusunda ikna ettik. Böylece ön cephe ve yan cephenin bir kısmı
sökülüp, şeffaf cam ile değiştirildi.
1
2
(1) Zemin kattaki ev
bölümünden bir görünüş…
(2) Pergola boyunca, yürüme yoluna paralel olan duvar yüzeyinde ürünlerin tasarım
skeçlerinden yapılmış derlemelerle bir hikaye resmedilmiş. Bu hikaye ürünün
ortaya çıktığı ilk eskizlerden başlayıp, gerçek fotoğraf haline gelene kadarki
aşamalarını gösteriyor.
Sokağa cephesi olan binanın
girişi, yan cepheye verilmişti. Müşteriyi yönlendirmek ve girişi vurgulamak
için girişe giden koridorun üstünde bir saçak tasarlamayı düşündük. Ancak bizim
yapacağımız saçak sadece yönlendirici bir eleman olacaktı; çünkü daha
geleneksel, yağmurdan korunmak için gerekli bir cam saçak binanın orijinalinde,
giriş kapısının üstünde mevcuttu. Biz de bu saçağa dokunmadan, üstü kısmen açık,
demir konstrüksiyon ve ahşap kirişli bir pergola oluşturduk. Pergola boyunca,
yürüme yoluna paralel olan duvar yüzeyinde ise, ürünlerin tasarım skeçlerinden
yapılmış derlemelerle bir hikaye anlatmaya çalıştık. Bu hikaye ürünün ortaya çıktığı
ilk eskizlerden başlayıp, gerçek fotoğraf haline gelene kadarki aşamalarını
gösteriyordu.”
Mevcut bina içinde ne gibi
değişikliklere gittiniz?
Bina, girişin bulunduğu tonoz çatılı
bir orta bölüm ve sağlı sollu iki ayrı şaft ve açık ofis olarak tasarlanmıştı.
Giriş holünün üstüne denk gelen tüm döşemeler yıkıldı ve betonarme sisteme
oturacak şekilde çelik konstrüksiyon ile 2 tane köprü yapıldı. Bu döşemeleri
kaldırmamız, mağazaya giren kişiye üst katların da görülmeye değer olacağına
dair fikir vermeye yaradı. Ayrıca farklı kademelerden sarkıtılan aydınlatmalarla
da, bu boşluktaki her kotta ayrı bir algı yakalama imkanı doğdu. Köprüler
konvansiyonel çelik putrel sistemi ile yapılıp, alttan pleksi, üstten ise
lamine cam ile kaplandı. Alttan aydınlatılan pleksi kaplama hava karardığında,
akşam saatlerinde mağazanın farklı bir kimliğe bürünmesini sağladı.
Mekanlar arasında konsept
bütünlüğünü sağlamak için nasıl bir yaklaşım izlediniz?
Havalandırması ve ısıtması iki ayrı
blok şeklinde tasarlanmış olan bu binada, aradaki tüm bölücü duvarlar yıkıldıktan
sonra mağaza bir uçtan diğer uca kadar algılanabilir hale geldi.
Planlamada alınan temel kararlardan biri de girişte, şu an karşılama
bankosunun bulunduğu yeri binanın içine katmaktı. Böylece rahat bir giriş holü;
kasa ve karşılama bankosunun sığacağı bir mekan yaratmış olduk. Sonradan binaya
katılan bu mekanın üstünü de mümkün olduğunca şeffaf bir malzeme ile kaplayıp,
maksimum derecede gün ışığından faydalanmış olduk.
Mekan dağılımını nasıl
gerçekleştirdiniz?
Bina zemin kat, 3 normal kat ve 2
bodrum kattan oluşuyor. Çok katlı bu mağazada, daha çok projeli satışların yapılacağı
ofis mobilyalarını üst katlara; ev mobilyalarını ise zemin ve bodrum katlara
yerleştirdik. Bu kararı alırken, bu mağazanın esas satış hedefinin, Tuna Ev
mobilyalarını çok da yakından tanımayan ev müşterisi olması etkili oldu.
Ev ve ofis katlarını,
sirkülasyon alanlarını farklılaştırırken malzemeden ne ölçüde faydalandınız?
Döşeme malzemesi olarak katların
fonksiyonlarına göre farklı seçimler yaptık. Örneğin ev katlarında halı ve taş
kullanırken, ofis katlarında epoksiyi tercih ettik. Asansör kapılarının etrafını
ise siyah laminat kutularla giydirerek ve üzerini de baskı ile kaplayarak aynı
zamanda yönlendirici bir unsur olarak da kullanmış olduk.
Ahşap önemli bir malzeme olarak öne çıkıyor mağazada…
Mağazanın girişindeki karşılama bankosu ve köprülerin yanındaki ahşap kaplı
duvarın, buranın bir mobilya mağazası olduğunu gösterecek işçilik ve detayda
olması gerektiğini düşündük. MDF üzeri tik kaplamadan oluşan karşılama bankosu
zeminden başlayıp, yukarıya doğru genişleyen kesitiyle, girişte vermek istediğimiz
anıtsal etkiyi sağlamış oldu. Hemen üzerinde devam eden, aynı malzeme ile
kaplanmış, girintili çıkıntılı duvar da bu etkiyi destekliyor. Ahşabın sıcak
etkisini sadece girişte değil, showroom bölümlerinde de kullandık. Tavanlarda
havalandırmayı gizlemek için tüm katlarda alçıpan havuzlarla tavanı alçalttık.
Ortada kalan yüksek kısımları ise, farklı ebatlarda kesilmiş suntalam
panellerle kapladık.

(1) Farklı mobilyalarla
düzenlenmiş her zonun ayrı ayrı yaşayan birer köşe gibi algılanması için, genel
aydınlatma çeşitli sarkıt lambalar, masa lambaları ve lambaderlerle desteklenmiş.
(2) Bina zemin katından
görünüş. Çok katlı bu mağazada, daha çok projeli satışların yapılacağı ofis
mobilyaları üst katlarda; ev mobilyaları ise zemin ve bodrum katlarında
konumlandırılmış.
(3) Toplantı odası
birimlerinin teşhir edildiği bir bölümden görünüş…
Aydınlatmanın mekan
kurgusundaki etkisi ne oldu?
Genel aydınlatma olarak, bir mağaza
aydınlatması için en uygun olduğunu düşündüğümüz rayspotlardan kullandık.
Suntalam panellerle kaplı tavanlarda, rayları panellerin arasına denk getirerek
gizlemiş olduk. Fakat farklı mobilyalarla düzenlenmiş her zonun ayrı ayrı yaşayan
birer köşe gibi algılanması için, genel aydınlatmayı çeşitli sarkıt lambalarla,
masa lambaları ve lambaderlerle destekledik.
Mimarideki dinamik kurguyu
dekorasyonun hangi öğeleriyle desteklediniz?
Mağazada sergilenecek mobilyaların
kumaş ve kaplama seçimlerini de işveren ile birlikte yaptık. Bu seçimler sırasında
olabilecek tüm seçenekleri müşteriye sunarak, müşterinin kendi başına hayal
edemeyeceği, ama görünce de kendi ofisinde/evinde kullanmak isteyeceği ürünü
sunmak istedik. Örneğin Tuna’nın ofislerde kullandığı standart bölücü
panelleri, çok farklı kumaşlarla kaplayıp, sıkıcı ofislerin de eğlenceli bir şekilde
düzenlenebileceğini göstermek istedik. Genelde personel ve açık ofis
sistemlerinde canlı ve pop kumaşlar kullanırken; yönetici ve toplantı gruplarında
daha nötr renklere yöneldik.