Şeytan
“ayrıntı”da gizlidir…
Çağdaş mutfaklarda minimum yer
kullanımı ile maksimum fayda sağlayan detaylar, size daha etkin bir mutfak
yaşamı vadederken, aynı zamanda mekanın görselliği ve estetik çizgisine katkıda
bulunuyor. Mutfağınızda işlevsel bir planlamaya ihtiyaç duyuyorsanız, ilk
bakışta fark edilmeyen detayların gücünü göz ardı etmeyin, deriz.

Kendinizi mutfakta yemek
yaparken düşleyin… Mutfakta kullandığınız aletleri çoğunlukla sakladığınız
alanlar yeterli gelmiyor olabilir. Aradığınız şeyi bulmaya çalışırken, mutfak
dolaplarını altüst mü ediyorsunuz?
O zaman mutfakta çalışırken, kafanızı
mutfak raflarına çarpmadan veya mutfaktaki her yeri boşaltmanız gerekmeden,
vazgeçilmez mutfak eşyalarına rahatlıkla ulaşabileceğiniz ya da daha açık bir
tabirle elinizi attığınız her şeyi rahatlıkla bulabileceğiniz bir sisteme
ihtiyacınız var demektir. Eğer mutfağınızı planlarken işi şansa bırakmak
istemiyorsanız, detaylardan bütüne giden yolu tercih edin. Aksi takdirde
üzerinde çok fazla düşünmeden verdiğiniz kararlar, bir dahaki sefere mutfağınızı
yenileyene dek, size yer, zaman ve emek kaybı olarak geri döner. Bunun
bilincinde olan günümüz kullanıcısı, geçmişte olduğu gibi alışılmış tarzda
tasarlanan ve üretilen stok mutfaklardan birini edinmek yerine beklentilerine
karşılık veren çözümlerin ve ‘ihtiyaca özel’ tasarımların arayışı içinde. Mutfağınızı
planlarken göz önünde bulunduracağınız bazı püf noktaları, mutfak
hareketlerinizin daha etkili ve pratik olması için size yardımcı olacak. Gelin
işe koyulmadan, sizi ihtiyacınız olan detaylara taşıyacak ipuçlarına birlikte
göz atalım.

Ada üniteleriyle gelen
konfor
Son zamanlarda mutfaklarda yeni bir eğilim
göze çarpıyor: Hazırlık ve saklama alanlarının birbirinden ayrılması. Bu trend,
bir tür geçmişe dönüş olarak yorumlanıyor. Eskiden evlerin mutfaklarında
ocaklar, yıkama hazneleri ve mermer tezgahlı büyük masalar bulunurdu. Bunlar
mutfakta çalışma işlevinin araçlarıydı. Diğer taraftan bir başka mekanda oluşturulan
açık kiler, yiyecekten sofra takımlarına kadar gerekli her şeyi içine alan ve
saklama işlevini gören bir mobilyaydı. Daha sonra alt, üst ve boydolaplardan
oluşan mobilyalarla duvardan duvara düzenlemeye imkan sağlayan çözümler,
bizlerin mutfağı tek bir hacim olarak algılamamızı sağladı. Günümüzde mutfak,
yine modüler elemanların kullanımıyla, yemek pişirmek için gerekli donanımların
yoğunlaştığı ada bölümü ve kiler amaçlı sürgü kapaklı boy dolaplarının
duvarlarda gizlendiği saklama alanlarına ayrıldı. Mutfağınız yeterince büyükse,
merkezde düzenlenecek bir ada ünitesi, hem depolama hem de tezgah ünitelerini
artırarak size ekstra kullanım alanı kazandıracaktır. Yemek köşesi olarak da
kullanabileceğiniz ada ünitesinin tekerlekli ve mobil olarak düzenlenmesi ise,
mutfağınız dar bir mekansa size çok yönlü kullanım ve hareket esnekliği kazandırabilir.
Bunun yanında ada ünitesinin üzerine asılacak sarkıt rafa cam kadehlerinizi,
bardaklarınızı yerleştirerek, alanı daha da işlevsel hale getirmeniz mümkün.
Sadece ada üniteleri değil, yarımada çıktısı olarak tezgahla bütünleşen
üniteler de tasarımcılar tarafından uygulanan çözümlerden. Siz de yarımada
formunda tezgahın bir uzantısı olarak tasarlanacak bir açık mutfak
düzenlemesiyle yaşama bölümü ile mutfağı işlevsel olarak ayırabilir; böylece
hem tezgah altındaki dolaplarla ekstra depolama alanı kazanmış olur, hem de
mekanlar arasında görsel iletişimi sağlayan bir sınır yaratmış olursunuz.
Dolap ve çekmece içi
mekanizmaları
Yine geleneksel mutfak anlayışı
çerçevesinde yer alan bazı dolapların ve çekmecelerin yerini her boyutta
üretilebilen çekmece kutuları ve sürgülü dolap sistemleri aldı. Dolap içlerine
uygulanabilen yeni sistemler sayesine pek çok eşyanızı işlevsel bir şekilde
düzenleyebilirsiniz. Mesela, mutfak lavabosuna yakın olan çekmece ve dolaplarda
uygulanabilen bir sistemle geri dönüşüm, aksesuar temizliği, deterjanlar, faraş,
fırça ve süngerler için uygun bir alan yaratabilirsiniz. Bu sürgülü mekanizma
tüm bu saydığımız özelliklerin yanı sıra; kiler olarak kullanım için de
uygundur. Hele ki kilerde saklayacağınız her türlü gıda için bir raf ve kutu
varsa… Bu tür bir sistem sayesinde artık rafın en arkasında duran makarna
kutusunu almak için merdivene tırmanma zahmetinden kurtulacaksınız.
Çalışma üçgeni doğru
planlanmalı
Mutfak düzenlemesinde iş akışı, mekanın
pratik kullanımı açısından ele alınması gereken önemli bir konu. Buzdolabı-fırın-eviye
üçgeninde kurulan doğru iş akışı mutfağı pratik ve etkin kullanabilmenizi sağlar.
Bu üç nokta arasındaki mesafelerin kısa olması, hızlı iş akışı sağlayarak,
yemek hazırlığı yapan kişinin daha kısa sürede, daha fazla iş yapmasını mümkün
hale getiriyor. Örneğin bu üç noktanın da, aynı doğrusal çizgide bulunduğunu,
ocakla buzdolabı arasında eviye ve hazırlık tezgahının bulunduğunu varsayalım.
Bu akış, muhtemelen buzdolabından çıkardığı yemekleri ısıtmak ya da soğuyan
tencereleri buzdolabına yerleştirmek isteyen kullanıcının iş yükünü artıracaktır.
Şimdi de buzdolabının ocağın karşısında konumlandığını düşünelim. Bu düzenleme
kuşkusuz üç nokta arasında çok daha seri bir sirkülasyon sağlayacaktır.
Raylı sistemler ve
aksesuarlar
Mutfaktaki çalışma yüzeyinize yakın
yerlerde ya da pişirme ünitesinin arkasına asacağınız metal raylı sisteme yemek
hazırlığı sırasında kullanacağınız yemek kaşığı gibi aletleri yerleştirerek,
hem işlevsel kullanım sağlamış olur, hem de şık bir görüntü elde edebilirsiniz.
Raylı sistemin tezgahtan 25 cm yukarıda olması idealdir. Ada ünitesi varsa,
ünite üzerine asılacak sarkıt raflar da, elinizin altında olmasını istediğiniz
mutfak eşyalarınızı yerleştirebileceğiniz elverişli bir alan oluşturabilir.

Aydınlatma, planın önemli
kısmı
Mutfakta genellikle aydınlatma konusu
üzerinde çok durulmaz ve iyi bir aydınlatmadan yoksun olan yerler de aslında en
çok görsel konfora ihtiyacımız olan yerlerdir maalesef. Bunlardan hemen akla
gelen ikisi mutfaktaki çalışma yüzeyimiz ve çekmecelerin iç kısımları. İyi bir
aydınlatma sizi mutfaktaki eşyaların, yiyeceklerin yerlerini ezberlemek gibi
zor ve sıkıcı bir görevden kurtararak, mutfağınızda sizi daha özgür kılar. Modern
mutfak modelleri çoğunlukla duvara monte dolapların altından aydınlatma
kaynakları ve iç aydınlatmaya sahiplerdir. Tüm bunlar olmasa bile karanlıkta ışık
veren dolaplar ya da içten spotlarla ya da lambalarla aydınlatmak her zaman iyi
bir fikirdir. Ayrıca mutfağınız açık bir mutfaksa ve yarımada olarak uzanan
tezgahla ayrılıyorsa, tezgah üzerinde asma dolap kullanmamanızda fayda var.
Zira böyle bir düzenleme, diğer mekanlardan yansıyan ışığı keserek, mutfakta
aydınlatma düzeyini düşürecektir.