17.
Blues Festivali bitti
9 Kasım-20 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen
Blues Festival 17, yine birbirinden ünlü blues sanatçılarını hayranlarıyla buluşturdu.
“Şehre renk geliyor” sloganıyla gerçekleştirilen festivalde bu yıl da blues
müziğinin efsane isimleri izleyenlerle oldu.

Festival bu yıl, akordeon ustası ve tüm zamanların en neşeli
parti topluluklarından Buckwheat Zydeco, dikkat çekici sahne performanslarıyla
Larry Garner&Band ve modern blues dünyasının gözde isimlerinden Michael
Powers’ı ağırladı. Organizasyonunu Pozitif’in yaptığı Türkiye ve Kıbrıs
genelinde 19 farklı şehirde 22 konserle blues rüzgarı estirdi. Samsun’dan
başlayan festival sırasıyla Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, Kayseri, Konya,
Ankara, Eskişehir, Bursa, İstanbul, Edirne, Çanakkale, İzmir, Denizli, Antalya,
Gaziantep, Mersin ve Adana’yı ziyaret etti.
Festival bu yıl sınırları bir adım daha aştı
Festival, programına yurt dışı ayağında bu yıl ilk kez
Sırbistan'da Belgrad ve Kazakistan'da Almatı’yı da ekleyerek blues coşkusunu
daha geniş bir coğrafyada müzikseverlerle buluşturdu. Festival’e 7 yıl önce
dahil olan Rusya programında ise Moskova, St Petersburg, Novosibirsk ve Rostov
On Don ayrıca Sırbistan'da Belgrad, ve Kazakistan'da Almatı şehirleri de yer
aldı.
Hüznün topraklarından Türkiye’ye esen blues...
Festivalin Türkiye ve Kıbrıs konserlerinin bu seneki yıldızı
geçtiğimiz yıl Rusya performanslarıyla fırtına gibi esen ve çok sayıda Grammy
adaylığı bulunan BUCKWHEAT ZYDECO oldu. Blues müziğin doğduğu topraklardan
Güneybatı Louisiana’da akordeon bazlı yaratılan “zydeco”nun günümüzdeki en
popüler temsilcisi olan Buckwheat, bu yıl Mart ayında Rock & Roll Hall Of
Fame töreninde New Orleans Tribute içinde sahne aldı.
New Orleans'tan Baton Rouge ezgileriyle LARRY GARNER &
BAND, bu yıl Blues severleri selamlayacak bir diğer isim oldu. Blues'un değişik
türleriyle tarzını sürekli yenileyen The BB King "Lucille" ödülü
sahibi Garner, albümleriyle Fransa başta olmak üzere birçok ülkede blues
severleri büyülemeyi başardı. Festivalin son konuğu ise New York'tan modern
blues tınılarını Türkiye'ye taşıyacak olan MICHAEL POWERS oldu. Powers,
benzersiz tekniği, stili ve yeteneğiyle Amerikan modern blues tarihinin önemli
figürlerinden biri olarak kabul ediliyor.
BUCKWHEAT ZYDECO
Blues müziğin doğduğu topraklardan Güneybatı Louisiana’da
akordeon bazlı yaratılan zydeco türünün günümüzdeki en popüler temsilcisi olan
Buckwheat Zydeco, bu yılki festivalin en önemli ismi olarak karşımıza çıkıyor.
Zydeco’nun bayrağını devralan Buckwheat, trompet ve synthesizer ile
tatlandırdığı rock ve R&B türlerini geleneksel ve modern zydeco tınılarıyla
başarıyla buluşturuyor. Buckwheat aynı zamanda, zydeco’yu büyük kitlelerle
buluşturabilen ilk isim olarak da tanınıyor. Zydeco, blues dünyasındaki ilk
büyük başarısını 1983 yılında yayınlanan Turning Point ile ilk Grammy
adaylığını alarak gerçekleştirdi.
1985 yılındaki ikinci Grammy adaylığı ona, dünyanın en
önemli plak şirketlerinden Island Records’un kapılarını açtı. New York müzik
endüstrisinde dönemin en önemli isimlerinden Ted Fox’un prodüktörlüğünde
yayınlanan ilk albümü On A Night Like This, dönemin eleştirmenleri tarafından
ayakta alkışlandı ve Buckwheat’e yeni bir Grammy adaylığı getirdi. 1987 yılında
yüksek bir gişe başarısı elde eden The Big Easy adlı filmde yer alan Buckwheat
ve ekibi ‘90’lı yılları başarılı turneler ve yeni albümlerle tamamladı.
2002 yılında Pistol Pete adlı TV şovu için yaptığı
çalışmayla Emmy ödülünü kazanan Zydeco, aynı yıl Katrina Fırtınası’ndan zarar
görenler için düzenlenen yardım konserinde Lenny Kravitz ve Paul Simon gibi
isimlerle aynı sahneyi paylaştı. Bu yıl Mart ayında Rock & Roll Hall Of
Fame töreninde New Orleans Tribute içinde sahne alan sanatçı, geçtiğimiz yıl
yayınladığı Jackpot! albümünün ardından çıktığı dünya turnesini sürdürüyor.
LARRY GARNER & BAND
Blues'un New Orleans'lı sesi Larry Garner efsanevi Baton
Rouge ezgilerini Efes Pilsen Blues Festival’a taşıyor. Blues'un değişik
türleriyle tarzını sürekli yenileyen Garner ilk karşılığını Doghouse Blues ile
1988 yılında kazandığı The BB King "Lucille" ödülüyle aldı. 1992
yılında İngiltere'de gerçekleşen The Burnley Blues Festivali’nde gösterdiği
unutulmaz performanstan sonra İngiliz JSP adlı plak şirketi ile anlaşma
imzalayan Larry Garner, Double Dues ve Too Blues adlı albümleri peş peşe
yayınladı. Too Blues albümü taşıdığı isimle, aynı plak şirketinin daha önce
fazla “blues” bulduğu için reddettiği Larry Garner'ın JSP'den aldığı tatlı
intikâmı oldu. Fransa’nın en prestijli plak şirketlerinden The Gitanes Jazz'ın
başarıları üzerine peşine düştüğü Larry Garner, Paris'in ünlü New Morning
kulübündeki çarpıcı performansının ardından onlarla yeni bir anlaşma imzaladı.
1995 yılında yayınlanan You Need To Live A Little ve 1996 tarihli Baton Rouge
albümleriyle Fransa başta olmak üzere birçok ülkede blues severleri büyülemeyi
başardı. 1997 yılında bu kez Almanya'da Standing Room Only adlı yeni albümünü
yayınlayan Larry Garner, bu albümün sonrasında müzik hayatını müthiş sahne
performanslarını içeren blues turneleriyle sürdürüyor.
MICHAEL POWERS
Festivalin üçüncü ismi, New York modern blues dünyasının
gözde isimlerinden biri olan Powers, blues ve gospel müziklerinin etkisinde
büyüdü. Lisedeyken ilk grubu olan RB ZigZags’i kurdu. Daha sonra Boy From New
York City adlı kült şarkılarıyla ünlenen Ad Libs’e katıldı. Powers, Ad Libs ile
birlikte aralarında Everly Borthers, Kool & The Gang, The Box Tops ve
Richie Havens’ın bulunduğu çok sayıda isimle büyük Kuzey Amerika turneleri
gerçekleştirdi. Michael Powers daha sonra James Cotton ile turneye çıktı ve
Chuck Berry, Johnny Winter, Robert Cray ve John Lee Hooker gibi isimlerle aynı
sahneyi paylaştı. 70’li yıllarda New York’a dönen Powers bu kez Moonbeam adlı
yeni bir grup kurdu. Daha çok akustik ve elektro gitar ağırlıklı çalışan
sanatçı, birçok başarılı hit şarkıya imzasını attı. Powers benzersiz tekniği,
stili ve yeteneğiyle Amerikan modern blues tarihinin önemli figürlerinden biri
olarak kabul ediliyor.