|
Farklı
tarzların karşıt uyumu
Eğrisel çizgilerle metalik
dokuların harmanlandığı ultra-modern bir mutfak ve doğal dokuların “Zen”
dokunuşlarıyla kucaklandığı minimalist bir banyo…İki farklı tarzın karşıt
uyumu, tasarımın ve mimarinin arakesitinde yaşam kalitesini modern yaşamın
ihtiyaçlarıyla buluşturmuş.

Kişisel zevkiniz klasik ve geleneksel olana eğilimliyken, tercihinizi çağdaş
tasarımdan yana yapmak cesaret isteyen bir karardır. Ama Batı Londra’daki yeni
evlerine geçen çift için hi-tec tasarımlardan oluşan bir mekan yaratmak, yine
karı-koca olan tasarımcı çiftle dostlukları sebebiyle nispeten kolay bir geçiş
olmuş. Giriş katındaki mutfağın paslanmaz çeliği zarif eğimleriyle salınır ve
geniş camlardan vuran güneş ışığını yansıtarak parlarken, üst katlar yatak odasındaki
sakinleştirici renk tonları ve banyodaki organik formlar ile serin ve dingin
bir vahayı andırıyor. Ev sahipleri önceki evlerinde şeftali tonlarında ve
sünger yumuşaklığında çamdan bir mutfakları varken önerilen bunun tamamen zıttı
olduğu için cesaretlerinden dolayı takdiri hak ediyorlar. Sonuçta nihai tasarım
dört kişinin takım çalışmasının ürünü olmuş. Hep birlikte her şeyi o kadar ince
ve ayrıntılı konuşmuşlar ki tasarım daha hayata geçmeden gözlerinde canlandırmaları
mümkün olmuş. Yine de projeyi gerçekleştirmek çok da kolay olmamış. Tasarım
evin iç yapısını radikal bir biçimde değiştirmeyi öngördüğünden bir hayli
tadilat işi çıkmış. İki farklı kottan oluşan üst katın her iki kotunda da çok
zevksiz buldukları avokado tonlarındaki vitrifiye elemanlarla döşeli iki ayrı
banyo varmış. Ev sahiplerinin rüyası olan yatak odası süitini oluşturmak için
zorlu bir uğraşla hacim birleştirilmiş, bir ana giyinme odası ve bir banyo ile
tek bir mekan oluşturulmuş. Alt katta da bir hayli tadilat işi çıkmış. Mutfakla
birleşik bir oturma odası ile geniş bir yaşam alanı amaçlandığı için başta
kullanım alanları olmak üzere, labirent gibi pek çok dar geçişle birbirine bağlanan
hacim arasındaki sınırlar kaldırılarak bütünsel bir mekan oluşturulmuş. Bu
hacmi genişletme işlemi tamamlandıktan sonra doğaldır ki işlemi sonlandırmak
için ikinci şart olarak da ışık öne çıkmış. Mimar, duvardan duvara ve yerden
tavana geniş cam kapılar açmış ve böylece muhteşem bahçeyi bir sanat eseri gibi
çerçeveleyerek bütün ışığın da eve dolmasını sağlamış. Mutfak bölümü içinse başta
tek bir ana plan yokmuş. Unsurlar daha çok bir “yap-boz”un parçaları gibi yavaş
yavaş, fikirden fikre atlanarak oluşmuş. Pek olağan olmayan bir şekilde tasarım,
başlangıç noktasını zeminden alarak gelişmiş. Mutfak üniteleri için ışığı yansıtan
en ideal malzeme olarak paslanmaz çelik seçilmiş. Hacim gerek hazırlık, gerek
pişirme için geniş alanlar sağlayan iki “cömert” eğri temeline dayanarak
kurgulanmış. Ocağın arkasındaki açık yeşil cam kaplama ve bunun dolap kapaklarında
tekrarlanması fikri de mutfağın ışık yansıtma karakteri düşünülerek sonradan
ortaya çıkmış. Buna karşın çalışma tezgahlarında, hem yer döşemesinin organik
duygusuyla harmanlanması, hem de çelik ile cam bileşiminin soğuk havasını yumuşatması
için doğal kireçtaşı seçilmiş.
Bu sıcak, dostane yaklaşım, keskin çağdaş stilin sıcak ahşapların kullanımıyla
“sakinleştirildiği” evin üst yarısında daha da belirgin. Banyoda çıplak beyaz
vitrifiye elemanlar, davetkar bir etki yaratan kayın ağacıyla birleştirilirken,
Original Bathrooms’dan temin edilmiş, bambu-etkili, nilüfer çiçekleri gibi
oturtulmuş lavabolar, beyaz seramiğin sade sertliğinin yerini almış. Bu
lavabolar banyo tasarımının çıkış noktası olmuş. Banyonun ince uzun bir hacme
sahip olması ve ev sahiplerinin büyük, iki duşlu bir kabin ve geniş saklama
hacimleri gibi belirli talepleri de tasarımı belirlemiş. Tasarımın son hali de,
banyo, duş ve zeminin her santimetrekaresinin değerlendirilmesiyle tüm bu
talepleri karşılamış. Ortada haşmetle duran ikili duş kabininin duvara monte
edilmiş armatür ve jetleri Hansgrohe imzalı. Kabinin dışı boydan boya ayna. Karşısındaki
klozet, bide ve üzerlerindeki duvarda açılmış raf bölmesi hacmin azami kullanımını
sağlarken, uzak köşeye de büyük, çift başlı küvet yerleştirilmiş. Banyo,
bütününde akıllı hacim kullanımını örneklerken, gözden kaçırılmayacak bir nokta
olarak da evin erkeğinin evin her köşesinde belirgin olan elektronik eşya ve
özellikle “görsel-işitsel” dünyaya olan tutkusunu gösteren ayrıntılar. Tasarımcılar
bu ihtiyacı karşılayabilmek için küvetin yanı başındaki panelin üzerine uzaktan
kumandalı ve özel tasarlanmış bir TV monitörü monte etmişler. Ayrıca odaya hem
radyo, hem de müzik setine bağlı, tavana gömülü hoparlörlerden müzik de yayılabiliyor.
Tasarımcılar çiftin uzun banyo keyfi sırasında TV ya da film seyrederken
rahatlamalarını amaçlamışlar!
Elektronik açık tonlarda, havadar yatak odasında da devreye giriyor. Odaya
hakim olan unsur, okumak ya da rahatlamak için en ideal pozisyona elektronik kumandayla
getirilebilen geniş yatak. Beyaz yatak takımları ve çıplak duvarların geniş,
sakin boşluğu mavi patlamalarla kırılıyor. Süslü püslü büyük bir aynanın
taçlandırdığı krom çerçeveli şömine, odanın dikkati üstüne toplayan noktası.
Tasarımcılar şömine ile evin yaşına hürmetlerini göstermeye çalıştıklarını, ama
ne çok geleneksel ne de çok modern bir tasarım arayışına girdiklerini, dolayısıyla
ortaya çıkanın mükemmel uzlaşma olduğunu düşündüklerini söylüyorlar. Yatak odasında
konumlanan geniş giyinme odası, hayli büyük bir saklama hacmi sunarken aynı
zamanda yatak odasının derli toplu tutulmasını sağlıyor. Hacmin tekdüzeliğini kırmak
için mekanda kayın ağacı ve ayna bir arada kullanılmış.
|
|