Geçmişten
bugüne uzanan yolculuk

Anadolu topraklarında doğan ve gelişerek
yol alan seramiğin öyküsünü öğrenmek, hayatın her alanında karşınıza çıkan
seramikle olan yakın ilişkinizi daha anlamlı hale getirecektir.


Anadolu toprağı üzerinde Neolitik Çağ'dan Roma ve Bizans'a,
Selçuklu ve Osmanlılardan modern Türkiye'ye uzanan tarih yolculuğunun her
adımında karşımıza yeni buluşlar, farklı formlar ve arayışlarla seramiğin
izleri çıkıyor.
Seramiğin sadece mutfak ve banyolara döşenen fayans ve
karoların üretiminde kullanıldığı dönemler çoktan geride kaldı. Yüksek
teknoloji üretim teknikleri ve mükemmelleştirilmiş sentetik hammaddeler o basit
seramiği, sadece otomobillerde değil, hava, uzay ve raylı sistem araçlarında,
bilgisayar ve makine üretiminde, tıpta, elektrik nakil sistemlerinde, üretim
teknolojisinde, ev işlerinde de kullanılabilecek esnek bir yüksek teknoloji
harikasına dönüştürdü.
Ve seramik 21. yüzyılda da, sofra eşyasından mimari
mekânlara, elektronik cihazlardan uzay araçlarına dünyanın en çok kullandığı,
en gelişmiş teknolojik malzemelerinden biri olarak öne çıkmaya başladı. Artık
yeni tür özel fırınlarda seramik ve alüminyum birbirinin içinde eritiliyor.
Tıp, seramiğin kullanıldığı alanlardan sadece biri. Araştırmacılar, mühendisler
ve endüstrinin düşlerini gerçeğe dönüştüren bu madde, 21. yüzyılın kilit
malzemelerinden biri olarak nitelendiriliyor.
Ve Türkiye’de seramik…
Dünyanın önemli seramik üreticilerinden biri olan Türkiye bu
noktaya büyük bir tarih ve kültür birikiminin desteğiyle ulaşmış olup, bugün
seramik sağlık gereçleri sektöründe Avrupa'nın ikinci büyük üreticisi ve
ihracatçısı konumundadır. Bunun temelinde Anadolu'nun 8 bin yıllık tarihi ve
kültürü yatıyor.
Seramik sağlık gereçleri grubuna banyolarımızda
kullandığımız hela taşları, lavabolar, lavabo ayakları, rezervuarlar, bideler,
mutfaklarımızdaki evyeler, pisuarlar giriyor. Şu anda Türkiye Avrupa'nın en
büyük üretim kapasitesine sahip. Avrupa her yıl toplam 50 milyon adet seramik
sağlık gereci üretiyor. En büyük üretici 9.6 milyon adetle İtalya. Avrupa
üretiminin yaklaşık yüzde 20'sini gerçekleştiren Türkiye'nin üretimi bu yıl 14
milyon adet. Dünyada toplam 200 milyon adetlik üretimin yaklaşık yüzde 5'i
Türkiye’ye ait. Sektörün bir diğer vurgulanması gereken yönü de üretimin
yaklaşık yüzde 50'sini ihraç edebilir hale gelmiş olması. Seramik sağlık
gereçlerinin katma değeri çok büyük. 1 dolarlık ithalatla 20 dolarlık ihracat
yapılabiliyor.
Türkiye’de seramik sektörü son 10 yılda gelişti. Fabrikalara
en son teknoloji alınırken eski teknolojili fabrikalar yenilendi. Türkiye bu
teknolojilerle dünyanın bütün standartlarına sahip olabilecek konuma geldi. İyi
yetişmiş işgücü, iyi yöneticileri, bilinçli patronlarıyla ihracatın önemi
kavranıp dünyanın her yerine satabilecek standart ve kalitede mal üretilmeye
başlandı.
Sektörde enerjinin toplam maliyetler içindeki payı çok
yüksek. Sektörün yarısı doğalgazdan yararlanamıyor. İzmir bölgesinin yarısında
hat olmadığı için doğalgaz kullanamayan fabrikalar bu durumdan çok şikâyetçi,
çünkü kullandıkları LPG doğalgaza göre iki misli pahalı. Elektrik ve doğalgaz
fiyatlarının dünya ortalamasının çok üzerinde olması sektörün dünya
piyasasındaki rekabet gücünü azaltıyor. Sektör yetkililerinin yeni yıldan
beklentileri arasında doğalgaz ve enerji fiyatının Avrupa ülkeleri düzeyine
çekilmesi yer alıyor.





