Mehmet Tevfik Dinçer:
Bakliyat sektörü için savaşta!

25
yıldır bakliyat sektörünün odağında bir isim, Mehmet Tevfik Dinçer. Türkiye’de
bu sektörde bir şeyleri değiştirmek ve geliştirmek misyonunu şimdilerde
PAKDER’e taşıyor…
Dinçer
Gıda ile başladığı bakliyat serüvenine tüm hızıyla devam eden Mehmet Tevfik
Dinçer sektörde odak noktası teşkil eden Tarım Ürünleri, Hububat Bakliyat
İşleme ve Paketleme Sanayicileri Derneği, kısa adıyla PAKDER’in başındaki isim.
Sektörde bu işe yıllarını vermiş ve marka olmuş, sektöre yön veren firmaların
bir araya gelerek kurdukları PAKDER, 30 Haziran 2001’den bu yana faaliyette.
Kuruluş amacı, sektördeki sorunların tespitinde ve bu sorunların aşılmasında,
devletin ilgili kurum ve kuruluşlarıyla ilişkilerinde aktif rol almak ve bu
çalışmalara katkı sağlamak olan dernek, sektör firmaları arasındaki dayanışma
ve kaynaşmayı teşvik ederek işbirliklerini güçlendirmeyi ve bu sayede sektörel
sorunların çözüm odağı olmayı hedefliyor. Dernek alt yapısı ve çalışmaları
itibariyle istihdam olanağı sunma, katma değer yaratma, tarımsal üretimleri ön
eleme ve işlemden geçirildikten sonra ülkemiz tüketicisine ulaştırma, aynı
zamanda nadide tarımsal üretimimizin yurt dışına ihracıyla bu ürünleri
yabancılara tanıtımda çok önemli bir görev üstlenmekte.

Sektördeki
sorunlar
Türkiye’deki
birçok sektörle birlikte bakliyat sektöründe de yaşanan sıkıntılar belli
başlıklar altında toplanıyor. Kayıtdışılık, kurumsal çalışmalarda sektörü ve
firmaları olumsuz etkileyen unsurların başında geliyor. Denetimlerdeki
yetersizlik, haksız rekabet yaratırken enerji, vergi ve SSK primlerinin
yüksekliği firmalarda sektörün geleceğine yönelik isteksizliğe yol açıryo.
Pirinç ve bulgur gibi bazı ürünlerdeki KDV oranlarının yüksekliği de
kayıtdışılığı tetikliyor. Tüm bu olumsuzluklara karşın PAKDER’in de üyesi
olduğu Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu şemsiyesi altında,
tüm gıda derneklerinin yoğun çalışmaları devam ediyor.

PAKDER’in
çabaları devam ediyor
Ülkemizde
gıda ürünlerinin denetimi konusunda sivil toplum örgütlerinin mutlaka yeni bir
yasal düzenlemeyle devreye sokulması gerekmekte. PAKDER bu amaçla İstanbul
Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği son sınıf öğrencileri ile önce İstanbul
daha sonra İzmir’de ve ardından Gaziantep’te yerel marketlerde pirinç ve
bakliyat ürünlerinin dolum kapasiteleri, markası, fiyatlandırma, üretim
izinleri ve açıkta mal satışının yapılıp yapılmadığı konusunda market
araştırmaları yaptırmıştır. Bu araştırmalar rapor halinde Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na gönderiliyor. Bu örnekler bize
denetim konusunda sivil toplum örgütlerinin fevkalade başarılı çalışmalar
yapabileceğini gösteriyor. Bakliyat ve pirinç tarımından elde edilen ürünler,
PAKDER üyelerinin hammadesi. Bu anlamda tarım üretimi, ithalatı tarım
politikaları üreticileri yakından ilgilendiriyor. Bu politikalar belirlenirken
hem çiftçiyi, hem sanayiciyi hem de tüketiciyi mutlu edecek politikalara
ihtiyaç var. Tüm bu konu başlıklarında PAKDER’in çalışmaları halen aralıksız
olarak sürüyor.

AB
sürecine ilişkin
Avrupa
Birliği sürecinin ülkemizdeki hassasiyetinin bilincinde olan PAKDER’in bu
sürece ilişkin tespitleri de sektör açısından büyük önem taşımakta. Türk tarımı
ve AB tarımı arasında büyük yapısal farklılıkların varlığı ve bunların
giderilebilmesi için müzakereler sırasında ulusal bütçede ciddi desteklerin
alınmasının gerekliği biliniyor. Tarımda önemli sorunlardan birinin verimlilik
olduğu düşünülürse verimlilik ve rekabet gücünün arttırılması için gerekli tedbirler
acilen alınmak zorunda. Konu ile ilgili olarak Tevfik Dinçer son olarak, “Tarım
ve kalkınma politikaları birlikte uygulanmalıdır. Tarımsal araştırma ve
geliştirme çalışmaları bakanlık, üniversite ve ilgili sivil toplum
kuruluşlarının işbirliği ile güçlendirilmeli ve ortak çalışmalar yapılmalıdır.
Sonuç olarak tarımda çok büyük bir bilgi açığı vardır. Bu açık süratle
giderilmelidir. Bu anlamda tarım sektöründeki mevcut çarpıklıkların
düzeltilmesi ve tarım alanındaki sorunların giderilmesi ülkemizin kalkınma
dinamiğinin itici gücü olacaktır” diyor.
Dinçer
Gıda’ya göz atalım…
1980 yılından
bu yana gıda ve bakliyat piyasasında faaliyet gösteren Dinçer Gıda
hipermarketçiliğin ülkemize girmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte ülkemizde yaşanan
bu değişim sürecini yakından izlemiş ve bu konuda gerekli çalışmaları yaparak
90’lı yıllardan itibaren açık ürünlerin yanı sıra paket bakliyat üreticisi olmuştur.
Firmanın tüm tarımsal ürünleri içeren portföyünün öne çıkan ürünleri arasında;
baldo ve osmancık pirinç çeşitleri, kırmızı mercimek, pilavlık ve köftelik
bulgur çeşitleri, yeşil mercimek ve nohut başta geliyor. Dinçer Gıda; tarımsal
ürünlerde, ülkemizin yurtdışındaki Türk malı imajına katkı sağlayacak bir anlayışla
ve sorumlulukla uzun yıllardır üretim yapıyor.