Dünya endüstriyel
çamaşırhane pazarına bir bakış
ÇAMAŞIRLARIMIZI NASIL
YIKIYORUZ?
Çamaşırlarımızı
nasıl yıkıyoruz? Pazardaki temel ticari eğilimler nelerdir? Endüstriyel
çamaşırhane pazarında son yıllarda görülen satın almalar ve birleşmeler… TUSİD
Başkanı Semih Orcan’ın dünya endüstriyel çamaşırhane pazarına ilişkin
araştırmasını paylaşmak istiyoruz.
Eğer ana
amacımız giyecek ve çeşitli tekstil ürünlerinin su ve makine yardımıyla
temizlenmesinin altında yatan gerçekleri anlamaksa; işe her şeyden önce çamaşırları
analiz etmekle başlamak gerekiyor. “Dünyanın çamaşırı”ndan sözederken; her
şeyden önce altı milyar insanın kişisel çamaşırını anlıyoruz. Ancak ev dışında
çeşitli iş kollarında da temizlenmesi gereken tekstil ürünleri olduğunu
biliyoruz. Bunların toplamı yaklaşık bir milyar ton ya da bir trilyon kiloya
ulaşıyor. Bu, toplamın ezici bir bölümü, 850 milyon tonu evde çıkan ve yine
evde yıkanan çamaşırlar. 110 milyon ton çamaşır ise evde ve ev dışında ortaya
çıkıyor. Ancak bunun tamamı ev dışında ticari, sosyal veya kamusal amaçlarla
kurulmuş tesislerde yıkanıyor. Görüldüğü gibi evde yıkanması gereken çamaşır,
ev dışında temizlenen tekstil ürünlerinden sekiz kat fazla. Üstelik ev dışında
işleme tabi tutulan bu 110 milyon ton çamaşırın yüzde 35’i de nihai tüketiciye
ait. Bu yazının ana konusu da ev dışında yıkanan çamaşırların yarattığı pazar
ve iş kolları ile ilgili.
Ev
dışında çamaşırları nerede temizliyoruz?
Yukarda
belirttiğimiz gibi ev dışında yıkanan çamaşırların 1/3’inden fazlası da
bireysel tüketicilere ait ve Batı Avrupa, K.Amerika ve Japonya’da bunlar
sırasıyla apartman çamaşırhanelerinde, jetonlu self-servis çamaşırhanelerde
veya kuru temizlemecilerde işleme tabi tutulur. Gelişmiş ülkelerde ev dışı
çamaşırın belli başlı kaynakları; Konaklama tesisleri (yüzde 21), sağlık
kurumları (yüzde 21), self-servis çamaşırhaneleri (yüzde 14), apartman
çamaşırhaneleri (yüzde12), kuru temizlemeciler(yüzde 9) ve diğerleri… Ev dışı
çamaşırların coğrafi alanlara göre dağılımı işe şöyle: Batı Avrupa 46 milyon ton,
Kuzey Amerika 42 milyon ton ve dünyanın geri kalan kısmı 17 milyon ton…


Çamaşırları
neyle yıkıyoruz?
Ev
dışındaki 110 milyon ton çamaşırı yıkamak için dünya çapında yılda yaklaşık
3,800 milyon ABD dolarlık ekipman satılmaktadır. Ev dışında kullanılan
ekipmanların parasal değer olarak yarısından fazlasını yıkama makineleri
oluşturur (yüzde 55); bunu sıkma ve kurutma makineleri takip eder (yüzde 27).
Katlama makineleri, konveyörler, çamaşırhanelerde kullanılan arabalar gibi
yardımcı ekipmanlar ise
üç milyar
800 milyonluk bu pazarda yüzde 10’luk bir pay alırlar. Son sırada ise yüzde
8’lik payla silindir ütüler bulunur.Bu ekipman parkının ana gövdesini oluşturan
yıkama makineleri spesifikasyon ve teknolojik olarak büyük farklılıklar
gösterirler. Üstelik yıkama makinesinin seçimi diğer ekipmanların teknik
özelliklerini, sayılarını vb. de belirler.

Tiplerine
bağlı olarak yıkama makinelerinin parasal değerlerine gore dağılımı:
Profesyonel
makineler yüzde 46
Domestik
cihazlar yüzde 22
Büyük profesyoneller
(Ağır iş tipleri) yüzde13
Yarı
profesyonel (Ev tiplerinden dönüşmüş yıkama makineleri) yüzde13
Tünel
makineler yüzde 6
Çamaşır
yıkama makinelerinin yıllık adetsel büyüklükleri de aşağıdaki tabloda
gösterilmiştir:
Ticari
çamaşırhanelerin ve tekstil kiralamanın yaygınlaşmasına bağlı olarak ağır iş
amaçlı, büyük profesyonel makinelerin ve tünel tip yıkama makinelerinin
kullanımında belirgin bir artış oldu.
Öte yandan
restoran, kuaför vb. birçok küçük işletmede domestik cihazlar kullanılıyor. Ev
dışındaki çamaşırlar domestik cihazları ve kuru temizleme makinelerini dışarda
bırakırsak dünya çapında üç milyar dolarlık bir ekipman pazarı yaratıyor. Dünya
nüfusunun hızla artmasına, ulusal gelirlerin yükselmesine rağmen endüstriyel
çamaşır ekipmanları pazarındaki talep uzun yıllar durgun bir seyir izliyor.

Pazardaki
temel ticari eğilimler
Endüstriyel
çamaşırhane pazarının en yavaş büyüdüğü coğrafi alan Avrupa. Büyüme 15 yıldır
yüzde bir veya altında. Öte yandan kişi başına endüstriyel çamaşırhane
ekipmanları harcamalarına baktığımızda K. Amerika’nın Avrupa’dan 2,5 kat daha
fazla olduğu görülüyor.Avrupa çamaşırhane ekipmanları pazarının yüzde 60’ı,
tesis içindeki çamaşırhanelerde (OPL-On Premises Laundry) yoğunlaşıyor. Bunun
içinde ağırlama-konaklama sektörü 105 milyon, sağlık tesisleri de 100 milyon
dolarlık bir büyüklük ifade ediyor. Avrupa’da tesis içindeki çamaşırhanelerden
büyük endüstriyel makinelerin kullanıldığı ticari çamaşırhanelere geçiş olduğu
gözleniyor. Avupa’da da sağlık sektöründe ve ticari çamaşırhanelerde küçük
oranlı büyüme gözlemleniyor.Avrupa’nın tersine Amerikan pazarı bir “self
servis” pazarı. Bu pazar, Avrupa’da 90 milyon dolarken ABD’de 575 milyon
dolarlık bir büyüklüğe sahip. Kuzey Amerika’da ekipman satışlarının yüzde 74’ü
sektöre yönelik. Avrupa ile Amerika’daki silindir ütü satışları, bu durumu
bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Avrupa’da her yedi yıkama makinesine karşılık
bir silindir ütü satılırken, Amerika’da bu oran 34’e 1’dir.
Çok
sayıda oyuncu Çok sayıda marka
Yukarda
belirttiğimiz gibi ev dışı çamaşırların temizlenmesine yönelik ekipman
pazarının büyüklüğü 3,800 milyon dolar. Ancak bunun 425 milyon dolarını ev tipi
yıkama makineleri temsil ediyor. Bunun dışında kalan 3,375 milyon dolarlık
ekipman pazarı için imalat yapan 65’den fazla üretici firma 80’den fazla
markayla pazarda kıyasıya bir rekabet sürdürüyor.
Dünya
endüstriyel çamaşırhane pazarına hitap eden bu 80 markanın 41’den fazlası ana
markayı, diğer 40 marka ikincil markaları oluşturuyor. Ana markaların yaklaşık
25’i birden fazla coğrafi bölgede güçlü bir mevcudiyeti olan uluslararası
markaları oluştıuruyor. Geri kalan 17’si birkaç ülkede önemli pazar payına
sahip yerel kuruluşlar. 41 ana markanın 24 tanesi sadece profesyonel ekipmanlar
üretirken, 11 tanesi ağır iş amaçlı büyük makinelerin üreticisi. Altı firma ise
iki grupta da faaliyet yürütüyor.Endüstriyel çamaşırhane pazarında son yıllarda
görülen satınalmalar ve birleşmeler sonucu birden çok markayı temsil eden
gruplar da ortaya çıkıyor. Örneğin Avrupa’da Kannegieser, Passat, Pharmagg ve
Powertrans gibi markaları temsil eden Kannegieser Grubu; Amerika’da Ajax,
Huebsch, Genesys, Speed Queen, Unimac gibi markaların yeraldığı Aliance Grubu
ve Cissel, D’Hooge, Ipso, Jensen markalarını bünyesinde toplayan LSG Grubu
bunların bazıları.

Üretimde
tekelleşme eğilimi
Markalaşmada
gördüğümüz çeşitlilik ve sayıca fazlalığın verdiği imaj, üretime aynı şekilde
yansımıyor. Endüstriyel çamaşırhane ekipmanlarının ana segmentlerini oluşturan
yıkama ve kurutma makinelerinin önemli bir bölümü az sayıda imalatçı firma
tarafından üretiliyor.Yukarda da belirttiğim gibi tüm çamaşırhane sektörünün
parasal büyüklüğünün yüzde 55’ini çamaşır yıkama makineleri oluşturuyor. Bunun
yüzde 22’sini oluşturan ev tipi cihazlar bu araştırmanın konusu dışında
kalıyor. (Ancak Electrolux, Maytag, Miele ve Sanyo gibi markalar, domestik
cihazların yanı sıra profesyonel makineler de üretiyor.)
Profesyonel
makineler, yıkama makinelerinin ezici çoğunluğunu oluşturuyor (Parasal değeri,
toplam pazarın yüzde 46’sı). 135 bin profesyonel yıkama makinesinin 115 bini
5,5-100 Kg. arasında önden yüklemeli modelleri oluşturuyor. Geride kalan 20
bini ise ağır iş amaçlı büyük makinelerdir. 5,5-100 Kg. arasındaki önden yüklemeli profesyonel makinelerinin yaklaşık yüzde 65’i üç büyük üretici
tarafından pazara sunulur. (Electrolux, Alliance, Ipso). Alliance, Kuzey
Amerika gibi bir pazarda yüzde 43’lük bir paya sahip. Ağır iş amaçlı yıkama
makineleri segmentinin belli başlı oyuncuları ise Jensen, D’Hooge, Washex, Lavatec
ve Milnor vb’leridir.
Hijyen
bariyerli yıkama makinelerinin pazarı hala çok küçük ve esas olarak az sayıda
Avrupalı üretici tarafından domine ediliyor. Bu konseptin Almanya’daki
hastanelerde kurulmasının zorunlu olması ve Fransa’nın da bu yolda ilerlemesi,
bu makinelerin neden esas olarak Avrupalı üreticiler tarafından piyasaya
sürüldüğünü açıklıyor. Toplam pazarın 1300-1400 makine ile sınırlı olduğu bu
alanda 100 Kg. kapasiteye kadar 750-800 adet makine üretiliyor. Kalanı 100-270 Kg. kapasiteli makinelerden oluşuyor. En az oyuncunun rol aldığı segment ise yılda sadece 250-300
makinenin üretildiği tünel tip makinelerdir. Toplam çamaşırhane ekipmanları
pazarının yüzda 27’sini oluşturan santrifuj sıkma ve kurutma makinelerinin
(esas olarak kurutma makinelerinden sözetmek doğru olacaktır) büyük kısmı
Amerikalı üreticiler tarafından pazara sunuluyor. Yaklaşık 90 bin kurutma
makinesinin üretildiği bu segmentin ilk beş büyük üreticisinin dördü Amerikan
firmaları ve dünyada üretilen tüm kurutma makinelerinin yüzde 60’dan fazlasını
bu firmalar üretiyor. Çapları 200 ile 1200 mm. arasındaki silindir ütülerin tüm dünyadaki imalat rakamı sadece sekiz bin civarında. Bu pazar segmenti çok
sayıda küçüklü-büyüklü Avrupalı imalatçı firmalar arasında paylaşılmış. Çamaşırhane
prosesinde silindir ütülerle ütülemenin fazla önemsenmediği Amerika’nın bu
segmentde zayıf olmasınının nedenini açıklamak ise zor değil.