26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Sulukule tarihe karışırken…

 

 

Yazı/Text: YELİZ ERKOÇ

Fotoğraflar/Photos: FATİH PINAR

 

Çingenelerin en önemli yerleşim yerlerinden Sulukule bugünlerde tartışma yaratan kentsel dönüşüm projesiyle gündemde. Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi işbirliğiyle, Hatice ve Neslişah Sultan mahallelerinde başlatılan kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde evlerin birinci kısım yıkımları yapıldı…

 

“Fatih İstanbul’u fethettiğinde bile Sulukule buradaymış, ama yıkımla her şey sona erecek.”

 

Sulukule’ye gitmek üzere beklediğim otobüs durağında başladı darbuka sesleri. İki küçük çocuk darbukalarıyla otobüse bindiklerinde onlarla aynı durakta ineceğimi çoktan anlamıştım. İçlerinden muzip gülümseyişli olanı yol boyunca yanına oturduğu kadınla sohbet etti. Çok canayakın ve çok zekiydi. Elinde darbuka tutan ve yaşı diğerinden biraz büyük olanla son durakta göz göze geldik, artık inme vaktiydi…

‘Sulukule nerede’ diye sormaya kalmadı surlar gösterdi kendini. Taş duvarların refakatinde girdim semtin çamurlu yollarına. Mahalleye adım attığım anda gözler üstüme çevrildi. Çocuklar etrafımı sarıp sorularını sıraladılar. Gelip gidene alışkınlardı. Yabancıları sevip ilgi gösterirlerdi. Ama son zamanlarda kimi görseler tepkiyle karşılıyorlardı. Çünkü evleri için yıkım kararı verilmişti.

Anadolu’da yaşayan çingenelerin serüveni oldukça eski tarihlere kadar uzanır. Bizans İmparatorluğu’nun eski tarihi metinlerinde ‘Athinganoi’ adlı bir mezhebin üyelerinden bahsedilir. Bu mezhebin üyeleri, falcılık, büyücülük gibi gizem sanatları ile geçimlerini sağlıyorlardı ve kiliseyle sorunlar yaşıyorlardı. Kimileri bu grubun gerçek çingeneler olmadıklarını iddia eder. Buna karşılık Türkçeye çingene olarak geçen kelimenin kökeninin athinganoi sözcüğünden geldiği konusunda genel bir uzlaşma var. Çingenelerin 1054 yılında, yani Türklerden 400 yıl önce İmparator Konstantin döneminde İstanbul’a geldikleri de öne sürülüyor.

Çingeneler kendilerine özgü yaşam biçimleri ile her zaman tepki çektiler. Düzenli olmayan aralıklarla çingene toplulukları sınırdışı edildi veya kentlerin çeperindeki sur diplerinde yaşamaya zorlandılar. İşte bugünkü Sulukule de Çingenelerin surdibinde mesken tuttuğu bu yerleşim yerlerinden biri.

Sulukule bugünlerde tartışma yaratan kentsel dönüşüm projesiyle gündemde. Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) işbirliğiyle, Hatice ve Neslişah Sultan mahallelerinde başlatılan kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde evlerin birinci kısım yıkımları yapıldı. Mahallede yaşayan yaklaşık 3500 Çingene -kendilerine Roman denmesini tercih ediyorlar- yıkım kararları karşısında tepkili. Her ne kadar yetkililer, ‘bu dünyanın en sosyal projesi’ deseler de mahalle halkı aynı görüşü paylaşmıyor. Mahallede, gerçekleştirilecek ikinci etap yıkımlar dolayısıyla gergin bir hava hakim. Doğma büyüme Sulukuleli bir bey, “Anılarımızı, atalarımızı nasıl bırakır gideriz. Hiç sorma bacım alem mort oldu” diyor kendine özgü üslubuyla. Güvercinleriyle bir ömür geçirmiş Hacı Yusuf ise, yıkıntıların arasında sıkışıp kalmış güvercin kümesinin yanıbaşında dalgın, düşünceli… Mahalleden ayrılmak zorunda kalmaktan çok güvercinlerini bırakacağına üzülüyor. “İnsan gibidir bu mübarekler. Her akşam uyumak için yuvalarını bilir, gelirler. Bize de onlara da yazık olacak,” diye yakınıyor yıkımları düşündükçe.

Sulukule, Cumhuriyet dönemi boyunca da sürekli yıkımlarla ve sürgünlerle karşı karşıya kaldı. 1950’lerde Menderes yıkımları sırasında mahallenin bir bölümü ortadan kaldı. Semt sakinleri şehrin dışında kalan bir bölgeye sürgün edildi. Sulukule’ye sonradan gelenler ise eski evlerin yıkıntılarına yerleştiler. Böylelikle çok elverişsiz koşullar altında da olsa Sulukule’de çingene yerleşimi devam etti. 1982’de mahalle bir kez daha yıkıldı. Millet Caddesi’ne daha yakın olan eski Sulukule bütünüyle ortadan kaldırıldı. İstanbul’un eğlence merkezi kabul edilen şenlikli Sulukule de bu yıkımlarla birlikte ruhunu yavaş yavaş kaybetti. Özellikle surlara yaslı bulunan eğlence evleri sahiplerinin televizyon filmlerine bile konu olan renkli yaşamları da yine sadece filmlerde kaldı. Şu an mahallede yaşayan gençler o günleri efsane anlatırmışçasına aktarıyor bizlere. “Onların kavgaları, düğünleri bile şenlikli geçermiş. Yıkımlarla Roman vatandaşlar işlerinden oldular. Şanslı olanlar şehrin içine yayılıp oradaki mekanlarda çalışmaya başladılar. Kalanlar ise kaçınılmaz bir yoksulluğa mahkum oldular.”

Neslişah Mahallesi’nden Hasan Amca yetmiş altı yaşında. Gençliğinde birçok işle uğraşmış. Semtin canlı tanığı Hasan Amca, “Eğlence haneler tamamen yıkıldı. Fatih İstanbul’u fethettiğinde bile Sulukuleliler buradaymış. Ama bu yıkımdan sonra her şey sona erecek kızım annadın mı?” diyor.

Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük sivil toplum örgütleri ve üniversitelerle sürekli görüşme halinde. Özellikle Sulukule için sosyal projeler üretmeye çalışan Pündük, “Bu tarihi yok etmek kolay, korumak zordur. Roman vatandaşlarımızın eğitim seviyelerini yükseltmek ve yaşam koşullarını iyileştirmek adına çalışmalar yürütüyoruz. Kentsel dönüşüm projesi hakkında ise bizlere hiç danışılmadı. Sadece karar alındı ve uygulanıyor,” diyor.

İstanbul’un bir rengi daha bina yıkıntılarının arasında kayboluyor. Varlığı her zaman neşeyle eş tutulmuş Çingeneler belirsiz geleceklerinden kaygılılar. Kor gibi yürekleriyle, müziğin adını bile duyunca kaynayan kanlarıyla farklılar. Fark yarattıkları ve yüzyıllardır varoldukları yaşam alanlarından haklı olarak ayrılmak istemiyorlar. Kentsel dönüşüm projesinin bir çöküntü alanı olarak görülen bu bölgeyi rehabilite mi edeceği yoksa tamamen ortadan mı kaldıracağını zaman gösterecek.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67088 - unknown - 38.107.179.239