26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


Sonraki Sayfa >>

Arnavutköy’de bir sos dehası

 

Onun için yemek yapmak bir hayat biçimi! Çocuk yaşta girdiği mutfaktan 25 yıldır çıkmayan Turgay Usta, hazırladığı birbirinden özel soslarla dünyanın lezzetini yaşamın tüm renklerini kullanarak yansıtıyor tabaklara…

 

 

İşi mutfağında öğrendim” derler ya, Turgay Usta için de söylenilebilecek en doğru laf bu! Yaklaşık olarak çeyrek yüzyıldır bu işi yapıyor ve bir çeyrek daha devirmeye son derece hazır görünüyor. İşini öyle keyifle yapıyor ve bunca deneyimine rağmen öğrenmeye hala öyle istekli ki, yemek yapmanın kendisi için hayatın ta kendisi demek olduğunu onu mutfakta izlerken anlıyorsunuz. Şef denince ilk akla gelen coğrafyadan değil Turgay Bulut. 1962 Ardahan doğumlu. Kalabalık bir ailenin ortancalarından… Yıllar sonra hayatını şekillendirecek olan mutfak, sadece kadınların sahasıymış onların evinde. Ama yine de annesinin ve ablalarının eteklerinin dibinde dolaştığı mutfak, tüm duyularını harekete geçirmekte gecikmemiş. Eşsiz aroma ve lezzetler bir süre sonra aklını kurcalamaya başlamış. Bilinçli bir karar almış olmasa da küçük yaştan itibaren zihninde yer etmiş yemek yapmak. Zaman geçip lise yılları geldiğinde yolu ilk kez İstanbul’a düşmüş. Lisenin ardından hayata atılma isteği ağır basınca çok sevdiği mutfak işinde çalışma kararı almış çabukça. İşi de mutfağında öğrenmiş üstelik.

 

Elma Soslu Domuz Bonfile

 

Kışladan Çin lokantasına

 

Çıraklıkla başladığı lezzet serüveninin ilk durakları kış aylarında İstanbul’un Anadolu yakasındaki restoranlar, yaz aylarında ise Çınarcık olmuş. 1982’de askere gitmesi çoğu çalışanda olduğu gibi meslek yaşamında bir duraksama değil aksine bir hareketlenme yaratmış. Fenerbahçe Orduevi’nde geçirdiği aylar boyunca Türkiye’nin birçok yerinden seçilmiş aşçılarla tanışma fırsatını yakalamış. Tezkereye bir ay kala yemeklerini hazırladığı orduevi düğününün sahiplerinden birinin Sheraton Hotel’in halkla ilişkiler yöneticisi Aslan Türker olması meslek yaşamında yeni bir dönemi başlatmış. Bebek’te bir Çin lokantası açacaklarını söyleyen Türker, Turgay Usta’ya yepyeni bir teklifle gelmiş. O dönemde İstanbul’da dahi çok tanınmayan Uzakdoğu mutfağı şefin maceracı ruhunu harekete geçirmiş ve Turgay Bulut gerçek Çinlilerin çalıştığı bu mekânın ilk Türk aşçıbaşısı olmuş. Dolayısıyla bugün Uzakdoğu mutfağında dehasını konuşturan şef için tam bir okulmuş bu Çin lokantası.

 

Gümüş balığıyla hazırlanan Aterina Tava.

 

Aşçıbaşı unvanını yakalayınca tekliflerin de arkası gelmeye başlamış Turgay Usta için. Çok sevdiği Uzakdoğu mutfağından hayır diyemeyeceği bir mekâna, Vakko Beyoğlu mağazasının ‘Çay Bahçesi’ adındaki cafe-restoranına geçmiş. Mutfak alanında her tür bilgiye seve seve kucak açan yetenekli şef, Vakko’nun İsviçreli çikolata ustasıyla çikolata yapımına girişirken gözbebeği olan Çin yemeklerini de mekana dahil etmeyi unutmamış. Bir yandan Çay Bahçesi’nde çalışmalarını sürdürürken bir yandan da o yıllarda İstanbul ve Akdeniz’deki pek çok otel restoranı için mutfak kadroları oluşturmuş. Ataköy Galleria açılınca mekânın içindeki ender ‘a la carte’ restoranlardan biri olan Gastro’da çalışmaya başlamış. Orada da Çin ve Türk mutfağından örnekler sergilemiş. Gastro’da geçen 2,5 yılın ardından dönemin gözde mekânlarından bir Çapa işletmesi olan Etiler Adres’e aşçıbaşı olarak geçmiş. Bu dönemin mesleki açıdan profesyonelliğinin tescillendiği bir dönem olduğunu söyleyen Turgay Bulut, o dönem Adres’in yanı sıra İstanbul’un pek çok otelinde ‘Uzakdoğu Geceleri’ hazırlamış. Sene 1996 olduğunda Atatürk Havalimanı içerisinde İstanbul Havayolları’nın fast-food ve ‘a la carte’ restoranlarında şeflik yapmış. Üç yıllık havaalanı macerası önüne açılan yeni bir sayfa ile sona ermiş ve rotasını Kıbrıs’a çevirmiş.

 

 

Kendi sektöründe dernekleşmenin gerekliliğine inanan Turgay Bulut, Mutfak Profesyonelleri Derneği’nin kurucu üyelerinden... Başarılı şef, başlangıçta Türkiye’deki aşçıları biraraya getirmek amacıyla kurulan derneğin sonradan yön ve politika değiştirdiğini düşündüğünden ayrılma kararı almış. Ama bu yöndeki çalışmalarına son vermiş değil. Yakın zamanda kendi alanında yeni bir oluşum başlatmayı düşünüyor. 

 

Kıbrıs macerası

 

Mutfağın yanısıra hayatında da sürekli yeniliklerin izini süren Turgay Usta, 2000 yılında yepyeni bir proje kapsamında Kıbrıs’a gitmiş. Kıbrıs Merit Otel’de 1,5 yıllık çalışması sonucunda topluluklara yemek sunmakla birebir hizmetin farkını anlayıp çoğunluğa yemek yapmanın kendisine zevk vermediğini fark etmiş ve büyük otellerde çalışmama kararı almış. Bundan sonraki yönelimi hep “a la carte” olmuş. Kıbrıs’ta esaslı çalışmalarını da bu noktadan sonra Girne’de bir İngiliz işletmesi Efendi House’ta sürdürmüş. Başarılı bir İngiliz şef olan Andy’nin işlettiği mekân Turgay Bulut için adeta ikinci bir okul olmuş. Tam bir yemek delisi olan Andy, Turgay Bulut’un da tutkunu olduğu Uzakdoğu yemeklerinin yanısıra Fransız Mutfağı konusunda uzmanmış. Tarihi bir bina restore edilerek hazırlanmış restoranda işe öncelikle mönüyü hazırlamakla başlamışlar. Bir ay kadar da yemek demolarını yapmakla uğraşmışlar. Andy’nin özellikle de Fransız Mutfağı’nı oluşturan soslar konusunda uzmanlığı Bulut’un mutfak anlayışını oldukça etkilemiş. Yemeğin özünü sosun oluşturduğunu bu dönemde anlamış. Bir gün pişirdiği mercimek çorbasını Andy’nin hazırladığı Çin yemeğinde sos olarak kullandığını görünce füzyonla da tanışmış. Andy ile Uzakdoğu, Türk ve Fransız mutfaklarını karıştırıp oldukça leziz sonuçlar elde etmişler. Turgay Usta o döneme ilişkin anılarını bizimle paylaşırken “Andy ile çalışıp Kıbrıs’tan döndüğümde kendimi aşçılık okulundan yeni mezun bir öğrenci gibi hissettim,” diyor.

 

‘A la carte’ tutkusu

 

Turgay Bulut, son dönemde Antalya Çıralı’da işletilen butik otel Olympos Lodge’da çalışmış. Mekanın en fazla kırk kişiye hizmet veren ‘a la carte’ restoranında kendi tabiriyle ‘kişiye özel’ uygulamalar yapan Bulut, hizmet anlayışını da şu sözlerle değerlendiriyor: “Öyle 100-200 kişiye yemek yapmayı sevmem ben. Bu iş ‘her şey dahil’ mantığıyla yapılınca hiç zevk vermiyor. Birebir hizmeti çok seviyorum. ‘A la carte’ ile insanları mutlu etmek çok güzel. ‘A la carte’da insanlar ne yediklerini ve kimin yaptığını çok iyi biliyorlar. Bu şekilde çalıştığımda yemeklerimle insanların midesine indiğimi hissediyorum!”

Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69426 - unknown - 38.107.179.236