İstanbul’a hoş geldiniz! Burası Mardan Palace Antalya
Lüks, görülmemiş bir görkem ve konfor, mükemmel bir ekip,
dev bir yatırım ve karşınızda Mardan Palace... Mimari yapısıyla İstanbul’un bir
minyatürü olan tesis, 16 bin metrekarelik açık yüzme havuzundan farklı
ülkelerden lezzetlerin sunulduğu iddialı mutfağına kadar adından çokça söz
ettirecek…
Türkiye, Azeri kökenli işadamı Telman İsmailov’un
yatırımıyla dev bir turizm kompleksi kazandı. Mardan Palace, Haziran ayında
dünyaca ünlü Hollywood starlarının katılımıyla kapılarını misafirlere açtı
AST Group’un yatırımı, Antalya’nın Kundu Oteller
Mevkii’nde, Akdeniz’in en ünlü sahillerinden biri olan Lara’da, 180 bin
metrekarelik alanda konumlanıyor. Mardan Palace’ın girişindeki yedi farklı
yükseklikten havuza dökülen şelale, içeride karşılaşılacak görkemin ilk
sinyalini veriyor.
21 metre yüksekliğinde cam tavan
Haziran ayında kapılarını misafirlerine açan Mardan’da
toplam 560 oda bulunuyor. Dış detayları Mimar Hasan Sökmen ve ekibince
tasarlanan tesis, üç ayrı yapıdan oluşuyor. Avrupa Yakası İngiliz Mimar Julian
Reed tarafından tasarlandı. Kuleli Askeri Lisesi binasının siluetini yansıtan
ve Anadolu’ya özgü mimari özelliklerin kullanıldığı Anadolu Yakası’nın
dekorasyonunu ise Hakan Külahçı gerçekleştirdi. Bu iki yapının arasında da
Zeynep Fadıllıoğlu tasarımı, Osmanlı’dan izler taşıyan Dolmabahçe Binası yer
alıyor. Otelin ana giriş kapısı, Dolmabahçe Sarayı’nın giriş kapısıyla aynı
mimari özellikleri taşıyor. Antika mobilyalarla dekore edilen 2800 metrekarelik
lobinin 21 metre yüksekliğindeki cam tavanı, geleneksel saray motifleriyle, el
süslemeleriyle bezenmiş. Ayrıca lobide yer alan, Kapalıçarşı’dan esinlenilerek
tasarlanmış ‘Kapalı Çarşı Alanı’nda dünya markaları, misafirlerin beğenisine sunuluyor.
15 Euro’luk Kral Dairesi
Mardan Palace’ta 15 bin Euro’luk iki kral dairesi
bulunuyor. Dairelerin içinde yok yok... Royal Suit'ler 600 metrekare toplam alana sahip. 2 yatak odası var, biri King, diğeri ikiz yataklı. Ana yatak odası
özel banyo ve giyinme odasına açılıyor. Diğer yatak odası da özel jakuzili,
giyinme odası da bulunan banyo dağ manzaralı terasa açılıyor. Yatak odasının
hemen bir TV odası var. Royal Suit'lerde özel sauna ve buhar odası da yer
alıyor. Mutfak mobilya ve gereçleri de bulunan bu suit’lerde 98 metrekarelik
büyük bir salonda 12 kişilik yemek masası da misafirlerin hizmetinde. İki
teraslı suit’in biri havuz ve deniz manzaralı, 115 metrekarelik alana sahip.
Arka tarafta dağ manzaralı diğer teras ise 80 metrekare...
İstanbul Boğazı şeklinde yüzme havuzu
Tesisin en çok ilgi çeken mekanlarından biri ise İstanbul Boğazı
şeklinde tasarlanmış, 16.000 metrekarelik yüzme havuzu… Şu anda dünyanın en
büyük otel açık yüzme havuzu sayılan yerin tam ortasında, ihtişamlı yapısıyla
Kızkulesi yükseliyor. 7 katlı binanın her katında, farklı bir ülkenin
mutfağından örneklerin sunulduğu restoranlar ve cafe-bar’lar yer alıyor. Otelin
en çarpıcı detaylarından bir diğeri ise Leonardo da Vinci tarafından çizilmiş
ancak uygulamaya geçirilememiş olan Galata Köprüsü... Köprü, havuzun iki
yakasını birbirine bağlıyor.
16.000 metrekarelik açık yüzme havuzu, yüzme havuzunu
çevreleyen, konukların ‘Sultan Gondol’larıyla ulaşımı için tasarlanmış ‘Su
Yolu’ da, Mardan Palace’ı benzersiz kılıyor.
7 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine konumlanan Mardan
Spa Merkezi ise dünyaca ünlü Klafs tarafından tasarlanmış. Medikal spa’nın da
uygulandığı merkezde, özel spa hizmeti talep eden konuklara yönelik VIP spa
hizmeti de bulunuyor.
5 bin balıklı akvaryum
Mardan Palace’ın ilklerinden biri de Akdeniz, Pasifik
Okyanusu, Kızıldeniz ve Karayip Denizi’ni temsil eden dört farklı akvaryuma sahip
olması… Aquamarine Restaurant’ı çevreleyen akvaryumlarda toplam 5.000 balık
çeşidi yaşıyor. Bu dört akvaryum, Aquamarine Restaurant’ta eşsiz lezzetlerin tadını
çıkaran konuklara mükemmel bir görsel şölen yaşatıyor.
Tesis içinde 900 metrekarelik çok özel dev bir akvaryum da
bulunuyor. Dileyen misafirler, bu balıklarla birlikte yüzme keyfini yaşıyor.
Hatta balıkları kendi elleriyle besleyebiliyorlar.
‘Müşterimizin beklentilerine ulaşmak dileğiyle’
Tesisin Genel Müdürlüğü’nü 36 yaşındaki Cumhur Özen
yürütüyor. ‘Müşterimizin beklentilerine ulaşmak dileğiyle’ sloganını kullanan Özen,
sadece Türkiye değil, dünyada da konuşulan dev yatırım için çok özel bir kadro
oluşturduklarını anlatıyor. Tesisin mükemmeliyetçi bir yapıyla inşa edildiğini
anımsatan Özen, “Otel inşaatı, en güzeli yapma adına verilen süreden daha uzun
sürede bitti. Ama ortaya içimize sinen, harika bir yatırım çıktı,” diyor.
Bir yanda banket, bir yanda spa, diğer yanda golf…
Mardan Palace’ın çok farklı ve kuvvetli bir ürün olduğunu
anımsatan Özen, turizmin her çeşidine yönelik faaliyetlerde bulunacaklarını
bildiriyor. Özen, şu bilgileri veriyor: “Bu bölgeye kaliteli bir ürün armağan
etmek istedik. Örneğin tesisimizin Avrupa Yakası’ndaki odalarının altında, çok
kapsamlı banket organizasyonlarımız olacak. Anadolu tarafının altı ise
tamamıyla spa’dan oluşuyor. Burada Medikal spa da uygulanıyor. Önümüzdeki
dönemler için çok iddialı bir golf yatırımı düşünülüyor. 1.2 milyon
metrekarelik bir alana 18 delikli golf sahası yapılacak. Bu sahamız, Antalya’ya
da yeni bir soluk getirecek.”
Uçak bulamayan müşteriye uçak sağlanıyor…
Cumhur Özen, tesiste sunacakları ayrıcalıklardan bazılarını
şöyle anlatıyor:
“Örneğin misafirimiz, uçakla servis istiyorsa, iki tane
uçağımız var. Misafirimiz gelmek istiyorsa ve uçuş bulamıyorsa, biz uçağımızı
gönderir, alır getiririz. Butler servisimiz 24 saat mevcut… Limuzin
servislerimiz var. Teknelerimiz bulunuyor. Projemizin içinde gerekli izinler
alındıktan sonra helikopter pisti de yapılacak. Bu artılar, bizi çok daha
farklı kılıyor.”
Yemeğe Haydarpaşa Vapur İskelesi’ne bekleriz!
Tesiste, ana restoranın dışında dünyanın farklı
ülkelerinden örnekler sunan 24 restoran ve bar yer alıyor. Mardan Palace’da
ayrıca İstanbul’un simgelerinden olan Haydarpaşa, Beşiktaş Vapur İskeleleri
‘Sultan Gondol’ların durak noktalarını oluştururken, aynı zamanda restoran
olarak hizmet veriyorlar. Haydarpaşa Vapur İskelesi ‘Vejetaryen Restaurant’,
Beşiktaş Vapur İskelesi ise ‘Türk Restaurant’ olarak konuklarını ağırlıyor.
Mutfak Direktörü Burj Al Arab’dan Jean Paul Naquin
Dünyaca ünlü Mutfak Sanatları Direktörü Jean Paul Naquin
liderliğinde hizmet veren restoranlar ve barlar birbirlerinden farklı lezzetler
sunuyorlar. Farklı ülke tatlarını misafirlerle buluşturan mutfaklar için Chef
Jean Paul Naquin önderliğinde farklı bir yapılanma modeli kurulmuş. Jean Paul,
mutfak direktörü olarak görevini sürdürüyor. Onun hemen altında Richard Stuard
çalışıyor. Stuard’ın altında ise iki Türk şef Executive Sous Chef Levent
Karahan ile Ex Sous Chef Sedat Buğday görev alıyor.
Mesleğe 16 yaşındayken başlayan Jean Paul, dünyaca ünlü bir
isim... Burj Al Arab Oteli’nden transfer edilen Naquin, çok sağlam bir takımı
olduğuna inanıyor. Türk kültürünü ve ülkemizi tanımak için gelen teklifi kabul
ettiğini anlatan Naquin, “Burada çok özel tesisler var ancak her şey dahil
sistemi uygulanıyor. Antalya’da yetişen en iyi meyve ve sebzenin en kalitesi
istanbul ve Avrupa’ya ihraç ediliyor. Personelimizin bir kısmı daha önce küçük
bütçeli otellerde çalıştıkları için hayatlarında hiç canlı ıstakoz, kazciğeri,
trüf mantarı gibi ürünleri kullanmamışlar. Bu nedenle ilk başta biraz zorluk
yaşadık ancak zamanla bu zorlukları aştık”
Ürünler Electrolux’ten
Mutfak için hiçbir masraftan kaçınılmadığını anlatan
Naquin, “Tüm ekipmanlardan memnunum. Bir örnek vereyim size. Kesme tahtası,
bıçak, tencere, tava, süzgeç gibi küçük ekipmanların maliyeti, 1.4 miyon Euro’yu
buldu. Ürünler Elextrolux’ten... Siparişi verirken, en iyi ürünü nereden
bulabiliriz mantığıyla hareket ettik.”
Farklı seslerle mükemmelleşen bir takım
Farklı kültürdeki insanların birarada olmasının, mutfağa
zenginlik kattığını düşünen Naquin şunları söylüyor “Takım olarak çalışmanın
çok faydası var. Sıradan birkaç insanın birleşmesiyle sıradışı işler
çıkarılabiliyor. Bir ekipteki tüm personel mükemmelse, bilin ki o ekipte bir
sorun vardır. Farklı insanların bir arada olmalarıyla gerçek takım oluşuyor.
Mutfak yönetimde 4 kişiyiz Herkesin farklı bir tecrübesi var. Kendi aramızda
tartışıp, en doğru kararları vermeye çalışıyoruz.” Naquin Türk yemekleri
arasında en çok mezeler, gözleme ve mercimek çorbasını sevdiğini de sözlerine
ekliyor.

Özel şarap mahzeni
Tesis içinde nadide şarapların bulunduğu çok özel bir şarap
mahzeni de bulunuyor. Dünyaca ünlü Head Sommelier Peter Huy, Mardan’ın şarap
kültürüne ilişkin şu bilgileri veriyor: “Mardan’da çok özel bir konsept
oluşturmak için bölge bölge gezerek, şarap tadımları gerçekleştirdik. Mahzende
180 adet özel şarabımız bulunuyor.” Peter Huy, her şarapta, farklı bir tat ve
aroma olduğunu anlatıyor. Huy, “Her içtiğiniz şarap, sizin için bir keşif
gibidir. Dikkatinizi verirseniz, her seferinde başka bir şey dikkatinizi
çekecektir. Aynı marka şarap bile olsa, her şişede farklı tatlar alırsınız”
diyor.

Kaliteli yiyecek içecek sunuyoruz
Yiyecek İçecek Direktörü Robert Marek, tesisteki tüm
ürünlerin yurtdışından ithal edildiğini anlatıyor. Otelin konseptine uygun
modeller gerçekleştirmeye çalıştıklarını belirten Marek, tesis içinde çok özel
bir vejetaryen mutfağı hizmete sunmanın gururunu yaşadıklarını anlatıyor.
Paranın değerini getirecek bir mönü sunduklarını belirten Marek, “Antalya için
yüksek görünebilir ama kaliteli yiyecek içecek sunmanın gururunu yaşıyoruz. Tüm
yemeklerimiz, yurtdışından getirilen özel şeflerimiz tarafından bizzat
hazırlanıyor. Bu nedenle mutfakta iyi bir ürün verdiğimizi düşünüyoruz.”
Odalar ve Özellikleri
271 Superior Oda
62 Premium Oda
16 Dolmabahçe Deluxe Oda (2 engelli odası dahil)
38 Grand Hammam Oda (Her biri özel
Türk Hamamı içeriyor)
41 Grand Deluxe Dubleks
41 Junior Suit
38 Studio Suit
3 Grand Junior Suite
4 Presidential Suite
2 Royal Suite (Herbiri özel havuzlu)
44 Garden Suite (16 Oda 170 m2 ve 28 Oda 85 m2)
Mardan Palace’dan detaylar...
Mardan’ın yatırımcı Telman İsmailov’un babasının adı
olduğunu öğreniyoruz. Tesise girdiğinizde hemen sağ tarafta bulunan Mardan
İsmailov’un fotoğrafı yer alıyor. Mardan Palace’ın logusu akrep. Akrep, aynı
zamanda İsmailov’un burcu... Tesis yetkililerine göre akrebin bu kadar güzel
tasvir edilmesi, büyük bir tasarım başarısı...
Otelin her yerinde altın yapraklarıyla bezeli eşyalarla
karşılaşıyorsunuz. WC’lerdeki çöp kovalarından tutun da, musluk başlarına kadar
her şey altından.... Gerisini siz düşleyin…
Oda fiyatları 300 Euro’dan başlıyor
Tesisteki odaların yüzde 75’i deniz görüyor.. Hiçbir
odanın rengi,
birbiriyle aynı değil.İçerdeki halılar da birbirinden farklı....
Mardan’da odalar için hazırlanan mini ikramlar da özel...
Sabah tatlı, öğleden sonra tuzlu tadımlıklar odalara konuluyor. Bu mönü, 9
günde bir değişiyor.
Mardan, tam anlamıyla ekmek diyarı. Kahvaltılık ürünlerle
birlikte 103 çeşit ekmek çıkarılıyor tesiste...
Ana restorandan ‘a la cart’ restoranlarına uzaklık 700 metre olunca, yemeklerin a la carte’lere taşınması için 3 özel araç temin edilmiş. Sadece bu
servis için toplam 6 kişi çalışıyor.
Mardan’ın mutfağında dünyaca ünlü havyarlar kullanılıyor.
Havyarları kavanozdan çıkarırken, ezilmesini önlemek için fildişi kaşık
kullanılıyor.
Tesisteki en ilgi çekici noktalardan birisi de dev bir
akvaryum manzarası eşliğinde, dünyanın farklı yerlerinden deniz ürünleri mönüsü
sunan Aquamarine... Restoran, 264 kişilik oturma kapasitesiyle Mardan Palace’ın
en etkileyici mekanlarından biri.
İtalyan restoranında dünyaca ünlü Herves yemek takımı
kullanılıyor. Herves, dünyada ilk kez Mardan için seri üretim gerçekleştirmiş.
Takımların değerinin toplam 3 milyon Euro değerinde olduğu bildiriliyor.
Yatırımın ne kadara mal olduğunu ise siz değerli okuyucularımıza bırakıyoruz
Ne, nereden
Masa
örtüleri, peçeteler, skirtler, banket giydirme: Ship Art Tekstil
Oda meyve
tabakları, açık büfe cam tabak ve displaylar, yiyecek içecek bölümünde
kullanılan füzyon cam tabak ve display’lerin tümü: İlkpen Cam

Mardan Palace,
Electrolux’u tercih etti
Akdeniz'in en lüks
otelleri arasında yerini alan Mardan Palace’ın mutfaklarında dünya lideri Electrolux Profesyonel
tercih edildi. Electrolux Profesyonel’ın cihazları, yüksek standartları ile
Mardan Palace’ın mutfak ve çamaşırhanesinde hizmet veriyor. Toplam 560 odası
bulunan otelin 1 ana mutfağı, 1 banket mutfağı, 16 restoranı ve 32 barında
Electrolux Profesyonel’in ekipmanları kullanıldı. Ayrıca günlük 10 ton çamaşır
yıkama kapasitesine uygun olarak Electrolux tarafından kurulan Mardan Palace’ın
çamaşırhanesinde de gelişmiş otomasyon sistemleri bulunuyor. Mardan Palace’ın
mutfak ekipmanlarının değeri ise 80 restoran veya 10 resort otel mutfağına
eşdeğer gösteriliyor. Electrolux Professional Türkiye Müdürü Semih Orcan
gerçekleştirilen çalışma ile ilgili olarak “Electrolux markasının standartları
bakımından Türkiye’nin en prestijli projelerinden biri olan Mardan Palace
tarafından tercih edilmesinden büyük gurur duyuyoruz. Mardan Palace’ın
mutfağında yer alan cihazların bütçesi ile Türkiye’de üst gelir grubuna hitap
eden 10 resort otelin mutfakları kurulabilirdi. En ileri teknolojik
ekipmanlarımızın kullanıldığı bu projede bir yandan yüksek performansı
hedeflerken aynı zamanda çevreye saygılı olmayı amaçladık. Mardan Palace’da
kullandığımız tüm ürünler yeşil sertifikaya sahiptir ve yüzde 97 oranında geri
dönüşümlüdür.” şeklinde konuştu.
Mimar
Hasan Sökmen
23
Mayıs’ta düzenlenen görkemli bir törenle konuklarına kapılarını açan Mardan
Palace’ı yaratıcılarından mimar Hasan Sökmen’den dinledik. Sökmen, oldukça uzun
ve titiz bir çalışmayla üç yıl gibi bir sürede inşa edilen Mardan Palace için,
‘hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir projeydi’ diyor.
Bize
kendinizden ve Mardan Palace öncesindeki çalışmalarınızdan bahsedebilir
misiniz? Mardan Palace size nasıl ulaştı ve süreç nasıl gelişti?
Aksu
Bölgesi’nde 4 tahsisli arazi yatırımı çıktı. İlki Topkapı Palas oldu. Bu dört
tahsisli arazi yan yana bulunuyorlardı. İkinci otelden teklif geldiğinde bu
bölgeye palas tipi ve sonu palasla bitecek temalar bulmak güzel olur
düşüncesiyle Venedik Palas’ı yaptık. Venedik’ten sonra üçüncü projemizi
tropikal (Uzakdoğu) temalı gerçekleştirdik ve adı Green Palas koyuldu. Dördüncü
ve tahsisli son parsele de Moskova Kızıl Meydan temalı Kremlin Palas yapıldı.
Bu 4 Palas tipli otelin ardından Topkapı Palas’ın solundaki parsel Telman
İsmailov tarafından satın alındı ve firma palas tipli oteli yapan mimarla
irtibata geçmek isteyerek bana ulaştı. Ben de buraya yine sonu ‘Palas’la biten
ve yine temalı bir otel düşündüğümü söyledim. Topkapı’nın hemen solunda
oluşacak bu otelin de Topkapı temasını tamamlayabilecek bir proje ile daha
güzel duracağını düşünerek İstanbul profilli ve temalı düşüncemi önerdim ve
kabul gördü. O dönemde otelin adı İstanbul Palas olarak belirlenmişti. Daha
sonra Telman Bey ismi Mardan Palace’a dönüştürdü. Böylece bu bölge palas tipi
oteller bölgesi oldu. Mardan projesi bilindiği gibi İstanbul temasını işliyor,
otelin her bölümünü zevkle tasarladım diyebilirim. En hoşuma giden tarafı
Boğaz’ı simgeleyen 24.000 m2’lik Türkiye’nin en büyük yüzme havuzu ve
etrafındaki saltanat kayıklarının yüzdüğü 8 metre genişliğindeki kanal oldu. En zorlandığımız uygulama da kız kulesinin bodrumundaki 80 metre uzunluğunda balık restoranının okyanus akvaryumuydu. Bu akvaryumu uzman bir Amerikan
firmasıyla projelendirdik ve dünyada 3 yönden bakılıp seyredilen ilk akvaryum
olarak hayata geçirdik.
Çok
uzun süren bir çalışma olduğunu biliyoruz. Uzun sürme sebeplerini anlatabilir
misiniz?
Uzun
sürmesinin nedeni yabancı bir yatırımcının Türkiye koşullarına uyum
sağlamasının zaman alması ve yapının niteliğinin Türkiye standartlarının
dışında olmasıydı. Otelin yapımı üç yıl kadar sürdü.
Mardan
Palace görkemi ve maliyetiyle son günlerin en çok konuşulan konuları arasında.
Mimarı olarak otel üzerine yaptığınız çalışmayı genel hatlarıyla aktarabilir
misiniz?
Otel için
yaptığımız proje çalışmaları diğer projelerden farklı değildi. Fark
detaylardaydı aslında. Projelerde bilhassa dış cepheler için nerdeyse 1/1
detaylar verdik. Mimarisi tam olarak saraylardan esinlenmiyor. Otel denize dik
duran uzun bir arsada yapıldığı için plan şemasını ağız deniz cephesinde açık
‘u’ plan şeklinde yaptım. U’nun sağ tarafı İstanbul Avrupa Yakası profilinde
uzun bir yatak bloğu, sol tarafı da Avrupa Yakası profilinde uzun bir yatak
bloğudur. Bu iki uzun bloğu ‘u’nun kısa kenarı olarak Dolmabahçe Sarayı’ndan
esinlenilen blokla bağladım ki, bu blok otelin girişi ve lobisi. U’nun
ortasında kalan boşluğa Boğaziçi’ni anımsatan ortasında da kız kulesi olan
Avrupa’nın 24 bin metrekarelik en büyük havuzunu yaptık.
Tesisin
genel özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Tesis
yalnız u şeklindeki bloklardan oluşmuyor. Blokların dışında 20 adet CIP ve 10
adet VIP villaları var. Ayrıca 4.000 m2 büyüklüğünde de bir saray yavrusu
presentisiel (başkan) villa bulunmakta. Tesis 1500 kişilik, 1000 m2 sahnesi olan açık gösteri tiyatrosuna sahip. bunların dışında giriş cephesinde de St.
Petersburg’un yazlık sarayının katlı şelalesini anımsatan fıskiyeli ve lazer
gösterili 5.000 m2’lik bir şov havuzu bulunuyor.
Otelin
en küçük detaylarında bile müthiş bir görkem sözkonusu. Bu kadar büyük bir
otelin tasarımını kurgularken detaylarda nasıl bir çalışma yaptınız?
Otelin dış
detaylarını biz hazırladık. Ama iç detaylarını yapmak için dekoratörlerle
çalıştık, Anadolu yakasını Hakan Külahçı’ya, Dolmabahçe binasını Zeynep
Fadıllıoğlu’na, Avrupa yakasını ise İngiliz Julien Reed’e teslim ettik
sonuçlardan çok memnunuz.
Otelin
spa bölümünden, özel havuzlarından ve dev akvaryumundan bahsedebilir misiniz?
Aynı zamanda yine saraylara özgü bir Türk hamamı da bulunuyor sanırım…
Otelin spa
bölümü herhalde Türkiye’nin en büyüğü. 8.000 m2 spa’nın özelliği genel misafirlerin dışında özel misafirlerin kullanacağı VIP spa’ların olması. Bu tür bir spa
Türkiye’de bir ilk. Akvaryum daha önce de bahsettiğim gibi kız kulesinin bodrum
katında ve havuzun içinde, 3 yönden de görülebiliyor. Bu büyüklükteki bir
akvaryum da Türkiye’de ilk kez yapılıyor. Havuzdan gelen tonlarca suyun
basıncına dayanması için havuz cephesindeki camın kalınlığı 20 cm kalınlığında akrilik malzemeden yapıldı.
Sandalyelerden
duvarlara kadar pek çok alanda altın kullanılmış. Yine mermer alanların çok
fazla olduğu söyleniyor. Malzemeler nasıl tedarik edildi? Bu konuda sıkıntı
yaşadınız mı?
Malzemelerin
çoğu yurtdışından geldi. Bu konuda yatırımcı hiç bir fedakarlıktan kaçınmadı ve
seçilen malzemeler hep en iyisi oldu. Otel bahçesini ithal bitki ve ağaçlarla
oluşturduk. Otelin görkemine uygun bir peyzaj yapıldı. Çok kaliteli
malzemelerle çalışmak büyük sorumluluklar getiriyor tabii, malzemeyi yanlış
uygularsanız bir daha sökme şansınız yok. Bu nedenle sıfır hatayla çalışmak
zorundaydık.
Dünya’da
ya da Türkiye’de sadece Mardan Palace’a özgü diyebileceğimiz ne tip
özelliklerden bahsedebiliriz?
Avrupa’nın
en büyük, dünyanın 2’nci büyük havuzu burada bir kere… 3 yönden (önden, arkadan
ve üstten) seyredebileceğiniz ilk okyanus akvaryumu, Leonardo’nun Haliç için
düşündüğü ahşap köprünün eskizinden çıkardığımız projeyle 600 yıldır yapılmayan
42 metre açıklıklı Leonardo köprüsünü inşa ettik bu da çok özel bir çalışma.
Ayrıca otel lobisinde bulunan avizelerden de bahsetmek gerekir. Otel lobisinin
atriyumunda her biri 5 ton kristalden toplamı 25 tonu bulan avizeler yer
alıyor.