KÖRLEME
Onur Türkmen

Onur Türkmen ile Körleme’yi Aralık ayı sonlarında, Bilgi
Üniversitesi’nde gerçekleştirdik.
Nguyên Lê
Bakida | ACT 2000
Romanichel (Lê)
Nguyên Lê (g), Renaud Garcia-Fons (b), Jon Balke (p)

Bu grubu hiç tanımıyorum. Bill Frisell’i taklit eden biri
gibi. Zamanında takip ederdim, ama açıkçası Frisell’i uzun zamandır
dinlemiyorum. Pek sevdiğim bir müzik türü değil bu. Tabii çok yetenekli, çok değerli
insanlardan bahsediyoruz. Yalnız nasıl desem, hoş bir tını, hoş bir seda
yaratmak ya da bir atmosfer oluşturmak dışında ne katılmış oluyor müziğe, emin
değilim. Ortada bir ruh hali var, ama onun çok iyi tanımlandığını düşünmüyorum.
Daha çok dekoratif bir müzik gibi.
Allan Holdsworth
Secrets | Intima 1989
Secrets (Holdsworth/Mark)
Allan Holdsworth (synthaxe), Jimmy Johnson (b), Vinnie
Colaiuta (d), Rowanne Mark (vo)

Allan Holdsworth dinleyince kaçıp dedemin Divriği’deki
köyüne yerleşmek istiyorum! Bu müzikten gerçekten nefret ediyorum. Modern insanın
ruhundaki çirkinlikleri net olarak görebilirsin bu tür müziklerde. Kelimelere
dökmesi çok zor bu hisleri. Şu müzik ne anlatıyor olabilir ki, hiçbir şey
anlatamaz. (Gülerek) Dinlediğim sürede bayağı işkenceden geçtim.
Holdsworth’ler, Satriani’ler, var işte bir sürü bunlardan...
Eivind Aarset
Electronique Noire | Jazzland 1998
Entrance/U-Bahn (Aarset)
Eivind Aarset (g, prog), Kim Ofstad (d), Jonny Sjo (b),
Kjetil Bjerkestrand (synth), Vidar Johansen (bcl, ss)

Bu müzisyeni bilmeme imkan yok... Bence müziğin geleceği bu.
Zannediyorum içinde bulunduğumuz şu dakika içerisinde sadece İstanbul’da 18-30
yaş arasında buna çok benzeyen birşeylerle uğraşan en az yüz kişi vardır. Müzik
endüstrisi yok oluyor. Müzik duvar kağıdı gibi bir şey olacak benim öngörüme
göre. Bunun iyisi kötüsü yok, iş oraya doğru gidiyor. İnsanlar gelen
misafirlerine gösterecek kaydettiklerini, “ne hoş, ne kadar keyifli” diye konuşacaklar.
Günümüzde dinleyici müziğin “uyuşturucu” olmasını istiyor, akıl-ruh dengesinden
çok, ona bir şey yaşatsın istiyor. Ne bileyim, örneğin Osmanlı müziğinde akıl
ve ruhun dengesi vardır, Türk Sanat Müziği’nin iyi dinleyicisi makam yapısını
bilir, akılla ilgili bir tespit söz konusudur. Örneğin, Haydn’ın senfonilerini
dinleyen geniş kitleler bu dengeyi kurabiliyordu.
Ben Monder
Oceana | Sunnyside 2005
Oceana (Monder)
Ben Monder (g), Theo Bleckmann (vo), Kermit Driscoll (b),
Ted Poor (d)

Bu gitaristi tanıyamayacağım. Çok fazla söyleyebilecek bir şeyim
yok bunun üzerine. Herhalde bunu bir gitar etüdü olarak tanımlamak lazım, ama eşlikli.
“Eşlikli etüd” diye belki yeni bir janrdan bahsedebiliriz. Etüd deyince insanın
aklına teknik çalgı alıştırması ile estetik değerleri buluşturabilen Chopin
geliyor.