26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Boğaz’ın en güzel Osmanlısı…

 

Yazı/Text: OYLUM YILMAZ

Fotoğraflar/Photos: UMUT KAÇAR

 

Ne Nişantaşı ne Etiler ne de Bağdat Caddesi… Hiçbiri boy ölçüşemez Bebek’le… Çünkü Bebek; Osmanlı adabını; insanı büyüleyip avucunun içine alan ve bu büyülenişte benliği ezmeden,

küçümsemeden, küçültmeden bırakan Osmanlı estetiğini halen taşıyan son birkaç semtten biridir. 

 

 

Sırtını İstanbul’un en güzel bahçelerine, en bakımlı korularına vermiş rahatça… Önündeyse boğazın gümüş suları… Adını, iri kıyım koca bir adamın lakabından, Fatih’in komutanlarından biri olan Bebek Çelebi’den alıp, zaman içinde o güzelim kasrını ve daha nice yalısını köşkünü yıktırıp, iki tarihi kilise ile bir camii ve dört büyük, anıtsal çınar ağacıyla günümüze varmış. İstanbul’un hemen her semti bir telaş, bir yokoluş ve yeniden doğuş çabasıyla dönüşümün girdabına sürüklenirken onda bir rahatlık, bir kendinden eminlik hasıl olmuş zamanla. Ve Bebek, hem şairin, hem de cümle İstanbullunun gönül tahtına, bir daha hiç inmemek üzere keyfince kurulmuş. Eğer onun için başka bir isim düşünseydi İstanbullu, adı kesinlikle ‘müstesna’ olurmuş…

Ne Nişantaşı, ne Etiler ne karşı yakadan Bağdat Caddesi… Hiçbiri boy ölçüşemez Bebek’le… Ne zevkte, ne de lükste, zenginlikte… Çünkü Bebek; Osmanlı adabını; insanı büyüleyip avucunun içine alan ve bu büyülenişte benliği ezmeden, küçümsemeden, küçültmeden bırakan Osmanlı estetiğini halen taşıyan son birkaç semtten biridir. Ve zaten gerçekte de en zenginidir. Her şey Boğaz’ın etkisindendir belki kimbilir… Bebek koyunun dalgın suyunda İstanbul’un en güzel aksi ta derinde, İstanbullular halen bu aksin peşinde… Bundandır ki hangi eğitim ve kültür sevi-yesinden olursa olsun hemen her gerçek İstanbullunun en azından o meşhur Bebek Kahvesi’nde bir kahvaltı yapmışlığı vardır muhakkak. Bebek Kahvesi ki, köşkleri, yalıları, lüks pastaneleri, sanat galerileri, daha çok yabancı dillerde yazılmış kitaplar satan kitapçıları, insanın başını döndüren çınar ağaçlarının bulunduğu parkı bir yana, semtin hiç şüphesiz en meşhur mekanıdır. Eskiden yola bakan tarafı pastane, şimdilerde McDonalds olan kahvede, çay içip börek yeme adeti devam etmektedir. Günün hangi saatinde olursa olsun Bebek Kahvesi, herhangi bir hafta arası gününün, her türlü telaştan azade ikindi vaktine aittir…

Ama yine de Bebek’de kahvaltı yapmak öyle lafla söylendiği kadar kolay değildir. Normal bir insan olarak canınızın çektiği alelade bir yiyeceğe ulaşmak, ulaşsanız da o yiyeceği satın almak, güçtür açıkçası. Çünkü son derece alçakgönüllü ve sevimli görünen semt merkezindeki herhangi bir dükkandan, yemek dahil satın alacağınız hemen her şeyin fiyatı, diğer yerlerin en az beş katı olacaktır.

Semtin bugünkü zenginliğine, mamurluğuna, bir semt olarak bugünkü güzelliğine ulaşmasının başlangıcı, 18. yüzyılın ilk çeyreğine, III. Ahmet dönemine dayanır. Bu dönemden önce semt, eşkıyanın, büyüklü küçüklü Osmanlı haydutlarının yatağıdır. III. Ahmet, Bebek Bahçesi’nde Hümayunabad Kasrı’nı, Bebek Camii’ni inşa ettirir. Semte mektep, değirmen, hamam, çeşmeler ve dükkanlar ilave eder. Böylelikle Bebek yavaş yavaş şenlenmeye başlar. Dönemin ileri gelenleri de burada konaklar, yalılar, köşkler yaptırırlar. 19. yüzyılın ortalarında vapurun ve tramvayın semte gelmesiyle Bebek bir sayfiye bölgesi olmaktan çıkar. O artık Osmanlı zenginlerinin oturmayı tercih ettiği dörtbaşı mamur bir İstanbul semtidir.

Valide Paşa, Boğaziçi, Ayşe Sultan Koruları Bebek’e yeşilini veren, genellikle de eski güzelliğini aşağı yukarı taşıyan korulardır. Yılanlı Yalı, Valide Paşa Yalısı (Mısır Konsolosluğu) ve Kavafyan Konağı, Bebek semtinin günümüze gelen tarihi yapılarındandır. Kasrı yıkılsa da ayakta duran Bebek Camii, Fransız Yetimhanesi, biri Rum Ortodoks, biri Katolik Kilisesi, bu küçücük koy-semti tarihi olarak da zenginleştirir. Ancak diğer boğaz semtlerinin aksine Bebek tarihi değil, daha modern bir yüze sahiptir. Binaları ya yepyeni yapılmış ya da yüzleri muhakkak yenilenmiştir. Genellikle yerli-yabancı diplomatlardan, iş adamlarından / kadınlarından oluşan semt sakinleri aslında son derece içe kapalıdır. Para, semti ve insanlarını doğal olarak yalıtmıştır ki Bebek’in başta söylediğimiz dönüşüme karşı duruşunun temelinde de bu yatar biraz. Kısacası ne ülkede ne şehirde ne de semtte pek karşılaşmadığımız, karşılaşamayacağımız sakinleri bir yana, Bebek yaşanası değil bakılasıdır daha çok…  

 

Bebek Kahvesi’nde vakit, okuyarak, söyleşerek keyifle geçer.

 

Yemyeşil Bebek denizin mavisiyle kucaklaşırken dinlendirir.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67098 - unknown - 38.107.179.239