26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Batı Berlin, Doğu’yu yuttu…

 

 

Yazı/Text: ESMAHAN AYKOL

Fotoğraflar/Photos: UMUT KAÇAR

 

Doğu Berlin zamanında, çoğu bakımsızlıktan dökülmeye başlamış binalar ve anıtlar; Almanya’nın bütçesini dahi sarsacak miktarda paralarla yenilenirken, bu bölge de yeni bir ihtişam kazandı.

 

Dış cepheler, kimsesiz binalar hızla yenileniyor Doğu-Batı Berlin’de…

 

Berlin Duvarı’nın yıkılışını, İstanbul’da, televizyonda izlemiştim. O ara Berlin’e giden bir arkadaşımın getirdiği, siyah, kadife bir kesenin içinde bir parça duvarım da oldu. Sonradan ordan oraya taşınırken kaybolup gitti.

Doğu’nun, Batı Berlin’e açılan sınır kapısı ‘Check Point Charlie’de, zamanında duvardan kopardıklarını iddia ettikleri bir takım beton parçalarını turistlere yutturmaya çalışan işportacılar var hala. Sovyet Ordusu şapkaları, orak çekiçli rozetler de satıyorlar. Kaybolup giden bir tarihin ‘souvenir’leri: Ne duvar var artık, ne de orak çekiçli bayraklar.

Duvar sahiden yok. Hiç olmamış gibi yok hem de. O ilk günlerde insanların öfkeyle attıkları tekmeleri, kazmayı kapanın duvara nasıl saldırdığını belgesellerde izlerken, Berlin’de, Schwartzkopffstrasse gibi birkaç yerdeki kalıntıların dışında duvardan eser kalmamasına da şaşmıyorum. Ama işte, turistler için büyük hayal kırıklığı.

Hemen herkesin bir duvar hatırası vardır. En azından benim gibi televizyonda, Doğuluların coşkuyla Batı Berlin’e geçişlerini izlemiştir yaşı tutanlar. Berlinlilerin duvara dair hatıraları ise, ilk elden. Göçmen bir Türk ailesinin kızı, duvar yıkıldıktan sonra, babasının Doğu Berlin’de iki çocuğu olduğunu öğrendiklerini anlatmıştı. Her cumartesi, kahveye gittiğini söyleyerek Batı Berlin’deki evinden çıkar, Doğu Berlin’deki karısına ve çocuklarına gidermiş adam. Doğu Almanlar gecelemesine müsaade etmediğinden, akşama dönmek zorunda nasılsa... Yalnız o da değil, meğer bir sürü Türk erkeğinin hafta sonları sürdürdükleri bir ‘ikinci hayat’ı varmış da, duvar yıkılıp kadınlar ve çocuklar Batı’ya geçebildiğinde ortaya çıkmış. Fıkra gibi…

Eski Doğu Berlin, bugünkü şehrin en güzel ve tarihi kısımlarının olduğu yer. Yıllardır Türkiye’nin geri almak için mahkeme kapılarında mücadele verdiği, Bergama kentinden getirilen antik kentin sergilendiği Bergama Müzesi burada örneğin. Mustafa Kemal’in kaldığı, 1907’de inşa edilen Adlon Hotel de, Bergama Müzesi’nden Brandenburg Kapısı’na yürürken, Unter den Linden Caddesi üzerinde, solda.

1945’de ilk Rus Bayrağı’nın çekildiği, 17 Haziran 1953’de, çalışma şartlarının düzeltilmesi için eylem yapan 25 işçinin öldürüldüğü Brandenburg Kapısı, bir anlamda kentin sembolü. Bugün de, ister yabancıların varlığını protesto eden, görünümleri bile insanın tüylerini diken diken eden Neo-Nazi’ler olsun, isterse ırkçılara karşı sesini yükseltmek için yürüyen sol-liberaller, eylemcilerin en sevdiği mekan Brandenburg Kapısı ve çevresi.

Kirchner’in, Oskar Kokoschka’nın resimlerinden, Marlene Dietrich’in bazı filmlerinden tanıdığımız, kentin 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başındaki merkezi burası. Doğu Berlin zamanında, çoğu bakımsızlıktan dökülmeye başlamış binalar ve anıtlar Almanya’nın bütçesini dahi sarsacak miktarda paralarla renovasyona tabi tutulurken, bu bölge de yeni bir ihtişam kazandı. Ama binaların dış cephelerindeki İkinci Dünya Savaşı’ndan kalan mermi deliklerinin yok olmasının, kaldırımların yenilenmesinin, terk edilmiş, kimsesiz apartmanlara yüksek yüksek paralarla alıcı çıkmasının hüzünlü bir yanı da var. Bana öyle geliyor en azından. Tıpkı koskoca Berlin Duvarı’nın yutuluvermesi gibi, kentten Doğu Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin izleri de başarıyla siliniyor. Doğu’nun mahalleleri, Batı Berlin’dekilere; her bina, diğer binaya; insanlar, insanlara benziyor işte. İnsanlar, insanlara mı? Birbirine en az benzeyen gene de onlar galiba. Doğu Berlin mahallelerinde yürürken, ya da Doğu’ya doğru giden bir metroda otururken kadınların yüzlerini, saç kesimlerini, kılık kıyafetlerini, mimiklerini izlemek, başka bir ülkeye, başka bir çağa geldiği hissini verebiliyor insana.

Berlin, sokaklarda yürürken heyecandan sarhoş olunabilecek bir şehir. Bir yanda Orta Anadolu’nun bir kasabasını anımsatan Türk mahalleleri, diğer yanda Doğu’nun henüz Batılı eli değmemiş dış semtleri, haşmetli binalar, köprüler, anıtlar, kiliseler... Belki bu yüzden, belki de Almanların tanıtım becerilerinin zayıflığından, Berlin’in şahane müzeleri dünyada çok az tanınıyor. Aralarında Bergama Müzesi’nin de yer aldığı Müzeler Adası’ndaki (Museumsinsel) Eski Ulusal Galeri; sadece binası bile, dünyanın en güzel Neo-Klasik yapılarından biri olan Eski Müze; Bodemüzesi... Kentin batısındaki müzelerde ise genellikle daha yakın dönemlerden eserler sergileniyor. Örneğin, uzun bir yolculuktan sonra varılan Brücke-Müzesi, aynı adı taşıyan Alman ekspresyonist grubundan ressamların eserlerinin sergilendiği en ilginç müzelerinden biri kentin: Ernst Ludwig Kirchner, Max Pechstein, Emil Nolde ve Erich Heckel’lar burada.  Muhteşem Mısır Müzesi (Ägyptisches Museum) ve aralarında Picasso’ların, Paul Klee, Van Gogh ve Cezanne’ların da olduğu Berggruen Koleksiyonu ise, Batı Berlin’in kadim semtlerinden Charlottenburg’da.

Berlin, birleşmeden yaklaşık otuz yıl sonra hala yerli turistlerin ziyaret etmeye doyamadığı bir kent. Oysa, her milletten insanı şaşırtacak, heyecanlandıracak bir yanı var.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67097 - unknown - 38.107.179.238