26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey



Bir Zamanlar Afganistan’da Modernlik... Kabil ve Pağman

 

Amanullah Han.

 

1928 yılında yayınlanmış olduğu sanılan ilginç bir albüm, değişim çabalarıyla bunalmış bir erken 20. yüzyıl Afganistan’ı ve mimarisi üzerine konuşma fırsatı veriyor. Bu başlangıç konuşmasının fiziksel çevrede modernlik üzerine düşünmek için olanaklar ortaya koyduğu da söylenebilir.

 

abil İçkalesi, Kraliyet Sarayı.

 

Kabil’de Kasr-ı Dilküşa.

 

“Zeynü’l-İmaret” adlı saltanat yapısı, Kabil.

 

Kabil’de Savaş Bakanlığı

 

Mehmet K. Tarman n Modern Afganistan tarihi 1919’da başlıyor. O yıl Afgan Emiri Habibullah bir av sırasında suikaste kurban gitmiş ve oğlu Amanullah Han (1892-1960) tahta geçmişti. Mayıs 1919’daysa ülke bağımsızlığını kazandı. Ya da Afganistan’ı Rus yayılmasına karşı bir süredir denetim altında tutan İngilizler, buradaki kuvvetlerine karşı yürütülen direnişle uğraşmak yerine, denetimlerini dolaylı hale getirip Afganistan’ı bir tampon devlet olarak bağımsız ülke statüsüne kavuşturdular. Bu değişim genç kral Amanullah’ı bir tür kahraman haline getirdi. O ise bu olanaktan yararlanarak ülkesini modernleştirme yönünde girişimlere başlayacaktı. Henüz bir kabile toplumu olarak alabildiğine parçalanmış bir siyasal/toplumsal coğrafyada karmaşık aidiyet sorunları yaşayan bir ülkeyi, varolmayan otoriter bir merkezi yönetimin olanaklarını kullanarak dönüştürmeye çalışıyordu1. Ne var ki, dönemin radikal değişimler yaratan dünya konjonktürüyle yakından ilişkili böyle bir çabanın önünde aşılmaz engeller vardı.

 

Amanullah’ın ve çevresinde toplanan çok küçük bir seçkinler oligarşisinin (özellikle etkili bir toplumsal figür olan kayınpederi Mahmud Beg Tarzi’nin) talepleri çerçevesinde biçimlenen modernleşmenin o yılların Afgan toprağındaki diğer gerçekliklerle uzlaşması zordu. Sadece ülkenin yalçın topoğrafyasının tanımladığı coğrafi engeller bile ulaşım bütünlüğünden tümüyle yoksun bu devlete yaşama şansı tanımıyordu. Amanullah sözkonusu açmazları yeni eğitim kurumları, bürokratik örgütlenme, ordu ve yasal değişiklikler gibi bildik mekanizmaları kullanarak aşmayı deneyecekti. Okullar açılmaya çalışıldı. Afganistan’ın ilk anayasası yapıldı (1923). Modern yurttaşlık kavramı yerleştirilmeye çalışıldı ve nüfus idaresi kuruldu. Merkezi yönetim aygıtları ve ordu yaratıldı. Kadınların özgürleştirilmesi için çabalar harcandı. Yeni bir hukuk altyapısı oluşturmak için uğraşıldı. Tüm bunlar sırasında genç Türkiye Cumhuriyeti’nin sağladığı Türk uzmanlardan da yararlanılacaktı. Zaten Amanullah’ın ülkesinin batısındaki Rıza Şah İran’ı ve Atatürk Türkiye’sine örnek olarak baktığı biliniyor. 1927 sonuyla 1928 başlarında bu ülkeleri ve Avrupa’yı kapsayan geniş bir geziye çıkması da esinini nereden aldığını gösterir.

 

Amanullah Han döneminde, yapılmak istenen reformlara ek olarak, modernleşmenin hem bir aracı ve sonucu gibi gözüken, hem de ülkenin aslında binlerce yıllık premodern siyasal davranış örüntülerini kullanarak değiştirilmek istendiğini kanıtlayan bir etkinlikte bulunuldu: Fiziksel çevrede radikal değişimler öneren simgesel bir inşai program uygulandı. Bu bağlamda özellikle iki kentte yapılanlar kapsamlı gözüküyor: Kabil ve Pağman. Amanullah, Kabil’de kentin Erk denilen ve yönetim işlevlerini içinde toplayan içkalesinde ve çevresinde yeni yönetim ve saray yapıları inşa ettirmeye koyuldu. Özellikle birkaç yeni bakanlık yapısı gerçekleştirdi. Kentin 20 km kadar batısında Hindukuş Dağları eteklerinde 2200 metre rakımlı bir vadide konumlanan Pağman adlı köyü ise küçük alternatif bir başkent olarak adeta yoktan varetmeye çalıştığı anlaşılıyor.

 

Bugün Pağman’da Amanullah Han döneminde yapılanlardan ayakta kalmış neredeyse hiçbir şey yok. Burada neyin amaçlandığını gösteren iki görsel belge kompilasyonu var. Biri, yönetimin propaganda için Fransızca ve Farsça olarak bastırdığı 1304/1925 tarihli bir fotoğraf albümü2. Fotoğraflarından bir kesimi bu sayfalarda yeniden yayınlanan ikincisiyse3, bazıları önceki albümde de bulunan çok sayıda resmi kapsıyor; ancak sadece Fransızca olarak basılmış. İçinde basım tarihi ve yeri belirtilmeyen albümün Amanullah Han Türkiye’yi de kapsayan Avrupa gezisinden döndükten sonra ve iktidardan çekilmeden hemen önce (1928 başı - Ocak 1929 arasında) yayınlandığı kestirilebiliyor. Çünkü, resimlerden anlaşıldığı kadarıyla, Pağman’ı minyatür bir modern başkent yapan tüm inşai girişimler tamamlanmış gözüküyor. Kısa yapı adları dışında hiçbir açıklama metnine yer vermeyen albüm sayesinde Amanullah Han yönetiminin Pağman’da bakanlıklar, okullar, cami, tiyatro, genel park (bağ-ı umumi), hipodrom, ulusal kitaplık ve ulusal banka gibi kamusal tesisler, köprü ve yollar, villalar, zafer takı, meçhul asker mezarı ve Amanullah Han’ın doğum anıtı gibi anımsama yapıları inşa ettirdiği anlaşılıyor4.

 

Albümdeki resimlere bakılırsa Pağman neredeyse hiç kimsenin yaşamadığı bir hayalet kent. Sadece yapılardan oluşuyor. Bu yanıltıcı bir izlenim de değil. Yapımından beklenenler, belli ki, Amanullah Han dönemi Afgan modernleşmesinin simgesi olmakla sınırlı. Dolayısıyla, çok küçük bir azınlığın mevsimlik kullanımında olduğunu anlamak zor gözükmüyor. Yapıların da aynı anlamı taşıdıkları açık. Hepsi olağan bir Batı başkentindeki “hakiki” kurum ve yapılara göndermede bulunuyorlar. Örneğin, fotoğrafından anlaşıldığı kadarıyla, Kitaplık gibi tumturaklı bir ad taşıyan yapının boyutu yüz metrekareyi aşmıyor. “Tak-ı Zafer” incecik bir duvara açılmış bir kapıdan ibaret. Saray işlevi gören yapılar aslında birer köşk. Sürekli oturan halkı bulunmayan bu kentin geometrik bir genel parkı var ki, tek başına anlamlı bir ironi oluşturuyor. Meçhul Asker Mezarı ise doğrudan doğruya Fransa’dan aktarılmış, ama bağlantılı olduğu ulus-devlet, çağdaş yurttaşlık kavramı, mecburi ve kitlesel askerlik hizmeti gibi gerçekliklerden habersiz bir ülkeye yerleştirilmiş bir şaka neredeyse.

 

Yapıların mimari özellikleri de varlıklarını eklektisist Batı modellerine borçlular. Hepsinin Çarlık dönemi Rus Orta Asya mimarisini vareden işgücü olanaklarıyla inşa edildiği söylenebilir. Dolayısıyla, Afganistan’a defalarca melezlene melezlene ulaşmışlar. Cami gibi en geleneksel olması umulacak bir yapı bile, tuhaf alınlıklı giriş portiği ve mihrap tarafında simetri ekseni üzerinde konumlanan kilise kulesi benzeri minaresiyle bu toprağa nereden ithal edildiğini okunaklı biçimde dışa vuruyor.

 

Pağman mimarisi şunu söylüyor: Burası düşlenmiş bir modernlik dünyasının temsili; yani resmi veya maketi. Üstelik, o dünyayı düşleyenlerin tahayyüllerinin nesneleri hakkında ne denli az şey bildiklerini kanıtlıyor. Sonuç, ne kadar uğraşılsa da gerçeklikle ilgisi bir türlü koparılamayan Kabil’in yanı başında, dağbaşındaki bir Orta Asya mesiresinin tenhalığına sığınmış minyatür bir Batı başkenti simülasyonu olarak tezahür ediyor.

 

Ne var ki, düş kısa sürer: Bir kabile isyanı sonucu Ocak 1929’da Amanullah Han tahttan feragat edecek, görevi kardeşi İnayetullah Han devralacak ve Amanullah önce Hindistan’a, sonra da İsviçre’ye yerleşecektir. Pağman’ın sonraki kaderi Taliban dönemine kadar Kabil’in yazlığı olmakla sınırlıdır. Haftasonları kentin sıcağından ve tozundan bunalanlara yazın gündelik kaçış olanağı sağladı. Çoğu simgesel kamu yapısının, örneğin, tiyatro, kitaplık vs’nin daha 1929’dan başlayarak ortadan kalktığı kestiriliyor. Kalanlar da Taliban’ın bildik vandalizmine kurban gittiler. Bugün Google Earth’e müracaat edildiğinde, büyükçe bir köyün içinde sadece eski “Bağ-ı Umumi”nin geometrik teraslamalarının kalıntıları fark edilebiliyor.

 

Tüm bunlardan sonra Amanullah’ı ve küçük yönetici oligarşisini ayıplamalı mı? Bir premodern monarkın olanaksız modernlik düşleri kurması çok mu anlamsız ve verimsiz? Hayır; modernleşmenin –en başarılı gözüktüğü yerler de dahil– tüm dünyada ne denli karmaşık, çileli, uzun ve –en önemlisi– ereksiz bir süreç olduğunu bilenler için, Pağman’da acıklı ve aykırı hiçbir şey yok. Pağman’da yanlış bir taraf da yok. Habermas gibi modernitenin tutarlı bir bütünsel proje olduğunu sanacak kadar saf (ya da tutucu) olanlar dışında, kimse, artık aksaksız, kesintisiz, yetkin modernleşme güzergahları bulunduğuna inanmıyor. Modernleşme sadece yaşanır; yaşama ilişkin herşey gibi, aksini olduğu kadar hüsranları da, başarısızlıkları da, heba olup giden emekleri de kapsar. Dünyanın her yeri Amerika’dan Avrupa’ya, Çin’e dek sayısız Pağman barındırıyor.

 

Notlar:

1 Bkz. Leon B. Poullada, Reform and Rebellion in Afghanistan, 1919-1929: King Amanullah’s Failure to Modernize a Tribal Society, Cornell U. Press, Ithaca NY, Londra, 1973.

2 Souvenir d’Afghanistan: Kaboul - Kandahar - Galalabad - Laghmann - Paghman / Yadigar-ı Afganistan: Kabil - Celalabad - Pağman - Kandahar - Lağman, basımyeri yok, 1304.

3 Bu albüm ne yazık ki kapaksız; dolayısıyla adı da bilinmiyor. Ancak karton kapaklı olduğu ve dikişli forma bağlantıları sayesinde de içeriğinin bugüne eksiksiz ulaştığı anlaşılıyor.

4 Pağman için en iyi betimleme: Nancy Hatch Dupree,

An Historical Guide to Kaboul, Kabil, 1970 (2. baskı).

 

Pağman.

 

Pağman’da Kraliyet Villası.

 

Meçhul asker anıtı.

 

“Bağ-ı Umumi” Parkı.

 

Anıtın bugünkü hali.

 

Amanullah Han’ın doğumu anısına Eğitim Bakanlığı binasının önüne inşa edilmiş anıt.

 

Park.

 

Tak-ı Zafer.

 

Tak-ı Zafer’in bugünkü hali.

 

Eğitim Bakanlığı.

 

Hipodrom.

 

Pağman Camisi, 1928’de ve bugün.

 

Tiyatro.

 

Hastane.

 

Danıştay.

 

Köprü.

 

Mağazalar.

 

Otel.

 

 



© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


66932 - unknown - 38.107.179.237