26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Bahar

 

 

Hikaye/Story: MURAT UYURKULAK

 

Küçük çaplı bir Ege turundan yeni döndüm. Valla bahar Ege’ye yakışıyor. Yeşilin her tonu var. Ağaç dalında beyaz çiçek kırmızılı sarılı meyvelerin habercisi… Mavisi sakin ve uslu bir gökyüzü… Yani memleketinden ne zamandır ayrı düşmüş Egeli bir çocuğun burnunu sızlatacak ne kadar bahar manzarası varsa, hepsi.

Lakin bahar eskiden sadece Ege’nin toprağına değil, Egeli’nin yüzüne de gelirdi. Yüzler güler, çizgiler gevşer, diller oynaşır, gözler ışıldardı. Bu kez hiç öyle görünmedi bana. Egelilerin yüzleri asık, çizgileri donuk, gözleri karanlık...

Kurdukları cümleler de sert sonra. Bahar iyimserliğinin zerresi yok kelimelerinde. Tedirginler. Tedirgin ve öfkeli… Ülkenin batısındaki bu tabiat şenliği umurlarında değil, zira doğuya bakıyorlar sürekli. Doğu’ya, Doğuluya hayatımda ilk kez duyduğum, hissettiğim ve gördüğüm üzere, kötü bakıyorlar.

İşte bu çok korkutucu… Bildik cümlelerin hayattan çekilip, yerini çarpılmış, zehirlenmiş, mutasyon geçirmiş kelimelere bırakması. Bütün Egelilerden ‘Doğulular geldi, huzurumuz kaçtı’ sözünü duymak. Bu korkutucu. Bahar hiç hayra alamet gelmemiş bu defa memleketime. Küçük çaplı bir Ege turu, ilk kez rahatsız etti beni. Evet, bahar Ege’ye yakışıyor, ama ben bundan hiç zevk almıyorum şu anda.

İnsan niye yazar? İnsan kardeşleri için elbette. Sözgelimi çipuralar için yazılmaz. Çipuralar okuma yazma bilmez. Okuma yazma bilen çipura da yenmez zaten.

Niye yazar insan? Kelimelerin içinde başka bir ışık gördüğü için belki. Cümlelerin hep bildik olandan başka bir şeyleri de anlatabileceğini hissettiği için. Üzerinde tepinile tepinile posası çıkarılmış, tekrarlana tekrarlana anlamından soyunmuş harfleri, bir anlığına, sadece bir anlığına mucizevi bir şekilde dizebileceğini umut ettiği için.

İnsan, kardeşlerine yepyeni bir şeyler söyleme iddiasında olmasa, yazmasının ne anlamı kalır?

Bence biz, cidden cennet bir memleketin kederli ahalisi olarak şimdi öyle bir demdeyiz ki, cümleleri, kelimeleri, harfleri yepyeni bir şekilde kurmazsak, hep tekrarladığımız hallerini dürtüp dipdiri biçimlere büründürmezsek çok sıkıntı çekeceğiz.

Mesela, vatan kelimesinin artık mevsimlerle, ağaçlarla, çiçeklerle, dağlarla gerçekten bir ilgisi olmalı. Vatan kelimesinin kanla değil, tomurcukla ve yağmurla ve güneşle… alakasını bulmalıyız.

Millet kelimesi, illet ve ağır bir silindirin adı, dümdüz edilip aynı çuvala tıkıştırılmanın adı olmaktan çıkmalı. Millet kelimesinin sevgiyle, paylaşmakla, özgürlükle, muhabbetle bir alakası olmalı.

Barış bir mahalle ismi, bir dörtyol ağzı, bir şarkı sözü olmamalı. Barış etimizde kemiğimizde, gözlerimizde ve ağzımızda hissettiğimiz, tattığımız bir şey olmalı.

Doğu ‘orda, uzakta bir köy’ olmamalı. Gidilmeli, görülmeli. Gidilip görüldüğünde Doğu’nun kendi dilinden konuşmayı bilmeli. Diline saygı duymayı bilmeli, Doğu’yu dilsizliğe mahkum etmemeli.

Her şeyi, her şeyi, her şeyi yeniden kuralım. Her kelimenin yepyeni bir söyleyişi vardır mutlaka, bulup söyleyelim. Bakın, lokum gibi bir kışın ardından, şeker gibi bir bahar geldi. Tamam, küresel ısınma, kışın lokumluğu hayra alamet değil, balarıları firar ediyor, gelecek yıla çıkar mıyız belli değil. Ama bu kıyamet iklimi, bizi Batımızdan da Doğumuzdan da koparmamalı. Biz bu ülkenin Batılıları, bütün haksızlıklara, gidip görmediğimiz köylere, dilsiz bıraktığımız insanlara rağmen, kardeşçe yaşamayı da bilmiştik.

Şimdi o kutlu kelimeyi, o güzelim ‘kardeş’ kelimesini, kendi ellerimizle yok mu edeceğiz?

Geçmiş ve gelecek baharlara, geçmiş ve gelecek Doğulara bunca kör olanın kapısına mutluluk uğrar mı?

Geçenlerde Jean Baudrillard öldü.

Dünyaya ve hayata dair ettiği onca yakıcı sözden biriyle bitirmek isterim:

“Her yer Batı olursa, güneş nereden doğacak?”

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67483 - unknown - 38.107.179.240