26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Şeytanın şarabı, kralların içkisi…

 

Şampanya

 

 

 

Dünyanın en özel ve lüks içkisi…

 

Diğer içkilerden onu ayıran en büyük özelliği ise her şişesinin farklı bir tadı olması… Aslında kutlamaların, en güzel gecelerin, vazgeçilmez içkisi olarak bilinmesine karşın alkol oranı düşük olduğundan günün her saatinde tüketilmeye uygun olan şampanya, ülkemizde hak ettiği ilgiyi göremiyor! İthalatçı ve üretici firma temsilcilerine bakılırsa bunda yüksek vergilerin de payı büyük!..

 

Şampanya bir şaraptır, hem de köpüklüsünden, özel bir kutlama içkisi olarak bilinir. Türkiye’de köpüklü şaraplara “şampanya” denir. Gece eğlencelerinin, kutlamaların, gece kulüplerinin ‘şanlı’ içkisidir. Kulüplerde, patlatılarak zenginliğin göstergesi olarak ülkemizde yanlış bir anlayış benimsenmiştir. Soğuk servis edilmesi, patlatılarak birçoğunun yere dökülmesi gibi alışılmış yanlışlıkları vardır. Ülkemizde şampanya ile ilgili öyle çok yanlışlıklar, öyle çok bilinçsizlikler vardır ki… Oysa şampanya; yapımından, duruşuna, ikramından, içimine kadar belli kriterleri bulunan çok özel bir içkidir. Türkiye’nin en iyi şarap uzmanları değişik görüşler belirterek şampanya konusunda ortak bir nokta da birleşirler: Şampanya çok özel bir içkidir, içkilerin kralıdır…

 

   

 

Zafer kazandığında şampanyayı hak edersin, mağlup olduğunda zaten şampanyaya ihtiyacın olur.”

 

 - İmparator Napoleon Bonaparte

 

Şampanyanın babası; Dom Perignon

 

Fransa’nın kuzeydoğusunda Paris’e 140 km uzaklıkta bulunan Champagne bölgesinde başlıyor şampanyanın serüveni… 1700’lü yıllarda şarapçılığın kilisenin eline geçmesi ile başlayan hikaye, şampanyanın babası olarak bilinen Dom Perignon’un kilisenin rahibi olmasıyla devam ediyor. Savaş dönemi olmasından dolayı, insanlar mal varlıklarının çoğunu, savaşta öleceklerini ve bir daha geri dönmeyeceklerini düşünerek kiliseye bağışlıyor. Kilisenin rahibi Dom Perignon (1638- 1715) manastırda para işlerinden de sorumlu. Aynı zamanda bağlarla da ilgilenmeye başlayan Perignon, bir süre sonra ürettiği şarapların, anlamsız bir biçimde köpürmeye başladığını fark ediyor. Aylarca nedenini anlayamıyor ve köpürmeye başlayan şaraplarına “Şeytanın Şarabı” adını veriyor. Ancak köpüren şaraplar, satıldıkları yerde, bir kesim tarafından bir hayli beğenilmeye başlanıyor. Özellikle İngiltere, şarapların hemen hemen hepsine talip oluyor ve büyük siparişler alınıyor. Dom Perignon nasıl olduğunu anlayamadığı ve sebebini bilmediği şaraplarını İngiltere’ye göndermeye başlıyor. Şampanya bir anda dilden dile dolaşmaya başlıyor ve bir anda ünleniyor. Ünlü gazeteci Voltaire, Fransa’nın önemli ve büyük gazetelerinde şampanya ile ilgili yazılar yazarak şampanyanın ününe ün katıyor. Şarabın köpürmesinin nedeni ise uzunca bir süre sonra anlaşılır, Champagne bölgesinin ikliminden dolayı şarap yapımında kullanılan mayalar şıranın içindeki şekeri alkole çeviriyor. Havanın çok soğuk olmasından dolayı içindeki mayaların donması ile birlikte fermantasyon yarıda kalıyor. Gelişmiş sistemler bulunmadığı için, fermantasyon işlemi bitti sanılıp şişeleniyor. Mart, Nisan aylarında havaların tekrar ısınması ile birlikte mayalar tekrar harekete geçiyor. Uzun süre şişenin içinde karbondioksit birikmesi ile şarap açıldığı zaman köpürüyor. Yani Dom Perignon’un anlam veremediği ve uzun süre neden köpürdüğünü anlamadığı durum, Champagne bölgesinin ikliminden kaynaklanıyor. Bir süre sonra durum anlaşılınca, fiilen şampanya üretimine başlanıyor. Dom Perignon ise “Şampanyanın Babası” olarak tarihe geçiyor…

 

 

Üzümlerin kralı ve kraliçesi onun için toplanıyor!

 

Şampanya, sadece Fransa’nın kuzeydoğusunda Champagne bölgesinde üretilen şaraplara verilen bir ad… Türkiye’de ise ‘köpüklü şarap’ olarak üretiliyor. Fransa’da Champagne bölgesinin dışında üretilen şaraplara “cremant” adı veriliyor. Almanlar ise köpüklü şaraplarına “sekt” adını vermişler. Türkiye’deki tek doğal köpüklü şarap ise Kavaklıdere tarafından üretilen Altın Köpük… Şampanya sadece Chardonnay, Pinot Noir ve Pinot Meunier üzümlerinden üretiliyor. Chardonnay üzümü beyaz üzümlerin kraliçesi olarak adlandırılıyor. Teknolojinin gelişmesi ile üzümlerin çoğu makineler yardımı ile toplanırken bu üzümler Fransa’da halâ  elle toplanıyor. Sadece beyaz üzümden yapılan şampanyalara “Blancs de blancs” denirken, kırmızı üzümden yapılanlara ise “Blanc de Noirs” adı veriliyor.

 

Uğruna savaşlar düzenlendi…

 

Şampanyanın tarihine bakıldığında ve detaylı incelendiğinde ortaya çıkan ilginç gerçeklerden birisi de, şampanya uğruna savaşlar yapılmış olması.  Sir Winston Churchill (1874-1965 ), 1. Marne Savaşı’na giderken, “Unutmayın beyler, uğruna savaştığımız yalnızca Fransa değil aynı zamanda şampanya” demiş, 12 Mayıs 1940’ta Fransa kuşatılmıştır.

Döneminde uğruna savaşlar yapılan şampanya, ne yazık ki günümüzde Avrupa ülkeleri dışında kendi ülkemizde bile hak ettiği değerde olamamıştır. ‘Kralların şarabı, şarapların kralı’ sloganı da zamanın en güçlü krallarının içtiği tek içki olmasından dolayı şampanyayla özdeşleşmiştir. Rusya Çariçesi Büyük Katarina, Rusya Kralı Frederick Wilhelm gibi döneminin en güçlü isimleri, şampanyaya olan tutkularından dolayı şampanyanın tarihine geçen isimlerden olmuşlardır… Yapılan savaşların ardından şampanyalarını koruyamayan şampanya üreticilerinin ürünleri yağmalanmaya başlar. Naziler her kuşatmanın sonunda milyonlarca şişe şampanya çalarlar. Alman ordusu Gorig’in emriyle Champagen Bölgesini yağmalar, bölgedeki şampanyalara ordu adına el konur ve şampanyaların üzerine orduya aittir ibaresi konulur. Şampanya o denli büyük bir cazibe objesi haline gelir ki bir şekilde yaşanılan dönem ile ilişkilendirme ihtiyacı duyulur. Bugün bile kullanılan kasemsi yayvan şampanya kadehleri, Kral XVI. Louis’nin karısı ve Fransa Kraliçesi olacak olan Marie-Antoinette'in göğüslerinin (1755-1793) Sevres seramik fabrikasında alınan alçı modelleri kullanılarak yapılmıştır. Şampanyanın hızla yayılması ve tutku haline dönüşmesinin en büyük kanıtı ise şudur; 1900’lere gelindiğinde şampanya satışları 30 milyona ulaşmış olur…

 

 

Meşakkatli bir üretim…

 

Şampanya üretiminde Champagne topraklarında yetişen 'Chardonnay', 'Pinot noir' ve 'Pinot meunier' üzümlerinden kullanılıyor. Birinci fermantasyon meşe fıçılarında başlıyor, daha sonra elde edilen şarap belli oranlarda harmanlanıyor. Şeker ve maya eklenerek, gazoz kapağı gibi bir kapakla kapatılıp, mahzenlerin serin köşelerine başları hafif eğik olarak diziliyorlar. 2-3 ay içerisinde şişelerde fermantasyon gerçekleşiyor. Karbondioksit şişenin içinde sıkışıp kalıyor. Şişe açıldıktan sonra da küçük baloncuklar halinde yüzeye çıkıyor. Son fermantasyon işleminin ardından “remulage” denilen şişede oluşan tortuyu ağza getirmek için 8 hafta sürecek olan işlem başlıyor. Şişeler yavaş yavaş döndürülerek iyice baş aşağı pozisyonuna getiriliyor. En ideal şampanyanın bekleme süresi 1-3 yıl arasında değişiyor. Son olarak şişeler boyunlarından dondurularak özel tuzlu suya sokuluyor. Böylece donmuş tortu, şampanyaya karışmadan üstte kalıyor, boşaltılan tortunun ardından üzerine biraz daha şarap eklenip mantarlanarak telle bağlandıktan sonra dinlenmeye bırakılıyor…

 

 

Çok uzun yıllar öncesine bakıldığında bile, şampanya reklamlarının kadın, eğlence ve kutlama öğelerinden ibaret olduğu hemen göze çarpıyor. İşte o zamanlardan beri şampanya kutlamaların vazgeçilmez içkisi olmuş...

 

Şampanyanın yanlışları!

 

Veritas Şarap Kültürü ve Degüstasyonu Kursu, öğretim üyelerinden Jean- Luc Colin, Türkiye’de şampanyanın gazoz gibi sadece gaz verilerek üretilmesinden dolayı yanlış bir uygulama yapıldığı görüşünde. Türkiye’de üretilen şampanyaları sadece kokteyllerde kullanmanın en doğru yöntem olduğunu söyleyen Jean-Luc Colin, “Şampanya olmayan köpüklü şaraplara herkes şampanya diyor, doğal şarapla köpüklü şarap arasında çok fark var. Doğal şampanya da ağızda köpük patlamıyor, yavaş yavaş köpük hissediyorsunuz ama köpüklü şarap ağızda patlıyor.” diyor. Doğal köpüren şarapta 6,3 kg/ cm2 ‘de 49 milyon baloncuk bulunuyor. Görüştüğümüz şarap uzmanlarının birleştiği bir başka nokta ise şampanyanın kesinlikle soğuk içilmesi konusunda. Şampanya soğuk içilir ancak asla buzlukta bekletilmemelidir. Şampanyanın ideal servise sunulma sıcaklığı 6-8°C olmalıdır. Bu ısıya ulaşmak için ise yarı yarıya su ve buz dolu bir kovada 20 dakika kadar bekletilmesi gerekmektedir. Şampanya şişesini açarken ise şampanyanın yere dökülmemesi gerekmektedir. Şampanyanın servisi flûte* denilen uzun ince kadehlerde yapılmalıdır. Şampanya kadehlere konulurken 45°'lik bir eğimle tutularak şampanya boşaltılmalı ve kadehin üçte ikisinden fazlası doldurulmamalıdır.

 

* Flûte kadehinin de geçmişteki hikayesi çok ilginçtir. Tarihte gece kulüplerinde bulunan kan kan dansçıları müşterilerine şampanyaları “jartiyer”lerinde ikram ettiklerinden dolayı, flûte denilen bu kadehler, jartiyerde taşıma kolaylığı sağlaması için ince ve uzun olarak üretilmişlerdir.

   

Şampanya kutlama içkisi değildir!

 

Türkiye’de yerli ve yabancı şampanya firmaları yetkilileri ise şampanyanın sadece bir kutlama içkisi olmadığı konusunda hem fikirler. Moët&Chandon ve Dom Perignon markalarının Türkiye Temsilciliğini yapan BT firmasının sahibi Burak Türeli’ye göre; şampanya sadece bir kutlama içkisi değil, brunch’tan öğle yemeklerine, akşam yemeklerinden yemek sonrası aperatiflerine kadar gün boyunca istediğiniz zaman içilebilecek, alkol oranı düşük olan bir içkidir. Burak Türeli; “Uzakdoğu, Avrupa ve Amerika’da diğer alkol çeşitleri gibi gece boyunca veya yemek süresince tercih edilen bir içecek olduğunu biliyoruz. Türkiye’deki durumuna bakacak olursak alkollü içeceklere uygulanan vergi oranlarından kaynaklanan satış fiyatının yüksek olması, şampanyanın kutlama içkisi seviyesinde kaldığını ama bunun çok hızlı olmasa da değişme sürecine girdiğini söyleyebilirim” diye konuşuyor. 2005 yılında Fransız dev içki firması Pernord Richard tarafından satın alınarak Türkiye’de halâ faaliyetlerini sürdüren ve Mumm şampanyasını Türkiye’ye getiren Alied Domecq firmasının Pazarlama Direktörü Serpil Kılıçlı ise; “Şampanyaya olan ilgi her geçen gün artıyor ve tüketimi sadece kutlamalarla sınırlı kalmıyor. Romantizmin ve kutlamanın asil içkisi olarak bilinen ve lüks ürün grubunda yer alan şampanya, bugün artık günlük hayatın içerisinde de yoğun olarak tercih ediliyor” diyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68118 - unknown - 38.107.179.238