İş
Sanat’a Branford Marsalis ve sır gibi gizlenen grubu geliyor...
Branford Marsalis, önümüzdeki aylarda ülkemizi ziyaret
edecek olan dünyaca ünlü jazz müzisyenlerinden biri. Sanatçı, 21 Mart akşamı İş
Sanat’ta sürpriz bir ekiple birlikte Türk jazz dinleyicilerinin huzurunda
olacak.

Branford Marsalis, müzisyen bir ailenin başarılı bir üyesi.
Beş kardeşinden biri olan Wynton Marsalis, çok ünlü bir trompet sanatçısı.
Aslında özellikle 1990’lardaki klasiğe dönüş akımının öncülerinden olan
Marsalis, jazz’da olduğu kadar klasik müzikte de başarılı bir sanatçı. Aynı
zamanda, eğitmen ve lider kişiliğiyle de jazz dünyasında çok saygı duyulan bir
müzisyen. Wynton ve Branford kardeşler, küçük yaşta müziğe başlamışlar;
özellikle kendisi de piyanist olan babalarının desteğiyle müzik eğitimi alan
Branford ve Wynton, kariyerlerinin devamında da hem almış oldukları eğitimden
ötürü, hem de ailelerinin desteğinden ötürü hızla yükselmeyi başarmışlar.
Kardeşlerden Branford’a tekrar dönersek; Branford, günümüzde
dünyanın en prestijli jazz okullarından biri olarak kabul edilen Berklee School
of Music’te eğitim gördü. 2 yıl süren eğitim dönemi içerisinde, 1980 yazında
Art Blakey’nin big band formatında olan orkestrasıyla Avrupa turnesine çıkması,
Marsalis’in müzik kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri olarak
gösterilebilir. Art Blakey’le olan çalışması ve Berklee’deki başarısı
dolayısıyla birçok ünlü ve köklü jazz müzisyeninin dikkatini çeken Marsalis,
aynı yılın kış aylarında da Lionel Hampton’la birlikte yine big band formatında
çalışma fırsatını yakaladı.
Berklee’deki eğitiminden geriye kalan zamanlarda profesyonel
sanatçılarla konserler veren Marsalis, 1981 yılının yazında ise Art Blakey’le
yine turneye katıldı, aynı zamanda da Clark Terry ile de çalışma fırsatını
buldu.
1984 yılında ilk albümünü kaydeden Marsalis’e eşlik eden
sanatçılardan birçoğu, günümüzde de jazz dünyasının en önde gelenlerinden
birkaçı. Scenes In The City adlı albümde yer alan bu sanatçılardan bazıları
Mulgrew Miller (p), Kenny Kirkland (p), Jeff “Tain” Watts (d), Ron Carter (b),
Robin Eubanks (t). Bu albümden sonra, Marsalis farklı bir yöne doğru ilerlemeye
başladı. Sting’le birlikte Kenny Kirkland, Omar Hakim, Daryl “Munch” Jones ile
bir topluluk kuran Marsalis, bu toplulukla Dream of the Blue Turtles ve Nothing
Like the Sun albümlerini kaydetti.
Branford Marsalis’in müzisyen kişiliğinin yanı sıra, politik
görüşlerini korkusuzca dışa vurması ve dünya barışına ve açlığa dikkat çekmek
için düzenlenen Live Aid ve Freedomfest gibi konserlere katılması da bu
sanatçının çağdaşlarıyla arasındaki farkını ortaya koymaktadır.
1980’lerin ikinci yarısında, Herbie Hancock’un topluluğuyla
(Ron Carter, Tony Williams, Al Foster) turneye çıkan sanatçı, bu yıllar
içerisinde birçok albüm kaydı gerçekleştirirken üç kez de Grammy ödülüne aday
oldu. Romances for Saxophone albümüyle Faure, Ravel, Debussy gibi klasik batı
müziği bestecilerinin eserlerini yorumlayan Marsalis, aynı zamanda jazz
otoritelerinden ağır eleştiriler aldı bu dönem içerisinde. 1990 yılında, NBA
All-Star maçında Amerika Birleşik Devletleri’nin ulusal marşını çalması, ya da
dizi ve film müzikleri yazması, Marsalis’in sadece jazz değil, biraz daha orta
yola yakın bir müzisyen olduğunun göstergeleriydi.

1990’lı yıllarda yine defalarca Grammy’e aday gösterilen
sanatçının birçok albümü yayınlanmasına rağmen, kendisi için en çok anlam ifade
eden albüm kuşkusuz Loved Ones’tı. Küçük kardeşi Delfayo Marsalis’in
yapımcılığını üstlendiği bu albümde, babasıyla düet yapan Marsalis, Stella by
Starlight, Laura, Sweet Loraine gibi jazz standartlarını yorumladı.
Marsalis’in müzisyen kimliğinin yanı sıra, kardeşi Wynton
Marsalis gibi eğitmen kimliği de öne çıkmıştır. 1996 yılında Michigan
Üniversitesi’nde yarı zamanlı çalışmaya başlayan Branford Marsalis, 4 yıl
boyunca bu görevi sürdürmüş ve birçok genç jazz müzisyenine yol göstermiştir.
Tabi bu sırada profesyonel hayatın da içinde olan sanatçı, 1997 yılında
Columbia Jazz şirketinin yaratıcı danışmanı olmuştur. Özellikle bu şirketin
yeni çıkaracağı albümleri, tarzlarını ve müzisyen seçimlerini belirlemesinde
önemli rol oynayan Marsalis, bu dönem içerisinde de birçok genç jazz
müzisyeninin Columbia Records ile anlaşma yapmasına ve albüm çıkarmasına vesile
olmuştur.
Müzik hayatı içerisinde üç Grammy ödülü kazanan, defalarca
da çeşitli kategorilerde bu ödüle aday gösterilen Marsalis, eğitimci olarak
kariyerine 2000 yılından beri San Fransisco State University’de devam etmiş,
aynı zamanda da Amerika Birleşik Devletleri’nin çeşitli eyaletlerinde bulunan
üniversitelerde yarı zamanlı olarak ders vermiştir. Aynı zamanda, çok çeşitli
alanlarda albüm kaydetmeye devam eden müzisyen, klasik müzik eserlerini
yorumlamaya devam etmiş ve bu süreç içerisinde çok başarılı işler ortaya
koymuştur. 2001 yılının Mart ayında yayınlanan Creative albümü, özellikle
jazz’dan esinlenmiş klasik müzik bestecilerinin eserlerinin yorumlarını
içermektedir ve Marsalis’in jazz kayıtları kadar beğeni toplamıştır.
Marsalis’in müzik kariyeri hızla devam etmekte, eğitimci
olarak da gençlere danışmanlık yapmayı, onlara yol göstermeyi ve liderlik
etmeyi sürdürmektedir. Bunların yanı sıra, Columbia Records’da edinmiş olduğu
deneyimi, kendi istekleri doğrultusunda yansıtmak isteyen müzisyen, 2002
yılında Marsalis Records adlı şirketi kurdu. Özellikle büyük plak şirketlerinin
dışladığı, yaratıcı ve genç müzisyenlerle birlikte çalışarak onlara imkan
sağlamayı amaç edinen Marsalis Records’da aktif olarak rol alan Branford
Marsalis, bu konudaki en büyük desteği babası Ellis Marsalis’tan aldığını
belirtmektedir.
Özellikle son yirmi yılın jazz dünyasında çeşitli
yetenekleri ve yetkinlikleriyle kendisine önemli bir yer edinmeyi başarmış olan
Branford Marsalis, sürpriz ekibiyle birlikte 21 Mart akşamı İş Sanat’ın konuğu
olacak. Kaçırmayın!