Kalitemiz,
müşteri potansiyelimizdir

Can Ulus
Türkiye’deki 13.
senesini dolduran dünyaca ünlü armatür markası Grohe, sektördeki konumunu sağlamlaştırarak
yoluna devam ediyor. Firmanın Türkiye Genel Müdürü Hayri Bali ile armatür
sektörü, Uzak Doğu pazarının sektöre etkileri, Grohe’nin sektördeki yeri ve son
kampanyası üzerine görüştük.

Allure serisi
Bize Grohe’yi kısaca tanıtabilir misiniz?
Armatür sektöründe dünyanın en büyük üç firmasından biri
olan Alman kökenli Grohe, şu anda dünya çapında en çok tanınan ve satan üçüncü
firma konumunda. Sıralamadaki ilk iki firmadan birincisi Amerika’da ikincisi
ise Japonya’da faaliyet gösterirken Grohe, hem Avrupa hem de kıtalar arası
arenada diğer ikisinden çok daha iyi tanınıyor. 170’den fazla ülke pazarında
kullanıcılara ulaşıyor ve 70’den fazla ülkede ise yabancı sermayeli şirketler
olarak faaliyet gösteriyoruz. Grohe Türkiye’de bu iştiraklerden biri. Biz
Türkiye’de ithal ürün konusunda, lojistik, satış ve sonrası, yedek parça gibi
aklınıza gelebilecek her türden olması gereken hizmeti temin eden yegane ithal
markayız, diğerleri genelde mümessillik bazında sadece satış yapmaktadır.
1989’da ilk olarak bu işe başladığımızda ülkemizde hiç olmayan, ithal musluk
kavramın oturtan ilk firmayız. Grohe’yi kendi kuralları ve sistemi ile 1994’te
Türkiye’ye getirdik ve geride bıraktığımız 13 senenin sonunda büyük şehirlerde
birden fazla, Anadolu’da ise birer tane olmak üzere toplam 70’e yakın
bayiliğimiz mevcut.
Grohe’nin müşteri profilinden biraz bahsedebilir misiniz?
Aslında bir müşteri profilimiz olduğu söylenemez, çünkü
bizim ürünlerimizin kalitesi ve getirdiği konfor hakkında
bilinçlendirebildiğimiz kullanıcılar bizim hedef kitlemiz haline geliyor.
Şahsen hedef kitleyi, belirli bir gelir grubu olarak adlandırmanın tamamen
yanlış olduğu görüşündeyim. Çünkü bu konu, insanın cebindeki para ile değil,
tamamen bilinci ile ilgilidir. Yani nihai tüketici eğer derse ki, şu anda
yeteri kadar param yok, ancak olduğu gün Grohe alırım çünkü önümüzdeki 20 sene
armatüre harcama yapmak istemiyorum. İşte bu bilince sahip tüketiciler bizim
potansiyel hedef kitlemize dahil oluyor. Proje bazında da durum hemen hemen
aynıdır. Diyelim ki bir otel inşa edilecek, henüz proje aşamasında, en az yüz
armatür firması o otele kendi ürünlerini verebilmek için sıraya girer. Ancak o
projede sadece bir firma tercih edilir. Bizim farkımız, ürün kalitemiz ve marka
güvenilirliğimizden ötürü, proje daha çizilmeden armatürlerin Grohe olması
kararının alınmasına sebep oluyor. Bu bağlamda Grohe bir yatırım ürünü olarak
görülüyor ve ne istediğini bilen tüketiciler bizi seçiyor.
13 sene içerisinde armatür sektörü Türkiye’de nereden
nereye geldi? Grohe bu değişimin neresinde konumlanıyor?
Grohe olarak Türkiye’deki miladımızı 1994 olarak düşünürsek,
başladığımız günden bugüne, sektörde büyük bir marka enflasyonu olduğunu
görüyoruz. Ürün çeşitliliği çok arttı. Artık markalar, tüketiciye sadece bir
lavabo bataryası ve duş seti değil çok daha fazlasını sunma gerekliliğini
anladı. Müthiş bir tasarım çeşitliliği mevcut ki bu da insanların banyolarına
daha fazla değer verdiklerinin göstergesidir. Eskiden evlerde, misafirlerin
ağırlanacağı bölümlere özen gösterilir, evin diğer bölümleri pek önemsenmezdi.
Şimdi ise banyo ve mutfaklar övünç kaynağı haline geldi. Zamanında namahrem
olarak kabul edilen banyolar şu anda evin karakterini belirler durumda. Banyo
malzemelerinde kullanıcı alışkanlıklarını düşündüğümüz zaman, kalite konusunda
da bariz bir uyanışın söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Önceleri musluk,
aksesuar gibi düşünülür ve havlu ve bornoz askısı, tuvalet fırçaları ile
beraber alınan kromaj malzemeler arasında görülür, bozulunca atılır, hemen
yenisi takılır gibi bir mantık söz konusu idi. Halbuki artık öyle değil. Bugün
musluk olarak adlandırdığımız ürünün henüz inşaat aşamasında dikkat edilmesi
gereken unsurlar önem kazandı, tesisatın döşenmesi, yer kazanımı, duvar dışı
veya gömme musluk kullanılması gibi. Yani seneler içerisindeki sektörün geldiği
noktayı şöyle özetlemek mümkün, eskiden tek kanal olarak yayın yaparken 13 yıl
sonra seçeneklerin sınırsıza doğru gittiği bir dijital ortam haline geldi.
Grohe ise bu gelişimin büyük bir parçası oldu. Biz daha çok projeler aracılığı
ile standart ürünlerde sektörü geliştirmeye çabalıyorduk ancak zamanla
birlikte, dizayn ile kalite ve konfor ile teknoloji iç içe geçti. Bu değişim
içerisinde bizim için en büyük kazanım, armatür bilincinin artık oturmaya
başlaması. Bir örnekle açıklamak gerekir ise, kiralık bir evden başka bir eve
geçeceksiniz, sizinle birlikte evden neler götürürsünüz? Dolap, yemek odası,
yatak ve musluk. Neden musluk, çünkü artık alışmışsınızdır. Termostatik bir
musluktur, ısıyı iyi ayarlamasına alışmışsınızdır veya başka bir modeldir, o
kadar değişik bir alışkanlık haline gelmiştir ki o musluğu kullanmak, yeni
evinize mutlaka sizinle beraber gidecektir. Eskiden musluk, geldiğim zaman
bulduğum, gittiğim zaman bıraktığım bir üründü. Şu anda para ödediğiniz ve
karşılığında bir şeyler beklediğiniz evladiyelik bir ürün haline geldi. 1988’de
proje bazında çalışmaya başladığımız, Antalya’da faaliyet gösteren bir otele
sattığımız musluklar şu anda hala ilk günkü performansını vermektedir. Bu
bağlamda düşündüğünüz zaman, bir evde 19 senede neler değişir ki otellerdeki
banyo kullanım oranını düşündüğünüzde her şey değişiyor ancak musluklar aynı
kalıyor. İşte bu durum, asıl yarattığımız farklılığın bir göstergesi
diyebilirim. Uzun ömür, güven ve insanların konfora olan açlığını tatmin etmek.
Grohe’nin en büyük farklılığı, insanların önceden farkında olmadığı ancak alıştıkça
vazgeçemedikleri bazı konforları sağlaması. Şu noktaya da değinmek istiyorum,
Türkiye’de mevcut olan en büyük sorun bence uzun vadede düşünememek.
Kanaatimce, 2001 yılında yaşadığımız kriz sonrası her insan cebindeki paranın,
değerini her an yitirebileceğini anladı. O nedenle birikimlerini çok akıllı
kullanma gerekliliği insanlarda tüketim ile ilgili belli bir bilinçlenmeye
sebebiyet verdi. Bu nedenle Grohe, az önce belirttiğim bilincin gelişmesinde ve
bu bilincin her açıdan kazanıma dönüşmesinde hem sebep hem de çözüm olmuş bir
firmadır.
Yaygınlaşan Çin malı armatür kullanımı sizce Grohe için
bir tehdit oluşturuyor mu?
Açıkçası Çin konusunu önce Türkiye açısından değerlendirmek
isterim. Bence Çin, bütün dünya için büyük bir fırsat ve bunu fırsat olarak
gören başarılı olur. Bu coğrafyayı potansiyel alıcı olarak düşünmeli ve 1,5
milyarlık nüfusa ne sunarsak bu potansiyeli değerlendirebiliriz sorusuna cevap
bulmalıyız. Konum olarak düşündüğümüz zaman Türkiye, stratejik ve lojistik
olarak her türlü imkana sahip. Adeta bütün dünyanın ortasındayız. Artık Avrupa
için her açıdan kilit öneme sahip bir ülke konumuna gelmemiz gerekiyor. Yani
eğer ki 67 milyonluk nüfusumuzu “Çinliler geliyor” şeklinde korkutarak
yönetmeye çalışırsanız, Çin’de korkulacak bir yer haline gelir ki bu anlayış
tamamen yanlıştır. Özetle Türkiye, potansiyelini etkin kullanmayı başarabildiği
ve diğer üreticileri tehdit olarak değil de fırsat olarak gördüğü anda sadece
Çin değil, tüm pazarlarda aktif rol oynayabilir. Bu benim şahsi fikrim. Grohe’ye
gelince, bundan 4 sene önce Çin’de, bir merkez ofis ve küçük bir fabrika
kurduk. Biz şu anda Grohe olarak Çin’de yılda 50 milyon Euro’luk musluk
satıyoruz ve bunların hepsi Almanya’da üretilmiş ürünler… Çin’de bir ürünü
satmak için orada üretmeniz gerekiyor. Bu duruma bürokratik bir sistem
geliştirerek, orada temsili bir fabrika kurmak gibi, istediğinizi ithal edip
satabiliyorsunuz. Almanya’da üretilen musluklar tüm Çin’e gönderiliyor, 200
kişilik bir ekip gelen muslukların son kontrollerini yapıyor ve ambalajlayarak
satışa sunuyor. Olayın bir başka boyutu ise kontrol mekanizması. Firmaların
ülke ekonomisini ayakta tutabilmesi için serbest ekonominin sağlıklı bir
şekilde işlemesi gerekir. Serbest ekonominin en önemli faktörü olan kontrol
mekanizmasının devlet tarafından kusursuz şekilde yapılması şarttır. Bunu şöyle
bir örnek ile açıklamak mümkün. Dil Ovası’nda bazı fabrikalar atık filtrelerini
geceleri çalıştırmıyor. Şimdi iki fabrika düşünün, A fabrikasında çevre bilinci
var ve tabiatı ile maliyeti 10 lira, B fabrikası ise çevreyi umursamadan
atığını doğaya bırakıyor ve maliyeti 5 lira. İkisinde de aynı ürün üretiliyor.
A fabrikası ürün satamıyor, B fabrikası satıyor. Bir sene sonra B fabrikası,
maliyeti fazla olan A fabrikasını satın alıyor. Özetle, Çin mevzusuna dönersek,
bugün eğer bir yatırımcı oteline Çin’den ucuz bir ürün alıyorsa, yan taraftaki
otelin maliyeti de düşük olduğu için, “belki odasını daha ucuza satar ben odamı
satamam ve batarım, öyleyse ben bu ucuz ürün tercih ederek maliyetimi minimuma
indirmeliyim” gibi yanlış bir düşünce geliştiriyor. Bu durumun engellenmesi
için herkesin kesin uyacağı standartların belirlenmesi, yani kontrol
mekanizmanın kusursuz bir şekilde işlemesi gerekiyor.

Concetto serisi
Son zamanlarda doğal kaynaklardaki gözle görülür azalma,
üretici firmaları çevre dostu armatürler üretmeye yöneltti. Grohe’nin bu
konudaki çalışmaları nelerdir?
Su tasarrufu konusu Türkiye’de anlaşılamamış kavramların
başındadır. Gömme rezervuarların az su tüketmesini sağlamak amacı ile üretilen
3–6 litre düğmesi, sadece bilinçli tüketiciye hitap edeceğinden son derece
eksik bir çözümdür. Hijyen sağlama açısından mantık çerçevesinde durumu
değerlendirirsek, Türkiye’de tuvalet kağıdının çöp kutusuna atılması
gerekliliği anlaşılamadığı için, her defasında 6 litre su akıtmak, pis su borularında ileride oluşabilecek büyük felaketleri önleyecektir. 6 litre, normal bir tek kollu bataryanın bir dakikada akıttığı suyun yarısıdır. Basit bir hesap ile
standart bir bataryanın bir dakikada akıttığı su, iki komple gömme rezervuarın
kapasitesine eşit. Demek ki gerçek ekonomi rezervuarlarda değil, bataryalarda
olur. Bizim lavabo bataryalarımızda gereksiz su kullanımını önlemek için
seramik bir vida mevcut. Ürünün su akıtma hızı, bu vida sayesinde bir daha
değiştirilemeyecek şekilde düşürülüyor, dolayısı ile tam tasarruf sağlanmış
oluyor. Banyo bataryalarında ise termostatik bataryalarımız mevcut. Diyelim ki
38 derecede suya ihtiyacınız var, batarya sıcak ve soğuk suyu kendi içinde
ayarlayarak su ve enerji tasarrufu sağlıyor. Bu bataryaların bir diğer özelliği
ise, eğer evde su kullanımı o an için dengesiz ise, yani 38 derecelik sıcaklığı
sağlayacak sıcak ve soğuk su mevcut değil ise fazla olan su otomatikman
kesiliyor. Bu teknolojinin, hem su ve enerji kullanımı açısından hem de
maliyetleri azaltma açısından hayati önem taşıdığını söyleyebiliriz.
Yeni ürün gamınızda minimalist etkiler kendini
hissettiriyor. Grohe’yi minimalist tasarımlara yönlendiren sebep nedir?
Firmamıza minimalist tasarım konusunda uzun zamandır yoğun
bir talep söz konusu. Kalite, konfor ve su tasarrufu konusunda aşırıya kaçan
bir firmayız ve işin teknik tarafı ile fazla meşgul olduğumuzu fark ettik.
Sonunda tasarım grubumuz minimalist Allure, Concetto, Lineare ve Essence
serilerini yarattı. İnsanlar, Grohe bu zamana kadar neden minimalist bir seri
yapmadı diye sorabiliyor. Bunun cevabı ise her zaman belirttiğim, bütün
bataryalarımızın içindeki kartuş teknolojisi aynıdır, tasarım insan bazlı bir
kriterdir. Biz bunun arkasındayız. Grohe’yi dünyada bir numara yapan da budur.
Türkiye genelinde düzenlediğiniz yeni kampanyanız
hakkında bilgi alabilir miyiz?
Yurt genelinde düzenlediğimiz “Bahar Fırsatı” çerçevesinde,
bir adet kumandalı Eurosmart lavabo ve banyo bataryası, Tempesta duş seti ile
birlikte iki adet ara musluk ve lavabo sifonunun yer aldığı komple bir seti,
haziran ayı boyunca çok uygun fiyatlara kullanıcılara sunuyoruz. Açıkçası bu
kampanya ile bayilerimize biraz hareket gelsin istedik. Malum politik
nedenlerden ötürü piyasalar durgun. Biz bu fırsat ile “Grohe pahalıdır”
imajının aslen doğru olmadığını anlatmak amacındayız. Ürün gamımızda yerli
üreticilerle birebir karşılaştırabileceğiniz ürünlerin de mevcut olduğunu da
kullanıcılara göstermek istedik.