26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Eski sarayda Karl Legerfeld  imzası


Ritz Carlton Schlosshotel öyle sıradan bir otel değil. Eski bir Prusya şehrini çevreleyen ve zamanında kraliyetin avlanma alanı olarak kullandığı bir orman olan Grunewald’da konumlanması bile yeterince etkileyici bir unsur.
 

Berlin’in tam kalbinde yeşil bir vahayı andıran bu otelde müşterilere armağan olarak verilen banyo kozmetiklerinden terliklere, kibrite kadar her şey ünlü modacı Karl Lagerfeld imzası taşıyor. Aristokrat bir avukat olan Walter von Pannwitz için yapılan otel, inşa edildiği yıl olan 1914’ten beri Berlin’in en sıradışı rezidanslarından biri olmuş. Avrupa’nın birçok kraliyet mensubu gibi Kaiser Wilhelm II. de belirli aralıklarla burada ağırlanmış. 20. yüzyılın başlarında Berlin, yalnızca Almanya’da değil, Avrupa’nın da en canlı ve en çabuk gelişen merkezlerinden biriymiş. İşte bu yüzden Palace Panwitz, hızlı bir şekilde Grunewald’daki en gözde adreslerden biri oluvermiş. Berlin’in en sofistike alışveriş merkezlerine yakınlığı ile bilinen ve oldukça iyi korunan bu bölge, eşi olmayan bir yerleşim yeri olarak öne çıkıyor.
Haute Couture’ün gurusu sayılan Karl Lagerfeld’in, otel videosunda da belirttiği gibi “dünya üzerinde başka nerede, aynı zamanda hem bir ormanda, hem bir kalede hem de şehrin tam ortasında kalabilirsiniz?”
Dünya Savaşı’nda yaşanan yıkımdan sonra Alman kuvvetlerin çekilmesiyle birlikte Grunewald’daki lüks yaşamın da sonuna gelinmiş. Pannwitz ailesi, Kaiser Wilhelm’le birlikte Hollanda’ya sürgüne gitmeye zorlanmış. Savaştan sonra bir süre kapalı kalan Schloss Pannwitz, Almanya’nın yeniden yapılanma sürecinde bir otele dönüştürülmüş. Kalenin restorasyonunu yapan aynı takım, Potsdam’da yer alan tarihi Sanssouci Sarayı’nın da restorasyon görevini üslenmiş. Günümüzde saray, Lagerfeld’in de katkılarıyla I.Dünya Savaşı’ndan bu yana orijinaline en yakın durumda bulunmakta. Varaklı lambrileri, devasa kapıları restore etmek için Polonya’dan bir usta grubu getirtilmiş. Diğer ustalar ise otelin kıymetli antika koleksiyonunu ve tablolarını yenileme işine girişmiş. The Ritz-Carlton Schlosshotel, sadece şehrin içinde yer alan ormanın içindeki bir sarayda kalma fırsatını değil, bugünlerde yalnızca kitaplarda okuyabileceğimiz bir mimarlığı ve tarzı deneyimlemenizi sağlıyor. Çünkü başka nerede Kaiser Wilhelm II.’yi ağırlamak için restore edilmiş bir odada öğlen yemeğinizi yiyebilir ya da Danimarka ve Hollanda kraliyet ailesinin çaylarını yudumladıkları odada akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz ki? İşin eğlenceli tarafı ise tüm bunların şehrin tam ortasında yapılması. Bu da demek oluyor ki aynı zamanda hem ormanda geziye çıkabilir, hem kraliyet ailesi için restore edilmiş olan bir odada yemeğinizi yiyebilir hem de alışveriş yapabilirsiniz. Karl Lagerfeld, eski sarayın içinde yer alan Walter von Pannwitz’e ait özel bir daireyi dekore ederek Lagerfeld markasını otelin bir bölümünde sergilemiş. Küçük bir giriş holü, bahçeye bakan geniş bir oturma odası ve aynı genişlikte bir yatak odasından oluşan süit, abartıya kaçmayan, zarif bir biçimde tekrar dekore edilmiş. Lagerfeld, bu stili avangard tasarımcı Andre Dubreuil ve mimar Borek Sipek’le beraber oluşturmuş. Süit, otel misafirleri için bir alternatif niteliğinde.

Berlin’in tam kalbinde yeşil bir vahayı andıran bu otelde müşterilere armağan olarak verilen banyo kozmetiklerinden terliklere, kibrite kadar her şey ünlü modacı Karl Lagerfeld imzası taşıyor. Aristokrat bir avukat olan Walter von Pannwitz için yapılan otel, inşa edildiği yıl olan 1914’ten beri Berlin’in en sıradışı rezidanslarından biri olmuş. Avrupa’nın birçok kraliyet mensubu gibi Kaiser Wilhelm II. de belirli aralıklarla burada ağırlanmış. 20. yüzyılın başlarında Berlin, yalnızca Almanya’da değil, Avrupa’nın da en canlı ve en çabuk gelişen merkezlerinden biriymiş. İşte bu yüzden Palace Panwitz, hızlı bir şekilde Grunewald’daki en gözde adreslerden biri oluvermiş. Berlin’in en sofistike alışveriş merkezlerine yakınlığı ile bilinen ve oldukça iyi korunan bu bölge, eşi olmayan bir yerleşim yeri olarak öne çıkıyor. Haute Couture’ün gurusu sayılan Karl Lagerfeld’in, otel videosunda da belirttiği gibi “dünya üzerinde başka nerede, aynı zamanda hem bir ormanda, hem bir kalede hem de şehrin tam ortasında kalabilirsiniz?”
Dünya Savaşı’nda yaşanan yıkımdan sonra Alman kuvvetlerin çekilmesiyle birlikte Grunewald’daki lüks yaşamın da sonuna gelinmiş. Pannwitz ailesi, Kaiser Wilhelm’le birlikte Hollanda’ya sürgüne gitmeye zorlanmış. Savaştan sonra bir süre kapalı kalan Schloss Pannwitz, Almanya’nın yeniden yapılanma sürecinde bir otele dönüştürülmüş. Kalenin restorasyonunu yapan aynı takım, Potsdam’da yer alan tarihi Sanssouci Sarayı’nın da restorasyon görevini üslenmiş. Günümüzde saray, Lagerfeld’in de katkılarıyla I.Dünya Savaşı’ndan bu yana orijinaline en yakın durumda bulunmakta. Varaklı lambrileri, devasa kapıları restore etmek için Polonya’dan bir usta grubu getirtilmiş. Diğer ustalar ise otelin kıymetli antika koleksiyonunu ve tablolarını yenileme işine girişmiş. The Ritz-Carlton Schlosshotel, sadece şehrin içinde yer alan ormanın içindeki bir sarayda kalma fırsatını değil, bugünlerde yalnızca kitaplarda okuyabileceğimiz bir mimarlığı ve tarzı deneyimlemenizi sağlıyor. Çünkü başka nerede Kaiser Wilhelm II.’yi ağırlamak için restore edilmiş bir odada öğlen yemeğinizi yiyebilir ya da Danimarka ve Hollanda kraliyet ailesinin çaylarını yudumladıkları odada akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz ki? İşin eğlenceli tarafı ise tüm bunların şehrin tam ortasında yapılması. Bu da demek oluyor ki aynı zamanda hem ormanda geziye çıkabilir, hem kraliyet ailesi için restore edilmiş olan bir odada yemeğinizi yiyebilir hem de alışveriş yapabilirsiniz. Karl Lagerfeld, eski sarayın içinde yer alan Walter von Pannwitz’e ait özel bir daireyi dekore ederek Lagerfeld markasını otelin bir bölümünde sergilemiş. Küçük bir giriş holü, bahçeye bakan geniş bir oturma odası ve aynı genişlikte bir yatak odasından oluşan süit, abartıya kaçmayan, zarif bir biçimde tekrar dekore edilmiş. Lagerfeld, bu stili avangard tasarımcı Andre Dubreuil ve mimar Borek Sipek’le beraber oluşturmuş. Süit, otel misafirleri için bir alternatif niteliğinde.

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70571 - unknown - 38.107.179.236