26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Minik bir tas bulyondan doğan restoran…

 

Gündelik yaşamın vazgeçilmez parçalarındandır restoranlar…

Dışarıya adım attığınızda neredeyse her köşede bir restoran görüverirsiniz. Peki bu restoranlar ne zaman ortaya çıktı, merak ediyor musunuz?

O zaman buyurun Eda Özsoy’un yorumu ile Rebecca L. Spang imzalı “Restoranın İcadı” kitabından bir zamanlar hastaları iyileştirmek için kullanılan bir yemek olan restoranın nasıl bugünlere geldiğini öğrenmeye…

 

 

Kitaptan bazı alıntılar:

* Restoran yemek yenen bir yer olmadan yüzyıllar önce, hatta böyle bir yer haline geldikten on yıllar sonra bile yenecek bir şey, şifalı etsuyuydu. 18. yüzyılda yemek üzerine yazılmış pek çok Fransızca kitapta, acı çeken hastalara şifa olacağını, tatsız-tuzsuz soslara lezzet katacağını garanti ettikleri, restoran denilen ve esası bulyona dayanan ilaçlarla ilgili uzun tarifler bulunurdu.

 

* Yıllardan sonra Paris’in restoranları ve onların yeni keşfedilmiş mutfak büyüleri, hızla yayıldı. Restoranlar artık başkentin icadı ve oradaki hazların ikonuydu. Restoran protokolüne, adetlerine ve sözlüğüne aşina olmak, özünde Parisli ve adamakıllı incelmiş olmak demekti. Onlar modern Paris yaşamının hakiki amblemleri haline gelmişti…

 

 

Restoranın İcadı, Paris ve Modern Gastronomi Kültürü adlı kitabı elime aldığımda bu kadar çok şaşıracağımı düşünmüyordum açıkçası. Dost Kitabevi tarafından basılan ve Rebecca l. Spang’ın yazdığı kitabın ilk birkaç sayfasını okumam bile yetti şaşkınlığımın artmasına…

Restoran kelimesinin bir zamanlar hasta birine yeniden gücünü kazandırma özelliğine sahip yemek ya da ilaç olarak kullanıldığını bilmiyordum doğrusu. Kitaba göre gastrominin başkenti Fransa’da devrimden önce restoran kelimesi, çok farklı bir anlamda kullanılıyor: “Hasta ya da bitkin birine gücünü yeniden kazandırma özelliğine sahip yemek ya da ilaç”. Yani Fransız devriminden önce hastalara şifa bulması için bir çeşit bulyondan oluşan restoranlar verilirmiş. Konsome ve keklik çorbası en mükemmel restoranlardan bazılarıymış.

 

Şaşırtan bölümler

Kitabın sayfalarını çevirdikçe 18. yüzyılda et suyu yani restoranın nasıl yeme-içme kültürü haline dönüştüğüne tanıklık ettim. Yapıtın yazarı Rebecca L. Spang, insanın bu temel fiziksel gereksiniminin uygarlığa kattığı anlamı disiplinler ve kültürler arası bir çizgide irdeliyor. Ancien régime döneminde yaşamış şefler hakkındaki genel yargıyı tersine çevirirken sürülmüş, kovuşturmaya uğramış, giyotinle idam edilmiş bu öncülerin uzun soluklu bir toplumsal evrimi başlatan siyasal ya da askeri liderlerin gölgesinden sıyrıldığı alternatif bir bakışı tüm zenginliğiyle ortaya koyuyor. Restoranın “yemek yenecek bir yer” olmaktan hayli uzun zaman önce “yenecek bir şey” olduğu XVIII. yüzyıl Fransa’sına odaklanan bu yapıt, kültürel tarihin ya da toplumsal adet ve göreneklerle ilgili bir soruşturmanın kapsamını aşıyor. Devrim öncesi dönemde ortaya çıkan restoranlar, hemen arifesinde boy verdiği o büyük siyasal ve sosyal dönüşümün temel dinamiklerinden biri olmaya varan bir

etki yaratıyor her yönüyle.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68193 - unknown - 38.107.179.238