26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Kalitemiz, müşteri potansiyelimizdir

 

Can Ulus

Türkiye’deki 13. senesini dolduran dünyaca ünlü armatür markası Grohe, sektördeki konumunu sağlamlaştırarak yoluna devam ediyor. Firmanın Türkiye Genel Müdürü Hayri Bali ile armatür sektörü, Uzak Doğu pazarının sektöre etkileri, Grohe’nin sektördeki yeri ve son kampanyası üzerine görüştük.    

 

Allure serisi

 

Bize Grohe’yi kısaca tanıtabilir misiniz?

Armatür sektöründe dünyanın en büyük üç firmasından biri olan Alman kökenli Grohe, şu anda dünya çapında en çok tanınan ve satan üçüncü firma konumunda. Sıralamadaki ilk iki firmadan birincisi Amerika’da ikincisi ise Japonya’da faaliyet gösterirken Grohe, hem Avrupa hem de kıtalar arası arenada diğer ikisinden çok daha iyi tanınıyor. 170’den fazla ülke pazarında kullanıcılara ulaşıyor ve 70’den fazla ülkede ise yabancı sermayeli şirketler olarak faaliyet gösteriyoruz. Grohe Türkiye’de bu iştiraklerden biri. Biz Türkiye’de ithal ürün konusunda, lojistik, satış ve sonrası, yedek parça gibi aklınıza gelebilecek her türden olması gereken hizmeti temin eden yegane ithal markayız, diğerleri genelde mümessillik bazında sadece satış yapmaktadır. 1989’da ilk olarak bu işe başladığımızda ülkemizde hiç olmayan, ithal musluk kavramın oturtan ilk firmayız. Grohe’yi kendi kuralları ve sistemi ile 1994’te Türkiye’ye getirdik ve geride bıraktığımız 13 senenin sonunda büyük şehirlerde birden fazla, Anadolu’da ise birer tane olmak üzere toplam 70’e yakın bayiliğimiz mevcut.

 

Grohe’nin müşteri profilinden biraz bahsedebilir misiniz?

Aslında bir müşteri profilimiz olduğu söylenemez, çünkü bizim ürünlerimizin kalitesi ve getirdiği konfor hakkında bilinçlendirebildiğimiz kullanıcılar bizim hedef kitlemiz haline geliyor. Şahsen hedef kitleyi, belirli bir gelir grubu olarak adlandırmanın tamamen yanlış olduğu görüşündeyim. Çünkü bu konu, insanın cebindeki para ile değil, tamamen bilinci ile ilgilidir. Yani nihai tüketici eğer derse ki, şu anda yeteri kadar param yok, ancak olduğu gün Grohe alırım çünkü önümüzdeki 20 sene armatüre harcama yapmak istemiyorum. İşte bu bilince sahip tüketiciler bizim potansiyel hedef kitlemize dahil oluyor. Proje bazında da durum hemen hemen aynıdır. Diyelim ki bir otel inşa edilecek, henüz proje aşamasında, en az yüz armatür firması o otele kendi ürünlerini verebilmek için sıraya girer. Ancak o projede sadece bir firma tercih edilir. Bizim farkımız, ürün kalitemiz ve marka güvenilirliğimizden ötürü, proje daha çizilmeden armatürlerin Grohe olması kararının alınmasına sebep oluyor. Bu bağlamda Grohe bir yatırım ürünü olarak görülüyor ve ne istediğini bilen tüketiciler bizi seçiyor.

 

13 sene içerisinde armatür sektörü Türkiye’de nereden nereye geldi? Grohe bu değişimin neresinde konumlanıyor?

Grohe olarak Türkiye’deki miladımızı 1994 olarak düşünürsek, başladığımız günden bugüne, sektörde büyük bir marka enflasyonu olduğunu görüyoruz. Ürün çeşitliliği çok arttı. Artık markalar, tüketiciye sadece bir lavabo bataryası ve duş seti değil çok daha fazlasını sunma gerekliliğini anladı. Müthiş bir tasarım çeşitliliği mevcut ki bu da insanların banyolarına daha fazla değer verdiklerinin göstergesidir. Eskiden evlerde, misafirlerin ağırlanacağı bölümlere özen gösterilir, evin diğer bölümleri pek önemsenmezdi. Şimdi ise banyo ve mutfaklar övünç kaynağı haline geldi. Zamanında namahrem olarak kabul edilen banyolar şu anda evin karakterini belirler durumda. Banyo malzemelerinde kullanıcı alışkanlıklarını düşündüğümüz zaman, kalite konusunda da bariz bir uyanışın söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Önceleri musluk, aksesuar gibi düşünülür ve havlu ve bornoz askısı, tuvalet fırçaları ile beraber alınan kromaj malzemeler arasında görülür, bozulunca atılır, hemen yenisi takılır gibi bir mantık söz konusu idi. Halbuki artık öyle değil. Bugün musluk olarak adlandırdığımız ürünün henüz inşaat aşamasında dikkat edilmesi gereken unsurlar önem kazandı, tesisatın döşenmesi, yer kazanımı, duvar dışı veya gömme musluk kullanılması gibi. Yani seneler içerisindeki sektörün geldiği noktayı şöyle özetlemek mümkün, eskiden tek kanal olarak yayın yaparken 13 yıl sonra seçeneklerin sınırsıza doğru gittiği bir dijital ortam haline geldi. Grohe ise bu gelişimin büyük bir parçası oldu. Biz daha çok projeler aracılığı ile standart ürünlerde sektörü geliştirmeye çabalıyorduk ancak zamanla birlikte, dizayn ile kalite ve konfor ile teknoloji iç içe geçti. Bu değişim içerisinde bizim için en büyük kazanım, armatür bilincinin artık oturmaya başlaması. Bir örnekle açıklamak gerekir ise, kiralık bir evden başka bir eve geçeceksiniz, sizinle birlikte evden neler götürürsünüz? Dolap, yemek odası, yatak ve musluk. Neden musluk, çünkü artık alışmışsınızdır. Termostatik bir musluktur, ısıyı iyi ayarlamasına alışmışsınızdır veya başka bir modeldir, o kadar değişik bir alışkanlık haline gelmiştir ki o musluğu kullanmak, yeni evinize mutlaka sizinle beraber gidecektir. Eskiden musluk, geldiğim zaman bulduğum, gittiğim zaman bıraktığım bir üründü. Şu anda para ödediğiniz ve karşılığında bir şeyler beklediğiniz evladiyelik bir ürün haline geldi. 1988’de proje bazında çalışmaya başladığımız, Antalya’da faaliyet gösteren bir otele sattığımız musluklar şu anda hala ilk günkü performansını vermektedir. Bu bağlamda düşündüğünüz zaman, bir evde 19 senede neler değişir ki otellerdeki banyo kullanım oranını düşündüğünüzde her şey değişiyor ancak musluklar aynı kalıyor. İşte bu durum, asıl yarattığımız farklılığın bir göstergesi diyebilirim. Uzun ömür, güven ve insanların konfora olan açlığını tatmin etmek. Grohe’nin en büyük farklılığı, insanların önceden farkında olmadığı ancak alıştıkça vazgeçemedikleri bazı konforları sağlaması. Şu noktaya da değinmek istiyorum, Türkiye’de mevcut olan en büyük sorun bence uzun vadede düşünememek. Kanaatimce, 2001 yılında yaşadığımız kriz sonrası her insan cebindeki paranın, değerini her an yitirebileceğini anladı. O nedenle birikimlerini çok akıllı kullanma gerekliliği insanlarda tüketim ile ilgili belli bir bilinçlenmeye sebebiyet verdi. Bu nedenle Grohe, az önce belirttiğim bilincin gelişmesinde ve bu bilincin her açıdan kazanıma dönüşmesinde hem sebep hem de çözüm olmuş bir firmadır.

 

Yaygınlaşan Çin malı armatür kullanımı sizce Grohe için bir tehdit oluşturuyor mu?

Açıkçası Çin konusunu önce Türkiye açısından değerlendirmek isterim. Bence Çin, bütün dünya için büyük bir fırsat ve bunu fırsat olarak gören başarılı olur. Bu coğrafyayı potansiyel alıcı olarak düşünmeli ve 1,5 milyarlık nüfusa ne sunarsak bu potansiyeli değerlendirebiliriz sorusuna cevap bulmalıyız. Konum olarak düşündüğümüz zaman Türkiye, stratejik ve lojistik olarak her türlü imkana sahip. Adeta bütün dünyanın ortasındayız. Artık Avrupa için her açıdan kilit öneme sahip bir ülke konumuna gelmemiz gerekiyor. Yani eğer ki 67 milyonluk nüfusumuzu “Çinliler geliyor” şeklinde korkutarak yönetmeye çalışırsanız, Çin’de korkulacak bir yer haline gelir ki bu anlayış tamamen yanlıştır. Özetle Türkiye, potansiyelini etkin kullanmayı başarabildiği ve diğer üreticileri tehdit olarak değil de fırsat olarak gördüğü anda sadece Çin değil, tüm pazarlarda aktif rol oynayabilir. Bu benim şahsi fikrim. Grohe’ye gelince, bundan 4 sene önce Çin’de, bir merkez ofis ve küçük bir fabrika kurduk. Biz şu anda Grohe olarak Çin’de yılda 50 milyon Euro’luk musluk satıyoruz ve bunların hepsi Almanya’da üretilmiş ürünler… Çin’de bir ürünü satmak için orada üretmeniz gerekiyor. Bu duruma bürokratik bir sistem geliştirerek, orada temsili bir fabrika kurmak gibi, istediğinizi ithal edip satabiliyorsunuz. Almanya’da üretilen musluklar tüm Çin’e gönderiliyor, 200 kişilik bir ekip gelen muslukların son kontrollerini yapıyor ve ambalajlayarak satışa sunuyor. Olayın bir başka boyutu ise kontrol mekanizması. Firmaların ülke ekonomisini ayakta tutabilmesi için serbest ekonominin sağlıklı bir şekilde işlemesi gerekir. Serbest ekonominin en önemli faktörü olan kontrol mekanizmasının devlet tarafından kusursuz şekilde yapılması şarttır. Bunu şöyle bir örnek ile açıklamak mümkün. Dil Ovası’nda bazı fabrikalar atık filtrelerini geceleri çalıştırmıyor. Şimdi iki fabrika düşünün, A fabrikasında çevre bilinci var ve tabiatı ile maliyeti 10 lira, B fabrikası ise çevreyi umursamadan atığını doğaya bırakıyor ve maliyeti 5 lira. İkisinde de aynı ürün üretiliyor. A fabrikası ürün satamıyor, B fabrikası satıyor. Bir sene sonra B fabrikası, maliyeti fazla olan A fabrikasını satın alıyor. Özetle, Çin mevzusuna dönersek, bugün eğer bir yatırımcı oteline Çin’den ucuz bir ürün alıyorsa, yan taraftaki otelin maliyeti de düşük olduğu için, “belki odasını daha ucuza satar ben odamı satamam ve batarım, öyleyse ben bu ucuz ürün tercih ederek maliyetimi minimuma indirmeliyim” gibi yanlış bir düşünce geliştiriyor. Bu durumun engellenmesi için herkesin kesin uyacağı standartların belirlenmesi, yani kontrol mekanizmanın kusursuz bir şekilde işlemesi gerekiyor.

 

Concetto serisi

 

Son zamanlarda doğal kaynaklardaki gözle görülür azalma, üretici firmaları çevre dostu armatürler üretmeye yöneltti. Grohe’nin bu konudaki çalışmaları nelerdir?

Su tasarrufu konusu Türkiye’de anlaşılamamış kavramların başındadır. Gömme rezervuarların az su tüketmesini sağlamak amacı ile üretilen 3–6 litre düğmesi, sadece bilinçli tüketiciye hitap edeceğinden son derece eksik bir çözümdür. Hijyen sağlama açısından mantık çerçevesinde durumu değerlendirirsek, Türkiye’de tuvalet kağıdının çöp kutusuna atılması gerekliliği anlaşılamadığı için, her defasında 6 litre su akıtmak, pis su borularında ileride oluşabilecek büyük felaketleri önleyecektir. 6 litre, normal bir tek kollu bataryanın bir dakikada akıttığı suyun yarısıdır. Basit bir hesap ile standart bir bataryanın bir dakikada akıttığı su, iki komple gömme rezervuarın kapasitesine eşit. Demek ki gerçek ekonomi rezervuarlarda değil, bataryalarda olur. Bizim lavabo bataryalarımızda gereksiz su kullanımını önlemek için seramik bir vida mevcut. Ürünün su akıtma hızı, bu vida sayesinde bir daha değiştirilemeyecek şekilde düşürülüyor, dolayısı ile tam tasarruf sağlanmış oluyor. Banyo bataryalarında ise termostatik bataryalarımız mevcut. Diyelim ki 38 derecede suya ihtiyacınız var, batarya sıcak ve soğuk suyu kendi içinde ayarlayarak su ve enerji tasarrufu sağlıyor. Bu bataryaların bir diğer özelliği ise, eğer evde su kullanımı o an için dengesiz ise, yani 38 derecelik sıcaklığı sağlayacak sıcak ve soğuk su mevcut değil ise fazla olan su otomatikman kesiliyor. Bu teknolojinin, hem su ve enerji kullanımı açısından hem de maliyetleri azaltma açısından hayati önem taşıdığını söyleyebiliriz.

 

Yeni ürün gamınızda minimalist etkiler kendini hissettiriyor. Grohe’yi minimalist tasarımlara yönlendiren sebep nedir?

Firmamıza minimalist tasarım konusunda uzun zamandır yoğun bir talep söz konusu. Kalite, konfor ve su tasarrufu konusunda aşırıya kaçan bir firmayız ve işin teknik tarafı ile fazla meşgul olduğumuzu fark ettik. Sonunda tasarım grubumuz minimalist Allure, Concetto, Lineare ve Essence serilerini yarattı. İnsanlar, Grohe bu zamana kadar neden minimalist bir seri yapmadı diye sorabiliyor. Bunun cevabı ise her zaman belirttiğim, bütün bataryalarımızın içindeki kartuş teknolojisi aynıdır, tasarım insan bazlı bir kriterdir. Biz bunun arkasındayız. Grohe’yi dünyada bir numara yapan da budur.

 

Türkiye genelinde düzenlediğiniz yeni kampanyanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Yurt genelinde düzenlediğimiz “Bahar Fırsatı” çerçevesinde, bir adet kumandalı Eurosmart lavabo ve banyo bataryası, Tempesta duş seti ile birlikte iki adet ara musluk ve lavabo sifonunun yer aldığı komple bir seti, haziran ayı boyunca çok uygun fiyatlara kullanıcılara sunuyoruz. Açıkçası bu kampanya ile bayilerimize biraz hareket gelsin istedik. Malum politik nedenlerden ötürü piyasalar durgun. Biz bu fırsat ile “Grohe pahalıdır” imajının aslen doğru olmadığını anlatmak amacındayız. Ürün gamımızda yerli üreticilerle birebir karşılaştırabileceğiniz ürünlerin de mevcut olduğunu da kullanıcılara göstermek istedik.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67996 - unknown - 38.107.179.239