Tasarımın
Dili
Tüm tasarımlar biçimsel özelliklerinin ilettiği
bilgilerden oluşan farklı bir dile sahiptir. Bu biçim dili, tasarımcı ile
kullanıcı arasında iletişimi sağlarken kullanıcılar arasında da kimliği
sembolize eden bir işlev yüklenmektedir.

RON ARAD’ın “Morosso” için tasarladığı oturma
elemanları, tasarım anlayışını da yansıtmakta.(2000)

Tasarımlar, bize tasarımcı kimliği ile ilgili bilgi
iletebildiği gibi tasarımcının kullanıcıya iletmek istediği mesajı vurgulayan
bir araca da dönüşmektedir. Tasarım öncelikle kullanıcıya işlevi ile ilgili
bilgi iletirken, biçimsel özellikleri, tasarımı kullanan veya izleyen kişilerin
bilgi ve kültürel birikimine bağlı olarak devreye giren pek çok mesajı da aktarır.
Aynı zamanda kullanıcının kimliğine gönderme yapan estetik özellikleri ile
kullanım alanını ve mekanını da belirler.

FERNANDO & HUMBERTO CAMPANA’ya ait oturma elemanı,
işlevsel açıdan güven vermeyen, sıra dışı bir tasarım. (2001)
Tasarımcı Kimliği:
Tasarımcı için amaç, öncellikle gereksinime cevap verecek
ürünü ortaya koymaktır. Bu aşamada tasarımcının yapmış olduğu “ürün tanımı”
önem kazanır. Her tasarımcı, kullandığı tasarlama yöntemleriyle bir ölçüde
kendi kimliğini ortaya koyar. Ancak, belli firmalar için çalışan tasarımcıların
kimliği firma imajı ile girişim halinde algılanabilir.
Tasarımcının bilgi birikimi, dünya görüşü, tasarım anlayışı
ve tecrübelerinin yanında zaman zaman kişilik özellikleri de ürünün çizgilerine
yansır. Ayrıca tasarımcının yaşadığı coğrafya, yaşadığı dönem ve kullanabildiği
teknolojik koşullar da kimlik tanımında rol oynayan önemli faktörlerdir.
Tasarımcı kimliğinin, bir sembole dönüşmesi tasarımcının
geliştirdiği yeni bir söylemle mümkündür. Böylece tasarım ve tasarımcı özdeşleşmiş
olur.
Tasarımcıların zaman zaman kullanım özelliklerini ikinci
plana atarak sadece sergilemek için tasarlanmış özel ürünlere de imza atmışlardır.
Özellikle 1980’lerde post modernist tasarımcılar bilinçli olarak iletişim amaçlı
hareket ederek tasarladıkları ürünleri düşünsel bir sanat objesine dönüştürmüşler,
felsefelerine ve kimliklerine yönelik mesajlar vermeyi tercih etmişlerdir.

ILKKA SUPPONEN’in “Uçan Halı” isimli oturma elemanı,
genç kullanıcıların tercih ettiği özgürlük simgesi tasarımlardan.(1998)

ALESSANDRO MENDİNİ tasarımı “Scivolano” sandalye,
post modernizmin iletişim amaçlı önemli örneklerinden.(1983)
Tasarımda İşlev :
Her tasarım kullanıcıya işlevi ile ilgili bilgi ileten bir
biçim diline sahiptir. Bu özellikleri ile kullanıcıya ulaşır ve kullanım değeri
kazanır. Tasarımın dili toplumsal kullanım sürecine bağlı olarak oluşur.
İnsanla birlikte doğal olarak gelişen ve çeşitli
gereksinimleri karşılayan nesneler, istenilen işleve cevap verebilecek forma
deneme yanılma yoluyla zaman içinde ulaşmışlardır. Örneklersek; Bir oturma
elemanı biçim dili ile, oturmak için tasarlanmış bir eleman olduğunu anlatır.
Önceleri herhangi bir yükselti bir oturma elemanı olarak kullanılırken, gelişen
işlevsel ve hiyerarşik ihtiyaçlar bu yükseltinin bir mobilyaya dönüşmesine
sebep olmuştur. Sosyal ve toplumsal gelişmelerle birlikte yeni üretim
teknikleri yeni bir biçim dili oluşumunu hızlandırmıştır.
Tüketicinin isteklerine göre tasarımı biçimlendirme anlayışı
günümüze uzanan süreçte etkili olmuş, kişiye özel “işlev” tanımları gelişerek
özgürlük kavramıyla bütünleşen çok fonksiyonlu, esnek tasarımlar hayata geçmeye
başlamıştır.
İşlevsel biçim dilinin, tasarımın yapımında kullanılan
malzeme ve detaylarla desteklenmesi gerekir. Böylece malzeme ve detaylar da
ürünün dayanıklılığını ve kolay kullanılabilirliğini vurgulayan bir dil oluşumuna
katkıda bulunur. Kullanıcıya güven veren detaylar ürünün tercih sebebi olmaktadır.

EMMANUEL DİETRICH‘in “ceviz kıracağı” işlevsel özelliğinin
önüne geçen, estetik bir söyleme sahip.(1998)
Kullanıcı Kimliği:
Tasarımcı, ürünü işlevsel bir ürün olarak kullanıcıya ulaştırmak
amacı ile tasarlar. Tercih edilebilir bir ürün olması için gereken kriterleri
sağlaması gerekir.
Bu kriterler, kullanıcının kimliğine yani sosyal ve
kültürel yapısına, yaşam biçimine, alışkanlıklarına ve değer yargılarına bağlı
olarak oluşur.
Başka bir deyişle kullanıcı, ihtiyaçlarını ve tercihlerini
kimliği doğrultusunda belirler. Kullanıcı, deneyimleri yönünde kararlar vererek
ürünü seçer. Ürün seçiminde kişisel beğenilere cevap veren estetik bir dil
devreye girer ve kullanıcı profili tanımlanmış olur. Kullanıcıların
cinsiyetleri, yaş grupları, ekonomik düzeyleri ve kültürel birikimleri, doğrultusunda
gelişir.
Estetik dil, tasarımların birer statü göstergesi yani
prestij nesnesine dönüşmesini sağlar. Kullanıcı hangi sosyal sınıfa ve hangi yaş
grubuna dahil olursa olsun, üyesi olduğu toplum içersinde sosyal kabul ve saygınlık
ihtiyacı hisseder. Bunu da kullandığı nesneler yoluyla sembolleştirir, sosyal
ve kültürel yaşam biçiminin bir ifadesi olur.
Endüstrileşme sürecinin bir sonucu olarak tasarımlar aynı
zamanda ait oldukları firma ve marka ile özdeşleşmekte, moda olgusu içersinde
bu markalara ait sembolleri taşıyan ürünlere sahip olmak da yine sınıfsal bir
gösterge sayılmaktadır. Popüler kültüre ait imler de tasarımla bütünleşerek,
güncel ve çağdaş olana sahip olma noktasında markalar aracılığı ile kullanıcıyla
buluşmaktadır.
Tarih ve Kültür:
Tarihsel ve kültürel anlamda da iletişim, bilgi, düşünce ve
davranışların aktarılma sürecidir. Bu süreçte kazanılan deneyimleri tasarım
boyutunda ele alındığımızda yine çeşitli sembollerle karşılaşmaktayız. Biçim
diliyle ifade edilen bu semboller tarihsel süreçte gelişen farklı kültürlere
özgü düşünce ve anlam yapılarının da aktarılmasını sağlar.
Doğal süreklilik içersinde kullanılagelen tasarımların tümü
üretildiği zamana, kültürel ve teknolojiye gönderme yapar. Bu özellik kullanıcı
gereksinimlerinin çeşitlenmesinde rol oynadığı gibi teknolojik gelişimlere de
temel oluşturur.
Tasarımlarda bazen süs öğeleri ile oluşan dil, üretildiği
döneme, tekniğine, tarihe ve dahil olduğu tarza veya akıma ait bilgiyi iletir. İnançlar,
etnik yapı ve gelenekler tasarım dilinde ifade bulur.
Tasarım Dilinin Tarihsel Gelişimi:
Tasarımda iletişim süreci, ürünlerin gelişim süreciyle
birlikte başlamıştır. Doğal örneklerden hareketle, gereksinimler doğrultusunda
biçimlenen nesneler, deneyimler ve teknolojinin desteği ile biçim dilini oluşturmuş
ve günümüze ulaşmıştır.
Tasarım dili, tasarımın ait olduğu döneme ve değerlendirildiği
döneme göre değişiklik gösterir.

A.MENDİNİ; modernist tasarımcı, Marcel Breuer’e ait
oturma elemanına farklı dokular ekleyerek kuralcı yaklaşımları protesto etmiştir.(1978)
19.yy da yaşanan endüstrileşme hareketleri öncesinde ürünler
zanaatkarlar tarafından geleneksel yöntemlerle oldukça uzun sayılabilecek
sürelerde üretilmekteydi. Bir ürün son halini alıncaya kadar çeşitli
zanaatkarların elinden geçerek işlev kazanmakta ve bu da ürünün dilini
günümüzdeki anlamından farklı kılmaktaydı.
19.yy da yaşanan sosyal değişimler, endüstrinin gelişmesine
paralel olarak biçim ve işlev tartışmaları başlamış üretim yöntemleri ile
birlikte bugünkü tanımıyla “tasarım” tartışılmaya başlanmıştır. Endüstriyel
yöntemlerin gelişmesi, geleneksel olandan farklı olarak “üretim öncesinde
tasarlanmış” ürünleri kullanıcıyla buluşturmuştur.
Tasarım tanımı ve sembollerini değiştiren bu süreçteki arayışlar,
20.yy’ın ilk çeyreğinde “modernizm” olarak tanımlanan ve etkilerini günümüze
kadar sürdüren bir tasarım anlayışının doğmasına neden olmuştur. “Doğru tasarım”
tarif edilmeye çalışılmış ve tasarımlar kuralcı bir yaklaşımla ele alınmaya başlanmıştır.
Toplum ve tasarım özdeşleştirilmiş ideal toplum kuralları ve ideal tasarım
ortak bir yaklaşımla ele alınmıştır. Kullanıcı profilinin, kimlik tanımları da
değişime uğramış yeni anlayışın sembollerine dönüşen, form ve çizgiler,
toplumsal, politik ve ekonomik boyutta tercihleri yönlendirmiştir. Özellikle,
plastik malzemelerin gelişimi ile kullanıcının isteklerine göre şekillenen
tasarımlar hayata geçmeye başlamıştır.
Toplumsal eğilimlere paralel olarak tasarımda da tüm kuralcı
yaklaşımlar reddedilmiş, bireyin hak ve özgürlüklerinin ön planda olduğu bir yaşam
biçimi hedeflenmiştir.
Bu tutum hızla tasarımların dilini etkilemiş sembollerin değişmesine
sebep olmuştur. 1980’lere gelindiğinde tasarımcıların bir araya gelerek oluşturduğu
çeşitli tasarım grupları, modernizme karşı geliştirdikleri tasarımlarını
izleyiciye ve kullanıcıya sunmuşlardır. Modernizmin ve fonksiyonalizmin geleneksel
yapısına karşı çıkarak renk ve doku ile estetik bir dil oluşturmuşlar, iletişim
öncelikli nesneler tasarlamışlardır. Tasarımların, tasarımcı kimliği ile özdeşleştiği
günümüzde post modernist tutum etkisini yitirse de iletişim amaçlı tasarım
olgusu devam etmekte, tasarımın dili güçlenmektedir.

MICHAEL GRAVES’in “Alessi” için tasarladığı çay seti,
satış amaçlı sembolik tasarımlardan. (1985)

HANS HOLLEİN, “Swarzenberg” adlı masayı post
modernist felsefeyle tasarlamış ve modernist, prensiplere karşı çıkmıştır.(1981)

GUIDO DRACCO tasarımı portmanto, 1970’lerin “Pop
Sanatı” sembollerinden.

GERRİT RİETWELD’in çocuklar için tasarladığı el
arabası, renkleri ve strüktürü ile “modernist” bir tasarım olduğunu bize
anlatmakta.(1923)
Kaynaklar:
Barnard, Malcom, 2002. Sanat, Tasarım ve Görsel Kültür,
Çev. Güliz Korkmaz, Ütopya Yayınevi, İstanbul.
Bayazıt, Nigan, 1997. Eczacıbaşı Sanat
Ansiklopedisi,”Tasarım”,
YEM Yayın, İstanbul, cilt 3, sayfa 1746,1747.
Bayazıt, Nigan, 2004.Tasarım Kuramları ve Metotları,
Birsen Yayınevi, İstanbul.
Bayrakçı, Oğuz, 2004. Tasarımda İletişimsel Modeller,
MSGSÜ Yayını, İstanbul.
Boyla, Oya, 1997. Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi,”Mobilya”,
YEM Yayın, İstanbul, cilt 2, sayfa 1276,1284.
Collins, Michael,1990. Post-Modern Design, London Academy.
Collins, Michael,1994. Towards Post-Modernism Design Since
1851, British Museum Press, London.
Dormer, Peter, 1995. Design Since 1945, Thames and Hudson,
London.
Erinç,Sıtkı M., 2004. Kültür Sanat Sanat Kültür,
Ütopya Yayınevi, İstanbul.
Hauffe, Thomas,1998. Design: A Concise History, Laurence
King,
London.
Julier, Guy, 1997. 20th Century Design and Designers,
Thames and Hudson, London.
Lawson, Bryan, 1990. How Designers Think, Butterworth
Architecture, 2nd Edition, London.
Pile, John, 2000. A History of Interior Design, Laurence
King, London.
Radice, Barbara,1993. Ettore Sottsass A Critacal Biography,
Thames and Hudson, London.
Schimittel, Wolfgang, 1999. Design Concept Realisation, ABC,
Zürich.
Tunalı, İsmail, 2002. Tasarım Felsefesine Giriş, YEM
Yayınevi, İstanbul.