11 Şubat 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ankara’dan bir bağbozumu hikayesi…

 

Şarap kültürünü geliştirmek için geleneksel olarak organize edilen ve bu yıl altıncısı düzenlenen Kavaklıdere Bağbozumu Gezileri, Ankara Akyurt Üretim Tesisleri’nde gerçekleşti… Üzümün asmasından sonraki serüvenine tanıklık edebildiğiniz, yaşadığınız “an”ı, “anı”ya dönüştürebildiğiniz Kavaklıdere Bağbozumu Gezileri, bu yıl şarabın tutkunlarına farklı duygular yaşattı…

 

 

“Saat on ikiden sonra bütün içkiler şaraptır” demiş Cemal Süreyya… İşte ben de buna inananlardan biriydim. Arkadaş ortamlarında, hoş sohbetlerin eşlik ettiği o güzel kadehlerde sunulan kırmızı ile bordo arasında ama tam olarak rengini bilemediğim renkte olan bir şeydi şarap benim için. Ta ki Kavaklıdere Bağbozumu Gezileri’ne gidene kadar... Şarabın bu denli anlamlı, bir o kadar da zor bir içki olduğunu biliyor olsaymışım keşke! Belki de geç sayılmaz… O masalara konan şık kadehlerin içindeki, şiirlere konu olup aşkların yanına meze yapıldığı içkiden bahsediyorum... Meğer öyle özenle, öyle bir sabırla hazırlanıyor, öyle bir özveriyi, öyle çeşitleri, öyle bir kültürü barındırıyormuş ki içinde...

 

 

Üzümün şaraba dönüşümü…

 

Önce aylarca üzümü yetişsin diye beklenirmiş... Aylar geçip üzümler kendini bağlarında, uyudukları yerden uyandığında o muhteşem güzelliğiyle yetiştikleri yerden toplanıp da sofralara konuk olmaya giderlerken de gördüm onları...  Önce çekirdekleri ayıklanıp sonra kocaman fabrikalarda nasıl işlendiğini de seyrettim. Kavaklıdere’nin düzenlediği bağbozumu gezilerinden bahsediyorum. Ankara’da bulunan kocaman fabrikadan da…

 

Kavaklıdere’nin Kav Club’ı

 

İstanbul’dan kısa bir uçak yolculuğu sonrası bizi karşılayan Kavaklıdere aracı ile gittiğimiz Akyurt Üretim Tesisleri’nin arasından geçip ulaştığımız tepedeki Kav Club ise çok kapsamlı bir kompleks. İçinde yüzme havuzundan tenis kortlarına, basket sahalarından restoranlarına kadar bulunan kulüpten hafta içi ve hafta sonu yararlanmak mümkün. Çeşitli paket programlar ile dışarıdan misafirlerin de gelebileceği, keyifli anlar yaşayabilecekleri bir yer haline dönüştürülen Kav Club, Kavaklıdere’nin özel misafirlerine de ev sahipliği yapıyor. Kav Club’a ilk girdiğinizde, kapıda sizi karşılayan güleryüzlü personel, Kavaklıdere’nin klasikleşmiş şaraplarından Çankaya şarabı ile ‘hoş geldiniz’ diyorlar bize. Daha sonra da güzel ve düzenli dizaynı ile dikkat çeken restoran kısmına geçiyorsunuz. Executive Chef Cafer Aydoğan’ın hazırladığı birbirinden lezzetli yemeklerden tadarken yine Kavaklıdere’nin özel şaraplarından tatma şansına da sahip oluyoruz. Kav Club’ın Executive Chef’i Aydoğan’ın bir özelliği de misafirlerine sunduğu her yemeğin ardından mutfağından çıkıp tek tek eleştirileri ve övgüleri dinliyor olması.

 

 

Bağda olmak müthiş bir duygu

 

Ankara’da bulunan Akyurt Üretim Tesisleri’ni görmeden önce, Kavaklıdere’nin 270 dönümlük bağlarının bir kısmını gezme şansı da buluyorsunuz. Büyük bir sabırla yetiştirilen üzümlerin özelliklede bölgenin en verimli üzüm çeşidi olan Kalecik Karası üzümlerinin henüz toplanmadan daha dallarında görme şansına sahip olmak müthiş bir duygu yaratıyor. Bağlar bir yıl boyunca üzüm vermesi için sulanıyor, bakımları yapılıyor ancak iklim koşulları beklenenin dışında bir gelişme yaşadığı takdirde bütün emekler boşa da gidebiliyor. Tıpkı bu yıl Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde yaşanan yüksek sıcaklıkların, üzümlerin büyük ölçüde hasar görmesine sebep olduğu gibi…

 

 

Ve üzümler fabrikaya giriyor!

 

 

Bağlardan toplanan ve şarap olmaya elverişli olan üzümler kasalarla beraber fabrikanın giriş bölümünde bulunan bantlara yerleştiriliyor. Oradan kayan bantlar aracılığıyla kocaman makinelere doğru yol almaya başlıyorlar. Makinenin sayesinde çekirdeklerinden ayrılan üzümler daha sonra fermantasyon işlemlerinden geçirilmek üzere büyük ve geniş hortumlar aracılığıyla diğer makinelere gönderiliyorlar. Kasa halinde fabrikaya giren şaraplar sofralara şişelenmiş halde gelene kadar, hortumlar vasıtası ile bir makineden diğer makineye ve hatta şişelere aktarılıyorlar. Şarapların en derin uykusu…

 

Şaraplar fıçılara konulduktan sonra

‘mahzen’ adı verilen soğutulan depolara yerleştiriliyor. Soğutma kanallarından çıkan üfleme sesi onlara adeta şarkı gibi geliyor ve yattıkları yerlerden gidecekleri noktalara gelene kadar dinlendiriliyorlar.

 

Şişeler Fransa’dan!

 

Kavaklıdere Bağbozumu Gezileri’ne katılanlar, şarabın üretim aşamalarından en son hallerine yani kadehlere konuk oldukları haline dönüşürlerken -şişelenirken- görme şansına da sahip oluyor. Ayrıca onlar şişelenirken 20 bin metrekarelik fabrikayı gezerken duyduğunuz yorgunluğunuzu,

size ikram edilen soğuk üzüm suyu ile biraz olsun azaltabiliyorsunuz.

Şarabın sunumunun, tadı kadar önemli olduğunun farkında olan Kavaklıdere, şişelerini Fransa’dan getirtiyor. Sofra şaraplarının şişeleri ise Şişecam’dan.

 

Sıra tadımda…

 

Gezinin en son durağı ise Kavaklıdere Akyurt Üretim Tesisleri’nin idari binasındaki tadım odaları… Özenle hazırlanan masanın etrafında size sunulan 7 ayrı çeşit şarabı tattığınızda Kavaklıdere’nin sektöründe neden bu kadar iyi bir yerde olduğunu fark edebiliyorsunuz...

Piyasaya sürülen Vinart serisinden Carignan Alicante 2005, Emir Sultaniye 2005, Kalecik Karası; Syhrah 2005, Selection Narince&Emir 2003, Cabernet Sauvignon 2003, Ancyra serisinden Narince 2003 ve Selection Kırmızı 2003 tadıma sunulan şaraplardan… Bizim gezimiz sırasında en çok beğenilen şarap Emir Sultaniye ve Kapadokya Narince oldu. Henüz piyasaya çıkmamış bu yeni şarapları tattıktan sonra yapacağınız yorumlar Kavaklıdere ekibi tarafından dikkatlice dinleniyor. Müşteri memnuniyetinin her şeyin ötesinde olduğunun farkında olan Kavaklıdere yetkilileri, üretici ve tüketici arasındaki iletişimi bu geziler ile pekiştirmeyi hedefliyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65449 - unknown - 38.107.179.240