Leroy
Jenkins

1970’lerin free jazz akımının başlıca müzisyenlerinden
biri olan kemancı ve besteci Leroy Jenkins geçtiğimiz Şubat ayında Brooklyn’de
yaşama gözlerini yumdu. Jenkins çağdaş klasik müzik ve avant-garde jazz arasındaki
sınırları sık sık geçen hatta bu sınırların yerini değiştiren bir müzisyendi.

Chicago’da doğdu, 7 yaşında keman çalmaya başladı. Şehrin en
büyük zenci kiliselerinin birinde çocuk yaşta keman resitalleri verdi.
Kendisine ileride şarkıcı Dinah Washington olarak anılacak olan piyanist Ruth
Jones eşlik etmekteydi. Lise orkestrasında bir süre alto saksofon çaldı ve
fagot bursuyla Florida A & M Üniversitesinin müzik bölümüne girdi. Aldığı
fagot eğitimine rağmen akşamları kulüplerde klarnet ve saksofon çalmışsa da bir
süre sonra ilk göz ağrısı olan kemana geri döndü.
Mezun olduktan sonra 10 yıl boyunca güney eyaletlerinde
keman öğretmenliği yaptı. 1964 yılında Chicago’ya döndükten sonra Muhal Richard
Abrams’ın başını çektiği ve Ornette Coleman, Cecil Taylor ve benzeri ilerici
sanatçıların yolunda ilerleyen müzisyenlerin kurduğu Association for the
Advancement of Creative Musicians (A.A.C.M.) adlı oluşuma katıldı.1968 yılında
A.A.C.M.’den arkadaşları saksofoncu Anthony Braxton, davulcu Steve McCall ve
trompetçi Leo Smith ile Creative Construction Company adlı topluluğu kurdu. İki
yıl boyunca Paris’te yaşayan müzisyenler, 1970 yılında Amerika’ya döndüler.
Jenkins bir süre Ornette Coleman’ın New York’taki evinde kaldı. Free jazz’ı oda
müziği formatında seslendirdiği Revolutionary Ensemble adlı topluluğu basçı
Sirone (Norris Jones) ve davulcu Jerome Cooper ile kurdu. Bu topluluk 6 yıllık
birlikteliğinde Vietnam, The People's Republic, ve Manhattan Cycles gibi
albümleri ile eleştirmenlerden olumlu not aldı.
Jenkins 70’li yılların ortalarında lider olarak kendi
topluluklarını yönetti, klasik müzik eserleri de yazmaya başladı. Jazz-funk
tarzı çalışmalar yapan Sting adlı bir topluluk kurdu. Kemanlarda Jenkins ve
Terry Jenoure, elektrik gitarda Brandon Ross, akustik gitarda James Emery, bas
gitarda Alonzo Gardner ve davulda Kamal Sabir’in yer aldığı Sting’in sound’u
aynı anda hem arco hem pizzicato, hem bas hem tiz çalabilen çok büyük bir
kemanı andırıyordu. Öte yandan Jenkins’in klasik müzik formatındaki eserleri
Kronos Quartet ve Brooklyn Philarmonic gibi topluluklar tarafından
seslendirilmekteydi.
Leroy Jenkins’in progresif kariyeri onun sanatın diğer
dallarını da içeren projeler yaratmasına ön ayak oldu. 1991 yılında New York
City Opera binasında Bill T. Jones dans kumpanyası ile birlikte “The Mother of
Three Sons” adlı eseri sahnelendi. Bunun dışında “The Negro Burial Ground” adlı
bir kantat, “Fresh Faust” adlı bir jazz-hip-hop opera ve “Three Willies” adlı
bir mültimedya opera besteledi. Son yıllarda tekrar küçük topluluk formatındaki
çalışmalarına döndü. Piyanist Myra Melford ve saksofoncu Joseph Jarman’dan
oluşan Equal Interest adlı triosu ile hem A.A.C.M. free jazz, hem de klasik
temaları harmanladığı sofistike çalışmalar yaptı. 2004 yılında ise
Revolutionary Ensemble topluluğunu tekrar bir araya getirdi.
Leroy Jenkins 40 yıllık sanat hayatı boyunca jazz kemanını
Joe Venuti, Stephane Grappelli ve Stuff Smith’lerin başlattığı noktalardan çok
ilerilere taşıdı, free jazz’ı klasik müzik menşeili olgularla geliştirdi ve
maceracı dinleyicilerin bıkmadan dinleyeceği bir çok albüm yayınladı.