Zihni yuvaya geri döndü!
Kuruçeşme
ve Maçka’dan sonra, kuruluşunun 27. yılında ilk açıldığı yerde, Valikonağı
Caddesi’nde “Zihni” yeniden sevenleriyle buluşuyor. Zihni Şardağ’ın işletmecisi
olduğu Zihni Bar; tarih kokan duvarlarıyla, eskiye özlem duyanların, tarihe tanıklık
ederek yorgunluk atmak, eğlenmek isteyenleri aynı yerde bekliyor…

1979 yılı,
Park Otel’in yıkılmasıyla birlikte yapılan bir açık arttırma… Kimileri ufak
tefek eşyalara, kimileri de sandalye-masalara talip olurken Zihni Şardağ, Park Otel’in
Amerikan Bar’ına talip olup satın alır. Asıl amacı aldığı barı; dekorasyon ve
iç mimariyle uğraştığından dolayı, 25 günde bir açtığı sergilerinde vereceği
kokteyllerde kullanmaktır.
Ama hiçbir
şey tahmin ettiği gibi olmayacaktır. Gelen insanlar en çok barla ilgilenmeye başladığında
şaka gibi başlayan işletmecilik hayatı, tam 27 yıl boyunca büyük bir ciddiyetle
sürecektir… İşte masal gibi bir hikaye, Zihni Bar şimdi yeniden ilk yerinde,
Cumhuriyet’in ilk mimarlarından olan Vedat Tek’in evinde. Hem de 1921 yılından
beri korunan dekorasyonu ve mimarisiyle…

Cumhuriyetin
ilk mimarlarından Vedat Tek ve Ailesi

1921’den
bu yana değişmeyen mimari…
Diğer işletmeciler
gibi dekorasyona ve mekanına harcadığı parayı geri almak gibi bir derdi yok
Zihni Bey’in. “Ben istediğim için yaptım ve iyi de yaptım” diyor. O’nu mutlu
eden tek şey, misafirlerinin mutlu olduğunu görmek... Mekanın dekorasyonu, tam
8 ay sürmüş. Ünlü Mimar Vedat Tek’in bıraktığı gibi olması için o zamanın
kullanılan malzemeleri bile yeniden bulunmuş, hiçbir şeye dokunulmamış. Zihni Şardağ’ın
arkadaşı ünlü mimar Hakan Ezer de dekorasyonda gönüllü olarak bulunmuş. Mekanın
dekorasyonunda görülen hemen hemen her şey, Bronz Sokak’taki Zihni’den
getirilmiş. Masaların yüzleri değişmiş, ancak ayakları eski haliyle korunmuş. Eşyaların
çoğu Zihni Bey’in kendi koleksiyonundan seçilmiş…


27 yıldır
süren bir başarı öyküsü, bir marka… Şimdi yıllar sonra yine aynı yerde ve aynı
insanlarla… “Buranın asıl sahibi ben değilim, gelen insanlar” diyen bir işletmeci
Zihni Şardağ…
Dost
toplantılarının adresi!
Bir süre
için ayrıldığı Nişantaşı’ndan ayrı geçirdiği zamanlarında mutlu olamadığını
belirten Zihni Şardağ, “Buradaki sıcaklık hiçbir yerde yok. Başka yerlerde ev
havasını yakalayamıyorsunuz. Burası özel bir yer; genelde insanlar birbirlerini
tanıyorlar, boşken bile o keyfi alabiliyorlar. Çünkü genelde ambians, müzik,
birçok faktörler gelen insanın kalitesini de belirliyor. İnsanlar burada
mekanla ilgileniyorlar, ötesinde keyif alıyorlar. Kalabalık olması ya da
olmaması peşinde değiller” diyor.
Nişantaşı’nda
olmak büyük bir ayrıcalıkla başlar her Nişantaşılı sözlerine, hepsi de bir
noktada buluşarak devam ederler… ‘Nişantaşı’nın kalitesi tartışılmaz’… Yıllar
önce tek bir tane bile bar yokken vardı Zihni Bar. Akşamüstü içkilerinin içildiği,
herkesin birbirini tanıdığı, en güzel diyaloglarla geçen keyifli saatlerin
mekanıydı. Şimdilerde ise yeniden eski yerine dönen Zihni’de akşam yemekleri de
dahil olmuş o hoş dost toplantılarına. Zihni Bey başlarda yemeğin barının önüne
geçmesini istemese de misafirlerinden gelen istekler hep bu doğrultuda olmuş.
“Eskiden bar dendi mi içki içilen bir yer geliyordu akıllara. Belki küçük
“snack”ler oluyordu ama şimdi barın yanında yemek servisi de yapıyoruz. Ciddi
bir mönümüz var. Eskiden olduğu gibi bara uğrayalım, oradan yemeğe gidelim,
oradan da eğlenmeye gidelim gibi bir konsept artık yok. Trafik sorunu, zaman
sorunu ve ekonomik sorunlar insanların bütün ihtiyaçlarını bir yerde karşılamak
istemesini ortaya çıkarıyor.” diye konuşuyor.

Bir
mönü, bin lezzet…
Zihni Bar’ın
şefi, genç ve başarılı isimlerden biri: İsmail Ateş. Zihni’nin mönüsünün hazırlanışında
ise Sedef İybar’ın katkıları çok olmuş. Önceleri mönü çok Batı mutfağı olmasın,
annelerimizin yaptığı yemeklerden oluşsun istemişler. Ancak son zamanlarda
mönüye Uzakdoğu mutfağından bile çeşitler eklenmiş. Karides ve hindistancevizi
sütü ile yapılan Tom Yam Kung; buharda pirinç ile pişen Köri Soslu Yeşil Tavuk;
ıspanak, fesleğen ve susamın bir aradaki enfes lezzeti ile Wok Seared Bonfile
gibi değişik lezzetler de artık Zihni’nin yenilenen mönüsünde bulunuyor. Ayrıca
kemiksiz kaburga, bonfile, yavaş kızartılmış ördek, asma yaprağında levrek
fileto gibi alışık olunan tatlar da var mönüde. Zihni’nin bir başka özelliği ise
kadehte şampanya ikramı yapılıyor olması. Zihni Bey, bu durumu şöyle açıklıyor:
“Kadehte şampanya sunmamın sebebi, insanların şampanyayı gösteriş için
kullanmalarının dışında içilebildiğini göstermek. İnsanlar genelde şampanyayı
bu nedenle içiyorlar, oysaki şampanya her yemekte, akşamüstü içilebilecek
güzel bir içkidir.”


Zihni’nin
bulunduğu büyülü mekanın tarihi, Cumhuriyet öncesi döneme, ta 1913’lere uzanıyor.
Mekan, İstanbul'daki Defter-i Hakani Büyük Postane (Sirkeci), Veli Efendi
Hipodromu ile Haydarpaşa ve Moda Vapur İskeleleri gibi eserlerin yaratıcısı...
Her
yaştan misafiri ağırlıyor…
Zihni Bar’ın
müşteri profili, 30-60 yaş arasında değişiyor. Yabancı müşteri oranı ise gün
gün artıyor. Çünkü burası tipik bir Osmanlı evi... Her yaş grubundan insanın
geldiği Zihni’de, 70-80’li yılların müzikleri ağırlıklı olarak çalıyor. Gecenin
ilerleyen saatlerinde güncel müziğe geçişe yapan mekan, 02.00’da kapılarını
kapatıyor. Şubat ayının sonundan itibaren öğlen 12.00’da açılacak olan Zihni’de
öğlen yemeği servisi de yapılacak. Zihni’de değişik keyifler yaşamak
isteyenler, özellikle Zihni fanatikleri, bunu unutmasınlar!..



Mart ayından
itibaren öğlen yemekleri için de yeni bir buluşma noktası olmaya hazırlanıyor,
Zihni Bar.

Zihni’deki
Fransız deri ile kaplı sandalyeler, orijinal masalar, ilginç aydınlatma
elemanları, mekanı özel kılan detaylardan…
