26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Branford Marsalis Dörtlüsü

    

 

Ne zaman büyük haz duyarak bir jazz konseri dinlesem, bir jazz müzisyeni olsaydım diye iç geçiririm hep... İşte bana bu duyguları yaşatan yüzlerce jazz sanatçısından oluşan listenin baş sıralarında, çağdaş jazz dünyasının çok yetenekli saksofoncusu Branford Marsalis gelir. Çoğu jazz sanatçısını bir kaç cümle ile anlatıp tanımlamak kolayken, BM’nin jazz müziğini farklı yönlere çekerek, sürekli sınırlarını zorlayarak ve kendini geliştirerek önümüze getirdiği yeni projeleri nedeniyle bu jazz’cıyı iki cümleye hem sığdırmak zor, hem de anlatmak... Biz jazz severlere hissettirdikleri ile tanımlamak daha kolay BM ve muazzam grubunu...

Umarım BM Dörtlüsü’nün Mart ayındaki İş Sanat Konserini kaçırmadınız. Grup, son albümleri ‘Braggtown’un Avrupa turnesi nedeniyle İstanbul’a geldi. Bu yazıda jazz’ın kraliyet ailesinin en büyük prensi hakkında konuşmaktan çok, sahip olduğu ritim grubundan ve son albümlerinden biraz bahsedelim istedim. Hani dedim ya, jazz müzisyeni olma hissi uyandıran devler diye… BM sadece bunu değil, mükemmel liderliği ve grubun uyumu sebebiyle; jazz müzisyeni olacaksam da bana BM’nin grubunda yer almayı yeğlerdim, dedirtiyor.

BM, kendi plak şirketi, Marsalis Müzik tarafından yapımını gerçekleştirdiği son çalışması ‘Braggtown’ ile günümüz jazz dünyasında, piyasada olan en iyi ritim grubuna sahip olduğunu bir kez daha ispat etti. Marsalis, bu çalışmasında tüm dikkatleri grubunun üzerine çekmiş. Piyanoda Joey Calderazzo, basda Eric Revis ve davulda Jeff ‘Tain’ Watts, Marsalis’e eşlik etmekte. Aslında eşlik etmek pek de doğru sayılmaz, beraber dans etmekteler, çılgınca. Albümde Calderazzo, Revis ve Watts imzalı parçalar da var. Bu orijinal besteler sayesinde, albüm taptaze eserlerle dolu…

‘Braggtown’u çalmaya başlar başlamaz, album, ilk notasından itibaren beni esir alıyor. J.C.Trane tarzı bir açılışla, Marsalis ‘Jack Baker’in notalarını çalmaya başlıyor. Parçanın bağımlılık yapan bir melodisi var. Daha ‘Jack Baker’ın başından itibaren, Braggtown’un sizi harika bir yolculuğa çıkaracağını anlıyor insan. Watts’in mükemmel solosunun yanı sıra, Marsalis ve Calderazzo’nun da sololarını kızdırmasına şahit olmak büyük haz. Zaten albümü Marsalis, kendi deyimiyle ‘sıkı bir patlayıcı’ olarak tanımlamakta.

Albümde iki tane ballad tarzında parça var. Bu yıl Grammy Ödülü’ne aday olarak gösterilen ve Calderazzo’nun bestelediği, ‘Hope’ ve Marsalis bestesi ‘Fate’. ‘Hope’ çok zarif, saf ve kederli  notalarla dolu. ‘Fate’ ise yine aynı güzellikteki bir melodiye sahip, blues tınısı ile bezenmiş. Sanki kaybedilen sevgilinin arkasından yakılan sessiz bir ağıt.

Watts’ın Godzilla filminden ilham alarak bestelediği ‘Blakzillaa’ ise albümün güçlü parçalarından. Revis’in ‘Black Elk Speaks’ parçası, Kızılderili tarihini anlatan aynı adlı kitaptan ilham alınarak yazılmış. Revis kitabı okuduktan sonra Kızılderililer’e karşı yapılan haksızlıklara olan kızgınlığını dile getirmek için bestelemiş bu parçayı. Bu albümün en komplike ve ağır parçası. Basçının parçada sert notalarla dolu bir solosu var ve parça Revis’in yanılmıyorsam aynı kitaptan bir alıntısı ile bitiyor. ‘Today is a good day to die’. Unutmadan, eminim jazz severler Revis’i, Kerem Görsev’in birçok albümündeki yorumlarından hatırlayacaklardır.

Albümde göze çarpan parçlardan bir tanesi de, Barok besteci Henry Purcell’in ‘O Solitude’si. Marsalis’in klasik müziğe olan düşkünlüğü, hem çeşitli senfoni orkestraları ile yaptığı çalışmalarla, hem de klasik müzik ağırlıklı ‘Creation’ albümüyle bildiğiniz bir gerçek. Bu parçada da Marsalis’in tenör saksofon solosu ve Calderazzo’nun şık pianosu 17. yy müziği karşısında saygıyla eğiliyor.

Özetle, albümün her saniyesi insanın tüylerini zevkten diken diken etmekte. Bu muazzam grup, neredeyse son 8 yıldır beraber. Jazz yaptıkları zaman gerçek bir grup olarak çalıyorlar. Hani kimi zaman bir jazz grubunu dinlerken, her bireyin lider olma çabası içinde birbirini bastırmaya çalıştığı karmaşada kaybolursunuz ya… İşte BM dörtlüsü bunun tam tersi, jazz’ı hak ettiği mertebeye oturtuyorlar, biz jazz severler için. Bu grubu özel kılan unsur, müzisyenlerin birbirlerini ne kadar iyi tanıyıp takip ettikleri ve gelecek olan hamleyi daha yapılmadan fark edip harekete geçmeleri. Müzisyenler birbirlerini öyle iteliyorlarki, sonuç her birinin çalmaya başladığı en yaratıcı ve güzel jazz notaları ile sonuç buluyor.

Kimi jazz grupları sanatsal özgürlük, farklı müzik aletlerinin gruba dahil edilmesi, şiir ya da hip-hop unsurlarını bünyelerine katarak sınırlarını zorlarken, BM ve grubu akustik jazz’ın sınırlarını zorlamayı tercih ediyor bu son çalışmaları ile. Aslında bu müzik , grubun bundan önceki Eternal (2004), Romare Bearden Revealed (2003) ve Footsteps of Our fathers (2002) albümlerinin bir devamı. Her yeni albümde bir önceki albümün sanatsal ve yaratıcı yoğunluğunu takip etmek mümkün. Watts, Marsalis’le birlikte jazz kariyerinin başından beri çalışıyor. Birbirlerini Berklee’de öğrenciyken tanımışlar. O zamandan bu zamana ayrılmaz bir müzik beraberlikleri var. Bu sebepten dolayı, ikisinin arasında inanılmaz bir elektrik var. Revis ise ilk, müzisyenin Requiem (Columbia, 1999) albümü ile gruba katıldı. Calderazzo ise Contemporary Jazz (Columbia, 2000) albümü ile gruba katılmış. BM de grubun başarısındaki payını her zaman dile getirmekte. Kendisinin verdiği bir röportajda ‘Ron, Tony, Herbie and Wayne, Miles’a ne verdiyse; Elvin, McCoy ve Jimmy de Coltrane’e aynı şeyi verdi’ diyerek Calderazzo, Revis ve Watts’ın yerini belirliyor. Zaten eğer Dörtlü’yü geçtiğimiz son 3-4 yılda izlemiş olanlarınız aradaki gelişmeyi hemen fark edecekler. Grup hem grup olarak, hem de bireysel olarak daha iyi çalıyor. Müzikte birbirlerini mükemmel bir uyum ve güven içinde takip etmelerinin yanı sıra, aniden farklı yönlerde yol almaktan da çekinmiyorlar. Zaten niye çekinsinler, birbirlerini o kadar iyi tanıyorlarki, yaptıkları her harekette grubun diğer üyelerinin değişimi yakalayıp, takip edeceğinden eminler.

 

Branford Marsalis

BM profesyonel jazz kariyerine 80’li yıllarda Art Blakey’in Jazz Messengers’inde başladı. 1982 ve 1985 yılları arasında kardeşi Wynton Marsalis grubuna katılan Branford, daha sonra Sting ile çalmak için jazz’a ara verdi. 1986’da kendi grubunu kurduktan sonra, 1995 yılına kadar Jay Leno’nun programında Tonight Show grubu olarak çalışmaya başladı. Bu programdan ayrıldığından beri, Marsalis dönüp arkasına bakmadı. BM hiç yorulmak nedir bilmeden kendini geliştirmeye devam ediyor. Yorumcu, besteci, yapımcı, plak şirketi sahibi derken tüm zamanını jazz mirasına daha neler katabilirim savaşı vererek harcıyor. Kimi zaman kızgın bir savaşçı, kimi zaman ballad’ların romantik ve şık virtüöz yorumcusu olarak karşımıza çıkan Marsalis; jazz severlerin ayağını, hiç çaba sarf etmeden, kesebilen nitelikte bir jazz adamı. Aynı zamanda, grubuna sahnede daha fazla zaman ayırması ve sahnenin karanlık köşesinden gururla ve keyifle dahi müzisyenlerini dinleyişini izlemek büyük keyif. Bir kaç konserde, Marsalis’in grubuna verdiği zamanın çokluğundan şikayet eden jazz severlerle tanıştım, istedim ki onlar da benim gördüğüm güzelliğe şahit olsunlar ama nafile, onlar çoktan kararlarını vermişti. Halbuki, gerek Calderazzo, gerek Watts, gerekse Revis’de ayrı ayrı ferdi olarak grup sahibi olan ve lider olarak mükemmel konserlere imza atan jazz’cılar.

 

Katrina Kasırgası ve Müzisyen Köyü

Katrina ve Rita kasırgalarının, birçok müzisyeni New Orleans’ı terk etmeye zorlaması, şehirdeki jazz ve blues dünyasını çok feci bir şekilde etkiledi. Çoğu canlı müzik kulüpleri kapandı. Müzisyenler geri dönmek isteselerde gidecek yerleri olmadığı için geri gelmekten çekindiler. Bu sebepten dolayı, New Orleans’lı Branford Marsalis ve Harry Connick Jr. biraraya gelerek New Orleans’ın jazz mirasını ve kasırgadan feci çekilde etkilenen jazz sanatçılarını korumak amacıyla bir girişimde bulundular. Habitat for Humanity sivil toplum örgütü ile birlikte çalışarak Müzisyenler Köyü kuruldu ve çalışmalar hala da devam etmekte. Köyde, Habitat tarafından inşa edilen evler ve BM’nin babası Ellis Marsalis adını taşıyan bir Müzik Merkezi kuruldu. Müzik Merkezi, New Orleans’ın müziğine ve müzisyenlerine odaklandı. Konser odaları ve müzik sınıfları olan merkez, jazz ve blues’a sahip çıkarak yeni nesil jazz müzisyenlerinin önünü açacak. Eğer daha fazla bilgi almak ya da bağışta bulunmak isterseniz, devamındaki internet sayfalarından yararlanabilirsiniz.

www.habitat.org/musiciansvillage

www.branfordmarsalis.com

BM Dörtlü’sü, bize jazz’ın son yıllarda ne kadar geliştiğini ve jazz’a aslında ne kadar çok sahip çıkıldığını ispat ediyor. Bu gibi müzisyenler jazz dünyasında olmaya devam ettiği müddetçe jazz’ın gelişimi ve paylaşımı genişleyecek.

Ben aslında jazz’ın yazılıp okunması değil de yaşanması taraftarıyım. Bu grubu da zaten yazıyla anlatmak mümkün değil, en azından benim daha fazla anlatmam mümkün değil. Umarım kendiniz gidip bizzat şahit olmuşsunuzdur. Aksi takdirde yeni CD’leri 2006 Ekim ayından beri raflarda. Aman jazz’sız kalmayın.

 

 

Diskografi

2006 Braggtown

2004 A Love Supreme Live - (DVD/CD)

2004 Eternal

2003 Romare Bearden Revealed - Amerikalı ressam Romare Bearden’ın sanatıyla ilgili bir albüm. 

2002 Footsteps of our Fathers

2001 Creation

2000 Contemporary Jazz -  En İyi Enstrümental Jazz Albümü dalında Grammy Ödüllü.  

1999 Requiem

1997 Music Evolution - the second Buckshot LeFonque project

1996 The Dark Keys

1996 Loved Ones - Ellis Marsalis(piano)

1994 Buckshot LeFonque

1993 Bloomington   

1992 I Heard You Twice The First Time - (B.B.King, John Lee Hooker, Rip Tip Johnson) Grammy Ödülü

1991 The Beautiful Ones Are Not Yet Born - Wynton Marsalis (trompet) &Courtney Pine (tenör sax)

1990 Crazy People Music

1990 Mo’ Better Blues - soundtrack

1989 Do The Right Thing

1989 Trio Jeepy - standardlar Milt Hinton (bas) and Jeff Watts (davul)

1988 Random Abstract

1987 Renaissance - “The Peacocks”: Herbie Hancock – Piano, Buster Williams - Bas

1986 Royal Garden Blues

1986 Romances for Saxophone

1984 Scenes In The City

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67526 - unknown - 38.107.179.239