26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Taşın sanata dönüştüğü kent: Tiflis

 

Yazı/Text-Fotoğraflar/Pohotos: HALİM DİKER

 

Doğu Anadolu’nun yaylalarından doğup Gürcistan sınırımızın bir bölümünü de belirleyen Kura Nehri, Gürcistan’ın taş işçiliğinin nadide örnekleriyle bezeli şehri Tiflis’i daha da cazip kılıyor. TAV Havalimanları Holding tarafından Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan ve 2007 yılı başında hizmete girecek olan Tiflis Uluslararası Havalimanı hayata gülerek bakan Tiflislinin dünyaya açılan yeni kapısı.

 

Şehrin tümüne hakim olan taş ve ahşap karışımı eski Tiflis evleri geceleri ışıkla boyanıyor.

 

Caddeler öylesine geniş ve düzgün ki. Burası hayallerimdeki şehir… İki yanda da ışıklandırılmış dev taş binalar sıralanmış. Tarihi bir sanat abidesi Tiflis… Gürcülerin taş işçiliğinde ve mimaride usta olduklarını hep duyardım ve hatta Türkiye’de Gürcü ustaların inşa ettiği kilise ve katedralleri görürdüm de, bu ustalığın hala yaşadığı bir şehir olabileceğini tahmin edememiştim. Ancak beni cezbeden en önemli yeri görmeden başlayamadım Tiflis’i gezmeye. Doğu Anadolu’nun yüksek yaylalarından doğup Gürcistan sınırımızın bir kısmını çizen Kura Nehri beni cezbeden. Tiflis’i ortadan bölen ve belki de Tiflis’i bu kadar güzel kılan Kura Nehri olmalıydı. Tiflis’i Tiflis yapan en önemli unsur Kura. Nehrin üzerindeki ağır çelik köprünün üzerinde durup öylece seyre daldım. Ülkemin topraklarında defalarca kıyısında dinlendiğim, güzelliklerini fotoğrafladığım uslu Kura yine usul usul akıyordu Tiflis’in içinden. Üzerinde köprüler diziliydi. Hepsi de ağır çelik köprüler. Her tarafı çelik çiçeklerle süslü ve hepsi birer işçilik harikası… Nehir kıyısında eski Tiflis evleri sıralanmış. Türk mimarisini de andıran taş ve ahşap karışımı evlerin çoğu restore edilmiş. Şehrin meydanına çıkan granit taşlarla kaplı cadde, çevredeki taş binalar bana Taksim’e açılan caddeleri hatırlattı bir an. Cam kenarında peynirli gözleme benzeri ‘kaçapuri’ pişiren yaşlı teyzeler… Kaçapuri, Gürcülerin geleneksel yiyeceklerinden, bizdeki simit gibi. Evinde kızarttığı gözlemeleri tepsiye dizip çarşıda satan yaşlı teyzeler de gördüm. Bir de cigboreki var yeri gelmişken hatırlatayım. Bizdeki çiğböreğin aynısı… Eskişehir’e Tatarların getirdiği çiğbörek, Tiflis’te de çıktı karşıma. Buram buram kızarmış hamur kokuları eşliğinde şehrin ana caddesine kavuştum. Dev taş binalarla çevrili cadde yirmi dört saat açık süper marketler, pastanelerle kuşatılmış. Marketlerde her saat döviz bozabilen ofisler bulunuyor. Marketler alışageldiğimiz türden biraz farklı. Bizde pek tüketilmeyen füme balık için burada özel reyonlar var ve çok çeşitli deniz ve tatlısu balığı bu reyonlarda satışa sunuluyor. Raflarda da bol bol Türk malı yiyecekler bulunuyor. Benim en çok ilgimi çeken şey ceviz reçeliydi market raflarında. Gürcü köylerinde en fazla reçeli yapılan meyve cevizmiş, öyle söyledi rehber arkadaşım. Ben de kavanoz kavanoz aldım ceviz reçelinden. Gürcistan’da Sovyet döneminde Karadeniz sahili boyunca uzanan çay bahçelerinde çay üretimi yapılıyormuş. O yıllarda mecburen Karadeniz çayı tüketen Gürcüler artık yerli çayı kullanmıyor. Eski çay bahçelerinde de şimdi inekler otluyor. Marketlerde Seylan ve Kenya çaylarının her çeşidi bulunuyor çünkü Gürcüler en fazla bu çayları tüketiyor. Birbirinden çekici kafeler ve pastanelerde soluklanmak istediğinizde ‘çay’ veya ‘Türki kahve’ demeniz yeterli zira onlar da aynı kelimeleri kullanıyor. Pastanelerin vitrinleri ise envai çeşit kurabiye ve yaş pastayla süslü. Gürcüler hamur ve tatlı işinde de oldukça ustalar. Her markette özel bir şarap bölümü de bulunuyor. Gürcü şarapları dünyanın en lezzetli şarapları arasında yer alıyor. Yerli şarapların şişeleri de çok çekici. Gece boyunca Tiflis caddelerinden kalabalık eksik olmuyor. Her köşede ayçekirdeği satan yaşlı kadınlar ve mutlaka çekirdek çitleyerek dolaşan gençler göze çarpıyor. Taş binaların önlerinde orijinal tablolarını satan ressamları da görmeden geçmek mümkün değil. Sanat galerilerinde sergilenmeye layık tablolar sokaklarda alıcı bekliyor. Şehrin en merkezi yerinde ise meclis binası yer alıyor. Önü her zaman kalabalık… Bina ışıkla boyanmış adeta. Önündeki fıskiyelerden fışkıran serin suların gösterisi insanı büyülüyor. Cadde kenarlarında kaynak suyu akan birçok çeşme var. Halk susuzluğunu bu çeşmelerden gideriyor. Suyun, mimarinin ve estetiğin yoğrulduğu bir kent havasında Tiflis… Işıltılı mağazaların arasından birkaçı tanıdık geliyor. Ne memleketten uzak, ne de yakın hissedebiliyorsunuz kendinizi. Türklerin Tiflis’te kendilerini pek yabancı hissetmesine de fırsat vermiyor Gürcüler. Azeri nüfusu ve Azerice bilen insan sayısı da oldukça fazla Tiflis’te. Sempatik ve yardımsever bir kişiliğe sahip Gürcüler ne yapıp edip sorununuza çare oluyor. Kendinizi çok yalnız hissederseniz eğer Türk lokantalarının yerini sormanız yeterli. Ara caddelerden biri boyunca dizilmiş her türlü Türk yemeğini bulabileceğiniz lokantalar da var Tiflis’te. Türkiye’nin yanı başında olsanız da bir gurbet havası hakim burada yaşayan Türklere. Hemen baş tacı ediliyorsunuz. Koyu bir sohbete dalıyorlar.

Tiflis’te olsun diğer Gürcü şehirlerinde olsun her köşede seyyar kumar makineleri, ışıltılı lüks kumarhaneler göze çarpıyor. Çünkü kumarhane işletmek serbest Gürcistan’da... Ve yine ilginç gelecek bir not daha… Fashion TV oldukça ilgi görüyor Tiflis’te. Kafelerde sürekli plazma televizyonlardan yayın yapılıyor. Hatta her tarafı dev plazma televizyonlarla çevrili ‘Fashion TV Bar’ bile var. Tiflis ekonomik yönden çok hızlı gelişen bir şehir, bir başkent... Bir milyon iki yüz elli bin nüfusa sahip Tiflis’te Gürcüler, Ermeniler, Azeriler, Ruslar, Türkler, İranlılar yaşıyor. Hıristiyan, Yahudi, Müslümanların hoşgörü içinde yaşadığı, kiliselerin, camilerin, sinagogların yükseldiği her yönüyle insanın ruhunu okşayan ve huzur veren bir havası var Tiflis’in. Şehrin silueti mi yansımış yüzlerine Gürcülerin bilemem ama hep güleç, hoşgörülü bir tebessüm var bu güzel şehrin insanlarında. Tiflis, hayallerimdeki kadar güzel…

 

Tiflis’te her köşede seyyar kumar makineleri, ışıltılı lüks kumarhaneler göze çarpıyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


66890 - unknown - 38.107.179.238