Yaşamın mucizeleri ve Paul Auster

Yazı/Text: TANSEL TÜZEL
Nobel’i Orhan Pamuk’a kaptıran ancak İspanya'nın
saygın ödüllerinden ‘Asturias Ödülü'nü kazanan Auster’ın yeni kitabı ‘Yazılar
Odasında Yolculuk’ Can Yayınları’ndan çıktı.
Paul Auster'ın peşinden gitmek bir tefrikanın peşinden
gitmeye benzer. Aynı romanı defaten, ardı sıra farklılaşan olaylarla ve
abartılı detaylarla hiç bıkmaksızın okumak anlamına gelir. Auster'ın sıradanmış
gibi görünen benzersiz dünyasında her şey, handiyse gerçeğin aynısıdır.
Çünkü Auster'ın her 'an'ı bir sonraki gizemli 'an'ın bir
habercisidir. Her detay bir mesajı, gelecekteki son kerte tuhaf 'şey'lerin
gizini içerir. Meraktan ölür ve sayfaların arasında hızla yol almak zorunda
kalırsınız. Büyük bir keyifle okunurken, Auster, yaşamaya ve hayatın
getirdiklerinin peşinden gitmeye zorlar. Serinkanlılığın yanındaki bitimsiz
endişesi, kimi zaman yaralayıcıdır. İki evlilik yaptığını, ikinci eşi ile çok
mutlu olduğunu, iki çocuğunu taparcasına sevdiğini, annesinin tutkulu bir tüketici,
babasınınsa tersine çok cimri olduğunu ve hayatının daha birçok ayrıntısını,
Auster'ı okuyanlar bilir. Ancak tüm bu açıklığına karşın gizemini yitirmez,
dahasını istersiniz. En gözde mekânları New York, Dublin ve Paris'tir. Şehirler
onun romanlarının değişmez katalizörleridir. Büyük bir temiz kalplilikle
yaşamın mucizelerine ve 'ilahi' olarak nitelendirilebilecek bir adaletin
varlığını haber verir. Hırssız olmasına karşın yaşama içgüdüsü alabildiğine
kuvvetlidir. Onu 'yazar' ve 'sağ' kılan da budur işte. Ay Sarayı'nda,
Leviathan'da, New York Üçlemesi'nde (Cam Kent, Hayaletler, Kilitli Oda),
babasının ölümü sonrasında kaleme aldığı Yalnızlığın Keşfi'nde, Vertigo ve Cebi
Delik'te yaşamın akışına kendini huşu ile bırakır. Evsiz kalır, aç kalır, susuz
kalır, aşksız kalır ve tam da yolun sonuna geldiği o sırada ancak gökyüzünden
gelebilecek ilahilikte mucizeler baş gösterir.
Auster, en umarsız durumlarında şöyle diyebilir,
"Eylemim, herhangi bir eylemde bulunmayı kesinlikle reddetmek olacaktı.
Bu, estetik önerme düzeyine çıkarılmış nihilizmdi" (Ay Sarayı). Ve hemen
sonra bu çöküşüne bir silkinmeyle son verir, "Kaçınılmaz olanı değiştirmek
için bir şey yapmayacak ama kaçınılmaz olana da balıklama dalmayacaktım."
Auster’ın son kitabı Ocak ayı sonunda yine Can
Yayınları’ndan çıktı. Onu şimdiye dek tanımadıysanız, başlayın... Nasıl olsa
daha sonra diğerlerini de alıp okuyacaksınız. Mecburen!