26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Melez, Hibrid, Kırma, Creole

    

Melezlenmenin, kırmanın verimsizliğine inanan bir dünya giderek aksinin, olumluluğu bir yana, olağanlığına ikna oluyor. İki farklı kökenden gelenin ortaya çıkardığı sonucun üretken olamayacağı inancı, uzunca bir süre kültürel kesişmelerin ana paradigması gibiydi. Kültürün sağlamlığının, kendi iç dinamikleriyle “çalışmasına” ve öz kaynaklarıyla beslenmesine dayandığı şeklindeki dışa kapanmacı bir ideal hemen her yerde belirleyiciydi.

Ta ki dünya ölçeğindeki büyük kolonyal macera 20. yüzyıl ortalarında sonlanana dek. O zamandan başlayarak, eskiden sömürge olan toplumlar, sömürge dönemlerinde sömürgeleştiren güç tarafından kendilerine taşınanı, empoze edileni, öğretileni sorunsallaştırdılar. İlk evrede tepki özcü nitelikte oldu. Yani, dıştan getirilen her şey, oradaki otantik kültürün bünyesinde içkin değerleri tahrip eden, kültürü melezleyerek özünü bozan bir etmen olarak düşünüldü. Dolayısıyla, mimarlıkta, sanatta ve gündelik yaşamda amaç, yabancı olanın ayıklanıp, özde mevcut olanın açığa çıkarılmasıydı. Bunun olanaksızlığını farketmek zor olmayacaktı. İşte o zaman, kültür kesişmelerinin, melezlenmelerin anlamını değiştiren, eskisinden çok farklı bir kavrayış gündeme geldi. Özellikle Farsi kökenli Hintli kuramcı Bhabha’nın 1980’lerin sonlarından başlayan çalışmaları sayesinde, kültür karşılaşmalarının “ben” ile “öteki”nin birbirine karışması şeklinde cereyan etmediğinin bilgisi üretilecekti. Olup biten bir çaprazlanma değildi. Aksine, “ben” (sömürgeleştirilmiş) ile “öteki” (sömürgeleştiren), çeşitli kültür pratiklerini, sayısız farklı ifade etme ya da karşılaşma mekanında birlikte etkinlikte bulunarak gerçekleştiriyordu. Öğreten ve öğrenen değil, birlikte yeni pratikler ve yeni sonuçlar üretenler vardı. Buradan başlayınca, artık kültürlerin safiyetinden, kültürde içkin sabit değerlerden, değişmez özlerden, taklit eden ve edilenden konuşmanın imkansız hale geldiği söylenebilir. Kültürel üretimin müphemlik, karmaşıklık, çelişiklik ve hibridler ortaya koyduğu aşikardı. Dahası, kimlikler de o sayede ve aynı biçimde her an yeniden oluşuyordu.

 

Bu kuramsal altlığı sadece eski sömürge toplumlarında geçerli sanmak safdillik olur. Türkiye’de de Doğu-Batı çelişkisi ve kararsızlığı diye etiketlenen haliyle, aynı sorunsallar mevcut. Onun için, melezlik ve hibrid kavramları üzerinden okumalar yapmak burada da olanaklı ve zorunlu. Böyle okumalar yapınca, geçerliliği kesin sanılan çoğu kavramı tartışmak kolaylaşıyor. Örneğin, bu ülkede sevilen kimlik yitimi paranoyaları ve Batı’yı taklit etme korkuları anlamsızlaşıyor. Umarız, mimarlık, tasarım, sanat ve kimlik sorunlarına iki yüzyıldır konagelenden farklı bir teşhis koymak ve kimi gülünç tıkanmaları aşmak artık mümkündür.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69689 - unknown - 38.107.179.238