26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Yeryüzünün kara kutuları…

 

Yazı/Text-Fotoğraflar/Photos: YILDIRIM GÜNGÖR

 

Fosiller yaşadıkları dönemin cansız tanıklarıdır. İçinde bulundukları kayacın oluştuğu dönemin iklimi, o dönemdeki biyolojik çeşitlilik, tortul kayaçların yaşı, çeşitli tektonik olaylar hep fosiller sayesinde ortaya çıkarılır. 

 

 

Yaşı 4.6 milyar yıl olan yeryuvarının ilk bir milyar yılı meteor çarpmaları ve volkanik etkinliklerle geçti. Bu süre içinde yeryuvarında biriken su buharlaşarak ilk atmosferi oluşturdu. Yaklaşık 3.5 milyar yıl önce yeryuvarında ilk canlı organizmalar görülmeye başlandı. Yeryuvarında İlk görülen canlılar tek hücreli organizmalar oldu. Daha sonra çok hücreli canlıların ilkel formları ortaya çıkmaya başladı. Süreç içinde farklı canlı türleri de görüldü ama bu canlılar hiçbir zaman gelişemedi. Çünkü ortamda yeterli oksijen yoktu. Günümüzden 570 milyon yıl önce yani birinci jeolojik zamanın başlarında atmosferdeki oksijen artışı ile birlikte yeryuvarında büyük bir canlı patlaması meydana geldi. Biyoloji sistematiğine göre ilk kavkılı organizmalar 570 milyon yıl önce yani birinci jeolojik zamanının başı olan Kambriyen devrinde boy göstermeye başladı yeryuvarı sahnesinde. Bu dönemden günümüze kadar her dönemde yeni canlı türleri ortaya çıkmaya başlarken bazı türler de çeşitli nedenlerden dolayı yok oldu. Önce eklem bacaklılar yani Trilobit ve Graptolitler  derken 438 milyon yıl önce ilk balıklar görülmeye başlandı. Yaşamın denizde olduğu yıllar çabuk geçti ve 360 milyon yıl önce canlılar denizleri terk ederek karaya ayak basmaya başladı. Dünyadaki büyük kömür yatakları ve ilk sürüngenler de bu dönemde ortaya çıktı. İkinci jeolojik zamanın başı olan Triyas döneminde, yani 245 milyon yıl önce, yer yuvarı bazı türleri çok yırtıcı olan dev sürüngenlerle karşılaştı: Dinozorlar. İlk kuşlar da bu dönemde görülmeye başlandı. Tam 180 milyon yıl dünyanın hakimi olan bu görkemli yaratıklar günümüzden 65 milyon yıl önce yani Kretase sonlarında nedeni henüz tam olarak anlaşılamayan toplu yok oluş yüzünden bir anda yeryuvarı sahnesini terk etti. Memeliler günümüzden 23 milyon yıl önce  ortaya çıktı.  Memelilerin en acımasız türü olan insanın yeryuvarı sahnesinde yer alması sadece bir kaç milyon yıl öncesine gider. Paleontologlar inceledikleri fosiller sayesinde mümkün olduğa kadar geriye giderek yeryuvarının evrimine ışık tutmaya çalışır. Çünkü fosiller yaşadıkları dönemin cansız tanıklarıdır. İçinde bulundukları kayacın oluştuğu dönemin iklimi, o dönemdeki biyolojik çeşitlilik, tortul kayaçların yaşı, çeşitli tektonik olaylar hep fosiller sayesinde ortaya çıkarılır. Özellikle petrol aramalarında çok önemli katkıları vardır. Kayaçların içinde gözle görebildiğimiz fosillere makro fosiller adı verilir. Bunlar çoğunlukla denizlerdeki kabukluların atalarıdırlar.  Bir de gözle görülemeyen fosiller vardır. Denizde yaşayan ve adına plankton dediğimiz canlıların bir kısmı balıklara yem olurken bir kısmı da öldükleri zaman dibe çökerek taşlaşma sırasında kayacın bünyesine girer. Bunlar o kadar küçüktür ki ancak mikroskopla incelenebilir. Sahada örnek olarak alınan bir tortul kayaç, laboratuvarda kesilerek bir cama yapıştırılır, daha sonra iyice inceltilerek elde edilen ince kesit,  mikroskopta incelenir. Bu kayaçların içinde bulunan fosiller ise o kayacın günümüzden kaç milyon yıl önce oluştuğunu anlamamıza yardımcı olur. Foraminiferler bu gruplar içinde en büyük olanıdır. Mikrofosillerin büyüklüğü çoğunlukla toplu iğne başı ile karşılaştırılacak düzeydedir. Her canlı yaşadığı bir dönemi karakterize eder. Böylece kesit içinde rastlanan fosil ile incelenen kayacın günümüzden kaç milyon yıl önce oluştuğu ortaya çıkarılır.

Eğer günün birinde doğa yürüyüşü yapar da bir deniz kabuğunun taşlaşmış halini bulursanız bilin ki elinizde en az birkaç milyon yıl öncesini tutuyorsunuz. İşte o zaman ilk insanın ortaya çıkışını düşünerek jeolojik zaman içinde ne kadar az bir yerimiz olduğunu ve buna rağmen üzerinde yaşadığımız bu mavi gezegene en çok zararı veren canlı olduğumuzu hissedin yüreğinizde. Tüm türlerin yok olmasında doğanın büyük rolü olduğu halde belki de insan kendi türünü yok edecek tek canlı olacak yeryuvarı sahnesinde. Tüm bunları hissedebilirsek eğer, üzerinde yaşadığımız  dünyayı daha özenli koruyabiliriz belki de…

 

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


66655 - unknown - 38.107.179.238