26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Perşembe Pazarı’nda ‘paydos’a az kaldı

 

Yazı/Text: YELİZ ERKOÇ

Fotoğraflar/Photos: FATİH PINAR

 

İstanbul’da ticaretin merkezlerinden biri olan Perşembe Pazarı ya içindeki esnafları ile korunarak yeni düzenlemelerle tarihi bir çarşı olarak kalacak, ya da büyük bir kısmı ortadan kaldırılacak. Özellikle hanlarda çalışan meslek sahipleri, İstanbul’un diğer tarihi hanlarında olduğu gibi son demlerini yaşıyorlar.

 

 

Duvarda asılı duran heybetli karakalem portreyi göstererek şöyle diyordu Bedros Ovagimyan, “Babamın dedesidir o.” Karaköy Perşembe Pazarı’nın en eski esnaflarından biri olan Ovagimyan büyük büyükbabasından bahsederken gururla anlatıyordu hikayesini. “Türkiye’de kurşunculuk bizimle başlar. Babamın dedesi Kırım’dan göç edip Perşembe Pazarı’na gelmiş direkt. Para yok, meslek yok, hiçbir şey yok. Demiş ki, bana sadece yatacak yer ve yemek verin, para istemem. Ben meslek öğrenmek istiyorum.” Geceleri bile parasız çalışan genç adam hemen ustalarının gözüne girmiş ve kısa bir süre sonra kendi dükkanını açmış. 82 yaşındaki Ovagimyan askerde kendisine verilen isimle ‘Bedri Ova’, fabrikalarından geçmişte Koç firmasıyla ortaklıklarına kadar, anlattığı birçok hikayeyle İstanbul’daki ticaretin de canlı tanığı. Ova, Perşembe Pazarı’nda şu anda gerçekleşen ticaretten şikayetçi olduğunu söylüyor ve ekliyor, “Piyasayı hiç beğenmiyorum, para şeytandır. Artık insanlar paraya tapıyorlar.”

Unkapanı Köprüsü’nün Galata ayağının dibindeki bir Mimar Sinan eseri olan Sokollu Cami’inden, Galata Köprüsü’ne kadar uzanan kıyı alanı Perşembe Pazarı olarak bilinir. Pazar, ana yolun kuzeyinde ve güneyinde kalan kısımlarıyla İstanbul’un en büyük motor, torna, yedek parça, hırdavat, planya, musluk gibi malzemelerin bulunduğu ticaret merkezlerinden biri.

 

Çalışanlar geleceğe aldırmaksızın bugünün üretimini yapıyor hızla.

 

Perşembe Pazarı’nın bulunduğu Karaköy Meydanı 1950’lere kadar büyük ölçüde eski halini korudu. 6-7 Eylül 1955 olaylarının tahribatından büyük ölçüde payını alan Meydan, olaylardan üç yıl sonra henüz toparlanamadan Menderes’in ünlü yıkımlarıyla yüzyüze geldi. Trafik sorununu çözmek amacıyla yapılan yıkımlar birçok kişinin ev ve işyerlerini kaybetmelerine sebep oldu. 1958’in Mayıs ayında Hürriyet Gazetesi yıkım haberini şöyle veriyor: “Galata ile Tophane arasındaki istimlak yıkımlarının bir an önce tamamlanması için ekiplerin gece de takviyeli olarak çalışmaları kararlaştırılmıştır. Şehrimizde bulunan Başbakan (Menderes) Galata’daki yıkımları bizzat tetkik etmiştir.” Bu sayede 1958’den sonra eski görüntüsünü kaybeden Karaköy, 1980’lerde Belediye Başkanı Dalan’ın yeni istimlak projeleri ile Tünel yönündeki son mağazalarını da kaybederek son nefesini verdi ve bugünkü halini aldı. Dalan’ın yıkımlara devam etmesiyle, işyerleri istimlak edilen Perşembe Pazarı esnafı için, 127.000 metrekarelik bir araziye 4500 işyeri ve dükkana sahip Perpa inşa edildi. Piyalepaşa Bulvarı’nda yer alan Perpa 1989 yılında açıldı. Bugün pazar esnafının bir kısmı Perpa’ya yerleşmiş durumda. Kalan esnaf içinse yıkımların devam edeceği ve kendilerinin de dükkanlarından çıkmak zorunda kalacakları yönünde söylentiler var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de, 2010 Kültür Başkenti projesi çerçevesinde yıkımlara devam edileceğinin sinyalini veriyor.

Pazar içerisinde bulunan tarihi hanlardan biri olan Mimar Sinan’ın inşa ettiği Rüstem Paşa Han’ında üretici olarak faaliyet gösteren pek çok esnaf var. 1975’te hana çırak olarak giren Aydoğan Aslan, ustasının emekli olmasıyla dükkanı devralmış. Yaklaşık otuz iki senedir Han’da çalışan Aslan, zorla çıkmak zorunda kalırlarsa Perpa’ya gitmeyeceğini söyleyenlerden biri. Aslan, “Perpa’ya gitmek bizi öldürür. Üretici olarak çalışanların orada varolması çok zor. Tabii artık hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı, eskiden Perşembe Pazarı’nda işsiz durmak akla uymazdı. Hiç işimiz olmasa iki senelik yapacak iş köşede beklerdi” diyor. Klasik Osmanlı modeli taşıyan ve ortası açık avlu şeklinde olan Han 16. yüzyılda yapılmış. Han hala gözalıcı ve estetik. Aydoğan Aslan, “Eskiden Han’da güvercinlerin yuvaları vardı. Bizim iş saat sekizde başlardı. Ben saat yedide gelip güvercin sesleriyle bir saatlik bir uyku çekerdim. Zamanla onlar da gitti.” diye ekliyor. Yaklaşık elli senedir Pazar’a alışverişe gelen ve yirmi senedir de Han’da esnaflık yapan 74 yaşındaki Cavit Korap’a göre mecbur kalmayan hiç kimse Perpa’ya gitmek istemiyor. Korap, “Ticaret elli sene öncesine göre öyle bozuldu ki… Bu yapılan yıkımlar da tam yapılamadı. Sadece yaraya neşter vurmak gibi bir şey oldu bu” diyor.

Perşembe Pazarı söz konusu olunca akla gelen ünlü mekanlardan biri de Karaköy Balıkçısı. 1923’de kurulan restoran hala ilk günkü kalitesini koruduğu konusunda iddialı. Yakın bir zamanda New York Times gazetesinin arka kapağını ayırdığı mekanın hem sahibi, hem de işletmecisi olan Hakan Özkaraman, “Biz burada manzara ya da mekan satmıyoruz, balık satıyoruz” diyor. New York Times’daki haberi görüp restorana gelen dış ticaret uzmanı Ahmey bey, yemeğini yedikten sonra lezzeti tescilliyor. Mekanın kırk yıllık müşterisi reklamcı Ali bey, “Lezzetten hiçbir ödün vermediler, her fırsat bulduğumda buradayım” diyor.

Perşembe Pazarı dükkanlarında dolaşan müşteriler genelde nerden ne alınacağını iyi bilen alışveriş uzmanları. Çekmecelerine yeni bir tutaç arayan 64 yaşındaki Aygül Hanım on dakikada bütün modelleri tarıyor. Sonunda aradığı gibi orijinal bir parça bulan Aygül Hanım sevinçle, “Perşembe Pazarı’nda aradığın ne bulunmaz ki?” diyerek gülümsüyor. Aradığı bir parça için Adana’dan gelen 26 yaşındaki Ahmet bey, “Bana Perşembe Pazarı’nın tarifini Adana’da verdiler, al işte elimle koyduğum gibi buldum malzemeyi” diyor elinde tuttuğu poşeti göstererek. Pazarın müdavimlerinden oto yedek parçacısı Güngör Şahbaz ile önce balıkçıda sonra alışverişte karşılaşıyoruz. Şahbaz, “Burası tarihi bir yer. Benim için renkli bir alışveriş merkezi aynı zamanda. Fiyat ucuz ama çok çeşit var. Otuz-otuzbeş senedir müşteriyim burada,” diyor.

İstanbul’da ticaretin merkezlerinden biri olan Perşembe Pazarı ya içindeki esnafları ile korunarak yeni düzenlemelerle tarihi bir çarşı olarak kalacak ya da büyük bir kısmı ortadan kaldırılacak. Özellikle hanlarda çalışan meslek sahipleri, İstanbul’un diğer tarihi hanlarında olduğu gibi son demlerini yaşıyorlar. Tarihi mirası sahip olduğu zengin kültürle örülü İstanbul, hiç kimseyi incitmeden gerçek bir kültür başkenti olabilecek mi?

 

Rüstem Paşa Han’daki esnaf üretici olarak faaliyet gösteriyor.

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


66648 - unknown - 38.107.179.237