Fotoğrafik Avusturya
Atlası Margherita Spiluttini
Nazlı Sanberk, çalışmalarını
mimarlığı görselleştirme üzerinde yoğunlaştıran bir kadın fotoğrafçıyı,
Architekturzentrum Wien’deki retrospektif sergisini fırsat bilerek değerlendirdi.
Fotoğraflar: © Margherita
Spiluttini; AzW’nin izniyle

Laban Dans Merkezi, mimarlar: Herzog & de Meuron,
Creekside, Londra, İngiltere. Balenin estetik hareketler bütünlüğünün yanısıra
zıt duyguları aynı sahnede yansıtılabilme özelliği, bu karede sert bir dış
cephe çizgisine sahip dans merkezinin çevreyle olan ilişkisine yansıtılıyor.
Rudolf von Laban’ın dediği gibi, “tüm hareket bir bedenin veya bedenlerin uzay
içerisinde bir noktadan bir başka noktaya taşınmasıyla gerçekleşiyor.” (Rudolf
von Laban, Modern Educational Dance, Macdonald & Evans, Londra, 1948, s.
83-84)
Nazlı Sanberk
“Fotoğraf aynı zamanda olmayanın da bir yansımasıdır...
dolayısıyla aynı fotoğrafın farklı kişilerde farklı bir
yansıması olur.”
Margherita Spiluttini

Laban Dans Merkezi, mimarlar: Herzog & de Meuron,
Creekside, Londra, İngiltere.
Bu fotoğrafta yapının çevreyle olan ilişkisi belgesel bir
nitelik taşıyor. Spiluttini’nin geçmişindeki röportaj tekniği önplana çıkıyor.
Margherita Spiluttini’nin Avusturya mimarisini gözler önüne
seren “Atlas Avusturya” (Atlas Austria) başlıklı sergisi, 21 Haziran-24 Eylül
2007 tarihleri arasında Architekturzentrum Wien’de düzenlendi. Çağdaş Avusturya
mimarlığını Avusturyalı bir fotoğrafçının, Margherita Spiluttini’nin gözünden
yansıtmayı amaçlayan sergi, Avusturya’da özellikle son on yılda
gerçekleştirilmiş mimari eserlerden oluşan kişisel bir “Avusturya Mimarlık
Atlası” olarak değerlendirilebilir. Klasik tarzın dışında kalan ve “yapıların
doğayla bütünleşmesi”, “tarihsel bütünlüklü yapılar” gibi başlıklar altında toplanan
mimari fotoğraflardan oluşan Atlas, Spiluttini’nin ne denli zengin bir ürün
yelpazesine sahip olduğunun yakın bir tutanağı aynı zamanda.
1947 Avusturya doğumlu Margherita Spiluttini, 1981 yılından
itibaren kayıtlı serbest fotoğrafçı sıfatıyla yaptığı çalışmalarla Avusturya’da
mimarlık fotoğrafçılığının öncülerinden biri olarak tanınmıştır. Spiluttini
1965-1968 yılları arasında Innsbruck’ta tıbbi ekipman ve radyoloji
teknisyenliği eğitimini tamamlarken, bilimsel ve tıbbi fotoğrafçılıkla
ilgilenmeye başlar. Viyana’da 1970’li yıllarda bir nükleer tıp kliniğinde
çalışırken iş icabı edindiği fotoğrafik dikkat ve özen, ileriki yıllarda
fotoğraf alanında sahip olduğu üstün teknik bilgi ve bakış açısının başlıca
kaynağıdır.

Brandenburg Teknoloji Üniversitesi Enformasyon, İletişim
ve Medya Merkezi, mimarlar: Herzog & de Meuron, Cottbus, Almanya.
Bilimsel eğitimin Spiluttini’nin estetik anlayışı
üzerindeki etkisini bu soyut fotoğrafta görmek mümkün.
Bir üniversitenin mimari detayı, bir spiral, bir fraktal ya
da mikroskop altında incelenen bir canlıyla örtüşebiliyor. Spiralin mor, tavanın
ise yeşil renkte olması, formun yanında rengin de öne çıkmasını sağlıyor.
Kızı Ina’nın doğumuyla 1972 yılında kendini fotoğrafçılık
alanında daha fazla geliştirmeye başlar. O ana kadar fotoğraf konusunda ciddi
emelleri yoktur.
O dönemlerde Avusturya’da fotoğraf sadece röportaj alanında
gelişmiştir, profesyonel içerikte ne bir fotoğraf galerisi vardır, ne de
fotoğraf eğitimi verilmektedir. Bu nedenle Spiluttini fotoğraf çalışmalarını
daha çok röportaj tekniğiyle Stimme der Frau (Kadının Sesi) gibi dergiler için
sürdürür.
1980’li yıllar Avusturya’da fotoğrafçılıkta yeni bir dönemin
başlangıcıdır ve Margherita Spiluttini de bu dönemi kariyerinin başlangıcı
olarak görür. Bu dönemde Viyana Belediyesi için ilk Viyana Mimarlık Kataloğu
yayımlanırken, yer alacak tüm binaların fotoğraflanması işi Spiluttini’ye
verilir. Kendisi o dönemi profesyonel mimarlık fotoğrafçılığı kariyerinin
başlangıcı olarak görmektedir. Fotoğraflarındaki kalitenin farkına varan
mimarlar, yeni yapılarının fotoportföyü için Spiluttini’ye başvururlar. Bu
nedenle “Avusturya mimarlık fotoğrafçılığı Margherita Spiluttini tarafından
1980’li yıllarda yeniden tanımlanmıştır,” denilebilir. Spiluttini’nin
fotoğraflarından yansıyan bakış, mimarların kendi eserlerine farklı bir açıdan
yaklaşmalarını sağlamıştır.
“Austrain Recognition Award for Art Photography” (Avusturya
Sanat Fotoğraf Ödülü, 1996), “Award of the City of Vienna” (Viyana Şehri Ödülü,
1997), “Grand Art Award of the Province of Salzburg” (Salzburg Büyük Sanat
Ödülü, 2005) ve “Austrain Cross of Honor for Science and Art” (Avusturya Bilim
ve Sanat Şeref Madalyası, 2006) gibi birçok ödül kazanan sanatçı, ünlü
mimarların yapıtlarının yanısıra tanınmamış yeni mimarların da eserlerini
belgeleyerek, ulusal ve uluslararası düzeyde aranan ve güvenilen bir fotoğrafçı
kimliği edinir. “Nach der Natur” (Doğaya Göre) gibi çalışmaları, Spiluttini’nin
sadece mimari eserlerle sınırlı kalmadığını gösterirken, sanat ağırlıklı yönünün
de ortaya çıkmasını sağlar. Uluslararası düzeyde kariyerine başlaması ise
Herzog & de Meuron’un “Ricola Warehouse” (Ricola Deposu) projesiyle başlar.
Günümüze kadar bu mimarlara ait 41 projeyi 1.000’in üzerinde fotoğrafla
belgeler.
Margherita Spiluttini’nin doğa içerisine yerleştirilmiş
mimari eserlere röportaj tarzıyla yaklaşması ilginç kompozisyonların ortaya
çıkmasına yol açar. Bu sergide yer alan fotoğrafların çok azında insan öğesine
rastlanıyor, rastlandığında da sadece aksesuar niteliği taşıyor. Ana konu,
insanın ürettiği eserler ve onların çevreleriyle olan ilişkileri. Kimi zaman
doğa, kimi zaman yapıt hakim fotoğraflarda. Spiluttini’nin dikkatten kaçan
noktaları yakalama arzusu, teknik deneyimle birleştiğinde karşımıza düşündürücü
ve eğlenceli kareler çıkarıyor. Nazlı Sanberk.
Kaynak:
Ritter, Katherina (ed.), Margherita Spillutini Spacious,
Fotohof Edition Salzburg, Architekturzentrum Wien, 2007.

Taş Ev, mimarlar: Herzog & de Meuron, Tavole, İtalya.
Erken dönemlerinden itibaren doğa ve mimarinin birbiriyle
ilişkisini inceleyen Spiluttini’nin fotoğraflarında, doğa ile yapının uyumlu
birlikteliği vurgulanırken, kimi zaman komik ya da ilginç kompozisyonlar ortaya
çıkıyor: Binalar muzırca ağaçların arkasına saklanıyor. Ağaçların arasından gizlice
fotoğrafçıyı (ya da sizi) seyreden bir surat görüyor musunuz?

Alpenstrasse, mimar:
Franz Wallack, Avusturya.
Spiluttini, Alp dağlarının arasından bir nehir gibi
süzülen yollara estetik bir görünüm kazandırıyor. 180 derecelik bir virajı
önplana çıkaran, bulutlu ve karanlık bir havada çekilmiş bu fotoğraf, insanın
doğa karşısındaki çaresizliğini çözmek için verdiği uğraşın bir kanıtı.


Alpenstrasse, mimar: Franz Wallack, Avusturya.
Doğanın içinde kaybolmuş yolu bu defa daha uzakta
görüyoruz. Sanki yaklaşmakta olan bir fırtınanın altında kalacakmış gibi...
Mühendisler ne kadar güvenli tasarlayıp inşa etmiş olsalar da bu yollar, insanın
doğadaki yerinin ne kadar güvensiz olabileceğini tüm çıplaklığıyla gösteriyor.

Tasarımcının Evi, mimar: Margarethe Heubacher-Sentobe,
Weerberg-Innerst, Avusturya.
Mimari fotoğrafın doğrusu yanlışı yoktur. Yapının fotoğrafı
sadece güneşli parlak bir günde çekilecek diye bir kural yoktur. Çektiği esere
yeni bir yorum getirmek, mimarlık fotoğrafçısının işinin bir parçası. Kimi
mimarlar bunu kabul etmeyerek sadece yaptıkları eserin belgelenmesini
amaçlasalar da, Spiluttini’nin kendi bakış açısı, beraber çalıştığı mimarların
kendi eserlerine yeni bir gözle yaklaşmalarını sağlamıştır. Dik bir yamaçta
sarp bir kaya gibi duran yapı, sisli bir havada daha da gizemli ve korkutucu
bir hal almış. Bu fotoğraf, yapının mimari özelliklerinden ziyade
Spiluttini’nin duygularını yansıtıyor. Evin sahibi olan bestecinin eserlerinden
mi etkilendi dersiniz?

Wittgenstein Evi, mimar: Ludwig Wittgenstein, Avusturya.
Spiluttini, Ludwig Wittgenstein’ın karmaşık soyut felsefi
düşüncelerini bu son derece sade ama gene de soyut fotoğraflar aracılığıyla
yansıtabiliyor. Keskin hatlı, açık veya kapalı kapılar üzerine çalışmış olması,
Wittgenstein’ın yeni fikirlerinin oluşumunu yansıtmak için olabilir.
Evin fotoğraflarındaki tek yumuşak hat sadece kapı
kulplarında vurgulanmış. Kulpların bu virgül şekli fotoğraflara hareket
katıyor, bir yandan da izleyiciye “durun, daha bitmedi” diyor.

Bruno Gironcoli Kendi Stüdyosunda, Viyana, Avusturya.
Belki normal bir noktadan çekilmiş olsaydı, sadece karmaşanın
belgelenmesi şeklinde röportaj fotoğrafçılığı örneği olabilecek bir fotoğraf,
böyle farklı bir açının kullanılmasıyla, Bruno Gironcoli’nin üç boyutlu
eserlerinin algılanmasına yardımcı oluyor. Odayı mikroskop altında inceler gibi
fotoğraflaması, Spiluttini’nin mimari fotoğraf konusundaki deneyimleri ile
teknik tıbbi eğitiminin bir bütünleşmesi.

Güney Merkez İstasyonu, mimar: Heinrich Hrdlicka, Viyana,
Avusturya.
Diğer fotoğraflarından farklı olarak, iç mekan ağırlıklı,
siyah beyaz, daha fazla ayrıntı ve yakın plan çekim tekniği sergileyen fotoğrafta
teknik açıdan mükemmellik yine önplanda.