Coppa
İstanbul’un
yeni ‘Kupa Ası’
Büyük
Kulüp’ün iki başkanı Metin Baylav ve Duran Akbulut’un sahibi ve işletmecisi
oldukları Coppa Restaurant Levent’te hizmet veriyor. Kendine has gustosu ve
dekorasyonuyla öne çıkan mekan İstanbul’un ‘üst düzey’ gastronomi düşkünlerini
ağırlıyor…
Girişte sağlı sollu camekanların
içinde kupalar karşılıyor önce konukları. Kimisi bir kulüp kupası, kimisi
eğitimdeki başarısı adına verilmiş birilerine. Kimi heybetli, gösterişli kimi
naif ve mütevazı. Kulüp kültüründen gelenlerin yadırgamayacakları bir ambiyans
hissediliyor… Ağır ve ihtişamlı… Coppa tam da olması gerektiği gibi, genç ve de
çok iddialı…
Kempinski’nin
komşusu
Yıllardır
‘işin içinde’ iki başarılı işletmeci ve Büyük Kulüp’ün iki başkanı Metin Baylav
ve Duran Akbulut’un sahibi oldukları Coppa Restaurant Levent’te konumlanıyor.
Kempinski Bellevue Residences’ın giriş katında yer alan mekan İstanbul’un
hatırısayılır bir kesimi tarafından bilinir ve gidilir oldu. Büyük Kulüp’le
resmi bir bağlantısı olmayan restoranın adı girişte temsili olarak sergilenen
kupaların çağrıştırdığı üzere, İtalyanca kupa anlamına giriyor. Sanayiciler,
işadamları, siyasiler ve sanatçıların hedef kitlesini oluşturduğu Coppa, girişinde
yer alan Kempinski Bellevure Residences ve alt katında açılan Luxury Fitness
Bellevue&Anantara Spa Merkezi konuklarının uğrak yerlerinden.
Atlar
ve kupalar
Coppa’nın
140 kişilik iç mekan kullanımı Mayıs başında açılan bahçesi ile daha da genişlemiş
durumda. Restoran aynı zamanda girişinde yer alan ve mekana hareket katan bar
bölümü ile tamamlanmış. Ciddi bir yatırımla açılan restoranın mimari projesinde
Ali Konya’nın imzası var. Yaklaşık üç ay süren hızlı bir süreçte tamamlanan
Coppa’nın dekorasyonunda gümüş, siyah ve kiraz rengi ağırlıkta. İşletme Müdürü Kubilay
Uyunmas bu durumu “Üst düzeye hitap ettiğimiz için bu renkleri tercih ettik” sözleriyle
açıklıyor. Girişteki geniş avluya ve bar kısmına hakim olan ve mekanın tamamına
hükmeden at figürleri, mimar Ali Konya’nın özel seçimi. Asaleti ifade ettikleri
ve kupa konseptine uyduklarını düşündüklerinden dekorasyonda bu tür bir öğeye
yer verdiklerini söyleyen Uyunmas kupaların da kendileri için özel bir anlam
ifade ettiklerini dile getiriyor ve ekliyor: “Girişte temsili kupalar sergiliyoruz
gördüğünüz üzere. Konuklarımız kendi kazandıkları kupaları getirip
sergilememizi dahi isteyebiliyorlar. Biz de onları kırmıyoruz.” Genelde loş bir
havanın hüküm sürdüğü Coppa’da aydınlatmalar sayıca fazla tutulmuş. Aplikler,
spotlar ve led aydınlatmalarla tamamen aydınlatılan mekan asla gözü rahatsız
etmeyen, hoş bir seviyede ışıklandırılmış. “Olabildiğince her noktayı
aydınlatmak istedik. Bunun yanında ışık seviyesini de rahatsız etmeyecek
şekilde, düşük tutmaya çabaladık. Daha rahat bir ortam sağladık böylece.”
Mutfak:
Dünyadan Türkiye’ye…
Restoranın
pek çok farklı mutfağın özel seçenekleriyle oluşturulmuş mönüsü tam bir dünya
mutfağı örneği sunuyor. Park Şamdan’ları kuran Hüseyin Özbay’ın mutfak
konseptini hazırladığı Coppa’nın İtalyan, Çin, Meksika, Fransız ve Rus
lezzetlerinin ağırlıkta olduğu mönüsünde av yemekleri de göze çarpıyor. Cemal
Karadaş’ın başaşçı olarak görev yaptığı restoranın mönüsünde Hüseyin Özbay ve
Cemal Karadaş’ın yanısıra Coppa’ya Maki Hotel’den geçen Murat Yalvaç ve Ulus
29’dan geçen Kemal Evren’in de emekleri söz konusu. Hazır hiçbir malzemenin
kullanılmadığı mutfakta ekmekler de özel olarak hazırlanmakta. Coppa’nın
şimdiden bir müdavim kitlesi oluşturmuş olan ‘paça çorbası’ da unutulmamalı.
“Konuklarımız paça çorbamıza bayılıyor. Gelip yemek öncesinde, sonra gecenin
bitiminde içki sonrasında tekrar isteyenler bile oluyor.” Coppa’da Fransız,
İtalyan ve Güney Afrika şaraplarının da yer aldığı geniş bir şarap mönüsü de sunulmakta…”
Bar ve
‘club’
Coppa’nın
yemekleri ve dekorasyonu kadar ilgi çeken bir diğer özelliği de barı ve ‘club
konsepti.’ Dileyenlerin yemek yemeden canlı müzik eşliğinde içkilerini
yudumlayabilecekleri bar, haftasonu saat 23.00 itibariyle ‘club’ konseptiyle hizmete
devam ediyor. “Cuma ve cumartesi dj eşliğinde daha ‘club’a dönük bir ortamımız
söz konusu. Diğer günlerde saat 19.00’da başlayıp gece yarısına dek süren piyano
eşliğinde canlı müziğimiz var. Yerli, yabancı pop ve caz ağırlıklı müziğimizde
sanatçımız Serhan Aytaç’ın imzası var.”
Gelenlerin
içeri ilk girdiklerinde Coppa’nın ihtişamından ürkebildiklerini söyleyen
Kubilay Uyunmas zaman içinde konukların fikirlerinin değiştiğini de sözlerine
ekliyor: “Konukların mekana girerken ve mekandan çıkarken düşünceleri çok
değişiyor. Bunu herkes dile getiriyor.” Verdikleri hizmetin kalitesi oranında
fiyatlarını olabildiğince uygun tutmaya çabaladıklarını söyleyen genç yönetici,
“Başlangıcı, ana yemeği ve tatlısıyla, bir kadeh içkisiyle kişi başı 80-120 TL
arası bir fiyata çıkabiliyorsunuz Coppa’dan. Tabii bu fiyatlar aldığınız
içkinin türüne ve markasına göre farklılık gösteriyor” açıklamasını yapıyor.
Açılış
sonrası mekana ilişkin olarak umduklarının çok üzerinde olumlu geridönüşler
aldıklarını belirten Uyunmas öncelikli çabalarının Coppa’yı marka olarak
oturtmak olduğunu söylüyor ve sözlerini şöyle sonlandırıyor: “İnsanlar buradan
çok memnun, çok teşekkür ederek ayrılıyorlar. Bu sadece yemek anlamında ya da
sadece hizmet anlamında da değil. Hepsi bir bütün. Hem dekorasyondan, hem
mekanın yerinden, hem yemeklerden ve hizmetten, olabildiğince iyi tepkiler alıyoruz.
İlk başından bu yana konuklarımızdan illa ki geridönüş, fikir almak istiyoruz
ki hatalarımız varsa onları da görüp yerinde müdahale edebilelim. Ama şimdiye
kadar olabildiğince iyi tepkiler aldık, diyebilirim.”
Coppa’nın
masaüstü malzemeleri hem konsepte uyacak, hem şık olacak, hem de kaliteyi
koruyacak biçimde, birbirinden özel markalardan seçilmiş.
Çatal-kaşık-bıçaklarda WMF, çelik alaşımlı kadehlerde Schott Zwiesel, tuzluk
biberliklerde ise Jumbo markaları göze çarpıyor. Mekana özel yapılan Amerikan
servisleri, siyah masalarda gümüş renkte, diğer masalarda ise siyah renkte
kullanılmış. Coppa’nın leziz mutfağının mimarı ise Öztiryakiler.
www.coppa.com.tr