Harvey Nichols’ın Altın
Çocuğu
Kanyon’da
açılışı ile en büyük sükseyi yapan İngiliz Harvey Nichols mağazasının
içerisinde “Gilt” adlı ışıltılı bir de restoran var. Aynı zamanda varak anlamını
da taşıyan Gilt, özel konsepti ile ayrıcalıklı bir mekan. Modern Avrupa mutfağından
örnekler sunan Gilt’in; 5 çay saati, akşam üstü barı, Food Market’ı ve ayda bir
düzenlenen özel partileri de iddialı…

Gilt’in
iç mimari projelerini Harvey Nichols’ın da dekorasyonunu yapan Chris Dixon’un
sahibi olduğu Fouriv hazırlarken, uygulamayı Hasan Mingü ve Mete Buyurgan
gerçekleştirmiş.
Kanyon, açıldığından
bu yana birçok İstanbullu’yu fethedip kendine çekmeyi bildi! Alışveriş, sinema
bir yana yeme-içme noktaları insanları etkiledi. Ve ortaya yeni bir söylem çıktı:
“Kanyon’da buluşalım”... Şimdi geliyoruz Harvey Nichols’a... Şu şanlı-şöhretli,
üst gelir grubuna hitap eden İngiliz mağazaya. Açılış partisi ile daha açılmadan
gündeme oturan mağaza, hizmete başladıktan bir-bir buçuk ay sonra bu kez Gilt
girdi, Harvey Nichols dünyasına. Biraz ağır ama elegan, bol şıkırtılı, havalı
bir ambians, vakur bir duruş, özel bir mönü, kaliteli bir servis...
İlk açıldığında
keşfettik ama kapılarını yeni çaldık... Şimdi Gilt’i detaylı bir biçimde
birlikte tanıyoruz...

Kerem
Suner’den dinledik...
Gilt’te
karşımıza tanıdık bir isim çıktı: Kerem Suner... Birçoklarının Armani
günlerinden hatırlayacağı, bazılarının ise Markiz’deki Charlot’un ortağı olarak
düşündüğü Suner, artık Unitim Grubu için çalışıyor. Ve çok iyi bildiği restoran
işletmesindeki deneyimlerini bu kez Gilt için kullanıyor. Ünitim Moda Mağazacılık
F&B Operasyon Müdürü Kerem Sümer ile sohbetimizin başında Gilt’in doğuşunu
konuştuk. Bakın nasıl anlatıyor... “Bizim amacımız hem mağazada alışveriş
yapanları düşünmek hem de Kanyon’a gelenlere farklı bir şey sunmaktı. Unitim
Moda Mağazacılık adı altında Harvey Nichols ile bir anlaşma yapıldı. İngiltere şart
koymuyordu, serbestliğimiz vardı ama biz iyi niyetimizi onlarla devam ettirmek
adına burayı dizayn eden Fouriv ile burayı yapmaya karar verdik. Mağazada
‘Flower of Life’ denen bir yaprak konsepti var. Biz onu da burada uygulayalım
dedik. Şimdi son yıllarda moda olan altın rengi ve sonra da moda olacağına
inandığımız farklı bir şey; altın ve siyah rengi bir arada kullanmak istedik.
Hem gece müşterisine hitap edecek hem gündüz içinde rahat yemek yenip sohbet
edilebilecek, her türlü kutlamanın yapılabildiği bir atmosfer yaratma
fikrindeydik. Çizimler yapıldı, örnekler çıktı. Ve o mimarla burayı yapmaya
karar verdik. Mutfak kısmında da danışman olarak Londra’daki Harvey Nichols’ın
5. kattaki süpermarket, restoran ve cafe sistemini yapmış olan Patrick Mc
Donald ile anlaştık. Kendisi dışarıdan çalışıyor; Michelin yıldızlı bir şef.
Zaman içinde cafe değil ama brasserie gibi, daha çok fine dininig, insanı çok
yormayan bir yer çıktı ortaya.”

17 Kasım
2006 Cuma günü resmi açılışı yapılan Gilt’te hiç kimseye ayrıcalık tanınmıyor!
Çünkü, burada rezervasyon kabul edilmiyor; bekleme listesi izlenerek misafirler
boşalan masalara alınıyor.

Gilt’te
eğer bir tabak yemek, şarap ve sonrasında kahve alırsanız 60, tatlı ile
birlikte 60-80 milyon lira arasında ortalama hesap ödersiniz.
Rezervasyon
ve öncelik yok!
Gilt, ilk
bakışta birtakım insanlara rahat bir yer olmadığı izlenimi verebilir ama herkes
rahat olsun aslında. Neden mi? Basit, Suner anlatsın dinleyin… “Gilt’e istediğiniz
her saat gelip çay-kahve içebilirsiniz. Buraya akşam 8’de de gelip kahve içmek
isterseniz, kusura bakmayın yemek saati, sizi şuraya alayım denmez! Dolayısıyla
hem rahat hem şık olsun istedik. Bir kısım insana ağır gelebilir ama açıldığından
beri müşterilere bakınca, konsept yavaş yavaş oturdu diyebilirim.”
Durun
bitmedi, dahası da var... “Rezervasyon almıyoruz, bekleme listesi var. Bu
bölgenin trafiğinden ötürü mağazada dolaşan bir insanın buraya gelip bir masayı
boş görüp oturamamasını yanlış buluyorum. Armani’de de bu böyleydi, hiçbir sıkıntımız
olmamıştı. İsteyeni barda ağırlıyoruz ya da biraz mağazada dolaşıp geri geliyor
ve bir şekilde oturuyor. Kanyon’da sinema da olduğundan dönüşüm sık oluyor; bu
yüzden çok da fazla bekletmeden sorun çözülüyor. Kimseye öncelik vermiyoruz,
gerçekten sıra sıra gidiyoruz. Bu tür bir prensibin arkasında durunca da kimse
bir şey demiyor.”

Gilt
Restaurant konuklarına; İtalyan, Fransız, İngiliz karması, “Modern Avrupa Mutfağı”
örnekleri sunuyor. İngiliz şef Tom Cenci, yalın ve naturel tatların bulunduğu
tabaklarında garnitürlerin aromasına dahi büyük özen gösteriyor.
Mönü
gayet yalın
Gilt’in
mönüsünden konuşuyoruz şimdi de... “Mutfak olarak Modern Avrupa yemeği seçtik.
Biraz İtalyan, biraz Fransız, biraz İngiliz... Şefimizin adı Tom Cenci, İngiliz.
Mönüde daha çok yalın olmaya, ürünleri tatları ile ön plana çıkarmaya uğraştık.
Çok fazla
soslarla, tadı saklayan çeşitlere gimedik. Daha çok sipariş üzerine yapılan,
daha diri ve naturel tabaklar. Örneğin bir bonfilenin yanındaki garnitürlerin
bile iyi ve tadında olması konusuna özen gösterdik. Domatesin marine edilip fırınlanması
ve etinin yanında ondan yiyen insanın mutlu olması... Amacımız bu oldu.”
Grafiklere
göre en çok satan tabakları Cesar Salatası imiş. Kerem Bey, “İyi bir Cesar
Salatası” olduğunu üstüne basarak söylüyor. Ve devam ediyor... “Yine çok
sevilen Kızarmış Levrek Sandviç var. Birtakım tabaklarda küçük porsiyon alma
imkanı da bulunuyor. Rejimde olan biri küçük boy bir salata ya da risotto
alabiliyor. Ben bunu ilk defa deniyorum ve çok iyi yorumlar alıyorum. Çünkü
özellikle öğlenleri, iş çevresi diyetini uygulamak istiyor. O açıdan iyi oldu.
Bir de yeni ‘tea time’ mönümüze başlayacağız. Saat 3’ten 7’ye kadar konuklarımıza;
sandviç, kek, pastaların olduğu üç katlı İngiliz usulü bir çay saati vereceğiz...”
Her ay
özel bir parti!
Gilt’in
Pattisserie Chef’i ise Avustralyalı.
Çok genç
yaşta annesinin-babasının restoranında çalışmaya başlayan Karl Schmiederer; tüm
tatlıları, ekmekleri ve benzerlerini yapıyor. Kokteylleri ile de iddialı olan
Gilt’te şimdilerde yeni bir liste gündemde. Suner, açıklıyor... “Hollywood
filmlerinin adlarını taşıyan değişik bir sayfa ekliyoruz kokteyl mönümüze. Bar
da istediğim gibi gidiyor. Özellikle önümüzdeki aylarda evlerin taşınıyor olması
ve kuledeki ofislerin yerleşmesi ile Kanyon tam yerini alacak ve yaz aylarında
tam kapasitede olacak diye düşünüyorum:”
Bu arada
bir başka şey daha öğreniyoruz: Gilt’te her ay bir tane çok özel parti yapılıyormuş!..
“Yurtdışından iyi bir DJ’in geldiği, keyifli müziklerin çaldığı, çok geç
saatlere kadar sürmeyen partiler bunlar. Mesela şimdi Davidoff’unki var... “
“O yemeği
çıkartmaya hazırım”
Gilt’te
beklentinin üzerinde olduklarını belirten Suner, konservatif yapısından ötürü
çok mutlu olmadığını söylüyor. Neden böyle olduğunu da hemen anlatıyor... “Bu işlerin
hep uzun vade yürümesi lazım. O yüzden de personelime bir araya geldiğimizde
hep bunu aklımızda tutmamız gerektiğini söylüyorum. Bana göre ekip çok sık bir
araya gelmeli ve mekan içindeki sıkıntılarını dile getirmeli. İşletmeler ancak
böyle oturuyor. Bana artık oturdu, rahat ol diyorlar ama bunların olması çok
uzun bir süre… Bizim bir müşteri şikayetleri dosyamız var mesela. Mönüyü değiştiriyoruz;
biri beğenmediğini söylüyor, nedenini sorduğumuzda ise yanıtlamıyor. Bu gibi
durumlarda kızıyorum ama eğer eleştiri doğru yöndeyse ben o tabağı mönüden çıkartmaya
bile hazırım!”
Gilt’e
kardeş gelebilir!
Gilt’te
her yaştan insan var; aileler, çocukları... Daha çok orta yaş 30, 30 yaş üstü
ama hafta sonu bu ortalama biraz düşüyor. Hafta içi daha çok ofis çalışanları,
bankacılar ağırlıklı. Çok yabancı misafir de geldiğini söyleyen Kerem Suner,
otellerin Harvey Nichols’a, özellikle onlara yönlendirmesinden çok mutlu.
Suner’e
son olarak Unitim olarak uzun vadeli hedeflerini sorduğumuzda ise şu yanıtı
veriyor... “Unitim, Harvey Nichols’ın hem Ankara hem Türkiye içi hem Kiev
Romanya’daki hakkına sahip. Dolayısıyla bundan sonra uzun vadede olabilecek
Harvey Nichols’ların içinde bir Gilt olacak. Ayrıca iyi bir lokasyonda Gilt başka
bir yerde de, hatta İstanbul’da bir yerde de olabilir...”
İşte
böylece Gilt’i sevenler ve merak edenler için iyi bir haber ile konumuz
noktalanıyor…
Tel: 0.
212.319 11 99

Mağaza
ile aynı gün açılan Food Market, Harvey Nichols’ın logosunun olduğu tek ürün.