26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Sinemanın atölyesinde teoriden pratiğe…

 

 

Yazı/Text: EBRU TUTU Fotoğraflar/Photos: SERVET DİLBER

 

Paris’teki sinema eğitiminin ardından Türkiye’ye gelen Hilmi Etikan, Film Atölyesi ile sinemaya dokunulabilecek bir atmosfer yaratmış. Burada eğitimden çok etkileşim söz konusu. Yaşamın sıkıştırılmışlığının üstesinden gelmek isteyen, yaratıcılık damarları açık insanlar haftasonları burada biraraya geliyorlar.  

 

Atölye’ye gelenlerin eğitimi dört ay sürüyor, sonrasında filmler geliyor.

 

Yaşamdaki sıkıştırılmışlığı aşmanın arayışı içindeyiz çoğu zaman. Günlük yaşamlarımızın ruhumuza yüklediği negatif enerjiyi pozitife çevirmenin, yaratıcı damarımızı yeniden keşif sürecinin dayanılmaz ağrısını hafifletmek isteriz. Hilmi ve Yıldız Etikan, bu derdin devası olacak bir atölye oluşturmuşlar Beyoğlu’nda. 25 yıllık bir emeğin sonucu bu atölye. Hilmi Etikan Fransa’daki sinema eğitiminin ardından uzun yıllar İfsak ve Türsak’ta film ve senaryo atölyesi programlarının yöneticiliğini yapmış. “Fransa’da yaşadım üç yıl kadar. İnsanlar biraraya gelip filmler üretiyordu. Video kameralar daha çıkmadığı, dijital kameralar olmadığı için biraz daha zordu film çekmek o zamanlar. 8 milimetrelik kameralarla falan çekim yapılıyordu. Çok fazla bir üretim yoktu yani. 1976’da Türkiye’ye geldim, bu alanda burada hiçbir çalışma yapılmadığını gözlemledim. Seminerler düzenledim. Fotoğraf dersi de vermeye başladım o zaman. Bu süreçte insanların film üretme talepleri geliyordu. Türkiye’de sinema okulları da açılmamıştı, yani bugün varolan sinema okulları da yoktu. Paris Sinema Konservatuarı’nı bitirmiştim ve böyle bir birikimim vardı. Gençler bu işi öğrenmek isteyince onlara yardımcı olmak amacıyla bir atölye başlattık.” Atölyede eğitim yaklaşık 4 ay sürüyor ve teori ile pratiğin mükemmel harmanlandığı bir program yapılmış. Ayrıca eğitim süresince verilerin emiliminden ziyade etkileşim yöntemi tercih ediliyor. Öyle her şeyi bilen bir otorite sembolü beklemeyin. Etkileştikçe öğrenen ve bildiklerini paylaşan biri Hilmi Etikan. Hepsinden önemlisi yaşamla derdi olan biri ve derdi olan diğerleri ile karşılaştığında da üretim ve yaratıcılık sürecinin sınırları aşılıyor bu mekânda. “Bizimki bir film atölyesi. Paris Sinema Konservatuarı’nın ders programını biraz özet bir şekilde uyguluyoruz. Aslında dört ay az bir zaman gibi geliyor ama bayağı bir şey öğreniyorlar ve ben de onlardan çok şey öğreniyorum. Birçok arkadaşımız bizim atölyemizi bitirdikten sonra kendi başına filmler yaptı. Festivallere katıldı, ödüller aldı. Eğer bu atölyeye düzenli katılırlarsa ve iyi çalışırlarsa çok şey öğreniyorlar. Kısaca şunu söyleyebilirim; atölyemizi bitiren bir kişi biraz yetenekli ise biraz da üzerinde çalışırsa televizyon dizilerini yönetebilecek bir yönetmen olur. Zira burada hafta sonlarını geçiren insanların içinde bulunduğu sinemasal ortam ile film çekilirken oluşan sinemasal ortam arasında bir fark yok gibi.” Yıldız Hanım bu sinemasal ortamın yaratılmasında büyük emeği olan biri. Her şeyin eksiksiz yürüyebilmesi, katılımcıların yaratıcılıklarını ortaya çıkarabilecekleri her ayrıntıyı düşünüyor. “Bir film çekilirken yaşanan her şeyi bizim atölyemize katılanlar da yaşıyorlar, o atmosferi birebir kokluyorlar, her kademesinden geçiyorlar. Planı yönetiyorlar, ışık kuruyorlar, oynuyorlar… Bu anlamda da farklıyız.” Kameraya bir kez dokunan biri, bu ortamın tozunu bir kez yutan biri bir daha vazgeçemiyor. Fethiye’den, Çanakkale’den ve Kırıkkale’den her haftasonu İstanbul’a gelen katılımcıları olmuş Yıldız ve Hilmi Etikan’ın. Gelenler de kolay kolay bırakamamışlar atölyeyi. Kendi filmlerini çekerken de Etikanlar yalnız bırakmıyor sinema aşıklarını. “Bizim atölyemizi bitirdikten sonra kendi gruplarını kurup filmlerini çekiyorlar. Bu süreçte de kapımız hepsine açık, her türlü desteği sağlamaya hazırız” diyor Yıldız Etikan. Sinemanın Türkiye’de bir sektör haline gelebilmesi için yapılan filmleri anlayacak bir kesimin de olması gerekiyor. Sinema atölyeleri bu noktada da önemli. Yaygınlaştıkları ölçüde izleyici profiline de önemli katkıları olacaktır. Etikanların atölyesinde program hazırlanırken bu nokta da göz önünde bulunduruluyor. “Amerikan sineması dışında bütün ulusal sinemalar gibi Türk Sineması’nın da en büyük sorunu dağıtım” diyor Hilmi Etikan. Türk filmlerinin, ne kadar iyi işler yapılsa da dünyaya açılamamasının en önemli sebebi olarak görüyor, hem pazarlanamamasını hem de dağıtılamamasını. Sinemaya yıllarını ve emeğini vermiş Etikan ailesi tüm olumsuzluklara rağmen kayayı ittirmeyi sürdürüyor inatla. Yaşamla derdi olanlara duyrulur… www.filmatolyesi.com

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67241 - unknown - 38.107.179.237