Ceylan
InterContinental: Hem aynı hem farklı!
Hülya
AKYURT - Aramis KALAY
Ceylan
InterContinental’de son dönemde sessiz sedasız bir yenilenme harekatı var.
2005’te başlayan ve Genel Müdür Fatih Şenuslu’nun tanımıyla uzun soluklu bir
program ile 2010 yılında tamamlanacak renovasyon için öngörülen yatırım tutarı
5 milyon dolar.Projede işadamlarını hedefleyen club katındaki önemli değişiklikler
ön plana çıkarken, özellikle Halide Didem imzası taşıyan suitler, herkesi şaşırtacak
özel tasarımları ile farklı beklentilere cevap veriyor. Yani bir yanda klasik
çizgi korunurken diğer yanda sürpriz tarzlar, otel misafirlerini şaşırtıyor.

Komple
renovasyonun devam ettiği bölüm, otel odalarının duvar kağıdı ve halılarının
yenilenmesi şeklinde
Bundan tam
11 yıl önce 1996 yılında açılan Ceylan InterContinental Hotel İstanbul’da
heyecanlı bir telaş sürüyor uzun zamandır. Otel yönetiminin renovasyon kararı
ile gerçekleştirilen değişiklerden bir bölümü gelen misafirlerin
memnuniyetlerini kat kat arttırmış durumda. Otelin Genel Müdürü Fatih Şenuslu,
yaptıklarını ve yapacaklarını bizlerle paylaşırken İstanbul ile ilgili turizm
öngörülerini de anlatıyor. Gelin şimdi hep birlikte gözlerimizi Ceylan
InterContinental’e çevirelim. Ve bakalım Şenuslu neler açıklamış?..
Renovasyon
kararları…
Otel 1996
yılında InterContinental olarak açıldı. Sheraton’dan devralındığında 45 milyon
dolarlıklık bir yatırım yapıldı. Biz bu yatırımla
bu zamana
kadar geldik. Renovasyon için mal sahipleri tarafından kapatmadan yapma kararı
alındı. Bunun için belirli planlamalara gidildi.
Koridor
duvar kağıtları, oda halıları, oda duvar kağıtları; genel restoran, club lounge
gibi alanlarda yenilemeye gidilmesi kararlaştırıldı.
Bu
yenilemenin aslına sadık kalınarak yapılmasına; dekorda genel bir değişiklik
yapmadan yenilenmesi konusunda bir mutabakat sağlandı. Ve bu şekilde programa
başlandı.
Bu
program, uzun soluklu bir program. Hiçbir şekilde satışı engellemeden; düşük
sezonlarda, otelin doluluklarını ayarlayarak yapılan bir çalışma.

Club
InterContinental’deki Club Lounge, aslına sadık kalınarak yenilenmiş ve genişletilmiş.
Şu ana
kadar yapılanlar…
Şu an
itibarıyla bütün koridor duvar kağıtları ile 200 odanın duvar kağıtları
yenilendi. Yaklaşık 150 odanın da halıları yenilenmiş durumda. Bu programın
devamında yaklaşık 2008 başına kadar bütün otelin koridor-oda duvar kağıtları,
halı ve mobilyalarının yenilenmesi düşünülüyor. Ocak ayında bu en son yaptığımız
Club Lounge’daki çalışmalar devreye girdi. Sonuçta müşteri isteklerine göre
belirli yerlere öncelik veriliyor. Club katı, özellikle işadamlarına hizmet
verdiğinden komple kapatıldı. Lounge tekrar dizayn edildi ve genişletildi.
Otelde son dört katımız, club katlarımızdır. Bu kat misafirlerinin özel kahvaltı
salonu var; dinlenme ve çalışma yerleri, artı Business Center ve özel toplantı
salonu. Bu toplantı salonu, bizim dünyada kendi kartımızı kullanan
misafirlerimize çok büyük ayrıcalıklar sunuyor. Örneğin, Club Lounge’daki bütün
aktivitelerden ve toplantı salonlarından ücretsiz yararlanıyorlar. Bu, dünyada
365 günün 300’ü seyahat eden -330 günün yüzde 90’ını InterContinental’lerde
geçiren- müşteri profilini anlatıyor. İşte biz böyle bir kitleye hitap eden
lounge yaptık. Bunun dışında da restoranlarımızda da yenileme çalışmaları devam
ediyor. Ocak ayının başında ana restoranımız Brasserie’yi kapatıp 10 günlük
yenileme çalışması yapıldı. Şu anda Safran, Osmanlı restoranımızda da ciddi bir
yenileme çalışmamız var.
1714
numaralı odanın en büyük özelliği, banyodan odayı ve gökyüzünü seyredebilme
imkanı vermesi.
1712,
1714, 1715 neyi anlatıyor?
Yeni
dizayn tarzını yaptık ki mal sahibi bir alternatif verilebilsin. Yenilenen
suit’lerde dekorla klasikten çıkma düşüncesi olanlara bir seçenek ürettik.
Yeniden yapılan suit’lerimiz 1712, 1714 ve 1715 daha trendi, daha modern. Boğaz
manzaralı club odalarda en güzel farklılık; banyonun duvarını kaldırıp orayı
cam yaptığımız zaman banyodan odayı ve Boğaz manzarasını da seyretme imkanı
veriyor olmamız. Yeni olan üç suit’in dizaynını Halide Didem yaptı ve gerçekten
de çok başarılı oldu. İlk etapta suit’lerde böyle bir planlama yapılıyor. Onları
konsept oda olarak sunduk, farklı bir şey istendiğinde veriyoruz. Klasik tarzımızı
da birçok kişi seviyor. Şimdi bizim İstanbul’daki otellerden şöyle bir farklılığımız
var; biz klasik olarak kalan tek oteliz. Şimdi bir Hyatt’ın bir Hilton’un
Avrupa’daki herhangi birinden farkı yok. Oysaki çoğu insan İstanbul’a gelince
lokal atmosferi yaşamak istiyor. Bizim otelimizde bu keyfi yaşama şansları var;
Osmanlı tarzı, klasiklik vb. Bu yalnızca İstanbul’a özgü bir şey değil,
InterContinental hayatının farklılığı bu. Her gittiği şehirde lokal özelliklere
uyum sağlayan ürünlerle ortaya çıkıyor. İşte bunu müşterilerimize yaşatmak
istiyoruz. Örneğin lobby’deki bir İstanbul çeşmesi, onlara İstanbul’da olduğunu
hissettiriyor ya da Safran’a girdiğinde bizim kültürümüzü yansıtan bir dekorla
karşılaşıp o keyfi sürüyor.
