26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Yeni Esenboğa’nın yaratıcıları…

 

Soldan - Sağa ESSA üyelerinden, Suzan Esirgen, Ercan Çoban, Ahmet Yertutan

 

Yazı/Text: TANSEL TÜZEL Fotoğraf/Photos: KAAN TECELLİ

 

TAV’ın ekim ayında hizmete açılan yeni işletmesi Ankara Esenboğa Havalimanı’nın dört mimarı, odak noktasına insanı koyarak tasarladıkları devasa mekanın hayatla buluşmasından mutlu, “Havaalanları iç hatlar için şehre, dış hatlar için ülkeye giriş kapısıdır ve uğurlanırken de, aklımızda kalacak son imgedir. Biz olduğumuz gibi, bugüne ait ve geçmişini zaten seven bir yaşam sunmaya çalıştık. Geçmişte ve bugün yolcuya, yani binamızın konuklarına sevgiyle saygıyla yaklaşmamız bizim geleneğimiz. Geçmişimiz yeterince zengin ve bizim onu seviyor olmamız bizim için yeterli.”

 

'... Esenboğa’nın yıllık yolcu kapasitesi 10 milyon.

 

Suzan Esirgen, Süleyman Bayrak, Ahmet Yertutan ve Ercan Çoban; Ekim 2006’da hizmete açılan ve büyük beğeni toplayan Ankara Esenboğa Havalimanı’nın mimarları… İki yıl süren yapımı boyunca bu büyük proje için emek harcayan 17 bin 500 kişinin orkestra şefleri…

Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin Esenboğa, İzmir ve Milas havalimanları için açtığı yarışmalar öncesinde de zaman zaman biraraya gelerek özel projeler üreten ekip üyeleri bu tür çalışmalar sırasında ödülü unutarak çalışmanın çalışmayı bağımsız kıldığı düşüncesiyle yola çıkmışlar. Esenboğa’dan sonraysa tek bir isim altında birleşmişler; ESSA… İsimlerinin baş harfleriyle oluşturdukları şirketlerinin adı birlikte çalışmak ve üretmekten büyük zevk almalarının ispatı gibi… Mimarlar odak noktasına, sayıları yılda 10 milyona ulaşan yolcuları koyarak hayata geçirdikleri projelerini anlatıyor…

“Kafa kafaya verdik ve ödül beklemeden yalnızca olması gerekenleri düşünerek geçirdik yarışma sürecini. Bu ödül için hazırlanmama durumu projeyi çok rahatlattı. Yarışmalarda birincilik projesinin bir ‘tatbiki kabil’ olma durumu vardır ve bu durumu elde edebilmek için zaman zaman mimari atraksiyonlardan taviz verilebilir. Çoğu zaman ilk projeler jürinin bu endişesine cevap verirler ve daha tutukturlar ama ikinci projeler daha özgür projelerdir. Bizimki de tam olarak ödülden bağımsız, salt yarışma zevkiyle çizilmiş bir proje oldu. Bu nedenle de su gibi aktı, yarışma süreci çok keyifli geçti, çünkü; çok ters denklemler vardı programda. Her birini çözmek delice keyif veriyordu. Örneğin, iç hatlarla dış hatların aritmetiği. İç hatlarda, dış hatlara göre hemen hemen hiçbir fonksiyon yoktur. Gelirsiniz güvenlikten geçip check-in işleminizi yaptırırsınız ve kapılara (gate) yönelir çıkar gidersiniz. Oysa dış hatlarda güvenlik check-in, pasaport, gümrüksüz alışveriş, sakıncalı yolcular, gümrük para değiştirme ofisleri gibi, çok büyük alanlar gerekir. Programda bunlara servis veren kapılar tam tersine küçük programla iç hatlarda 12 adet, onca metrekare ile çizmiş dış hatlarda ise sadece 6 adet idi. Dış hat ve iç hat yolcusu kendi binasından ve eşit mesafede dağılarak uçağına ulaşabilmeliydi. Bu denklemin çözüm anı en keyifli anlarımızdandı ve bu hem jüri, hem yarışmaya katılan diğer değerli mimar arkadaşlarımız tarafından da görüldü. Bu aritmetiğin çözümü zaten binaya genel formunu da vermiş oldu. En önemli fikir yolculuk ve yolcu idi. Bizler bu mekanı en çok kullanacak olan ve sayısı yılda 10 milyon olarak belirlenen yolcuyu, onun rahat ve huzurlu oluşunu çok önemsedik. Yapı hem iç, hem dış hatları kapsıyor. Dış hatlarda, giderken de, gelirken de bir dizi elektronik ortamdan geçiyorsunuz. Biz bu arada yolcuyu biraz rahatlatmak istedik. Bir kere olabildiğince günışığı kullandık. Bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık. Kimsenin kafası karışmadan kapıdan giriyor, karşısında check-in bankoları sonra köprüden geçiyor ve kapılara ulaşıyor. Dingin ve basit… Örneğin, yine doğal ışık gibi doğanın uzantısı olan su, ağaç ve taşı kullandık. Tüm yolcuların hatta yolcuların dışında karşılayanlar ve sayıları  5 bin 500’ü bulacak olan havaalanı çalışanlarının da ortak kullanım alanlarını bu alan içerisinde tasarladık. Bu tıpkı bizim geleneksel mimarimizde hayat olarak adlandırdığımız gerçekten de tüm hayatın burada geçtiği alan gibi. Evlerimizdeki hayatta ev yaşamına dair her şey burada yaşanır. Salça burada yapılır, kışlık ekmek burada yapılır, sohbet buradadır, kahve buradadır. Bizim vadi olarak adlandırdığımız bu alan da ‘hayat’ alanı olarak tasarlandı ve bugünlerde bu hayat canlandı. Gerçekten de gelen yolcu da, giden yolcu bu alanı kullanıyor. Bunun çevresinde alışverişini yapıyor kahvesini içiyor. Buradaki havuzu örneğin hareketli tasarlayabilirdik, yapmadık. Sakin olsun istedik. Huzur versin, yolculuk stresini alsın. Üzerinde yalnızca nozullardan çıkan suyla minik hareketler var yalnızca gökyüzünden gelen ışığı çevreye minik minik yansıtıp küçük ışıltılarla sevinç versin diye… Veya sonsuzluk fikri, tasarım sürecinde en etkili temalardan biriydi. Başı sonu olmayan bir çizgi olmak… Akan zaman içinde yalnızca bir küçük çizgi olmak… Bu bizim geleneğimizin en güçlü temalarından biridir. Selçuklu camileri örneğin, bitmez, sürecek gibidir. Bir Selçuklu halısına, bir ahşap işlemesine, bir taş desenine baktığınızda bitmez, binlerce Selçuklu güneşi, devam eder. Bu yapının da başı sonu yoktur, yalnızca bir çizgiden ibarettir. Veya geleneğimizdeki küçük kapılardan eğilerek huzura girme geleneği. Bizim saçağımızda yolcuyu eğilerek karşılar ve yükseklere uçurur, kucaklayarak karşılar, dağıtarak gönderir. Veya Sinan’ın olabildiğince aydınlık ve batı mimarisindeki bilhassa dini yapılardaki kasvete karşılık insanca ve mutlu ve şenlikli mekanlar oluşturma çabası her noktada bizim hissettiğimiz temel öğretilerden oldu. Havaalanları iç hatlar için şehre, dış hatlar için ülkeye giriş kapısıdır ve uğurlanırken de, aklımızda kalacak son imgedir. Bu yüzden artı bir sorumluluğu daha var. Fakat burada hiçbir zaman sıkıştırılmış bir eğitim, o birkaç dakikada bir kültürel tarih dersi vermeyi hedeflemedik. Olduğumuz gibi, bugüne ait ve geçmişini zaten seven bir yaşam sunmaya çalıştık. Geçmişte ve bugün yolcuya, yani binamızın konuklarına sevgiyle saygıyla yaklaşmamız bizim geleneğimiz. Geçmişimiz yeterince zengin ve bizim onu seviyor olmamız bizim için yeterli. Yurda bu ilk giriş ve son ayrılış kapısında, tarihin çeşitli zamanlarına ait bir kısım motifleri son zamanlarda sıklıkla yapıldığı gibi salt turizmin otantik yeni yerler bulma ihtiyacına malzeme yapmak uğruna harcamak istemedik.”

ESSA grubunun üyeleri mimarlık yaşantılarını yarışmalarla sürdürüyor. Esenboğa dışında her birinin çok sayıda ödülü var ve keyifli ve özgün tasarımların yarışmalarla ortaya çıktığını, yarışmaların genç mimarlar açısından da kendilerini kanıtlayabilmeleri için hem ikinci bir eğitim süreci, hem de tanınma ortamı olduğunu düşünüyorlar. Kamu yapılarına ait projelerin de yarışmalarla hayat bulması gerektiğine inanıyorlar. Biraraya gelebilmenin zaten bir başlangıç olduğuna inanan Esirgen, Bayrak, Yertutan ve Çoban, birarada kalabilmenin gelişme, bu birlikteliği sürdürebilmenin ise başarı olduğunu biliyorlar. Bundan sonraki süreçteki amaçları bu güçlü ve başarılı birlikteliği sürdürmek…  “Esenboğa dışındaki tüm tasarım ve projelerimizde de aynı önemi ve katkıyı koyuyoruz. Mimarlık bir yaşam tarzıdır, tasarım sürecinde ve sonrasında en önemli faktör insandır, zira yapılar onu kullanan ve içinde yaşayan insanlarla ayakta kalacaktır.”

 

 

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67093 - unknown - 38.107.179.239