Artemis Kıbrıs’ta
yeniden hayat buldu
Tanrıça
Artemis'e ithaf edilen tapınak, Efes’te M.Ö. 550 yıllarında tamamlanmış.
Tamamen mermerden inşa edilen tapınak, dünyanın yedi harikasından biri olarak
kabul ediliyor. Ancak bugün tapınaktan geriye sadece bir iki mermer parçası
kalmış. Tapınak, Lydia Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 yıllık bir
projenin sonucu… Tapınağın birebir kopyası ise bugün Kıbrıs’ta... Kaya
Grubu’nun hayata geçirdiği proje, Artemis’ten sonra dünya insanına hediye
olarak sunuluyor.

Yaz başında,
billboardlar’da görmeye başladık. Görkemli bir duruşu vardı. Hoş bir tatil
mekânı olabilirdi. Derken, haziran ayında kapılarını açtı. Biz de, daha ilk ayını
doldurmadan bir uçağa atlayıp Kıbrıs’a vardık. Ufukta bembeyaz ve kocaman yapı
görünmeye başladı. Yaklaştıkça büyüyor, biz küçülüyorduk. Ve şimdi kapıdayız.
Öyle hemen içeri girmek istemiyoruz. Çünkü o sütunların altında mitolojik birer
figüranız. Heykelleri izlemek, kabartmalara elimizi sürerek Akdeniz’i içimize
çekmek istiyoruz. Burası, Gazi Mağusa’nın Bafra bölgesi… Ve mekânın adı; Kaya
Artemis… Bir otelden çok fazlasını vaat ediyor. Bir tür tatil tapınağı olarak
adlandırılabilir. Otele adım attığımızda bizi güleryüzlü bir ekip karşılıyor.
Ellerindeki tepside buz gibi pembe bir içecek. Ne olabilir düşüncesi yüzümüzden
okunuyor olmalı ki, hemen ‘gülsuyu ve sütten hazırlanıyor’ diye açıklama yapılıyor.
Akdeniz’in sıcağından ısınan bedenimizi gülsuyunun hafifliğine bırakıyoruz.
Sıra
Artemis’i anlatmaya, gezmeye ve hatta yaşamaya geldi. Resepsiyonun ilersinde
oldukça geniş bir lobi var… Bu bölüme Artemis Bloğu adı verilmiş. Her şeye açık
bej tonları hâkim… Muhteşem bir ferahlık... Lobinin orta kısmında bir taht ve
Kleopatra koltuğu bulunuyor. Lobinin ortasında iki asansör arasındaki büyük
Artemis heykeli otel ziyaretçilerini izliyor. Lobi mönüsü de özenle hazırlanmış.
Sunum da bir o kadar şık. Öyle ki, bir fincan kahve bile türüne göre lokum veya
bezeler eşliğinde ikram ediliyor. Müşteri ilişkilerini yürüten personelin
kostümleri ise Cemil İpekçi imzasını taşıyor. Lobinin üst kısmında odaların açıldığı
koridorlar görünüyor. Her kata şerit gibi uzanan fuşya ve beyaz orkideler yerleştirilmiş.
Lobiyi geriye bıraktığınızda otelin denize bakan kısmındasınız. Göğe doğru
yükselen sütunların altından bütün arazi önünüzde alabildiğine uzanıyor.

Konfor
ve şıklık birarada
Kaya
Artemis, 716 oda, 2500 yatak kapasitesine sahip. Otel, Artemis Bloğu ve Tatil
Köyü bölümlerinden oluşuyor. Ana blokta 126 standart, sekiz suit oda ve altı
kral dairesi bulunuyor. Tatil köyü kısmında ise 528 standart ve 48 suit oda
var.
Odalarda
konfor ve şıklık birarada. Renklerinden dolayı loş bir ambiyansa sahip suit
odada, abajurlarla yapılan aydınlatmalar, duvar kâğıtlarındaki ışık oyunlarını
da ortaya çıkartıyor. Odaya ilk girildiğinde, begonvillerle süslü bir yatak karşılıyor.
Odanın sağ tarafındaki banyo bölümünde ise jakuzinin yanısıra duş bölümü yer alıyor.
Cam lavabo ve kristal kesmeli bataryalarla ışıltılı bir ortam yaratılmış.
Sıra, kral
dairesine geliyor. Kapıdan içeri girer girmez lame oymalı siyah ve kırmızı
kadife koltuk takımı karşılıyor. Kral dairesi, adına yakışır bir şekilde döşenmiş.
Oldukça
geniş odanın kendine ait terasından Akdeniz mutlulukla izlenebilir. Cam kenarına
yerleştirilmiş kırmızı koltuklar tam bir keyif vaat ediyor. Büyük masanın
etrafındaki sandalye takımları ise lame kırçıllı siyah kadifelerle döşenmiş.
Yatak odası; içinde yer alan plazma TV, DVD oynatıcı, filtre kahve makinesiyle
çok çekici. Kıbrıs kararı tamamen duygusalArtemis’in sınırları içinde gezerken
ertesi gün Kaya Hotels İcra Kurulu Başkanı Sami Türkay’la biraraya geliyoruz.
Turizm alanında uzun yıllar boyunca edindiği deneyimle hem oteli hem de Kıbrıs’ı
anlatıyor. Türkay’ı dinlerken ondaki heyecanı hemen hissediyorsunuz. Bafra
bölgesinin turizme açılmasıyla Kaya Grubu, burada konsept bir otel inşaatına başlıyor.
Devletin kiralama kararı çıkartarak altyapıyı getiriyor ve isteyen işletmeciye
arz ettiğini anlatan Sami Türkay, Burhanettin Kaya’nın Kıbrıs kararının da
tamamen duygusal olduğuna dikkat çekiyor. Dönemin cumhurbaşkanının, ‘Bak bakalım’
diyerek Kaya’yı bölgeye getirmesiyle fikir oluşmaya başlıyor. “Farklılık
yaratmamız lazım” diye düşünüldüğü sırada temalı projeler gündeme geliyor.
Antalya bölgesinde bu konuda örneklerin olduğunu anlatan Türkay, “Kıbrıs,
Avrupa Birliği içinde ve Türkiye’nin Batı’ya bakan en uç noktası… Uluslararası
bir nokta burası ve ortak bir medeniyetin sembolü… Proje, mitolojiye dayanıyor.
Efes’teki Artemis Tapınağı’ndan günümüze tek bir sütun kalmış. Biz de ‘Dünyanın
Yedinci Harikası Artemis, Kıbrıs’ta yeniden hayat buluyor’ sloganıyla projeyi
başlattık” diyor. 2002’de biten proje, bölge hazır olmadığı için bekleme
süresiyle üç yılda tamamlanmış. Orijinalinin birebir aynısı olan Artemis’teki
heykeller de konusunda uzman bir heykeltıraşla çalışılmış.

Antalya’dan
müşteri
Kıbrıs’ta
işletme faktörünün önplana çıkması gerektiğine dikkat çeken Sami Türkay,
“Fizibilite çalışmalarımızda Kıbrıs Turizmi’nin sadece casinolara dayandırıldığını
gördük. Hafta sonları casino operasyonlarıyla dolan, hafta içi de boş olan bir
yer. Girne’de 30–35 adet casino var. Bizde, sohbet veya pazarlamada casino lafı
geçmez. Casino, amfi tiyatro ve su sporlarıyla aynı çizgide. 726 odamız var,
bunun 70–76’sı casino müşterisi... Yani yüzde10’unu oluşturuyor. Diğer
otellerde bu oran yüzde 51’lere çıkıyor. Antalya’ya nasıl seyahat ediliyorsa Kıbrıs’ı
da böyle bir nokta haline getiriyoruz” diye anlatıyor. Grubun çalıştığı
acenteler 726 odanın tümüyle pazarlanmasına ihtimal vermezken konuştuğumuz sırada
otelin tam doluluk sağladığını belirten Türkay, “ETS Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Ersoy, ‘Olacak iş değil Antalya’dan müşteri almaya başladınız’ dedi. Artık
tatil yapmak isteyenler geliyor” dedi.
Güney’den
de gelecekler
Otelin müşterisinin
yüzde 50’sini Kıbrıslılar oluşturuyor. Türkiye ve zaman içinde İsrail’den
gelecek grupların otelin daimi konukları olması bekleniyor. Lokal çalışmaya
önem veren grup, yerel olmayan, bölgeyle bütünleşmeyen projelerin başarılı
olamayacağını düşünüyor. Bu noktada Kıbrıslının tesise sahip çıktığını söyleyen
Sami Türkay, “Kıbrıslı misafirlerin listesi çıkartılarak her gün aranıyor,”
diyor. Güney kısmından ilginin nasıl olduğunu sorduğumuzda da Türkay şöyle konuşuyor;
“İki toplum, uzun süre birlikte olmuş. Bize göre politik nedenlerden ayrılmışlar.
Biz o birlikteliğe inanan bir grubuz. Hatta açılışta Ajda Pekkan ile Rum bir
sanatçıyı düşünüyorduk fakat olmadı. Öğrendik ki, hepsi gelmek istiyor ama
aforoz edilmekten çekiniyorlar. Rum kesiminin acenteleriyle görüşüyoruz.
Çekiniyorlar ama gelecekler.” Otelin açılışı sırasında “Neden Türk tarafına
Yunan tapınağı?” şeklinde yorumlara da Türkay şöyle yanıt veriyor; “Çok doğal.
Biz, uluslararası bir firmayız. Başlangıç noktamız, insanlara hizmet etmek.
Dünyayı ve insanları kucakladıktan sonra barış gelir. Her ülke de, kendi barışını
yapmalı… Dünyadaki kavgalar ortada… Rumların gelip Artemis’de konaklaması kötü
bir şey mi? Bu proje tartışmalarla ortaya kondu. Her şeyin bir karşı düşüncesi
vardır. Dünyanın yedi harikası dünyaya mal olmuş… Hiç kimse ‘benim’ demiyor.
Efes’te tek bir sütun var… Biz bunu ortaya çıkardık. Bu sözlere gülüyoruz. Saygımız
var ama onları da davet ediyoruz, gelip bir görsünler…”

Vegas’tan
eğlence
Kaya
Artemis’te 450 personel çalışıyor. Müşteri sayısı nın bin olduğu düşünülürse
iki misafire bir personel düşüyor. Bunun şehir otellerinin standardı olduğuna
dikkat çeken Türkay, tatil otellerinde dört kişiye bir personel düştüğünü
ekliyor. Üst düzey yöneticilerin yanında gruba, geleceğin altyapısını geliştirecek
genç ve dinamik ikinci bir yönetici kadro oluşturduklarını anlatan Türkay,
“Amacımız, alt kadrolara mümkün olduğunca yetki verip onları serbest bırakmak… İnsana
yatırım yapıyoruz” diyor. Uluslararası bir markayla birleşme düşüncelerinin
olduğunu anlatan Sami Türkay, “Profesyoneliz ve her türlü teklife açığız.
Türkiye’de bir markayız. Uluslararası platformda da yer alacağız” diyor. Kaya
Artemis’te aktiviteler de özel olarak hazırlanmış. Cuma akşamları king boks
maçları, cumartesi ise Ajda Pekkan ve Özcan Deniz gibi sanatçıların konserleri
yapılıyor. Ayrıca Las Vegas’dan gelen bir eğlence organizatörüyle ortak bir
proje de hayata geçecek. Eğlence programlarının yanısıra otel bünyesinde üç bin
metrekarelik bir casino da bulunuyor.
Artemis’de
lezzet yolculuğu
Kaya
Artemis, yiyecek-içecek servisinde de özenli. Zengin bir yelpazeye sahip açık
büfenin yanı sıra özel tatların sunulduğu ‘a la carte’ restoranlar otel
misafirlerini adeta lezzet yolculuğuna çıkartıyor. Bu yolculuğun yaratıcısı da
Executive Chef Bayram Ergün ve ekibi…Majesti Grubu’nda yedi yıl çalıştıktan
sonra Kaya Artemis Otel’e gelen Ergün, Akdeniz Mutfağı’nın en özel tatlarını
hazırlıyor. Akdeniz Profesyonel Aşçılar Birliği Başkanı ve Türkiye Aşçılar
Federasyonu Genel Sekreteri görevlerini de yerine getiren Bayram Ergün, Karabük
doğumlu. Meslek ise dededen geçmiş. Akdeniz Mutfağı’yla ilgili araştırmalar
yaparak işe başlayan Ergün, “Bitki ağırlıklı bir mutfak. Mesela Molahiya kokusu
az dut yaprağına benzeyen yıllık bir bitki. Tohumdan yetişiyor ve kurutuluyor.
Hellimle beraber sunuluyor. Diğer yandan patatesimsi bir bitki olan golkas,
Antalya yöresinde de tanınıyor. Onlar Göleviz derler” diyor. Artemis mutfağında
85 kişilik bir ekip çalışıyor. Konsept geniş, Uzakdoğu’dan balığa kadar uzanıyor.
‘A la carte’ tüm gün açık. Olimpo Restaurant’da açık büfede zenginlik göze çarpıyor.
Özellikle perşembeden pazara kadar yaklaşık bin 500 kişi ağırlanıyor.
Malzemelerin tamamını Kıbrıs’tan sağladıklarını anlatan Ergün “Ekolojik tarımla
veya suni gübre kullanılmadan üretilen sebze ve meyveleri tercih ediyoruz.
Zeytinyağı, Hellim peyniri ve domatesi direkt üreticiden alıyoruz” diyor.
Mevsimsel hazırlanan mönülerde Akdeniz Mutfağı’nın hafif ve yağsız lezzetleri
tercih ediliyor. Zeytinyağı ise en çok kullanılan malzeme… Kaya Artemis
restoranlarında, çatal-bıçak Hisar Execulsive, porselen tabaklar Porland,
mutfak ekipmanlarında Öztiryakiler, bardak gibi cam eşyalarda da Paşabahçe
markaları kullanılıyor. Ergün, “Kıbrıs, turizmde hareketleniyor. Heyecan var.
Biz de bu heyecana katılmak istedik. Kıbrıs’ı daha fazla ön plana çıkartmak
istiyoruz” diyor.

25
yıllık bilgi birikimine sahip Kaya Grubu, otelciliğe ilk olarak 23 yıl önce
Side’de başlıyor. Güçlü bir altyapısı olduğunu anlatan Kaya Hotels İcra Kurulu
Başkanı Sami Türkay, “Zamanla turizmin gelişmesiyle ister istemez bu akımla bir
yol almış. Şu an Kaya Grubu’nun sekiz oteli var. Bunlardan yedisi işletmede,
sekizinci de Belek’te kasım ayında açılacak 18 delikli golf sahası ve
villalardan oluşan bir kompleks yapılacak. Dünyanın en büyük golf kulüplerinden
biri olan Almanya-Münih orijinli EAGLS’la ortak bir çalışmaya da giriyoruz.
Tanıtımı da özel olacak. Jose Carreras’ın konseri olacak” diyor.
Zeus
ile Artemis’in Öyküsü
Roma'daki
adı Diana, Zeus, ile Leto’nun kızı Artemis, Phoebe olarak da bilinir.
Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa tanrıçası. Kardeşinden bir gün önce doğup
Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiş. Annesinin çektiği acıyı
gören Artemis evlenmemeye ve bakire kalmaya yemin etmiştir. Fakat rivayete göre
Nenflerden oluşan hizmetçileriyle ormanda avlandığı bir gün karşısına çıkan
Orion'a âşık olmuş ve onunla evlenmek istemiş. Kardeşini kıskanan Apollon, bir
gün Orion denizde yüzerken kıyıdan uzaklaşıp, kafasının bir nokta gibi göründüğü
anda Artemis’i çağırıp o noktaya kadar ok atıp atamayacağını sormuş, Artemis
oku fırlatmış ve bilmeden sevdiği adamı öldürmüş.
Bu olaydan
sonra ışığını kaybeden Artemis babası Zeus'tan Orion'u bir takımyıldızı olarak
gökyüzüne çıkarmasını istemiş, Zeus da kızının bu isteğini yerine getirmiş. Artemis
Tapınağı, aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis'e
ithaf edilmiş tapınak Efes'te M.Ö. 550 yıllarında tamamlanmış. Tamamen
mermerden inşa edilen tapınak, Dünyanın Yedi Harikasından biri sayılıyor. Ancak
bugün tapınaktan sadece bir iki mermer parçası kalmış. Tapınak Lydia Kralı
Kroisos tarafından başlatılmış 120 yıllık bir projenin eseridir.