Güllü Konak
Şirince’nin gül kokulu konaklama noktası
Yolunuz bir gün Şirince’deki Güllü Konak’a düşerse kendinizi
bahçesindeki gül kokularının çekimine bırakın. Yüz yıllık evlerin, konakların
gölgesindeki bu Ege köyü taş sokakları, havasındaki lavanta kokusu, dağlardan
esen rüzgarıyla insanı büyülemeye yetiyor. Köyün zarafetle döşenen konaklama
noktası Güllü Konak ise insana çok farklı bir keyifleri vadediyor.
İzmir Selçuk’a bağlı Şirince köyü son yıllarda farklı türde
tatil yapmayı sevenler açısından çok önemli bir seyahat noktası oldu. Bu
küçücük köy, içinde binlerce güzellik saklıyor. Bu güzellikleri yüzyıllar önce
fark eden yerliler, köyün güzelliklerini saklamak için buraya Çirkince demiş. Daha
sonra dağa çıkan 40 kişinin köye verdiği Kırkınca ismi, zamanla kendisine
yakışanı hak ederek Şirince ile değişmiş. 19’uncu yüzyılda çoğunluğu Rumların
oluşturduğu köy, o tarihlerde bin 800 haneye ulaşmış. Köylüler, üzümünden
şarabına ovanın tüm nimetlerinin ticaretini yaparak geçimlerini sağlarmış.
Şimdilerde, yaklaşık 180’i ayakta kalan Şirince evleri, değerli birer kültürel
miras olarak korunuyor ve yenileniyor. Son yıllarda popülerleşen köy, açılan
küçük otellerle beraber hem yerli, hem de yabancı turistin dikkatini çekiyor.
Bunların sonuncusu ise Güllü Konağı…
Turizm sektörünün deneyimli markalarından Martı Grup’a bağlı
mekan, grubun diğer otellerinden çok farklı. Tarihi konak, butik otel statüsüne
sahip… Mübadele sırasında ilk sahibine kavuşan konakta, penceresinden tavanına
tam bir el emeği sergilenmiş. Dört dönümlük arazideki konak, 2001’de koruma
altına alınmış. Bu arada yıllardır Şirince’yi çok iyi tanıyan ve zaman zaman
burada yaşayan Oya Narin, bu konağı değerlendirmeye karar vermiş. Böylece renovasyon
çalışmaları başlamış. Mimar Nurdan Orhan’ın yedi ayda gerçekleştirdiği
yenilenmeden sonra tüm iç dekorasyonda da Mine Narin’in imzası var. Kapısından itibaren
otelin her köşesinde incelikli zevklerin detayları öne çıkıyor. Çini zemin,
ahşap ve bambu oturma grupları, porselen ve çini aksesuvarlar; lobiden odalara,
çeşitli konseptlerle biraraya geliyor. Güllü Konak misafirlerini ilk olarak Genel
Müdürü Esra Karşıyaka karşılıyor. Uzun yıllar hem yurtiçi, hem de yurtdışında
turizm sektöründe yer alan Karşıyaka, şimdilerde bu şirin köyde mesleğini sürdürüyor.
Otele girdikten sonra misafirlerin soluklanması için buzlu bir kadehte Mürver
Çiçeği şurubu ikram ediliyor. Yöreye has bu ağacın çiçeklerinden hazırlanan
içecek tatlı, ferah bir tat bırakıyor. Lobiden bahçeye yürürken çevredeki
rengarenk gül ağaçları konuklara eşlik ediyor. Ve taştan ve ahşap detaylarla
zenginleştirilmiş konak tüm güzelliğiyle ortaya çıkıyor.
Konakta yaşamanın ayrıcalığı
Güllü Konakları, altı odalı ve 12 kişi kapasiteli. Ev
konforuna sahip odalar sade ve şık dekorasyona sahip. Çini zeminli banyo ise
mazinin havasını taşırken, konforu da beraberinde sunuyor. Bir yanda ayaklı Fransız
küveti diğer yanda beyaz Louis Quinze bacaklı ahşap masanın üzerine oturtulmuş
lavabo ve üzerinde oymalı aynası ayrıca hamam tası,
kese, yöresel sabunlar ve peştamal takımları konakta yaşamanın
ayrıcalığını hissettiriyor. Havlular ve çarşaflar yüzde 100 pamuk… Her oda,
kendine has dekor ve renge sahipken gül çeşitlerinin isimleri de porselen
levhalarda kapılara asılmış. Porselen yumurta şeklindeki taş ise odaların anahtarı
görevinde. Esra Karşıyaka, hedef kitlelerinin yerli misafirler olduğunu
söylüyor. Ama Efes ve Selçuk’a gelen yabancı turistlerin de çok ilgisini
çekiyor. “Burası Şirince normlarının dışında… Kaliteli bir servisimiz var.
Keşfeden herkes tekrar geleceklerinin sözünü vererek ayrılıyor. Bu da bizi
memnun ediyor.” Güllü Konak, altı kişilik bir ekip tarafından idare ediliyor.
Spesiyal lezzetler
Konağın her köşesine bulaşan sadeliği mönüsünde de kendini
gösteriyor. Öyle uzun ve insanın kafasını karıştıran türden bir mönü yok burada.
Yöresel lezzetlerle uluslararası tatları karıştırarak oluşturdukları eklektik
bir mutfaklarının olduğunu anlatan Esra Karşıyaka, “Mönüde salatalar, ara
sıcaklar, ana yemekler ve tatlılar var. Ancak misafirlerimizin istediklerini de
hazırlıyoruz” diyor.
Zeytinyağlı bahçe salatası, közde patlıcan, ezine peynirli
ve balzamik soslu roka salatası, somon füme, avokado, portakal ve mango
salatası, yeşil salata çeşitleri üzerine bonfile ve kaşık salatası mönüde ilk
sırada… Ara sıcaklar siyah, yeşil zeytin ve domatesli kapardelle, lor peynirli
ve cevizli erişte, krep içinde tarçın ve baharatla tatlandırılmış kıymadan
oluşan ve domates sosla servis edilen kıymalı lupyadan oluşuyor. Ana yemeklerde
de Ege otları ile pişirilmiş tavukgöğsü hafif krema sosu ve arpacık soğanı ile
servis ediliyor, közde patlıcan, fesleğen ve zeytinyağıyla tatlandırılmış
ızgara levrek, karnabahar püresi ve sebzelerle kuzu bonfit, biberiyeli patates
püresi ve dömi glas sosla servis edilen bonfilenin yanısıra yöresel tatlardan
da yuvarlama ve sakızlı sebzeli güveç bulunuyor. Tatlılar ise çilek soslu pannacota,
bal soslu şokolamus ve creme brulee’den oluşuyor. Meyve şaraplarıyla ünlü Şirince’ye
ait Kaplankaya markasının yer aldığı şarap mönüsünde Doluca, Sarafin ve DLC
çeşitleri var. Ayrıca zeytinyağı, süt, reçel, peynir, lahana, brokoli, marul ve
maydanozu da kendileri üretiyor.
Güllü Konağı misafirlerine huzurla birlikte pek çok
aktiviteye de katılma imkanı da sunuyor. Köyde yürüyüş, Kuşadası yolunda ata
binmek, atv araçlarıyla üç saatlik turlara katılmak ayrıca Efes Antik Şehir
gezisi, Meryemana Müzesi, Selçuk Müzesi, İsabey Camii, Artemis Tapınağı, Yedi
Uyuyanlar mağarasına da tarihi ve kültürel geziler de yapılabiliyor. Esra
Karşıyaka, misafirlerini huzurlu bir ortam sunarken yoga, nefes çalışmaları gibi
spritüel çalışmalara da evsahipliği yaptıklarına dikkat çekiyor.
Çevreye de saygılı
Turizm sektöründe, son yıllarda bazı tesislerim titizlik
gösterdiği çevreye duyarlı olma durumu Güllü Konak’ta da çokça hakim… Odalarda
yerleştirilen minik kartlarda havlu ve çarşafların gerektiğinde değiştirilmesi
için ve elektriğin dikkatli kullanılması için notlar yazılı.
Karşıyaka, “Küçük de olsak çevreye duyarlı olmalıyız.
Mekanlar bulundukları coğrafi ve tarihi özelliklerinden dolayı değerlenir.
Bunun için bulunduğumuz çevreye özen göstermeliyiz” diyor. Karşıyaka, bir de
yıl sonuna doğru gerçekleşecek ve ekolojik açıdan otellerin neler yapması
gerektiğinden oluşan bir proje hazırlandığını ve onaylanırsa kendi bünyelerinden
belirlenen kişilere Avrupa’da çevreye yararlı otellerde staj yapma imkanı
sunulacağını anlattı.
Tel: 0232 898 31 31