İstanbul
Jazz Center’da Pek Yakında…
İstanbul Jazz Center’da önümüzdeki aylarda yine bir çok
ünlü müzisyen ve grupları izleme fırsatı olacak. Bunlardan bazıları daha önce
de JC’de sahne aldılar. Dolayısıyla bu yazıda önceliği ilk defa karşımıza çıkacak
olan müzisyenlere veriyoruz.

Müzik dünyasında Hiromi (p) olarak tanınan genç piyanist
18-20 Ocak tarihlerinde JC’de sahneye çıkacak.
Hiromi’nin ismini ilk duyurması 2003 tarihli ‘Another Mind’
adlı albümle başlıyor. Bu album Japonya’da bir yandan yüzbinin üzerinde satış
yaparken bir yandan da yılın albümü ödülünü kazanmış. Bir yıl sonra piyasaya
çıkan ikinci albümü ‘Brain’ da aynı şekilde büyük bir ilgi görüp, bir çok ödüle
layık görülmüş. En son albümü ‘Spiral’ ise 2006’nın başında piyasaya çıkmış ve
muhtemelen daha da büyük başarılara imza atması bekleniyor.
Bu yazıyı hazırlamak için internet’te araştırma yaparken
Hiromi’nin bir çok parçasını doğru düzgün sitelerden, legal olarak indirip
dinleme imkanı olduğunu görünce epeyce bir şey dinleme fırsatı oldu. Tek kelime
ile özetlemek gerekirse sanatçının müziğine ‘atak’ diyebiliriz sanıyorum. Bir
parça boyunca muhtemelen klavyenin dokunulmadık bir tuşu kalmıyor ve olağanüstü
bir enerji notaların üzerine binerek arkanızdan kovalıyor sanki. Okuduğum
yazılardan birinde bir eleştirmen sanatçının müziği için ‘hiperaktif bir
Labrador gibi, ele avuca sığmıyor’ demiş!
1979 yılında Japonya’da doğan sanatçı, 6 yaşındayken piyano
dersleri almaya başlamış. Sanatçı, işin teknik tarafı yanı sıra, içinden
geldiği gibi çalmayı da ilk öğretmeninden öğrendiğini söylüyor. Hiromi
hocasından bahsederken son derece enerjik ve duygusal bir insan olduğunu
söylüyor ve ondan sadece kulaklarıyla duyarak değil aynı zamanda kalbiyle
hissederek de çalmayı öğrendiğini belirtiyor.
Ders almaya başladıktan çok kısa bir süre sonra Hiromi,
Yamaha Müzik Okulu’na girmiş. 12 yaşına geldiğinde artık konserler vermeye ve
kimi zaman önemli orkestralarla çalmaya başlamış. 14 yaşındayken Çek
Cumhuriyetine giderek, Çek Flarmoni orkestrasıyla konserler vermiş.
Daha sonraları klasik müziğin yanı sıra jazza da ilgi
duymaya başlayan Hiromi, 17 yaşındayken tesadüfen Chick Corea ile tanışmış ve
ertesi gün ünlü müzisyenin konserinde onunla birlikte çalma şansını elde etmiş.

Takip eden bir kaç yılı, aralarında Nissan’ın da bulunduğu
büyük Japon şirketlerine reklam cıngılları yazarak geçirdikten sonra, Hiromi
1999 yılında Berklee Müzik Okulu’na devam etmek üzere Amerika’ya gitmiş.
Sanatçı bu deneyimin müzikle ilgili görüş alanını son derece
genişlettiğini belirterek ekliyor: ‘Bazıları jazz’dan hoşlanıyor, bazıları
klasikten, bazıları rock müzikten vs. Herkes kimden ve ne tür müzikten
hoşlandığını çok önemsiyor. Sürekli bu iyi, bu kötü şeklinde değerlendirmeler
yapılıyor. Benim müzikle ilgili olarak herhangi bir bariyerim yok. Metalden
klasiğe kadar herşeyden zevk alabilirim.’
Berklee’deki çalışmalarında kendisine Richard Evans (b) ve
Ahmad Jamal (p) yol gösteriyor. İkisi de genç sanatçının müzikal becerilerinin
yanı sıra uyumlu kişiliği ve müziğe ilgisinin de yardımıyla profesyonel olarak
çok üst seviyelere geleceğinden eminler.
Henüz 27 yaşındaki sanatçının önünde neredeyse sınırsız
olasılıklar onu bekliyor. Etrafındaki herkesten ve herşeyden ilham alan Hiromi,
Bach’tan Oscar Peterson’a, Lizst’ten Ahmad Jamal’a, Sly’dan Krimson King’e
kadar bir çok müzisyenden etkilendiğini söylüyor. Sanatçı aynı zamanda Carl
Lewis ve Michael Jordan gibi üst düzey sporculardan da çok etkilendiğini
belirterek ekliyor: ‘Aslında galiba üst düzey enerjisi olan herkesten çok etkileniyorum,
onlardan yayılan ve doğrudan kalbime kalbime ulaşan bir şey hissediyorum.’
http://www.hiromimusic.com/
