11 Şubat 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

St. Barth’dan Richmond Nua’ya

 

Karayipler’de crémé dé crémé tabakanın tercih ettiği küçücük bir ada, St. Barth. Adayı herkes çok iyi bilmese de adanın adını taşıyan SPA ürünlerini, dünyaca ünlü starlar tercih ediyor. Çünkü bu ürünler, mucizevi sonuçlar bile yaratabiliyor! Ligne St. Barth’ın doğuş hikayesi çok özel. Adanınki de öyle... Hayatın tesadüflerle insanı nereden nereye sürüklediğinin kanıtı gibi! Ve şimdi bu eşsiz ürünler, Richmond Nua konuklarıyla buluşuyor.

 

 

 

 

 

Bu yıl Moskova’da “En iyi SPA” ve “En İyi Konsept SPA” ödülünü kazandı Richmond Nua. Bu yüzden Genel Müdür Gracy Sorel Kohen, çok mutlu. Oteli bir dest.inasyon SPA oteli olarak tanımlayan Kohen, üzerine basa basa, “Biz SPA’sı olan bir otel değil, oteli olan bir SPA’yız” diyor. Türkiye’de şu an ilk ve tek olduklarını söyleyen Sarah Garcia, belki Kempinski by Barbaros Bay Bodrum’daki Six Sense SPA’yı bir derece destinasyon SPA olarak görenler olabileceğini de belirtiyor. Oteldeki amaçlarını ise SPA kültürünü, SPA heyecanını ve insanların kendini iyi hissetmeye hazırlayarak sağlıklı yaşamda yapmaları gereken mücadeleyi öğretmek olarak açıklıyor bizlere.

Ligne St. Barth ürünlerini çok üstün ve spesifik ürünler olarak değerlendiren Gracy Kohen, pek çok insanın kullandığı büyük bir marka olan Ligne St. Barth ürünlerinin Türkiye’de çok az sayıda ve çok saygın otellerde kullanıldığını söylüyor. Ve devam ediyor... “Zaten ilk olarak biz kullanmaya başladık. St. Barth Adası’nda tamamen doğal yollardan, el emeği ve göz nuruyla büyütülen ve üretilen bir kalitede olan ürünler bunlar. Bu ürünlerin temelinde ‘roucou’ denilen ve maalesef Türkiye’de olmayan bir bitki yatıyor.”

 

 

Ligne St. Barth'ın mucizevi etkisi, 'roucou' meyvesinden geliyor. Roucou, sadece Karayipler'de bulunan; küçük, hafif dikenli ve içi tohumlarla dolu, şifalı bir bitki. St. Barthelemy adasında yaşayan Arawake Kızılderilileri, roucou'nun mucizevi yararlarını keşfetmişler. Ligne St. Barth'ın kurucuları, ada halkından bu bitkinin sırlarını öğrenmişler. Ve markayı yaratmışlar...

 

İnanır olmasa!…

 

St. Barth Türkiye Distribürütörü İnanır Group’tan Neslihan İnanır ise Ligne St. Barth’ın dünyanın sadece çok özel ve beş yıldızlı oteller bünyesinde kullanılan bir SPA ürünü olduğunu belirtiyor ve ürünü genel anlamda kısaca sadelik, doğallık ve lüks diye tanımlıyor. Ürünün çok az yerde olduğuna dikkat çeken Neslihan Hanım, anlatmayı sürdürüyor... “Kempinski gibi dünyanın ileri gelen otellerinde çok sık kullanılan bir ürün ama hiçbir şekilde parfümerilere vermiyorlar. Hâlâ elle üretiliyor. Kendi küçücük olan bir firmadan söz ediyoruz ama adı çok büyük ve sadece özel yerlerde bulunuyor.”

St. Barth’ı getirmeleri hiç de kolay olmamış. Neden mi?.. “Teşekkür ederiz, istemiyoruz dediler ama biz ısrar ettik. Çünkü araştırmalarımız sonucunda Almanya’daki bu konunun profesyonellerinden Ligne St. Barth’ı muhakkak alın diye çok fazla öneri geldi. Biz de üsteledik, vazgeçmedik

ve aldık”.

 

Aşk kapıyı çalınca...

 

Şimdi sıra St. Barth markasının temel taşlarından biri olan Peter Grain’de...

Grain, söz başlarken ürünlerinin kozmetik etkilerinden çok, ailesi, nereden geldiği ile tarihçesini anlatmayı tercih ettiğini belirtiyor. Gelin şimdi kendisine kulak verelim ve ürünün şaşırtıcı öyküsünü öğrenelim...

“St. Barth, gerçek bir Karayip ürünü ve gerçekten oranın bütün özelliklerini taşıyor. Ailemiz kozmetik sektöründen gelmiyor, bizim işimiz aslında otel sektöründe idi. Ben aşçı ve garson olarak çalıştım. Kız kardeşim de otel sektöründe çalışıyordu. Fakat bizim ailece bir problemimiz vardı... Bir tür cilt hastalığı; ciltte sivilce, alerji gibi bir şeyler ortaya çıkıyor. Hastalığımıza çare bulmak için sürekli doktorlara gitmeye başladık.

Kız kardeşim belki bu durumdan kurtulurum diye deniz kenarında bir yerde çalışmak istediğini söyledi ve böyle bir otelde çalışmak için başvurdu. O dönemde Avrupa’da bir iş bulamadılar ama St. Barth adasında bir iş olanağı olduğunu söylediler. Kız kardeşimin bir erkek arkadaşı vardı, O’na “Ben evlenmeden önce gidip bir yıl St. Barth adasında çalışacağım” dedi ve gitti. Fakat adaya gittiğinde -şu anda eşi olan- gerçek aşkıyla tanıştı!… Bizler normalde cildimizde problem olduğu için kozmetik ürünler kullanamıyoruz. Kardeşim orada 365 gün güneş olduğu ve sürekli yaz yaşandığı için ne yapacağını bilemedi!

O dönemde kız kardeşimin edindiği yeni erkek arkadaşı, hiçbir şekilde kozmetik kullanmadıklarını, 1600’lü yıllardan beri Kızılderililer’den gelen bir öğretiyle kendi kozmetiklerini, kullanacakları kremleri kendilerinin yaptığını söylemiş. Bu öğreti, 400 yıldan beri ailede birinden diğerine geçiyormuş... O dönemde kız kardeşim cilt sorunu için kortizonlu bir ilaç kullanmak zorundaydı. Kardeşimin şimdiki kocası, babaannesinden ona aktarılan ve roucou’dan elde edilen bir ilaç, bir karışım vermiş O’na. Ve o günden sonra kardeşimin hiçbir şekilde kortizon kullanması gerekmemiş. Çünkü cildi normal fonksiyonlarını yerine getirir hale gelmiş.

Ve tabii büyükanne, hazırlanan karışımların neye iyi geldiğini çok iyi biliyormuş.

Fakat doğal olarak bunun niye böyle olduğunu açıklayamıyormuş.

 

Araştırma süreci

 

Bu durumu haber alınca ben de kardeşimle ve erkek arkadaşı ile birlikte bunun neden bu faydaları var, içinde neyi gizler araştırmasına girdim. Bu bitkilerden elde ettiğimiz çeşitli özleri, neyin neye yaradığını anlamak için farklı laboratuarlara gönderdik. Bu arada aynı şarap konusunda olduğu gibi örneğin hindistan cevizinin ya da avokadonun Karayipler içerisinde hangi toprakta daha iyi nerede yetişiğinin araştırmasını yaptık. O günlerde bütün bu yaptığımız işlerin arkasında hiçbir ticari amaç yoktu.

Sadece ve sadece nedir bu işin sırrı, nasıl oluyor da bu kadar iyi neticeler alınıyor, bir sürü derde çare oluyor diye kendi araştırmalarımızı yaptık ve 10 yıl boyunca tek bir şişe bile satmadık.

 

 

Her bir şişe, St. Barth adasında elle üretilip elle şişelendiğinden yüksek miktarlarda üretim şansı yok. Şu anda 20 kadar ülkede bulunan St. Barth'a ulaşmak için dünyadaki en iyi otelleri ziyaret etmek gerekiyor. Markayı kullananlar arasında Naomi Campell, Kate Moss, Tom Cruise gibi ünlü isimleri saymak mümkün.

 

Satış havalimanında başlıyor...

 

O günlerde bu konuyu ticari hale getirmek gibi bir düşüncemiz yokken her geçen gün daha fazla sayıda arkadaşımız ve tanıdığımız, bunları neden satmıyorsunuz, bunlar çok özel şeyler demeye başladılar. Biz de bunun üzerine St. Barth Havaalanı’nda ufak tefek -birkaç şişe- satış yapabiliriz diye düşündük. O dönemde kardeşim de otel müdürüydü ve O da bir şeyler satarsak bir parça gelir getireceğini düşündü. Bu arada St. Barth, çok küçük ama çok özel bir ada, bu ürünün St. Barth’ın ruhunu da içeren bir prezantasyonda olmasını istedik. Çünkü, St. Barth, diğer Karayip adalarından son derece farklı bir kere. Bu çok özel adada özel bir yaşam şekli var ve biz de adadaki bu hayat akışını ürüne yansıtmak istedik.

 

Aslı, rom şişesi

 

Ayrıca ürünlerimizle misafirlerimizi tam anlamıyla şımartırken bakımlarını kişiselleştirmek istedik ve keyif almalarını olabildiğince doğal ürünlerle, ambalajlarında da abartıya kaçmadan, basit ama en iyi kalitede hizmet ile vermeyi amaçladık.

Biz bunları şişelere doldurmamız gerekirken boşalan elyaf şişelerimize dolduruyorduk. Havaalanında satmaya karar verdiğimizde de neye doldursak diye düşünmeye başladık. Şişe bulamadık. Bunun üzerine rom fabrikası olan bir arkadaşımızdan rom şişeleri alıp ürünleri bu şişelere doldurduk. Ve ilk şişelerinin üzerlerine altın yaldızlı bir kalemle, el yazısıyla yazdık. Şu anda da o yüzden St. Barth şişelerinin üzerindeki yazılar altın yaldızlı.

 

Tom Cruise da ilk alanlardan biri

 

Ve havaalanında satmaya başladığımız zaman ilk müşterilerimiz de Naomi Campell ve Tom Cruise gibi isimler oldu. Onlar Amerika’ya döndüklerinde basında; ‘Naomi, Vanilla Lotion’ı St. Barth Adası’ndan aldı’ diye bizimle ilgili haberler çıkmış. Biz de bunun üzerine 1993’te bir firma kurmaya karar verdik. Bu arada ben halâ otelde çalışmaya devam ediyordum, bu kurduğum firma da küçük bir firmaydı. Normal işlerimizin yanında bu bir hobi olarak yer alıyordu. Bütün ürünlerimizi Gustavia Limanı’ndan gönderiyorduk. 1983 yılında başladığımız bu işi, ticari bir şekle sokmamız 10 yıl sürdü. Bu arada St. Barth’da açtığımız SPA, 1998 ve 99’da Avrupa’nın En İyi SPA ödülüne aday gösterildi. 1999’da Jameika’da ise Dünyanın En İyi 100 SPA’sı arasındaydı.

 

Elle üretiliyor ve şişeleniyor

 

Üretimimiz çok kısıtlı olduğu için, en iyi sahalarda bulunmak üzere otellere yayılmaya karar verdik. Çok yüksek miktarlarda üretme şansımız yok, çünkü hâlâ her bir şişe, St. Barth adasında elle üretilip elle şişeleniyor. Tabii ki Fransız Kozmetik Yönetmeliği içerisinde.

Şu anda 20 ülkede sadece top store’larda bulunuyoruz. Türkiye’de İnanır Group’la çalışmayı tercih ettik. Çünkü bizim dağıtım sist.emimize mümessilimizin inanması gerekiyordu. Bugün Almanya, Avusturya, İsviçre, Bali’de özel yerlerde var ürünlerimiz. St. Barth’ı kullanmak için dünyadaki en iyi otelleri ziyaret etmek gerekiyor. Şu anda 20 ülkede yaklaşık 200 tane otelde bulunuyor. St. Barth’ın değişik sağlık kuruluşlarından da özel ödülleri veya tavsiye edilir belgeleri var. Biz ürünlerimizin muhteşem olduğunu biliyoruz ama bu gerçekten bir sürü bağımsız kurum tarafından da onaylı.

 

Tüm cilt tiplerine uygun

 

Yüz bakımı için pek çok ürün var; temizleme, tonik… Karayipler’deki doğal bitkilere bağlı olarak çok yönlü ürünler mevcut, Ligne St. Barth içerisinde. Bu ürünlerde -yağlı, kuru cilt gibi- cilt tipi ayrımımız yok, bizim ürünlerimiz bütün cilt tiplerine uygun. Çünkü cildin kendi yapması gereken işi, kendisinin yapması gerektiğine inanıyorum. Zaten biz cildin kendi fonksiyonlarını doğru bir şekilde yerine getiriyoruz. Avokado yağını saç ve güneşlenmek için, vücut bakımında, ayrıca bebek bakımı gibi pek çok farklı alanda kullanıyoruz. Yine duş için kullanılan ürünlerimiz, vücut losyonlarımız, cilt sıkılaştırma için ürünlerimiz var. En önemli ürünlerden bir tanesi roucuo yağı, bu Kızılderili yağı diye de anılıyor. Sıfır ile 50 koruma faktörü arasında güneş ürünlerimiz var ve bu ürünlerimizin hepsinde roucuo kullanılıyor. Bu ürünlerimiz FDA tarafından, “Var Olan En İyi Güneş Ürünü seçildiler.”

 

 

Sadece 25 km. karaya sahip olan St. Barth, minik bir ada. Dünya jet-set'inin, süper modellerin St. Barth'ı tercih etmelerinin ilk nedeni, adada doğallığın ön planda olması. St. Barth'ta altı hafta kalacaksanız, altı hafta şort, t-shirt giyeceksiniz demektir. Bu hangi düzeyde olursanız olun, ne kadar paranız olursa olsun fark etmez, herkes aynı görünür.

 

St. Barth nasıl bir ada?

 

Size biraz St. Barth adasından bahsetmek istiyorum... Son derece küçük bir ada, sadece 25 km. kara var ve burada 3 bin kişi yaşıyor. Christopher Columbus bu adayı keşfettiği zaman erkek kardeşinin adını vermiş; Bartholomeus. Karayip adaları keşfedildiği zaman, dünyadaki güçlü ülkelerin her biri o adaları ekim işinde kullanmak ve tahıl elde etmek için birbirleriyle yarışmışlar. Fakat St. Barth o kadar küçük bir adaymış ki kimse almak istememiş. Dolayısıyla St. Barth korsanların eline kalmış ve korsan adası haline gelmiş. Bir de az sayıda orada yaşamaya gelen Fransızlar varmış. Diğer adaların hepsinde güçlü ülkeler, Afrika’dan kalan esirleri getirip adalardaki ekim işlerinde çalıştırıyorlarmış. Fakat St. Barth’da esir de yokmuş; boş ve kimsenin ilgilenmediği bir adaymış. Dolayısıyla çok ilginç olmadığı için, çok fazla insan da gelmemiş buraya. Diğer adaların hepsinde son derece karışık nüfuslar oluşurken St. Barth adasında İsviçreli ve Fransızlar varmış 1600’lerden itibaren başka herhangi bir kültürel karışım olmamış. 25 yıl kadar önce Amerikalı zenginler St. Barth’ı keşfetmişler, keşfetmelerinin en büyük sebebi ise St. Barth’ın Karayipler’deki en güvenilir ada olmasıymış. Diğer adalarda evden çıktığınız zaman yolda yürürken dikkat etmeniz gerekirken, St. Barth’a hiç dokunulmamış, son derece zengin bir adaymış. Yaşayan herkesin işi varmış

o dönemde. Çünkü İkinci Dünya Savaşı döneminde ve sonrasında da kaçakçıların üssü, bu zincirin bir halkası olarak kullanılıyormuş. Dolayısıyla herkes çok zenginmiş. O kadar güvenliymiş ki kapılarını ve pencerelerini açık bırakabiliyormuşsun. Biz adaya ilk gittiğimiz dönemlerde evimizin kapı ve penceresi dahi yoktu.

 

Plajdaki uçak uyarısı...

 

Şu an adada Naomi Campell, Brooke Shields gibi ünlü isimler tatil yapıyor. Bu insanlar adayı çok düzenli olduğu, kendilerini son derece rahat hissettikleri, paparazziler bulunmadığı için tercih ediyorlar. Burada farklı giyinmek zorunda değilsiniz. Bir şort giyip isterlerse kiliseye isterlerse sahile inebildikleri bir yer, St. Barth. Hiç yüksek bina, yüksek otel yok. Dolayısıyla zincir otellerin hiçbiri yok, St. Barth adasında.

En büyük otelde 30 tane bungalov var. Otellerin çoğu bungalovlardan oluşuyor ve hepsi de küçük küçük. St. Barth’ın uluslararası havaalanı, öyle küçük ki plajın hemen yanındaki alana uçak geldiği zaman, inişe geçtiğinde yolcular sahildekileri, sahildekiler de uçaktakileri görüyorlar!..

Direkt kumsala bağlanan bir havaalanı burası. Sahilde sadece bir tane uyarı var: ‘Dikkat uçak inebilir’!…

 

Kate Moss da farklı değil!

 

Bir tane küçük bir şehir var; St. Barth’ta, Gustavia. 10 dakikada tüm şehri gezebiliyorsunuz. Dolce Gabanna, Gucci, Armani gibi bütün ünlü markalarına ait mağazaları görüyorsunuz, zaten dünya jet-set’i adada. Kate Moss ve bütün süper modeller… Aslında St. Barth’ın en büyük özelliği herkesin aynı görülmesi. Bir yere gittiğiniz, bir barda oturduğunuzda yanınızda Naomi Campell da, bahçıvan da olabilir.

St. Barth’ta altı hafta kalacaksanız, altı hafta şort, t-shirt giyeceksiniz demektir. Bu hangi düzeyde olursanız olun, ne kadar paranız olursa olsun fark etmez, herkes aynı görünür. St. Barth’ta hiçbir şeyde abartı yoktur. Oradan satın aldığınız şeyler de son derece basit, doğal ama bir o kadar da lüks ve pahalıdır. Ve tabii ki St. Barth markalı satın alacağınız her şey bulunabilecek en yüksek kalitededir.

 

 

St. Barth SPA, dünya jet set’inin gözdesi.

 

Nua’da St. Barth deneyimi

Richmond Hotel Sapanca bünyesindeki kapsamlı wellness ve SPA merkezi Nua'da "Ligne St. Barth ürünleri ile tam 7 çeşit vücut bakımı alabilirsiniz.

Önce peeling'i öneriyorlar. Bakımlara başlamadan size ürünler ve yapılacak ritüel hakkında bilgi veriyorlar. Özel bir kapta yoğurt, papaya, Karayip denizinden gelen deniz kumu ve sezen tercihiniz doğrultusunda avocoda veya coconat yağını karıştırıp vücudunuza masaj yaparak uygulayıp örtüyorlar. Sonrasında ılık bir duş almanızı istiyorlar, tabii şampuan kullanmadan (30 dakika, 85 TL). Vücudum yumuşacık oldu deyip sevinirken sıra Ligne St Barth Sensation Bakımı'na geliyor... Bu kez baz jelinin içine isteğe bağlı avacado ya da coconat, sonra da yine sizin zevkinize göre seçeceğiniz vanilia, coconat, jiane'den biri ekleniyor. Bu mis gibi karışım yine masaj ile vücudunuza sürülüp biraz bekleniyor (60 dakika, 125 TL). Bu bakımlar sonrası insanın teni, bebek cildi gibi oluyor. Yani, bu doğal ürünlerin farkı hemen hissediliyor... St. Barth SPA, dünya jet set’inin gözdesi.

 

KISA KISA

Şu an dünyaca çok iyi bilinen bir kimyager ile çalışılıyoruz ama esas reçeteler büyükanneden… Büyükannenin reçeteleri üzerine yaptığımız 10-20 yıllık doğal sağlık ile ilgili araştırmalar, o kimyager ile birlikte ürün haline dönüştü.

Bunlar tamamen doğal ürünler. Bir şişedeki avokado yağını çıkartmak için 40 kg. avokado kullanılıyor.

Ürüne bağlı olarak günde 500 kg ile 1 ton arasında ürün üretiyoruz, 700 şişe civarında.

Bu ürünleri yetiştirmek için biri Almanya, biri İsviçre ve biri de Amerika’da olmak üzere dünyada üç bağımsız laboratuarla çalışıyoruz. Bizim laboratuarımızda 17 kişi görev yapıyor.

Bütün otlardan bitkilerden yağ elde edimini laboratuarda kendimiz yapıyoruz. Her şişenin altında bir üretim numarası var. Dolayısı ile herhangi bir şey sormak istediğinizde bu numarayı vererek laboratuara geri dönerseniz, orada hangi tarihte, hangi avokado alınmış, hangi ekim alanından gelmiş hepsini biliyoruz. Bunlar bizim kalitemizle alakalı en önemli rehber noktalar.

Baştan beri dediğimiz gibi biz kozmetik ürün satmak istemiyoruz ‘life style’ ürün olmak istiyoruz. Life style ürünlerimiz arasında Karayipler esintisi taşıyan parfümler, mumlar, saç fırçaları ve sizin egzotik bir banyoda ihtiyacınız olan her şey var.

Herhangi bir pazar araştırması yapmıyoruz. Çünkü genelde herkes trendlerin peşinden gidip aynı ürünleri çıkarıyor ve içerikleri de aynı oluyor. Örneğin, naneli ürünler piyasaya sürülüyor ama nane kokusu almamıyoruz. Bizim ürünlerimiz ise hem dokunuş hem koku anlamında çok farklı…

Yeteri kadar fazla müşterimiz var. Bize başlarken kesinlikle reklam yapmayın ve çok yere dağıtmayın uyarısı yaptılar. Biz reklam yapmıyoruz ama şu anda günde 5-10 istek geliyor. Ayda beş yeni müşteriden fazlasına onay veremiyoruz. Her müşterinin, tamamı ile ürünleri tanıması, içeriklerini öğrenmeleri, hatta St. Barth’ın ruhunu bilmeleri zorunlu. Dolayısıyla çok fazla yeni yere verme şansımız yok.

Bütün yeni ürün kararlarımız, aile arasındaki toplantılar sonucunda ortaya çıkar. Altı hafta sonra yeni bir ürün çıkarıyoruz. O da benim kız kardeşim bir tane dudak koruyucu kullanıyordu, eniştem de “Sen onu neden kullanıyorsun” dedi. Onun üzerine liptisk yaptılar... Ama bu arada iki yıldır enişteme bana bir tane saç köpüğü yapmasını söylüyorum, söz veriyor ve yapmıyor!

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65472 - unknown - 38.107.179.238