Health&Beauty
Don’t carry excess weight
all your life!

Uzman (Specialist) Dr.
Sinan İBİŞ
sinanibis@flavius.com.tr
Dünyamızda gelişen teknoloji, artan imkanlar ve daha kolay
yaşama koşulları bir yandan keyifli yaşayarak bizi mutlu ederken, diğer yandan
da sağlığımız için çeşitli tehdit unsurlarını bedenimize katmakta. Dünyanın en
gelişmiş ülkelerinden Amerika’da yaşayan insanlara baktığımızda genellikle
gözümüze ilk çarpan kadın, erkek, çocuk, yaşlı tüm yaşayanların şişman
görüntüleridir. Ülkemizde şişmanlık her ne kadar bedensel estetik bir sorun
gibi algılanıyor olsa bile, gelişmiş ülkelerde ve özellikle Amerika’da hastalık
olarak kabul edilmektedir. Şişmanlıkta bedenimizde biriken yağlar sadece cilt
altında birikerek estetik görüntümüzü bozmuyor. Aynı zamanda bu yağlar
damarların içerisinde birikerek dokuların kanlanmasını azaltıyor, karaciğerde
birikerek dokularda oluşan atıkların yok edilmesini önlüyor, kalp ve akciğer
boşluklarında birikerek rahat nefes almamızı ya da kalbimizin verimli
çalışmasını engelliyor. Öte yandan bedenimizde biriken yağları yaşamımızın her
anında taşıyarak çoğu kez farkında olmadığımız müthiş bir bedensel yorgunluğu
yaşıyoruz.
Her bireyin kilo almasının bir ya da birçok nedeni var.
Kişilerin dikkatlice gözden geçirilip kilo alma nedenleri ortadan
kaldırılmadığı sürece kilolara ‘dur’ demek mümkün değil. Herkes öncelikle
yaşamındaki sağlık kalitesini artırmak, daha konforlu yaşamak ve daha estetik
bir görünüme kavuşmak için mutlaka fazla kiloları vermeli. Çoğunluğun
şişmanlığının nedenlerinin bilgisizce bir yaşam şekli olduğunu görmekteyiz.
Oysa dünyaya geldiğimiz andan itibaren büyüme ve gelişme dönemlerimizdeki
beslenme şekillerimiz, yaşadığımız ortamlardaki beslenme anlayışları
şişmanlığımızın temelinde önemli bir yer tutar. Şişmanlığın sağlığımıza
zararları konusunda bilgili bir anne babanın çocukları da bu bilgiler ışığında
sağlıklı bir bedenle dünyaya gelmekte, yaşamdaki bilgili ve doğru beslenme
öğeleriyle büyümekte, gelecek yaşamlarında da sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen
göstererek şişman bireyler olma olasılıklarını küçültmekteler.
Öncelikle istemelisiniz…
Birçok insan fazla kilolarından dolayı neler kaybettiğinin
farkında bile değil. Genellikle eşler, sevgililer, mesai arkadaşları veya
sosyal ortamdaki eleştiriler insanların kilolarından kurtulma isteğini
oluşturmakta. Oysaki herkes yaş dönemine göre ideal kilosunun veya formunun ne
olması gerektiğini öğrenebilir ve bunu zaman zaman kontrol edebilir. Bireyler
fazla kilolarından sağlığı, geleceği, sosyal yaşamı, ilişkileri ve konforu için
kurtulması gerektiğini düşünerek kilo kontrolünü yapması gerektiğini düşünmeli.
Ardından da büyük bir inançla, kilolarımı rahatlıkla verebilirim ve elde
ettiğim formu da koruyabilirim düşüncesini yaşamına yerleştirerek formda kalmayı
başarabilir.
Şok diyetlere dikkat...
Her beden mutlaka ihtiyacı olan gıdaları almalı; kalori
kısarak, beslenme içeriğinden yağı çıkararak, tek bir ürünle beslenmeye
çalışarak ya da aç kalarak diyet yapmak son derece yanlış. Ayrıca bazı ilaçlar
veya sağlıklı ve dengeli beslenmek yerine çeşitli lifleri tek başına tüketerek
zayıflamaya çalışmak da doğru değil. Bu durumda vücut alması gereken vitamin,
mineral, protein, yağ ve karbonhidrat gibi temel elemanları alamayacağı için
şişmanlığın yanısıra çeşitli hastalıklara da zemin hazırlanmış olur.
Ne kadar hareket ediyoruz…
Birçok kişi özellikle vücudun bazı kesimlerinde yağı
stoklamaya başlar. Örneğin oturarak çalışan insanların popo, basen, karın veya
üst kollarının alt kesimlerinde yağlar özellikle birikmeye meyillidir. Yağların
bu birikmesi özellikle az hareket eden ya da yeterince kullanılmayan vücut
kesimlerinde oluşmaktadır. O halde mutlaka az hareket ettirdiğimiz ya da az
kullandığımız vücut kısımlarımızı daha fazla hareket ettirerek şekil
bozukluğuna yol açan yağ birikmelerini ortadan kaldırabiliriz.
Beni hangi yöntem zayıflatır…
Hiçbir yöntem tek başına hiç kimseyi zayıflatamaz. Zayıflama
çok faktörlü bir disiplindir ve bu disiplini yaşamımıza ne kadar çok katarsak o
derece sağlıklı, normal kiloda ve formda kalabiliriz. Zayıflamak için pek çok
yöntemden faydalanılabilir; akupunktur, mezoterapi, zayıflama cihazları, diyet,
spor, eğitim ve daha niceleri. Unutmamak gerekir ki, ne yaparsak yapalım, hangi
yöntemi tercih edersek edelim öncelikle bedenimize zarar vermemeliyiz.
Günümüzde sağlıklı zayıflama için en önemli üç unsur; bireysel destek eğitimi,
sağlıklı ve dengeli beslenme, aktivite ve egzersizdir. Bu üç unsuru yaşamımıza
yeterince katabilmişsek daha başka bir metoda ihtiyaç yoktur. Bu üç metodu
kullanmadan zayıflamaya çalışmak mümkün görülmemektedir. Ancak çeşitli metotlar
zayıflamada veya formda kalmada yardımcı olarak kullanılabilmektedir.
Basit tüyolar…
Bol su için. Sıkça ama az az tüketin. Bol sebze ve meyve
yemeye ağırlık verin. Kola, kahve, çay, sigara alışkanlıklarınızı terk edin.
Kızartmalar yerine haşlama veya ızgaraları tercih edin. Yeme içmenin bol
olacağı aktiviteleri yaşamınızda azaltın. Yemek aralarında acıktığınızda meyve
yiyerek açlığınızı bastırın. Akşamları hafif yemekler yiyin, yemek yiyip
yatmayın. Sabah akşam en az 20 dakika tempolu yürüyüşler yapın. Her gün açık
havada günde 3 defa 20’şer kez derin nefes egzersizleri yapın. Gün içerisinde
hareket ettiremediğiniz bölgelere egzersiz yaptırın. Bir spor merkezine üye
olun ve bedeninize uygun egzersizleri yapın. Yüzme, tenis, aerobik, dans gibi
sporları yaşamınıza katın. Vücut analizi ile bedeninizin ideal yapısının ne
olması gerektiğini öğrenin. Hangi gıdaların metabolizmanızı olumsuz yönde
etkilediğini test ettirin. Klinik yardım talep ediyorsanız size özel zayıflama
programı hazırlatın. Çevrenizdekilerin kullandıkları zayıflama yöntemlerini
kullanmaya kalkmayın. Bu konuda profesyonel destek alabileceğiniz hekiminize
danışın. Kendi isteklerinize göre metotları belirlemeye çalışmayın. Yemek
dışında sizi mutlu eden etkinlikleri artırın. Mümkünse haftada bir vücut
masajları yaptırın. Hobilerinizi geliştirin.

Her gün açık havada günde 3 defa 20’şer kez derin nefes
egzersizleri yapın.