26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İstanbul’un vazgeçilmez pazarları

 

Yazı/Text: YELİZ ERKOÇ Fotoğraflar/Photos: FATİH PINAR

 

İstanbul'un hemen her semtinde, kurulduğu semtin ya da kurulduğu günün adıyla anılan semt pazarları var. Genelde üstü açık olan bu pazarlarda çok sayıda tezgah yan yana kuruluyor ve gıdadan tekstile, ev eşyasından canlı hayvana bütün ihtiyaç maddeleri satılıyor. Satıcılarıyla, satış yöntemleriyle, sesleriyle, deyimleriyle, ilginç bir zenginliğin parçaları pazarlar.

 

 

Koş koş koş… Bir buçuk yaptım, bir buçuk…” Pazarcıların mallarını satmak için yaptıkları çığırtkanlıklardan, büyük yaratıcılıkla oluşturdukları tekerlemelerden herkesin hafızasında kalan mutlaka birkaç tane vardır. Kimimiz taze sebze meyve bol diye çok severiz pazarları, kimimiz kalabalık diye şikayet ederiz. Ama mutlaka ayda bir-iki kez de olsa ziyaret ederiz semt pazarlarını. Sadece uygun fiyatlı mal almak değil, yıllardır bize aktarılmış bir gelenektir pazara gitmek. Her malın ucuzunu ama kalitelisini bulmak ümidiyle düşeriz yollara.

İstanbul'un hemen her semtinde, kurulduğu semtin ya da kurulduğu günün adıyla anılan semt pazarları var. Genelde üstü açık olan bu pazarlarda çok sayıda tezgah yan yana kuruluyor ve gıdadan tekstile, ev eşyasından canlı hayvana hemen hemen bütün ihtiyaç maddeleri satılıyor. Satıcılarıyla, satış yöntemleriyle, sesleriyle, deyimleriyle, ilginç bir zenginliğin parçaları pazarlar. İstanbul'un halen faal semt pazarlarının en ünlü ve en eskilerinden biri Çarşamba Pazarı. Fatih'de, aynı isimli semtte çarşamba günleri kurulan pazar otuz altı sokak ve dört caddeye yayılıyor. Salı Pazarı, Anadolu Yakası'nda, Kadıköy'de eski Kuşdili Çayırı üzerinde salı ve cuma günleri kurulan önemli semt pazarlarından biri. Beşiktaş’ta cumartesi günleri kurulan Beşiktaş pazarı da büyük bir pazar. Ulus'ta Musevi Mezarlığı yanında perşembe günleri kurulan Ulus Pazarı ve Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği'nin katkılarıyla, sadece yüzde yüz ekolojik tarım ürünlerinin satıldığı Şişli/Feriköy'de açılan Ekolojik Pazar ise İstanbul'un en yeni pazarlarından.

Semt pazarları şehir kültürünün ayrılmaz bir parçası mı? Bu görüş halen uzmanlar arasında tartışılıyor. Kimilerine göre bu pazarlar insanların organik meyve sebzeye ulaşmasında önemli bir araç. Diğer yandan pazarcılık kayıtdışı bir yol olmasına rağmen köylünün malını satmasını ve üretime devam etmesini sağlıyor. Bir başka görüşe göre ise semt pazarları şehrin kanayan yarası. Pazarların yarattığı trafik ve hijyen konuları kafalarda soru işareti uyandıran noktalardan bazıları.

Kadıköy’deki ünlü Salı Pazarı’nda atmış yaşındaki Dilek Yıldön hararetle alışverişin büyüsüne kapılanlardan. Genellikle tekstil malzemeleri satılan bu pazarın müdavimi Dilek Hanım, “Biz yıllarca memur maaşıyla pazardan alışveriş ettik. Şimdi de emekli maaşıyla pazara gelmeye devam ediyoruz. Pazarların kaldırılacağı gibi bir söylenti var. Kaldırılırsa bizim alışveriş için başka gidecek yerimiz yok,” diyor. Neredeyse her kesimden insanı çeken Salı Pazarı’nda eşofman satan bir pazarcıyla sohbete başlıyoruz. Yirmi beş senedir Salı Pazarı’nda tezgah açan Kazım bey, “Eskiden Salı Pazarı’nda kaçak mallar olurdu, orijinal. Sen o zamanlar görseydin kimler kimler gelirdi. Şimdi ihraç fazlası çok mal var. Türkiye tekstilin merkezi oldu zaten.” Kazım Bey pazardaki iniş çıkışları yaşayıp gözleyenlerden biri. “Pazar seksenli yıllarda küçüldü, doksanlarda büyüdü, şimdilerde yine küçük. Çevre vilayetlerin çekim merkeziydi burası. Her pazara Bursa’dan İzmit’ten otobüslerle bayan grupları gelirdi. Hala da bir kısmı gelmeye devam eder.”

Takı standının başında kendisine uygun olanı seçmeye çalışan 19 yaşındaki Günel pazarı fazla sevmeyen gençlerden. Günel, “Genelde gençler sıkılıyor pazarda, ben de ara sıra anneme yardım etmek için geliyorum o kadar. Alışveriş merkezleri gençlere daha cazip geliyor” diyor. Pazarcılığa yeni başlamış oğluna yardım etmek için gelen Vahit bey, büyük alışveriş merkezlerinin pazarları tehdit ettiği görüşünde. Vahit Bey, “İstanbul’un gerçek alışveriş kültürü pazarlardakidir. Sadece burada neredeyse 150 senelik bir pazar geleneği var. Nostaljidir pazarlar ama günümüzde ne yazık ki insanları alışveriş merkezine kilitlemeye çalışıyorlar” diyor. Vahit Bey’in oğlu Fırat aslında jeoloji mühendisi. Baba-oğul çok kaliteli malları uygun fiyatlara sattıklarını belirtiyorlar ve pazarcılık yapmaktan gurur duyduklarını söylüyorlar. Yan standın sahibi Engin bey zorlaşan ekonomik koşullarda kendi sattıkları mefruşat malzemelerinin yüz ürün içinden on sekizinci sırayı almasından şikayetçi. Mallar arasında birincilik tabiî ki meyve ve sebzeye ait.

Semt pazarlarının gıdaya ayrılmış kısımlarında hayat mücadelesinin ve taze ürün satmanın ayrı zorlukları ön plana çıkıyor. 45 yaşındaki Ahmet Bey her hafta Tarlabaşı Pazarı’na mal getiriyor. 13 yaşından beri pazarcılık yapan Ahmet Bey, “Durmak dinlenmek yoktur bu işte. Bizim küçük kamyonete her hafta halden yükleyip getiriyoruz malı. Bu işin incelikleri var. Öncelikle çürütmeyeceksin malı, çocuğun gibi kollayacaksın. Pazardan sonra elinde kalırsa yine heba olur. Gerekirse ucuza vereceksin, zarar etmeyeceksin. Bu kadar sene oldu zor hala, çok zor.”

İstanbul’daki hemen her pazarı dolaşan İlhan Topçu standı kurdukları alanlar için 50 ile 70 YTL arasında kira verdiklerini anlatıyor. On beş senelik deneyimli pazarcı, pazar alanlarının üstü kapalı, sabit tezgahlı, özel tasarlanmış yerler haline getirilmesinden yana. Yeni pazarcılardan 42 yaşındaki Mustafa Bilgin, “Amacımız iyi malı müşteriye ucuz satmak. Eskiden pazarcılık başlı başına bir sektördü. Ama şimdi pazarcılık mecburiyetten yapılıyor,” diyor.

Ekonomide de kemikleşmiş bir yeri olan semt pazarlarının özellikle alım gücü düşük halkın yanısıra büyük alışveriş merkezlerinden hoşlanmayan halk kitlesinden de ayrılması mümkün görünmüyor. Kendi başına bir kültür öğesi olan pazarların koşullarının iyileştirilmesi belki önemli bir adım olabilir. İnsanın gönlü, renkli pazarcı üslubundan ve tazecik meyveyi kendi elleriyle seçip evinin yolunu tutmaktan vazgeçmek istemiyor.

 

Renkleri, kokuları, sloganlarıyla İstanbul semt pazarları çok eğlenceli, çok çok kalabalık.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


66882 - unknown - 38.107.179.240