26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Sektörün İtibarı...

 

 

Paslanmaz çelikte yaşanan büyük fiyat artışları yeni ‘paslanmaz’ serilerinin endüstriyel mutfak dünyasına girmesine neden oldu. Bunların en temel özelliği gözle veya basit yöntemlerle diğer paslanmaz çelik tiplerinden ayırdedilememesidir. Bu yeni malzemelerin endüstriye girmesi bir yandan yeni olanaklar yaratırken öte yandan tehditler ortaya çıkarmaktadır...

 

Semih ORCAN

TUSİD Yönetim Kurulu Başkanı

 

Endüstriyel mutfak ve çamaşırhane sektörü bir süredir paslanmaz çelik fiyatlarının aşırı yüksekliğinden şikayet ediyor. Bunun temel nedeni paslanmaz çeliğin önemli bir girdisi olan nikel fiyatlarındaki büyük artışlardır. Nikel fiyatları, 5 yıldır kesintisiz olarak yükseliyor. Endüstriyel mutfak ve çamaşırhane sektörünün kullandığı paslanmaz çelik tiplerinin ortalama yüzde10 oranında nikel içerdiğini düşünürsek bu artışın nasıl bir etki yapacağı açıkça görülür. Öte yandan Çin ve Hindistan’ın paslanmaz çelik tüketimlerini yüzde 35 oranında artırmış olmaları da dünya paslanmaz fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.

304 kalite rulo paslanmaz çeliğin fiyatı 2006 yılbaşında ton başına ortalama 2000 ABD Doları iken Mayıs 2007’de 5500-6000 Dolar civarında dolaştı. Mayıs ayında 52,000 Dolara vuran nikel fiyatları bu yazının yazıldığı Ağustos ayı başında 30 bin dolarlara inmiş bulunuyor. Ancak bu düşüşün henüz paslanmaz çelik fiyatlarına aynı oranda yansımadığı görülüyor.

Paslanmaz çelik fiyatlarındaki bu dalgalanma özellikle endüstriyel mutfak ve çamaşırhane sektöründe negatif etkiler doğuruyor; mamul fiyatlarında istirarsızlık orta ve uzun vadeli mal taahütlerinin yapılamamısına neden oluyor.

 

Endüstriyel mutfak ve çamaşırhane sektöründe imalatta en yoğun biçimde kullanılan malzeme, kaliteli ve nispeten pahalı olan paslanmaz çeliğin bir tipi olan AISI 304’dür. Ancak tüm dünyada endüstriyel mutfak ve çamaşırhane ekipmanları üretiminde farklı paslanmaz çelik tipleri kadar paslanmaz çelik olmayan malzemeler de kullanılagelmiştir. Bu anlamda değişik malzemelerin kullanılıyor olması olağandışı ve yeni bir gelişme değildir.  Bazılarının öncelikle tercih edilmesinin maliyet sorunu olabileceği gibi bazen de bu malzemelerin farklı kimyasal ya da fiziksel reaksiyonlarıyla ön plana çıkmalarıdır.

Bu malzemelerin birçoğunun ne olduğu nihai tüketici tarafından bile ya sadece gözle veya çok basit yöntemlerle kolayca saptanabilir. Oysa paslanmaz çelikte yaşanan büyük fiyat artışları yeni ‘paslanmaz’ serilerinin endüstriyel mutfak dünyasına girmesine neden oldu. Bunların en temel özelliği gözle veya basit yöntemlerle diğer paslanmaz çelik tiplerinden ayırdedilememesidir. Oysa bunlar kimyasal özellikleriyle bizim alışık olduğumuz 300 serisi paslanmaz çelik tiplerinden oldukça faklılıklar gösterir. 300 serisine göre fiyatı oldukça düşük olan 200 serisi daha düşük krom ve özellikle düşük nikel içeriği ve daha yüksek mangan yüzdesiyle öne çıkar.

 

Bu yeni malzemelerin endüstriye girmesi bir yandan yeni olanaklar yaratırken öte yandan tehditler ortaya çıkarmaktadır... 200 serisi paslanmaz çelik tipleri doğru kullanıldıkları takdirde gerek fiyatı gerekse fiziksel özellikleriyle olumlu bir alternatif olmaya adaydır.

 

Ancak ucuz olmasının nedeni düşük nikel ve krom oranıdır ve bu özelliği ile olumsuz yanları da içinde taşımaktadır. Korozyona karşı dayanıklılığın, derin çekme kabileyetinin ve elastikiyetinin düşük olması başlıca zayıflıklarıdır. Üstelik Çin ve Hindistan uluslararası standartlar arasında bile bulunmayan çok düşük nikel (yüzde 1) ve oldukça yüksek oranda sulfür ve karbon içeren 200 serisi ‘paslanmaz çelik’ türlerini uluslararası piyasaya sürmektedir.

 

Eğer endüstrimiz bu yeni malzemeler konusunda doğru bir ticari tutum takınamazsa korkarım bu gelişme haksız rekabete yolaçmasının yanı sıra sektörü itibar kaybına da uğratacaktır. Oysa bu tehditi engeleyecek çözüm basittir. Tek yöntem tüm üreticilerin her ekipman için ne tür malzeme kullanıldığını bütün dokümantasyonlarında belirtmeleridir. Bu tutum, nihai tüketici karşısında sektörün itibarını korur; aksi uzun vadede silinemeyecek şüpheler ve güvensizlikleri ortaya çıkarır. Çare büyük üreticilerin nihai tüketiciye karşı açıklık politikası izlemesinden geçiyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69454 - unknown - 38.107.179.237