İstanbul’a geri döndü Sheraton

Princess
Oteli, kapsamlı bir renovasyon süreci sonrasında kapılarını Sheraton İstanbul
markasıyla yeniden açtı.
Yeni
yüzüyle konuklarını karşılayan Sheraton markasının öncelikli hedefi
misafirlerine ev sıcaklığı ve konforu birarada yaşatabilmek…
Başarılı
turizmci OC Turizm Başkanı Oğuz Serim ile ortağı Cenk Kınay Sheraton markasını
13 yıl sonra yeniden İstanbul’a getirdi. Kınay ve Serim aynı zamanda
Türkiye’deki ‘her şey dahil’ sisteminin mimarlarından…
2004 yılında
Cem Kınay ile birlikte Mass turizmden çekilme kararı alan Oğuz Serim, bir süre
dinlenme ve düşünme arası vermiş ancak bu mola fazla sürmemiş. İşadamı, lüks
kesime hitap edecek bir proje tasarlamış ve ortaya Karayipler’deki ada projesi
çıkmış. Ancak Serim’in aklı şehir otelciliğinde kalmış. Viyana’da yaşarken
‘mutlaka İstanbul’da bir marka otelim olmalı’ hayalini kurmuş.
Serim,
Maslak’taki bu otelin uzun dönemli kiralama için mümkün olduğu ortaya çıkınca
Türkiye’ye dönmüş. Daha sonra da ortağı Cenk Kınay ile birlikte oteli 1 Ağustos
2006’da 10+5 yıl kiralama şartıyla devralmış. Oğuz Serim, bu süreçte yaşananları
şöyle anlatıyor: “Yeni bir marka yaratmayı hiç düşünmedik. Çünkü marka yapmak
kolay bir iş değil. Hem çok zaman alıcı hem de büyük yatırımlar gerekiyor.
Buraya muhakkak tanınmış bir markayı getirmek istiyordum. Düşündüğümde Sheraton
gibi bir dünya markasının Türkiye’de ve İstanbul’da olmamasının çok büyük bir
eksiklik olduğunu gördüm. Bunun üzerine Sheraton ile temasa geçtik. Otelcilik
geçmişimiz de olduğu için ilk her şey çok hızlı oldu.”

Renovasyona
15 milyon dolar
Otel anlaşmaları
yapıldıktan sonra ocak ayında renovasyona başlanmış ve ilk etap 15 Mayıs’ta
sona ermiş ancak henüz tüm işler bitmemiş. Oğuz Serim, oteli kapatmadan
renovasyon yapmanın kolay olmadığını dile getiriyor ve ikinci fazın 8 ayda
tamamlanacağını söylüyor. Serim, yapılan çalışmaları ve bütçesini şöyle anlatıyor:
“Birinci fazda lobi ve back ofisler yapıldı. Lobi katında İtalya’dan Türkiye’ye
getirdiğimiz bir marka için bin 200 metrekarelik alana restoran yapıldı. Balo
salonlarımız, meeting roomların renovasyonu ve odalarımızın yüzde 60’ı
tamamlandı. En üst kattaki Sky Restoran ve barımız yapıldı. Tüm teknik birimler
elden geçirildi. Üç bin metrekareye yayılan fitness ve SPA bölümümüz bütünüyle
yenilendi. Şu ana kadar renovasyonda 10 milyon dolara yaklaştık, herhalde 4 – 5
milyon dolar daha gidecek.”

Link@Sheraton
ile iş dünyasının hizmetinde
Serim’in
anlattığı çalışmaların bizim gözlemlerimizdeki karşılığı ise şöyle: Otele girdiğinizde
öncelikle lobideki önemli değişikliği fark ediyorsunuz. Sheraton İstanbul
Maslak’ta ‘business corner’ konsepti uygulanmış. Kablosuz internet ve
bilgisayar hizmetinin sunulduğu Link@Sheraton, işadamlarının hem sohbet hem de
çalışma imkanı bulabilecekleri bir buluşma noktası durumunda… Hatta Oğuz
Serim’e göre oteldeki en dolu mekan burası… “Açıldığı günden beri izliyoruz. Şu
anda otelin en iyi çalışan departmanı burası. İstanbul’da belki iki ya da üç
tanesi internet hizmetini karşılıksız veriyorlar. Biz de bu otellerden biriyiz.
Link ve lobinin farklı mönüleri var. Saat 16.00’dan sonra çay servisimiz
oluyor. Günün neredeyse 24 saati dolu dolu geçiyor burada… İnsanların huzurlu
bir şekilde iş görüşmesi yapabileceği ve içkilerini içip bir şeyler yiyebileceği
bir ortam yaratmaya çalıştık. Umarım başarmışızdır.”Genel Müdür Ömer Subaşı
Lobby The Link@ Sheraton’un bir iş merkezi olmakla kalmadığı düşüncesinde ve
“Link bir iş merkezi değildir. Link@Sheraton bölümümüz lobi içerisinde
misafirlerimizin kendileri için en önemli olan şeylerle bağlantı kurmalarını sağlamak
için interaktif tasarlanmış bir iletişim alanıdır” diyor.
Odalarda
ergonomik tasarım
Farklı
büyüklükte 16 toplantı salonu bulunan Sheraton İstanbul Maslak, standart odalarının
sayısı ve büyüklüğü açısından da diğer şehir otelleri arasında öne çıkıyor. İç
mimari tasarımı Çağlayan Tuğal tarafından gerçekleştirilen otelin tüm odalarında,
Sheraton standartlarına göre ergonomik tasarımla yaratılmış özel çalışma
alanları bulunuyor. Sheraton’daki tüm odalarda LCD televizyonlar ve Interactive
InRoom Entertainment konforu, özel bir yatak (Sheraton Sweet Sleeper Bed) ve
kaz tüyü yastıklar kullanılıyor. Sheraton’un işadamlarına özel piknik sepetleri
de bulunuyor. 40 YTL’ye hazırlatılan piknik sepetleri, otel dışı faaliyetlerde
kullanılıyor.

İstanbul’un
en büyük jakuzisi H Club’ta
Sheraton İstanbul
Maslak 3 bin metrekarelik H Club’a da evsahipliği yapıyor. İstanbul’un en büyük
sağlık kulüplerinden H Club’ta, Spa,Türk hamamı, havuz, fitness center, masaj
merkezi bulunuyor. Ayrıca uzman eğitmenler tarafından aikido’dan Latin dansına
kadar çeşitli stüdyo dersleri de veriliyor. H Club, çevredeki en büyük spor
merkezlerinden biri ve çevredeki plazalardan gelen ziyaretçileri eksilmiyor. H
Club Spor Koordinatörü Haldun Telkeş, mekanda yapılan değişikliklere ilişkin şu
bilgileri veriyor: “H Club’da çok çeşitli hizmetlerimiz var. Jakuzimiz, İstanbul’un
en büyük jakuzisi. Suyu özel bir otomatik sistem vasıtasıyla temizleniyor. Bu
sistem, Sheraton’un standartları doğrultusunda yenilendi. Havuz yeni tadilattan
çıktı. Tüm taşları değişti. Yerde kullanılan taşlar, antibakteriyel taşlara
dönüştürüldü. Aydınlatma sistemi komple yenilendi. Burada bir de güneşlenme
terasımız var ve isteyenler güneşlenebiliyor. Kardiyo aletleri yenilendi, tüm
aletleri baştan aşağıya yeniliyoruz. İki ay sonra bütün aletler değişmiş
olacak.” Aynı mekan içinde bulunan Liangzi Foot Massage Center da çok özel bir
yer… Princess Otel döneminde güzellik merkezi olarak kullanılan bu mekanda ayak
masajından çikolata masajına kadar çok çeşitli masajlar yapılabiliyor. Mistik
havasıyla insanı rahatlatan mekanda A’dan Z’ye her şey özel olarak Çin’den
getirtilmiş.
Mimar
Çağlayan Tuğal ile renovasyon üzerine…

Oteli
tasarımını yaparken nelere dikkat ettiniz? Bir oteli renove etmek, sıfırdan
yapmaktan daha mı zor?
Uluslararası
bir marka olduğu için kendi yorumlarımı da ekleyerek belli tasarım kriterlerine
dikkat ettik. Renovasyon her zaman, sıfır bir işten daha zordur. Elinizi attığınızda
altından ne çıkacağını kestirmeniz çok zor. Hele, hele otel, hiç kapanmadan,
çalışmaya devam ederken bunu yapmak daha da zor…
Projelerinizde
zaman zaman Feng Shui öğretilerini de kullanıyorsunuz. Feng Shui nasıl bir
mekan düzenleme anlayışı içeriyor?
Belli alışkanlıklar
kazandıktan sonra artık illaki kitaba uydurmaya çalışmıyorum. Kendiliğinden oluşuyor.
Mekanın dinlendirici olması tamamen renk ve malzemelerin bilinçli bir şekilde seçilmelerinden
kaynaklanıyor.
Dekorasyonda
dönem dönem bazı trendler ortaya çıkıyor. Bu eğilimleri ne kadar
önemsiyorsunuz?
Trendlere
inanmıyorum. İşim gereği takip ediyorum ama uygulamalarımda kullanmıyorum çünkü
inanmıyorum. Başka yaşam tarzını benimsemiş olan toplumlara uygun trendlerin
bizim yasam alışkanlıklarımıza uyacağını düşünmüyorum.