26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Türkiye, seramikte dünya üçüncüsü
Sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin başarılabilmesi için, ulusal düzeyde üzerinde durulması gereken, üretimdeki “katma değer”in korunması ve artırılmasıdır. Bu nedenle seramik sanayiinin yaratacağı “katma değer”, her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de stratejik bir önem taşımaktadır.


Kale Seramik

Geleneksel anlamda seramik ürünler, anorganik endüstriyel hammaddelerin belirli oranlarda karıştırılıp şekillendirildikten sonra pişirilerek sertleşmesi suretiyle elde edilen malzemelerdir. Olumlu fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeni ile günlük yaşamda, endüstri ve inşaatta yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yazının amacı teknik özellikleri ile ele almaktan ziyade, seramik malzemenin dünyada ve Türkiye’deki üretim ve katma değerini mercek altına alan, SERFED tarafından yayımlanmış Seramik Araştırma Raporu’ndan yapılmış bir derlemeyi bilginize sunmaktır.


Kütahya Seramik

Dünya Seramik Sektörü’nün üretim ve tüketimini iki sektörü baz alarak kısaca özetleyecek olursak:

1- Dünyada seramik kaplama malzemeleri endüstrisinin en büyük üreticileri Çin, İtalya, İspanya, Brezilya, Endonezya ve Türkiye’dir. Dünya toplam üretimi giderek artmaktadır. 1997-2000 döneminde üretim % 8,3 oranında artmıştır. Tüketim de aynı dönemde % 14 artarak, 2000 yılında 4,6 milyar m2’ye ulaşmıştır. Dünyadaki en büyük üretici olan Çin, dünya üretiminin yaklaşık %32’sini gerçekleştirmektedir. Üretiminin % 97’si iç tüketime yöneliktir. Çin % 26’lık pay ile dünya tüketiminde de birinci sırada yer almaktadır. İtalya’nın 2000 yılı karo üretimi 632 milyon m2’dir. İspanya’nın üretimi ise 621 milyon m2’dir.
2- Dünya seramik sağlık gereçleri üretimi yılda yaklaşık 200 milyon adettir. 2000 yılında, Avrupa (Doğu Avrupa ülkeleri hariç) 51 milyon adetlik üretimi ile Çin’den sonra dünyadaki en büyük üretici bölgedir. Tüketim ise 52 milyon adettir. 30’dan fazla üreticinin bulunduğu İtalya dışında, dünya genelinde, çeşitli ülkelerde fabrikaları bulunan az sayıda büyük üretici faaliyet göstermektedir. 2000 yılı itibariyle, Türkiye Avrupa’da 3. üretici ve 6. ihracatçı konumundadır. Sektörün kapasite artışı büyük oranlarda gerçekleşmektedir. Avrupa’da en önemli üreticiler, İtalya, İspanya, Türkiye, Fransa, İngiltere ve Almanya’dır. İtalya’nın 2000 yılı sağlık gereçleri üretimi 9,6 milyon adettir.
Dünyadaki en büyük üreticilerden iki tanesi ABD’de bulunmaktadır. Bunlardan birisi ABD’nin ve dünyanın en büyük üreticisi olup, ABD, Meksika, Kanada, Avrupa, Güney Amerika ve Uzak Doğu’da çeşitli ülkelerde olmak üzere21 ülkede fabrikaya sahiptir. Diğer büyük üreticiler İsviçre, Finlandiya, İspanya, Almanya, İngiltere, Hollanda’da olup, hepsinin pek çok ülkede üretim tesisleri vardır. Büyük üreticilerden iki tanesi de Japonya’da bulunmaktadır. Çin’in Avrupa’nın toplam üretiminden bir miktar daha fazla olan üretimi tümüyle iç tüketime dönüktür. Aynı zamanda, yarısı ABD’den olmak üzere az miktarda ithalat da yapmaktadır. Almanya, Avrupa’daki en büyük tüketici ve ithalatçıdır. Almanya’yı Fransa, İspanya ve Belçika izlemektedir. AB ülkeleri, özellikle İtalya ve İspanya üst kalite ürünler üretiminde başı çekerken, Asya ülkeleri özellikle Çin’in yapmış olduğu büyük hamle sonucu, miktar olarak en fazla üretimi gerçekleştirmektedirler. Çin’deki üretim artışının başlıca nedeni, ABD’nin ve dünyanın en büyük üreticisi olan ABD’deki bir firma ile Çinli üreticiler arasında gerçekleşen joint-venture (ortak girişim) türü ortaklıklardır.



Türkiye’de seramik sektörü
Seramik üretimi ülkemizin en eski sektörlerinden biridir. Anadolu’da ilk çanak, çömlek örnekleri MÖ 7000 yıllarına, Neolitik Çağ’a uzanmaktadır. Ancak endüstriyel anlamda geleneksel seramik üretimi İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yıllarda, yani 1950’lerde başlamıştır. İthalat ikamesi bu sanayinin kurulması ve gelişmesinde en önemli teşvik olmuştur.

Üretim ve kapasite kullanımı
Büyük oranda yerli girdiler kullanan seramik sektörünün yarattığı katma değer çok yüksektir. Seramik sektörü yıllık 1,5 milyar ABD $’lık katma değer, 400 milyon ABD $’lık ihracatı ile, ülkemizin en köklü ve temel sanayi gruplarından biridir. Kurulu kapasite miktarları, ürün kalitesi ve ürün çeşitliliği vb. faktörler göz önüne alındığında, Türk seramik sanayi içinde en gelişmiş alt sektörler kaplama malzemeleri ve sağlık gereçleri; nispeten daha az gelişmiş alt sektörler ise sofra ve süs eşyaları ile teknik seramikler ve refrakter malzemeler sektörüdür. Türk seramik sanayi hammadde ihtiyacını yaklaşık %80 oranında yurt içinden karşılamaktadır. Buna karşın makine ve ekipman üretimi gelişmemiştir. Türkiye seramik sanayinde fiili toplam işgücü 20.000 kişi civarındadır. Seramik sektörüne hizmet veren yan sektörleri ve hammadde üretimini gerçekleştiren firmaları da içine alan bir perspektifle bakıldığında bu rakamın 150 bin düzeyinde olduğu söylenebilir. Geçtiğimiz dönemde yaşanan iki ekonomik kriz, imalattan sanayiye, tarımdan inşaata tüm mal ve hizmetleri üreten sektörleri etkilediği gibi seramik sektörünü de derinden etkilemiştir. 2001 yılında seramik sektörü üretimi %15 daralmış, ancak istihdam azalışı %5 seviyesinde kalmıştır.


Esvit...


Ege Seramik.

Sonuç ve değerlendirme
Son dönemlerde, Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmelerin reel sektör üzerindeki etkilerinin oldukça olumsuz olduğu ve ciddi izler bırakacağı düşünülmektedir. Yakın geçmiş itibariyle, 1994 krizi sonrası gelen global krizler ve depremlerden sonra son dönemde yaşanan Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri ekonomiyi bir belirsizlik ortamına sokmuş, yapısal reformlarla uğraşmakta olan reel sektör, konjonktürel sorunlarla da karşı karşıya kalmıştır. Sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin başarılabilmesi için ulusal düzeyde üzerinde durulması gereken, üretimdeki “katma değer”in korunması ve artırılmasıdır. Kısaca “yerli üretim” olarak tanımlanan “katma değer”in yurt içinde kalması ve giderek artması, daha çok üretim ve istihdam ile toplumsal refahın da temel kaynağını oluşturmaktadır. Bu nedenle seramik sanayinin yaratacağı “katma değer” ile her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de stratejik bir önem taşımaktadır. Türkiye’deki seramik sanayinin sahip olduğu stratejik önem ve yüksek üretim potansiyelinin bu açıdan dikkatle ele alınması ve özenle geliştirilerek sürdürülmesi gerekmektedir. Seramik sektörü ülkemize istihdam ve döviz girdisi sağlayan, yerli hammadde kullanan önemli bir üretim koludur. Seramik Kaplama Malzemeleri ve Seramik Sağlık Gereçleri sektörleri ihracat sıralamasında dünyada 3. sırada bulunmaktadır. Bu sektörümüzün daha da gelişmesi ve ülke ekonomisine olan katkılarını artırması, ülkemizdeki altyapının gelişimine bağlıdır. Ülkemizde ne yazık ki, son yıllarda uygulanan ekonomik politikalar sanayi ve üretimi yeterince desteklememiştir. Son yıllarda reel sektör olarak nitelenen sektörlere hiçbir kolaylık, sağlanmadığı gibi, bu sektörlerin dek dileği olan, altyapı yatırımları da yapılamamış, sanayicimiz, yüksek enflasyon, istikrarsız politika ve ekonomik ortam, yüksek kredi maliyetleri, karayoluna bağımlı olan pahalı taşımacılık gibi sorunların yanında, yüksek fiyatlı enerji sorunları ile karşı karşıya bırakılmıştır. Seramik sektörünün rekabet gücünü sürdürebilmesi, yurt içindeki Pazar hakimiyetini koruyabilmesi ve dünya pazarlarından aldığı payı arttırabilmesi için ülkemizdeki altyapının, özellikle de enerji ve nakliye altyapısının geliştirilmesi şarttır. Bu altyapı kurulduktan sonra da, üreticilerimizin bu imkanlardan en uygun koşullarda, en azından sanayisi gelişmiş ülkelerdeki üreticilerin koşullarında yararlanabilmesi gereklidir. Bu önlemler alındığı takdirde, ihracat potansiyeli yüksek olan seramik sektörü dış pazarlarda, rekabetin daha da artmasına rağmen ihracatını artıracaktır. Çünkü Türkiye, dünyanın en fazla seramik ürün tüketicisi olan Avrupa Kıtası’na yakınlığı, diğer rakiplerine göre fiyatların ucuzluğu, kaliteli ürün ve tasarımdaki çeşitliliği sayesinde dünya seramik pazarından önemli oranda bir pay alabilecektir.

Not: SERFED’in web sitesindeki Seramik Araştırma Raporu’ndan derlenmiştir.



 

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70654 - unknown - 38.107.179.238