|
Eski
sarayda Karl Legerfeld imzası

Ritz Carlton Schlosshotel öyle sıradan bir otel değil. Eski bir Prusya şehrini
çevreleyen ve zamanında kraliyetin avlanma alanı olarak kullandığı bir orman
olan Grunewald’da konumlanması bile yeterince etkileyici bir unsur.

Berlin’in tam kalbinde yeşil bir vahayı andıran bu otelde
müşterilere armağan olarak verilen banyo kozmetiklerinden terliklere, kibrite
kadar her şey ünlü modacı Karl Lagerfeld imzası taşıyor. Aristokrat bir avukat
olan Walter von Pannwitz için yapılan otel, inşa edildiği yıl olan 1914’ten
beri Berlin’in en sıradışı rezidanslarından biri olmuş. Avrupa’nın birçok
kraliyet mensubu gibi Kaiser Wilhelm II. de belirli aralıklarla burada
ağırlanmış. 20. yüzyılın başlarında Berlin, yalnızca Almanya’da değil,
Avrupa’nın da en canlı ve en çabuk gelişen merkezlerinden biriymiş. İşte bu
yüzden Palace Panwitz, hızlı bir şekilde Grunewald’daki en gözde adreslerden
biri oluvermiş. Berlin’in en sofistike alışveriş merkezlerine yakınlığı ile
bilinen ve oldukça iyi korunan bu bölge, eşi olmayan bir yerleşim yeri olarak
öne çıkıyor.
Haute Couture’ün gurusu sayılan Karl Lagerfeld’in, otel videosunda da
belirttiği gibi “dünya üzerinde başka nerede, aynı zamanda hem bir ormanda, hem
bir kalede hem de şehrin tam ortasında kalabilirsiniz?”
Dünya Savaşı’nda yaşanan yıkımdan sonra Alman kuvvetlerin çekilmesiyle birlikte
Grunewald’daki lüks yaşamın da sonuna gelinmiş. Pannwitz ailesi, Kaiser
Wilhelm’le birlikte Hollanda’ya sürgüne gitmeye zorlanmış. Savaştan sonra bir
süre kapalı kalan Schloss Pannwitz, Almanya’nın yeniden yapılanma sürecinde bir
otele dönüştürülmüş. Kalenin restorasyonunu yapan aynı takım, Potsdam’da yer
alan tarihi Sanssouci Sarayı’nın da restorasyon görevini üslenmiş. Günümüzde
saray, Lagerfeld’in de katkılarıyla I.Dünya Savaşı’ndan bu yana orijinaline en
yakın durumda bulunmakta. Varaklı lambrileri, devasa kapıları restore etmek
için Polonya’dan bir usta grubu getirtilmiş. Diğer ustalar ise otelin kıymetli
antika koleksiyonunu ve tablolarını yenileme işine girişmiş. The Ritz-Carlton
Schlosshotel, sadece şehrin içinde yer alan ormanın içindeki bir sarayda kalma
fırsatını değil, bugünlerde yalnızca kitaplarda okuyabileceğimiz bir mimarlığı
ve tarzı deneyimlemenizi sağlıyor. Çünkü başka nerede Kaiser Wilhelm II.’yi
ağırlamak için restore edilmiş bir odada öğlen yemeğinizi yiyebilir ya da
Danimarka ve Hollanda kraliyet ailesinin çaylarını yudumladıkları odada akşam
yemeğinizi yiyebilirsiniz ki? İşin eğlenceli tarafı ise tüm bunların şehrin tam
ortasında yapılması. Bu da demek oluyor ki aynı zamanda hem ormanda geziye
çıkabilir, hem kraliyet ailesi için restore edilmiş olan bir odada yemeğinizi
yiyebilir hem de alışveriş yapabilirsiniz. Karl Lagerfeld, eski sarayın içinde
yer alan Walter von Pannwitz’e ait özel bir daireyi dekore ederek Lagerfeld
markasını otelin bir bölümünde sergilemiş. Küçük bir giriş holü, bahçeye bakan
geniş bir oturma odası ve aynı genişlikte bir yatak odasından oluşan süit,
abartıya kaçmayan, zarif bir biçimde tekrar dekore edilmiş. Lagerfeld, bu stili
avangard tasarımcı Andre Dubreuil ve mimar Borek Sipek’le beraber oluşturmuş.
Süit, otel misafirleri için bir alternatif niteliğinde.

Berlin’in tam kalbinde yeşil bir vahayı andıran bu otelde
müşterilere armağan olarak verilen banyo kozmetiklerinden terliklere, kibrite
kadar her şey ünlü modacı Karl Lagerfeld imzası taşıyor. Aristokrat bir avukat
olan Walter von Pannwitz için yapılan otel, inşa edildiği yıl olan 1914’ten
beri Berlin’in en sıradışı rezidanslarından biri olmuş. Avrupa’nın birçok
kraliyet mensubu gibi Kaiser Wilhelm II. de belirli aralıklarla burada
ağırlanmış. 20. yüzyılın başlarında Berlin, yalnızca Almanya’da değil,
Avrupa’nın da en canlı ve en çabuk gelişen merkezlerinden biriymiş. İşte bu
yüzden Palace Panwitz, hızlı bir şekilde Grunewald’daki en gözde adreslerden
biri oluvermiş. Berlin’in en sofistike alışveriş merkezlerine yakınlığı ile
bilinen ve oldukça iyi korunan bu bölge, eşi olmayan bir yerleşim yeri olarak
öne çıkıyor. Haute Couture’ün gurusu sayılan Karl Lagerfeld’in, otel videosunda
da belirttiği gibi “dünya üzerinde başka nerede, aynı zamanda hem bir ormanda,
hem bir kalede hem de şehrin tam ortasında kalabilirsiniz?”
Dünya Savaşı’nda yaşanan yıkımdan sonra Alman kuvvetlerin çekilmesiyle birlikte
Grunewald’daki lüks yaşamın da sonuna gelinmiş. Pannwitz ailesi, Kaiser
Wilhelm’le birlikte Hollanda’ya sürgüne gitmeye zorlanmış. Savaştan sonra bir
süre kapalı kalan Schloss Pannwitz, Almanya’nın yeniden yapılanma sürecinde bir
otele dönüştürülmüş. Kalenin restorasyonunu yapan aynı takım, Potsdam’da yer
alan tarihi Sanssouci Sarayı’nın da restorasyon görevini üslenmiş. Günümüzde
saray, Lagerfeld’in de katkılarıyla I.Dünya Savaşı’ndan bu yana orijinaline en
yakın durumda bulunmakta. Varaklı lambrileri, devasa kapıları restore etmek
için Polonya’dan bir usta grubu getirtilmiş. Diğer ustalar ise otelin kıymetli
antika koleksiyonunu ve tablolarını yenileme işine girişmiş. The Ritz-Carlton
Schlosshotel, sadece şehrin içinde yer alan ormanın içindeki bir sarayda kalma
fırsatını değil, bugünlerde yalnızca kitaplarda okuyabileceğimiz bir mimarlığı
ve tarzı deneyimlemenizi sağlıyor. Çünkü başka nerede Kaiser Wilhelm II.’yi
ağırlamak için restore edilmiş bir odada öğlen yemeğinizi yiyebilir ya da
Danimarka ve Hollanda kraliyet ailesinin çaylarını yudumladıkları odada akşam
yemeğinizi yiyebilirsiniz ki? İşin eğlenceli tarafı ise tüm bunların şehrin tam
ortasında yapılması. Bu da demek oluyor ki aynı zamanda hem ormanda geziye
çıkabilir, hem kraliyet ailesi için restore edilmiş olan bir odada yemeğinizi
yiyebilir hem de alışveriş yapabilirsiniz. Karl Lagerfeld, eski sarayın içinde
yer alan Walter von Pannwitz’e ait özel bir daireyi dekore ederek Lagerfeld
markasını otelin bir bölümünde sergilemiş. Küçük bir giriş holü, bahçeye bakan
geniş bir oturma odası ve aynı genişlikte bir yatak odasından oluşan süit,
abartıya kaçmayan, zarif bir biçimde tekrar dekore edilmiş. Lagerfeld, bu stili
avangard tasarımcı Andre Dubreuil ve mimar Borek Sipek’le beraber oluşturmuş.
Süit, otel misafirleri için bir alternatif niteliğinde.

|
|