Yılbaşı Ağacı ve
Gelenekler
Yeni
bir yılın gelişi dünya üzerindeki din, dil, ırk farkı gözetmeksizin herkesi
heyecanlandırır. Hediyeler, ağaç süslemeleri, partiler, özel yılbaşı yemekleri
ve daha nice tatlı heyecanlar...
Öğr.
Gör. Dilistan Çilingiroğlu Shipman
Yeditepe
Üniversitesi
Gastronomi
ve Mutfak Sanatları Bölümü
Artık
ülkemizde de ayrı bir yeri olan yılbaşı ağacı süslemesinin, Hiristiyan aleminde
özel bir yeri vardır. Çoğu kişinin çam ağacı zannettiği Noel/Yılbaşı ağacı aslında,
7.yy.’da Almanya’ya giden İngiliz bir rahip tarafından Allah’ın ağacı olarak
tanımlanan, eski deyişle köknar, bugünkü deyişle göknar ağacıdır. (İng. Fr.)

Süslü
ağacın öyküsü…
Birçok
hikayesi olan bu ağaçların arasında sanırım en ilginç olanı bu sene 56.’sı yapılmış
olan Trafalgar Square’daki (Londra) Noel ağacıdır. Norveç, İkinci Dünya Savaşı’ndaki
yardımlarından dolayı İngiltere’ye olan şükranlarını göstermek için, 56 yıldır
Noel ağacını Oslo’dan Londra’ya göndermektedir. 19. yüzyılda Noel’de ağaç
süslemesi Amerika’ya sıçrayınca daha önce ağaca konan mumların yerini ışıklar
almış ve özellikle Beyaz Saray’da yapılan süslü, büyük ağaç; gücün, umutların
ve geleceğin simgesi haline dönüşmüştür. Ülkemize de gelmiş olan bu gelenek,
gelmekte olan yeni yılın coşkulu, ışık dolu, umutlar yüklü olduğunu
simgelemektedir. Çocuklar için sadece altındaki hediyeleri simgeleyen süslü ağaç
aslında, inanışa göre, ne kadar büyük ve ne kadar süslü ise o kadar bolluk
getireceğinin göstergesi olmuştur.
Farklı
kültürler, farklı inanışlar…
Ülkeden
ülkeye ve dini inanışlara göre değiştiğine inanılan yeni yıl adetlerinin aslında
son derece birbirine yakın olduğunu biliyor musunuz?.. Örneğin İskoçya’da yeni
yıl girmeden evi tertemiz yapmanın yeni yılda temizlik, ferahlık ve bereket
getireceğine inanılıyor. Ayrıca yeni yılda sizi ilk ziyaret eden kişi çok
önemli, çünkü o kişinin bütün yıl uğur getireceğine inanılıyor. Aklıma hemen
yeni yıl sabahı deliler gibi evi temizleyen ve “Eskileri temizleyelim, yeni yılda
yenilikler eve dolsun” diyen anneannem ve yeni yıl girdiğinde gözlerini kapatıp
açtığında bizlerin gözlerine bakıp gülen ve bütün yıl gülerek birbirimize
bakacağımıza inanan annem geliyor. Çinliler ise biz Müslümanların takip ettiği
“ay takvimini” kullandıkları için yeni yıl tarihleri Ocak sonu ya da Şubat başı
olarak değişiyor. Ancak kutlamaları ve inanışları bizlerden pek farklı değil.
Onlar da yılbaşında kırmızı rengin uğuruna inanıyorlar ve uğur getirsin diye
çocuklara kırmızı zarflara konmuş paralar veriyorlar. Farklı şeyler yense de, yemek
çeşitleri ve bolluğu da ülkelerde bolluk ve bereket beklentisinin en önemli
göstergesi. Örneğin aynı bizdeki gibi yeni yılda tatlı çeşitlerinin yendiği İskoçya
ve İngiltere’de de içeriği kurutulmuş meyvelerle dolu Christmas Puding’in yıl
boyu tatlılık ve iyilik getireceğine inanılıyor. Sadece İngiltere’de uygulanan
bir adet var ki bana bizim bayramları hatırlatıyor. Dini bayramımız olan Kurban
Bayramı’nda yoksullara dağıtılan kurban eti yerine, İngilizler Noel’i takip
eden 26 Aralık günü evdeki yemekleri kutulara koyarak yoksullara dağıtıyorlar
(Boxing Day). Yeni yıl günü eğlenmek ise bütün bir yılın neşeli geçeceğine dair
başka bir inanış. Çin’de yeni yılda özel festivaller kutlanıyor.
İyi
seneler…
Bildiğiniz
gibi bir yıl daha geride kaldı. Din, dil, ırk ne kadar farklı olursa olsun tüm
insanların inançları ve uyguladıkları adetlerin onlara, sıhhat, bolluk, neşe,
huzur ve iyi şans getirmesi. Sizlere bu gelen yeni yılın tüm umduklarınızı
getirmesini ve yaşlı dünyamızın hak ettiği huzuru kavuşmasını diliyorum.
Yılbaşı
Ekmeği

Bu
ekmeği yılbaşı sofralarınızı süslesin diye oluşturdum. Umarım sizler de
beğenirsiniz. Yapılması hiç de zor değil ve inanın sonuç harika oluyor.
Malzemeler:
• 60 gr.
un
• 100 ml.
süt
• 15 gr.
yaş maya
• 1
yumurta
• 40 gr. şeker
• 150 gr.
tereyağı (oda sıcaklığında)
• 250 ml.
süt
• 300 gr.
kuru incir, kayısı, fıstık, ceviz içi, sarı üzüm
• Üstüne
sürmek için yumurta ve 1 yemek kaşığı toz şeker
Hazırlanışı:
Suyun bir
kısmıyla mayayı eritin. Un, mayalı su, şeker, kalan su, tuz, yumurta, küp
halindeki tereyağı ve sütü hamura ekleyin. 12-15 dakika kadar yoğurun. Hamuru,
hava akımı olmayan bir yerde üstü streç filmle kapatılmış derince bir kapta 1.5
saat kadar dinlenmeye bırakın. Hamur, kabın yarısına kadar yükselince kaptan çıkarın,
üzeri unlanmış tezgahın üzerine koyun ve elinizle hamuru açın. Hamurun içini
kuru meyve karışımı ile doldurun. Sonra rulo haline getirin ve ay biçimi oluşturun.
Şekillendirdiğiniz hamuru yağlanıp unlanmış tepsinin içine dikkatlice yerleştirip
45 dakika-1 saat kadar dinlenmeye bırakın. Üstünü nemli bir bezle kapatmayı
unutmayın. Fırını 230oC’de ısıtın ve ısıtırken fırının dibine boş bir tas
koyun. Hamur hazır olunca ekmeği fırına yerleştirin ve koyarken kaynattığınız
bir bardak suyu fırının altındaki tasa koyup, fırının kapağını yavaşça kapatın.
Normal şartlarda 30 dakikada pişer ancak hiçbir zaman unutmayın ki, herkesin fırını
farklı olabilir. Ekmeği fırına koymadan önce üstüne fırça yardımıyla yumurta
sürüp toz şeker serpin. Fırının ısısını, ekmeği koyduktan 10 dakika sonra
210oC’ye dereceye düşürün. Fırından çıkan ekmeği, altı hava alacak şekilde 1
saat kadar bekletin.
dshipman@yeditepe.edu.tr