TAV’ın ekip ruhunu yansıtan
başarılı ismi: Eda Özelmas
TAV İşletme
Hizmetleri AŞ Genel Müdürü Eda Özelmas, hem kariyerinin hem de havacılık
sektörünün kilit noktasında. Ayın 15 gününü farklı ülkelere seyahat ederek
geçiriyor.
O bir işkadını,
genç yaşına karşın tüm sorumluluklarının ötesinde aynı zamanda bir anne... İşte,
iş dünyasının başarılı kadınları arasında yer alan Eda Özelmas'ın işinden ayrılabildiği
zamanlarında vakit geçirdiği evinde oğlu Kaan ile paylaştığı hayatı ve
idealleri...

Üniversite
yıllarından beri aralıksız çalışıyor Eda Özelmas... Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme
Bölümü'nde okurken yaz aylarında başlayan çalışma hayatı, okul sonrasında süren
yoğun tempo ile bugüne kadar devam etmiş. Önceleri tekstil sektöründe adını
duyurmuş, 1995-1997 yılları arasında kendi firmasını kurmuş. Ama zamanla bu
durumun onu mutlu etmekten çok yorucu bir hayat temposuna dönüştüğünü farkeder
olmuş. Tekstil sektörünün krize girdiği 1997 yılında ise tekstile veda etmiş.
" Yap-İşlet-Devret" modeli ile yapılan İstanbul Atatürk Havalimanı'nın
şantiyesinde çalışarak girdiği TAV ailesinde, yıllar yılları kovaladıkça emin
adımlarla çıkmış yüksek merdivenleri. Şimdi o merdivenlerin tepelerinde, TAV İşletme
Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü...
Siz hem
bir anne, hem de çok önemli bir iş kadınısınız; ikisini birarada yürütebilmek
için ne gibi fedakarlıklar yapmak zorunda kalıyorsunuz?
Eda
Özelmas: Aslında hayatınızın tamamı iş oluyor, kendinize ayırdığınız zaman ise
kısıtlı. Geriye kalan zamanlarsa çocuğumla geçiyor. İşimin temposu çok yüksek.
Aslında bunun biraz bencillik olduğunu düşünüyorum. Haz aldığım, keyif aldığım
işi yapıyorum ama oğlumdan çaldığım zamanları kendime zaman ayırmayarak
gidermeye çalışıyorum. Oğlum beni çok özlüyor, çünkü çok sıklıkla
seyahatlerimiz var. Yurtdışında iki tane ayrı işletmeye başladık. Tiflis ve
Batum’da da faaliyetlerimiz başladı. Yeni bir ihale kazandık Tunus’ta. Temel
attık ve Tunus’a da gidip gelmelerimiz başladı. O hedeflere ulaşmak için de
daha yüksek tempoyla çalışıyorum. Ayın 15-20 gününü yurtdışında geçiriyorum.
Ankara ve İzmir de benim genel müdürlüğüme bağlı.

Eda
Özelmas'ın oğlu Kaan, ilk kez uçağa altı aylıkken binmiş. Zaman zaman annesine
olan özlemini onunla birlikte seyahat ederek gideren beş yaşındaki Kaan evde sıkıldığında
otele gitmek istiyor.
TAV Çok
hızlı bir büyüme yaşıyor, sizin hedefleriniz nelerdir?
E.Ö: Firma
olarak kendimize koyduğumuz hedef, işletmecilik konusunda bir marka olmaktı ve
bunun için de o markanın oluşması için koşturduk. Bizim hedefimiz kısa vadede
terminal sayımızı 10'a çıkarmak.
Biz bir
yandan havalimanı işletmeciliği yaparken, bir yandan da inşaat ve güvenlik şirketlerimizin
de işlerini yürütüyoruz.
Birçok
konuda faaliyet gösteriyoruz, ama tabii ki esas konumuz havalimanı işletmeciliği.
Türkiye’deki
havacılık sektörünü değerlendirir misiniz?
Her geçen
gün artış var, zaten ülkeye gelen turist sayısında da bu artış gözleniyor. Yeni
havayolları, havalimanları talep olmasa açılmaz. Bizim ilgilendiğimiz Ankara ve
İzmir var. Kendimize hedef aldığımız Türkiye’de başka bir terminal yok,
hedeflerimiz arasında yurtdışındaki terminaller yer alıyor. Oğlumla kaliteli
zaman geçiriyorum...
Anne
olan bir iş kadını olmanın zor yanları nelerdir?
E.Ö: Hem
çok iyi bir anne, hem çok iyi bir iş kadını, hem çok iyi bir arkadaş olmak; hepsini
birarada becerebilmek mümkün değil. Ama işteki sorumluluklarınız, herkesi
etkilediği için, eksiklikleri kaldırmıyor. Biz şirkette hepimiz birbirimizin
eksikliklerini kapatıyoruz. Çok iyi bir ekibiz.
TAV’ın en
büyük özelliği ekip ruhuyla çalışması ve TAV’ın ekibi yıllardır birarada çalışıyor,
aramıza yeni katılan arkadaşlar dahi sanki yıllardır bizimle çalışıyor gibi
ayak uydurabiliyorlar tempomuza. TAV çok keyifli bir firma, sürekli değişken işler,
farklı yerler yorsa da keyif alıyorsunuz. Tabii ev hayatı bir yandan aksıyor.
Evde çalışanların hakkı ve emeği çok büyük ve önemli benim için. Onun dışında
anneanne ve dede de destek veriyor. Oğlumla beraber olduğumuz zamanlarda onunla
çok kaliteli zaman geçiriyoruz. Ben 12 saatimi onunla geçirsem belki Kaan’a bu
kadar çok şey veremem. Ama birlikte geçirdiğim zaman çok daha faydalı olduğumu
düşünüyorum, çünkü faydalı olmak için neler yapabileceğimi düşünüp ona göre
hareket ediyorum.

Mutfakta
ne kadar vakit geçiriyorsunuz?
E:Ö: Eğer
vaktim varsa mutfak benim için bir terapi merkezi, ben yemek yapmaktan çok
keyif alıyorum ve kafamdaki her şeyi unutuyorum. Beni üzen ve stres yaptığım
konuları ruhuma unutturabileceğim tek yer mutfak. Kendim yapıyorum yemekleri.
Ancak haftaarası gecenin 10’undan sonra yapmak çok zor oluyor. Ama haftasonları
mutlaka birkaç çeşit yemek yaparım. İşkadınları artık biraz daha pratik. Hayatınıza
pratikleşme zorunluluğu geliyor. Mesela işkadınları yoğunluktan dondurulmuş gıdalara
yönelirler ama ben dışarıdan dondurulmuş gıda almayı sevmiyorum. Donduracaksam
bile taze taze kendi elimle ayıklayıp, kendi dondurulmuş gıdamı kendim yaratıyorum.
Başarının
sırrı; kendini tanımak!
Eda
Özelmas, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen seminerlere konuşmacı olarak
katılmaya hazırlanıyor. Başarının sırları hakkında tüyolar verecek olan
Özelmas, iş hayatında başarı için kişinin öncelikle kendini iyi tanıması
gerektiğine inanıyor. “Ben neyi yapabilirim?”, “Neleri yapmayı seviyorum?” gibi
soruların yanıtlarının bulunması ve kararların bu yanıtlara göre belirlenmesi
gerektiğini de sözlerine ekliyor. "İşteki başarı tamamen alacağınız
keyifle alakalı, keyifse sizin kimliğinizle ilgili. Eğer siz rakamlardan hoşlanmıyorsanız
finansçı olamazsınız, eğer ilişkileriniz, konuşma kabiliyetiniz iyiyse iyi bir
pazarlama uzmanı olabilirsiniz. İnsanın önce kendini teşhis edip mesleğini ona
göre seçmesi gerekiyor." Yanlış sınav sistemleri ve aile baskıları
yüzünden kişilerin sevmedikleri işlere yöneldiğini de söyleyen Özelmas, başarının
sırlarının öncelikle disiplinli olmak ve işini sevmek olduğunu belirtiyor.