26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Minimum su tüketimi maksimum konfor


ECA-Serel markalarının dağıtıcısı Elmor A.Ş. Genel Müdürü Hakan Günderen

Özellikle mutfaktan sonra banyo da ihtiyaçları karşılamaktan öte, bir yaşam tarzının tanımlayıcısı haline geldi ve önemli bir dekorasyon unsuru oldu. Artık banyoda belirli ürünleri bir araya getirmek yerine, görsel olarak bütünlük sağlatan ürün serileriyle bir konsept oluşturmak öne çıkıyor.

 

Konsept banyo tasarım ve üretimi hangi tüketici ihtiyaçlarından doğdu?
Günümüz banyolarında son zamanlarda minimalist tarzdaki ürünler moda. Banyo aslında bir yaşam tarzının yansıması olarak da çok önemli. Tüketici özellikle bir markada bu beklediği tarzı bulduğu zaman aynı markadan bütün ihtiyaçları çözebilmek gibi de bir eğilim içerisinde. 2007’de armatür, sıhhi tesisat gereçleri ve aksesuarlarıyla aynı çizgileri taşıyan, belli bir tarzı yansıtan ürün serileri oluşturmakla ilgili çalışmalarımız var. Bununla ilgili ilk serimizi Orca serisi olarak belirledik. Bu serinin şu anda yüzde 70’e yakın tüm ürünleri hazır. Bu da seramik kaplama malzemesini, klozetini, lavabosunu, duş sistemini, armatürünü, küvetini, aksesuarlarını tümüyle Orca serisiyle döşeyebileceksiniz demek…

Bahsettiğiniz sistem çözümü, daha çok yenileme pazarına mı sesleniyor?
Evet. Özellikle ihtiyaç karşılamaktan öte daha üst seviyede ürünleri bu pazarda satabilme şansı var. Toplu konut projelerinde seçimler estetik kaygıların yanı sıra ekonomik kaygılar taşıyor. Orada tam anlamıyla bu trendleri yakalamak, çok nitelikli birkaç projenin dışında Türkiye’de pek mümkün değil. Orada artık hacim var, büyüklük var. İşin tüketici tarafında hem ürün, hem de hizmet boyutunu çözmekle ilgili bir iş var. Bu anlamda baktığımız zaman biz de bu kanalda iddialı olmak istiyoruz. Toplu konut alanında, dağıtım kanalında zaten gerçekten güçlüyüz ve işin gereğini yerine getiriyoruz. Ancak tüketiciyle bire bir temaslarda belli bir sonuçla, belli bir çizgiyle öne çıkma hedefindeyiz. Ağustos başında Ankara’da, Eylül başında ise İstanbul Bostancı’da 600’er metrekarelik birer mağaza açıyoruz. Mağazalarda sadece bu konsept tasarımı ve banyo çözümleri sergilenecek. Bu anlamda baktığınız zaman bizim sektörde gerçekleştirdiğimiz bir ilk olacak. Bu mağazaların sayısını 2008 yılı sonuna kadar 15’e ulaştırmayı planlıyoruz. Bunlar da yenileme pazarında hizmet vermek üzere oluşturacağımız mağazalar.

Yeni ürün ve konseptlerin oluşturulmasında trendler ne kadar etkili?
Dünyadaki sanatsal akımların ya da güncel yaşam tarzlarının bir sonucu olarak bir takım trendler ortaya çıkıyor. Son beş yıla damgasını vuran trend minimalist tarz. Genelde baktığımız zaman bütün dünyada, birbirine benzeyen ya da benzemeyen ama, çoğunlukla bu çizgide ürünlerin çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Bu tarzın önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde pek değişmeyeceğini söyleyebilirim. Yurt dışı fuarlarda yeni geliştirilmiş ürünlere baktığınızda bu tarzın uzantısını görüyorsunuz. Biz de bu sene ve önümüzdeki sene çıkaracağımız tüm ürünleri bu konsept çerçevesinde tasarladık. Bu sene bir seri, 2008’de iki seri olmak üzere bu yeni konseptleri devreye alacağız.

Modernite fonksiyonelliği de beraberinde getiriyor. Bu anlamda getirdiğiniz yenilikler nelerdir?
Modern yaşamın gereksinimleri arasında tabii fonksiyonellik çok önemli. Şu ana dek işin kozmetik kısmından bahsettik. ECA-Serel olarak tüm tasarladığımız ve üretmiş olduğumuz ürünlerde fonksiyonelliği hep ön planda tutarız. Su ve enerji tasarrufuna yönelik ürün gruplarımız çoğunlukta. Bu sene örneğin Topaz armatür serimiz var. Temmuz ayında satışına başlayacağız. Bu seri miks (tek kollu) armatürlerden oluşuyor. Su tasarrufu özelliği var. Ayrıca enerji tasarrufu sağlıyor. Özel kartuşu sayesinde, öncelikle seçim yaparak, isterseniz sıcak, isterseniz soğuk, isterseniz ılık olarak çalıştırabiliyorsunuz ürünü. Dolayısıyla diğer miks armatürlerde olduğu gibi, armatürün kolunu kaldırdığınız zaman şofbeniniz ya da kombiniz tetiklenerek yanmaya başlamıyor. Normalde siz sıcak su kullanmasanız bile, armatürünüzün kolunu kaldırıp su akışını sağlamaya başlamanızdan itibaren kombiniz çalışmaya başlar. Bu da belli bir oranda doğal gazın gereksinim dışında sarfiyatına sebep olur. Ekonomik olarak önemli olmasının yanı sıra, teknolojisi gelişmiş kombilerde bile % 7 oranında gazın yanmadan doğaya verildiği düşünülürse bunun, küresel ısınmanın sonuçları açısından da çok etkili bir özellik olduğu ortaya çıkar. Tabii fonksiyonellik ve teknoloji söz konusu olduğunda tüketicinin bilinç seviyesi de çok önem taşıyor. Nitekim tüketicinin ürünün o fonksiyonlarını kullanabilmesi lazım.


“2008’de iki yeni banyo konseptini daha devreye alacağız.”

Yeni serinin özel kartışı sayesinde kullanım öncesinde isteğe göre sıcak, soğuk ya da ılık olarak çalıştırabiliyorsunuz. Bu da su tasarrufunun yanında enerji tasarrufu da sağlıyor.

Bu armatür su tasarrufunu nasıl sağlıyor?
Zaten bizim perlatörde kullandığımız hava karışımı tekniği ile, üründe herhangi bir fonksiyonel değişiklik yapmadan, normal bir armatüre göre önemli bir oranda su tasarrufu sağlamış oluyoruz. ECA’nın yaklaşık 7-8 seneden beri tüm ürünlerinde olan bir fonksiyondu bu. 2008 başından itibaren de bunu daha ileriye götüreceğiz. Minimum su tüketimi ama konforu bozmadan…2008’de kullanım konforunu bozmadan minimum su tüketimi sağlayan armatürleri pazara sunacağız. Bu ürün aynı zamanda TÜBİTAK’ın bilim-teknoloji ödüllerine aday gösterilmiş olan bir üründür. Yaklaşık 100 proje arasından 6 proje arasında bulunuyor. Muhtemelen Kasım ayında yapılacak olan finalde birincilik ödülü bekliyoruz. Bunların haricinde seramik sağlık gereçleri sektöründe yeni bir ürünümüz daha var. 3.5 litre su tüketimi olan bir klozet rezervuar bu. Onu da Eylül ayında devreye alacağız. Normal rezervuarlar 6 litre civarında su tüketir. Dolayısıyla bu ürün % 45-50 civarında su tasarrufu sağlıyor. ECA-Serel olarak su tasarrufuna yönelik ürünler zaten bizim kültürümüzde var. Uzun yıllardan beri bu konuyla, kendimizi sorumlu hissederek çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz tüm ürünlerde maksimum düzeyde su tasarrufuna yönelik çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Bu sene ise biraz daha agresifiz bu konuda.

Banyolardaki konsept mutfaklara da taşınıyor mu?
Açacağımız mağazalarda Ağustos ayından itibaren mutfak satışlarına da başlıyoruz. Öncelikle bir İtalyan markanın satışını yapacağız. Daha sonra yerli üretime geçmeyi düşünüyoruz. Aslında biz bir sistem çözümü getirmiş oluyoruz böylece. Evinizi tadilat yaptırmak istiyorsanız eğer, banyonuzdan mutfağınıza kadar ısıtma tesisatı dahil her türlü ihtiyacınızı çözebilmeyi hedefliyoruz bu sistem çözümüyle, kombinizi, panel radyatörünüzü, suyla ilgili tüm vanalarınızı, armatürlerinizi, sağlık seramik gereçlerinizi, küvetinizi, banyo mobilyanızı, mutfak dolaplarınızı, hepsini bu sistem yaklaşımıyla çözmüş olacağız. Diğer bir unsur da, toplu konut projelerinde, söz konusu projenin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek çeşitli segmentlerde banyo, mutfak ve bu diğer ürün gamını verebilme şansımız olacak olması. 2007 bir atılım yılıydı. 2008’de bunu çok net olarak görebileceğiz hem sahadaki sonuçlar anlamında hem de ürünlerin tüm detaylarıyla, tüm çeşitliliğiyle. 2007’nin Ağustos ayında mağazacılıkta göstereceğimiz atılım 2008 yılı sonuna kadar sürecek. Bu anlamda bakıldığı zaman tüm markalarımızda tüketicilerimizin ihtiyaçlarını komple çözebilen çözüm noktaları yaratma çabası içinde olacağımızı söyleyebiliriz özetle.

Genel seçimlerin eşiğinde olduğumuz bu günlerde 2007’nin 2. yarısı-2008 yılı öngörülerinizi öğrenebilir miyiz?
İnşaat sektörü biliyorsunuz, en son açıklanan ekonomik verilere göre en hızlı büyüyen sektör. Zaten ekonomik büyümelerde önemli bir katalizör Türkiye’de. Ve gerçekten de konut alanında çok büyük projeler var Türkiye’de. 2006’ye girerken yaklaşık 1.100.000 civarında konut yapılmak üzere alınmış ruhsat vardı. Bu bir iki yıl içinde bu daireler tamamlandığında bu, 1 milyon 100 bin dairenin tamamlanması anlamına geliyor. İşte sektör olarak burada biz devreye giriyoruz. Biz binanın tamamlanmasından sonra giydirilmesiyle ilgili ürünleri ürettiğimiz ve dağıttığımız için işin o kısmında ciddi bir iş potansiyeli var. Ancak şurası da var ki bu çıkışla beraber özellikle konut satışları Mayıs ayında kredi faizlerinin yükselmesi, mortgage sisteminin gecikmesiyle birlikte ilk altı ayda geçen seneki büyüme hızlarıyla aynı oranda olmadı. Ama bu biraz da Nisan ayından itibaren siyasi ortamın belirsizliğe girmesi ile durgunluğa girdi, açık söylemek gerekirse. Şimdi tekrar konut kredisi faizleri belli bir seviyeye geriliyor. Her ne kadar çok randımanlı olmasa da mortgage yasası ve kurumları çalışmaya başladı. Artık televizyonda reklamlarını bile görebiliyoruz. Önümüzdeki yıl bu daha da önemli bir noktada olacak, öyle tahmin ediyorum. Tabi Türkiye’ye gelen fonların yapacakları pazarlama çalışmaları da çok önemli. Çünkü onlar da para satacaklar sonuçta. Şu ana kadarki birikmiş ruhsatların potansiyel iş stoğu, yeni projelerin de katılımıyla önümüzdeki 5 yıl içinde, özellikle konut ve iş merkezleri alanında Türkiye’de önemli bir potansiyel oluşturuyor. Tabii Türkiye’nin en büyük dezavantajı, ekonomisinin büyüme eğiliminde olduğu dönemlerde karşılaştığı krizler. Zira ekonomik yapı çok güçlü olmadığı için, çok hassas siyasi istikrarsızlıklar ya da yurt dışında meydana gelen ekonomik dalgalanmalardan çok çabuk etkileniyor. Eğer böyle bir şanssızlık yaşanmazsa önümüzdeki 5 yıl içinde önemli bir Pazar potansiyeli var. Bu anlamda pazarı olumlu görüyoruz ve bunun için de hem üretim kapasitesi hem de tüketiciye ulaşmakla ilgili pazarlama olanaklarına ilişkin gerekli yatırımları yapıyoruz.


“Ağustos ayındanitibaren mutfak satışına da başlıyoruz.”

Türkiye’ye gelen sıcak para ne ölçüde üretim yatırımına dönüşüyor?
Şimdi dünyada ciddi bir sıcak para var, sadece Türkiye’de değil. Özellikle son iki yılda petrol fiyatlarının aşırı yükselmesi nedeniyle petrol üreten ülkelerde hiç hesaba katılmamış önemli kazançlar söz konusu. Para arzı bir yerlere yatırım yapmak için bekliyor. Ben ekonomist değilim ancak, Türkiye’de yöneticiyseniz aynı zamanda ekonomist olmak zorundasınız. Ekonomiyi de, siyaseti de çok iyi öngörmeniz lazım. Bu çok enteresandır. Bu Türk insanının kazandığı önemli bir yetenek. Tabii ki bu sıcak parayı  pazarlayan kurumlar var. Bu atıl para kolay kolay kısa sürede emilmez. Ancak şöyle olabilir. Siz öngörmediğiniz ve ya kötü yönetimden kaynaklanan krizlere neden olursanız bu para kaçabilir. Ama öyle bir durum söz konusu değilse, bu para nereye gidecek, daha iyi kazanabileceği nereye gidecek? Bunu da sorgulamak lazım. Ancak kaybetme riski olduğu zaman kaçabilir. Onun dışında ben pek kaçabileceğini sanmıyorum. Üretim konusuna gelince, ben kurumum adına konuşabilirim. Şunu biliyoruz ki kazanmanın tek yolu üretmekten geçiyor. Bizim kurum kültürümüzde de bu var: Üretmek. Onun için üretimle ilgili yatırımlarımızı 2007’de özellikle hızlandırdık. Bizim her zaman amacımız kazandığımızı yatırıma dönüştürmektir. Türkiye’nin kalkınması, refah düzeyine ulaşması için daha çok satması gerekiyor. Satabilmesi için de global anlamda rekabet gücü yüksek ürünler geliştirmesi, üretmesi ve bunları da yine rekabet koşullarına uygun olarak pazarlaması gerekiyor. Türkiye hızlı bir büyüme içinde. Tabii bütün endişe hızlı büyürken birden bire durup geriye gitme kaygısı. İnşallah böyle bir şey söz konusu olmaz ve sürdürülebilir bir büyümeyi sağlayabiliriz.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70570 - unknown - 38.107.179.240