26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey



Bir işyeri hastalığı: Mobbing

 

İşyerinde psikolojik taciz diye Türkçeleştirebileceğimiz “mobbing”, aslında bir tür terör.

Yöneticilerin ya da çalışanların, bir diğer çalışana uyguladığı sistematik saldırılardan oluşan psikolojik bir terör…

 

“Mobbing”, duygusal bir saldırıdır. Hedefi, sistematik baskı yoluyla işyerindeki bazı kişilerin performansını ve dayanma gücünü yok etmek ve onları işten ayrılmaya zorlamaktır.

 

İş odaklı, verimli çalışan, performansı yüksek kişiler bu terörün hedefi olabileceği gibi, tamamen kendi halinde çalışan biri de bu tanımın kapsamı içine giren davranışlara maruz kalabilir. “Mobbing”e hedef olan kişilerin kimi zaman şifreleri ele geçirilip özel e-postaları okunarak alay konusu haline getirilirken, kimi zaman da bu kişiler ağır iş yükü altında eziliyor. Bu da depresyona girmelerine, sağlıklarının zarar görmesine, yaptıkları işin kalitesinin düşmesine sebep oluyor. Sonuç olarak organizasyon da ciddi yara alıyor. İşgücü devir oranı artıyor ve  kurum iklimi zarar görüyor. “Mobbing”in sadece hedefi olanlar değil ama buna tanık olan çalışanlar da rahatsız oluyor, kurumsal itibar kaybı yaşanıyor. Tabii “mobbing”in beraberinde getirebileceği hukuksal süreci de göz ardı etmemek gerekir.

“Mob” sözcüğü, kanun dışı şiddet uygulayan düzensiz kalabalık anlamına gelmektedir. Latince’de kararsız kalabalık anlamına gelen “mobile vulgus” sözcüklerinden gelen “mob” fiili, ortalıkta toplanmak, saldırmak veya rahatsız etmek anlamında kullanılıyor. “Mobbing” sofistike tavırların takınıldığı, fiziksel değil psikolojik baskı ve yıldırma politikalarının benimsendiği iş yeri psikolojilerini tanımlamada kullanılan bir terim…

Mobbing, kişinin çalışma ortamını bozacak her türlü psikolojik baskı olarak tanımlanabilir. Bu baskı sonucunda çalışan, işten çıkmakla sonuçlanan ve tamiri zor olan ruhsal problemlerle baş etmek zorunda kalabilir. Sorunun tehlikesi işe başladığınız ilk günden itibaren harekete geçebilir. Tehlikenin ise diğer çalışanlar, üst düzey yetkililer yani “mobbing”e maruz kalan kişi dışındaki herkesten gelmesi olasılık dahilinde.

Çalışan için tam bir mağduriyetin söz konusu olduğu bu baskı sonucunda kişinin veriminin düşmesi kaçınılmaz olacaktır. Zaten istenen de budur. İşveren tarafından sürekli azarlanma, yapılan işlerden duyulan memnuniyetsizlik “mobbing”in direkt şeklidir. Bu durum hakarete bile varabilir.

Kişiye en çok zarar veren baskı çalışanlar arasından gelebilir.

 

Hiç ummadığınız bir çalışma arkadaşınız bilgilerinizi yönetim katına ya da patronunuza sızdırırsa ne yaparsınız?

Tüm bunlarla birlikte kendinizi çalışma ortamınızdan soyutlayarak sürekli bir şüphecilik içine girmeniz istenen bir durum değil elbette. Aksine ilişkileriniz iyi olmalı, aksi takdirde düşmanlarınız daha da fazla olacaktır. Ancak kişilere ve olaylara temkinli yaklaşmakta fayda var.

 

Nereden çıktı bu mobbing?

İsveç ve Almanya’da yaptığı araştırmalarda işyerlerinde çok sık taciz ve yıldırma olayları meydana geldiğini belirleyen Dr. Heinz Leymann, 1984’te konuya dair bir rapor hazırlıyor. Çalışmalarını İrlanda, İsveç, Finlandiya, Avusturya, Macaristan, İtalya ve Fransa’da sürdürerek “mobbing” olgusunu şöyle tarif ediyor: “Bir veya birkaç kişi tarafından diğer bir kişiye yönelik olarak, düşmanca ve ahlâk dışı yöntemlerle sistematik biçimde uygulanan psikolojik terör.” Dil bilimci ve iletişim uzmanı Şaban Çobanoğlu ise tek bir kelime ile başka bir dile çevrilmesinde zorluk çekilen kavramı kısaca “işyerinde duygusal saldırı ve yıldırma” diye tanımlıyor. 

Mobbing'in sebebi ise her şey olabiliyor. Kıskançlıktan tutun da cinsiyet ayrımına kadar her türlü nedenden dolayı “mobbing” mağduru olmanız mümkün.

 

Türkiye'de neler oluyor?

Mobbing Konferansı, ilk kez 24 Ocak 2007 tarihinde gerçekleştirildi. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastanesi’nde işyerinde gördüğü baskı sonucu tedavi gören 20-40 yaş arası birçok hastayla karşılaşılmış. Kadınların çoğunluğunu oluşturduğu grupta ilk sırada devlet memurları, bankacılar ve ev kadınları bulunuyor. Tedavi görmeyen “mobbing” mağdurları ise çareyi genelde yatıştırıcı haplarda ve alkolde buluyor.

 

Mobbing aşamaları

Kabus, dedikodularla, toplantılarda terslemelerle, söz hakkı vermemelerle başlıyor. “Mobbing” mağduru pasif kalıp bu ve buna benzer baskılar karşında sessiz kalıyor. Başına gelen durumu üst kademeye şikayet etmesi halinde diğer iş arkadaşları tarafından dışlanabiliyor. Yetkilerinin kısıtlanması, saf dışı bırakmak için geliştirilen sistemli taktikler karamsarlığa ve kişinin hata üstüne hata yapmasına yol açarak iş veriminin düşmesine neden oluyor.

Sosyal iletişimin bozulması, dolayısıyla yönetim ve iş arkadaşlarıyla kişinin arasının bozulması depresyona yol açıyor. Psikolojik saldırı özellikle kadınlarda aktif veya pasif cinsel tacize kadar uzanabiliyor.

Yukarıdaki tüm gelişmeleri ruhsal çöküntü, kendine güvensizlik, değerlerin yitirilmesi ve tahammülsüzlük izliyor.

İşyerinde duygusal saldırı ve mücadele yöntemleri “Mobbing”, duygusal bir saldırıdır. Hedefi, sistematik baskı yoluyla işyerindeki bazı kişilerin performansını ve dayanma gücünü yok etmek ve onları işten ayrılmaya zorlamaktır. Mobbing, gelişmiş ülkelerde cinsel tacizin de önüne geçen bir psikolojik saldırı şeklidir. Genelde üst düzey yöneticiler tarafından uygulanır. Araştırmacılar mobbing mağdurlarının çoğunun iyi eğitimli ve parlak bir kariyere ulaşacak kişiler olduğunu gösterir. Mobbing mağdurları, yöneticiler tarafından tehdit olarak algılandıkları için saf dışı bırakılmaya çalışılır.

Yapılan tanımların ortak üç noktası bulunuyor. Bu üç noktaya dikkat edilirse, mobbing teşhisini koymak biraz olsun kolaylaşabiliyor.

Bunlar, mobbing uygulayan kişinin amacına bakmaksızın gerçekleştirdiği eylemin kurban üzerindeki etkisi, bu etkinin mağdura verdiği zarar ve mobbing’in devam etmesine yönelik ısrarlı davranış olarak sayılabilir.

Yaşadıklarınızın mobbing olduğuna karar verdiyseniz ilk yapmanız gereken not almaya başlamak. Bunu da hangi tarihte ne yaşadığınızı ve yanınızda kimler olduğunu belirterek yapmalısınız. Nitekim dava açtığınızda avukat olayı anlatmanızı istediğinde doğru dayanakları açıklayabilmelisiniz.



© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67375 - unknown - 38.107.179.240