|
Türkiye,
seramikte dünya üçüncüsü
Sürdürülebilir bir ekonomik
büyümenin başarılabilmesi için, ulusal düzeyde üzerinde durulması gereken,
üretimdeki “katma değer”in korunması ve artırılmasıdır. Bu nedenle seramik
sanayiinin yaratacağı “katma değer”, her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de
stratejik bir önem taşımaktadır.

Kale Seramik
Geleneksel anlamda seramik
ürünler, anorganik endüstriyel hammaddelerin belirli oranlarda karıştırılıp şekillendirildikten
sonra pişirilerek sertleşmesi suretiyle elde edilen malzemelerdir. Olumlu
fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeni ile günlük yaşamda, endüstri ve inşaatta
yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yazının amacı teknik özellikleri ile ele
almaktan ziyade, seramik malzemenin dünyada ve Türkiye’deki üretim ve katma değerini
mercek altına alan, SERFED tarafından yayımlanmış Seramik Araştırma Raporu’ndan
yapılmış bir derlemeyi bilginize sunmaktır.

Kütahya Seramik
Dünya Seramik Sektörü’nün
üretim ve tüketimini iki sektörü baz alarak kısaca özetleyecek olursak:
1- Dünyada seramik kaplama
malzemeleri endüstrisinin en büyük üreticileri Çin, İtalya, İspanya, Brezilya,
Endonezya ve Türkiye’dir. Dünya toplam üretimi giderek artmaktadır. 1997-2000
döneminde üretim % 8,3 oranında artmıştır. Tüketim de aynı dönemde % 14
artarak, 2000 yılında 4,6 milyar m2’ye ulaşmıştır. Dünyadaki en büyük üretici
olan Çin, dünya üretiminin yaklaşık %32’sini gerçekleştirmektedir. Üretiminin %
97’si iç tüketime yöneliktir. Çin % 26’lık pay ile dünya tüketiminde de birinci
sırada yer almaktadır. İtalya’nın 2000 yılı karo üretimi 632 milyon m2’dir. İspanya’nın
üretimi ise 621 milyon m2’dir.
2- Dünya seramik sağlık gereçleri üretimi yılda yaklaşık 200 milyon adettir. 2000
yılında, Avrupa (Doğu Avrupa ülkeleri hariç) 51 milyon adetlik üretimi ile
Çin’den sonra dünyadaki en büyük üretici bölgedir. Tüketim ise 52 milyon
adettir. 30’dan fazla üreticinin bulunduğu İtalya dışında, dünya genelinde, çeşitli
ülkelerde fabrikaları bulunan az sayıda büyük üretici faaliyet göstermektedir. 2000
yılı itibariyle, Türkiye Avrupa’da 3. üretici ve 6. ihracatçı konumundadır.
Sektörün kapasite artışı büyük oranlarda gerçekleşmektedir. Avrupa’da en önemli
üreticiler, İtalya, İspanya, Türkiye, Fransa, İngiltere ve Almanya’dır. İtalya’nın
2000 yılı sağlık gereçleri üretimi 9,6 milyon adettir.
Dünyadaki en büyük üreticilerden iki tanesi ABD’de bulunmaktadır. Bunlardan
birisi ABD’nin ve dünyanın en büyük üreticisi olup, ABD, Meksika, Kanada,
Avrupa, Güney Amerika ve Uzak Doğu’da çeşitli ülkelerde olmak üzere21 ülkede
fabrikaya sahiptir. Diğer büyük üreticiler İsviçre, Finlandiya, İspanya,
Almanya, İngiltere, Hollanda’da olup, hepsinin pek çok ülkede üretim tesisleri
vardır. Büyük üreticilerden iki tanesi de Japonya’da bulunmaktadır. Çin’in
Avrupa’nın toplam üretiminden bir miktar daha fazla olan üretimi tümüyle iç
tüketime dönüktür. Aynı zamanda, yarısı ABD’den olmak üzere az miktarda ithalat
da yapmaktadır. Almanya, Avrupa’daki en büyük tüketici ve ithalatçıdır.
Almanya’yı Fransa, İspanya ve Belçika izlemektedir. AB ülkeleri, özellikle İtalya
ve İspanya üst kalite ürünler üretiminde başı çekerken, Asya ülkeleri özellikle
Çin’in yapmış olduğu büyük hamle sonucu, miktar olarak en fazla üretimi
gerçekleştirmektedirler. Çin’deki üretim artışının başlıca nedeni, ABD’nin ve
dünyanın en büyük üreticisi olan ABD’deki bir firma ile Çinli üreticiler arasında
gerçekleşen joint-venture (ortak girişim) türü ortaklıklardır.

Türkiye’de seramik sektörü
Seramik üretimi ülkemizin en eski sektörlerinden biridir. Anadolu’da ilk çanak,
çömlek örnekleri MÖ 7000 yıllarına, Neolitik Çağ’a uzanmaktadır. Ancak
endüstriyel anlamda geleneksel seramik üretimi İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki
yıllarda, yani 1950’lerde başlamıştır. İthalat ikamesi bu sanayinin kurulması
ve gelişmesinde en önemli teşvik olmuştur.
Üretim ve kapasite kullanımı
Büyük oranda yerli girdiler kullanan
seramik sektörünün yarattığı katma değer çok yüksektir. Seramik sektörü yıllık
1,5 milyar ABD $’lık katma değer, 400 milyon ABD $’lık ihracatı ile, ülkemizin
en köklü ve temel sanayi gruplarından biridir. Kurulu kapasite miktarları, ürün
kalitesi ve ürün çeşitliliği vb. faktörler göz önüne alındığında, Türk seramik
sanayi içinde en gelişmiş alt sektörler kaplama malzemeleri ve sağlık
gereçleri; nispeten daha az gelişmiş alt sektörler ise sofra ve süs eşyaları
ile teknik seramikler ve refrakter malzemeler sektörüdür. Türk seramik sanayi
hammadde ihtiyacını yaklaşık %80 oranında yurt içinden karşılamaktadır. Buna
karşın makine ve ekipman üretimi gelişmemiştir. Türkiye seramik sanayinde fiili
toplam işgücü 20.000 kişi civarındadır. Seramik sektörüne hizmet veren yan
sektörleri ve hammadde üretimini gerçekleştiren firmaları da içine alan bir
perspektifle bakıldığında bu rakamın 150 bin düzeyinde olduğu söylenebilir. Geçtiğimiz
dönemde yaşanan iki ekonomik kriz, imalattan sanayiye, tarımdan inşaata tüm mal
ve hizmetleri üreten sektörleri etkilediği gibi seramik sektörünü de derinden
etkilemiştir. 2001 yılında seramik sektörü üretimi %15 daralmış, ancak istihdam
azalışı %5 seviyesinde kalmıştır.

Esvit...

Ege Seramik.

Sonuç ve değerlendirme
Son dönemlerde, Türkiye ekonomisinde
yaşanan gelişmelerin reel sektör üzerindeki etkilerinin oldukça olumsuz olduğu
ve ciddi izler bırakacağı düşünülmektedir. Yakın geçmiş itibariyle, 1994 krizi
sonrası gelen global krizler ve depremlerden sonra son dönemde yaşanan Kasım
2000 ve Şubat 2001 krizleri ekonomiyi bir belirsizlik ortamına sokmuş, yapısal
reformlarla uğraşmakta olan reel sektör, konjonktürel sorunlarla da karşı karşıya
kalmıştır. Sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin başarılabilmesi için ulusal
düzeyde üzerinde durulması gereken, üretimdeki “katma değer”in korunması ve artırılmasıdır.
Kısaca “yerli üretim” olarak tanımlanan “katma değer”in yurt içinde kalması ve
giderek artması, daha çok üretim ve istihdam ile toplumsal refahın da temel
kaynağını oluşturmaktadır. Bu nedenle seramik sanayinin yaratacağı “katma değer”
ile her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de stratejik bir önem taşımaktadır.
Türkiye’deki seramik sanayinin sahip olduğu stratejik önem ve yüksek üretim
potansiyelinin bu açıdan dikkatle ele alınması ve özenle geliştirilerek
sürdürülmesi gerekmektedir. Seramik sektörü ülkemize istihdam ve döviz girdisi
sağlayan, yerli hammadde kullanan önemli bir üretim koludur. Seramik Kaplama
Malzemeleri ve Seramik Sağlık Gereçleri sektörleri ihracat sıralamasında
dünyada 3. sırada bulunmaktadır. Bu sektörümüzün daha da gelişmesi ve ülke
ekonomisine olan katkılarını artırması, ülkemizdeki altyapının gelişimine bağlıdır.
Ülkemizde ne yazık ki, son yıllarda uygulanan ekonomik politikalar sanayi ve
üretimi yeterince desteklememiştir. Son yıllarda reel sektör olarak nitelenen
sektörlere hiçbir kolaylık, sağlanmadığı gibi, bu sektörlerin dek dileği olan,
altyapı yatırımları da yapılamamış, sanayicimiz, yüksek enflasyon, istikrarsız
politika ve ekonomik ortam, yüksek kredi maliyetleri, karayoluna bağımlı olan
pahalı taşımacılık gibi sorunların yanında, yüksek fiyatlı enerji sorunları ile
karşı karşıya bırakılmıştır. Seramik sektörünün rekabet gücünü sürdürebilmesi,
yurt içindeki Pazar hakimiyetini koruyabilmesi ve dünya pazarlarından aldığı
payı arttırabilmesi için ülkemizdeki altyapının, özellikle de enerji ve nakliye
altyapısının geliştirilmesi şarttır. Bu altyapı kurulduktan sonra da,
üreticilerimizin bu imkanlardan en uygun koşullarda, en azından sanayisi gelişmiş
ülkelerdeki üreticilerin koşullarında yararlanabilmesi gereklidir. Bu önlemler
alındığı takdirde, ihracat potansiyeli yüksek olan seramik sektörü dış
pazarlarda, rekabetin daha da artmasına rağmen ihracatını artıracaktır. Çünkü
Türkiye, dünyanın en fazla seramik ürün tüketicisi olan Avrupa Kıtası’na yakınlığı,
diğer rakiplerine göre fiyatların ucuzluğu, kaliteli ürün ve tasarımdaki çeşitliliği
sayesinde dünya seramik pazarından önemli oranda bir pay alabilecektir.
Not: SERFED’in web
sitesindeki Seramik Araştırma Raporu’ndan derlenmiştir.
|
|